Üç Aktifle (ALINTI)

Esk**en beri gay eğilimlerim vardı. Lisedeyken sürekli gay sitelerini dolaşıyor, resimlere bakıyordum. Bir kere sınıf arkadaşım Özgür`le birlikte porno izliyorduk. İkimiz de kalkmıştık. Ona bakarken içim gidiyordu. Sonunda dayanamadım sikini tuttum. “Napıyon olum” dedi bana. “Ben çektiriyim sana” dedim. “Olum sen gay misin” dedi. “Nolucak bırak yapıyım” dedim. O gün onu güzelce boşalttım. Onun da hoşuna gitmişti. Bu porno film izleme işini arada yapmaya başladık. Birgün dayanamadım, onun sikini yalamaya başladım. Muhteşem bir duyguydu. ilişkimiz böyle sürdü. Ancak daha ileri gitmedik. Ben çekindim. O da bana teklif etmedi. Belki o da çekiniyordu. Lise bittikten sonra yollarımız ayrıldı. Ben Ankara`da bir üniversiteyi kazandım. Özgür burada kaldı. 19 yaşıma geldiğim halde, yukarıda anlattığım ilişki dışında, başka bir ilişkim olmamıştı. Giderek azıyordum. Artık ciddi bir ilişkim olması zamanı gelmişti. Çok istiyordum, chat odalarına giriyordum, ancak daha birini bulamamıştım. Çoğunluk ciddi değildi. Sanal seks için veya geyik olsun diye takılıyorlardı. Bir gün chat odasında skc-24 nikli birine mesaj attım. “24 ne” diye sordum. 24 yaşındaymış. Esmer, uzun boylu yakışıklı olduğunu söyledi. “Ciddiyim ben” dedi. “Orta boylu, kumralım. Fizik iyi benim de” dedim. “Parlak mısın” dedi. Vücudum tüysüz, tenim kaymak gibidir. Ama abartılı gelmesin diye, “İdare eder” dedim. Çalışıyormuş. Adımı sordu. “Eray” dedim. Bana cebini verdi ve “Ciddiysen ara, adım Ferhat” dedi ve chatten çıktı. Ben ciddiye almadığım için 1-2 saat daha nette oyalandım. Cafeden çıktım. Birden aklıma, kağıda yazdığım Ferhat`ın cebi geldi. Cebimde kontör bitmişti. Bir büfeden kontör yükledim ve kağıttaki numarayı aradım. “Ferhat mı” dedim. “Evet, ben Ferhat” dedi. “Ben Eray, nette tanışmıştık” dedim. “Aramıyacaksın sandım ben” dedi. Çalışıyormuş, “Gece 20.00`de Kızılay postanesinin önünde buluşalım” dedi. Üstünde kot ve siyah mont varmış. “Bende de kot, kırmızı kazak ve kot mont var” dedim. Saat tam 20.00’de oradaydım. Çevreye bakındım. Kot ve mont giymiş, o kadar çok esmer genç vardı ki. Tam aramak üzere telefonumu çıkardım, çalmaya başladı. Arayan oydu. “Neredesin” dedi. Söyledim. “Dışarı çık şimdi” dedi. Çıktım dışarı. Birkaç dakika sonra, yanıma esmer, uzun boylu, biraz sert bakışlı biri geldi. “Eray mı” diye sordu. “Evet” dedim. “Ben Ferhat” dedi. El sıkıştık, birlikte yürümeğe başladık. “Benim eve gidelim” dedi. Biraz çekiniyordum ama fiziği hoşuma gitmişti. Yürürken az da olsa konuştuk, rahatladım. Dolmuşa bindik. Ben cam kenarına oturmuştum, o yanıma geçti. Konuşmadan gidiyorduk. Arasıra bacağını bana dayıyordu. Ben de ona dayamağa başladım. Bir ara eline dokundum. Elimi kavradı. Büyük sıcak elleri vardı. Çevreden anlamasınlar diye elimi çektim sonra.Yarım saat sürdü yol. “İnicez” dedi. Dolmuştan indik. 10 dakika kadar yürüdük. Yolda arkadaşı ve yeğeniyle birlikte oturduğunu söyledi. “Sen yalnız oturuyorsun sandım” dedim. “Evde yoklardır daha, geç gelirler” dedi. “Onlar da aktif mi” dedim. “Evet” dedi. Eve geldik. Kapıyı kapadı. Montları çıkardık. Ben botlarımı çözmek için eğildim. O sırada Ferhat kalçamı okşamaya başladı. Çok heyecanlandım. Belli etmemeye çalıştım. Doğruldum. Beni kendine çekti ve öpmeye başladı. Yarağını vücuduma bastırmış, dudaklarımı yer gibi öpüyor ve iri ellerini kalçamda gezdiriyordu. Kollarımı boynuna doladım ve kafasını tuttum. Bu onu daha da azdırdı. Kemerimi çözdü ve ellerini içeri sokup popomu avuçlamağa başladı. Soluk soluğa kalmıştık. Beni salona soktu. “Sen otur güzelim, şimdi geliyorum” dedi. Ferhat birazdan geri geldi. Soyunmuştu. Üzerinde yalnızca boxer vardı. Zayıf ama kaslı bir vücudu vardı. Vücudu da koyu esmerdi. Elinde kırmızı bir tül atlet ve düşük belli kırmızı bir tanga vardı. Koltuğa attı. “Giy şunları” dedi. Koltuğa oturdu. Elinde bir paket prezervatifle krem vardı. Onları sehpaya koydu. Niyeti belliydi. Kurtuluşum yoktu. Ben işi ağırdan alarak soyunmağa başladım. O beni izliyor, eliyle de boxerin dışından yarağını okşuyordu. Çırılçıplak kalmıştım. “Vücudun nefismiş, söylemedin” dedi. Önce tül atleti giydim. Sonra tangayı geçirdim. Ferhat beni kendine çekti. Öpüp yalamağa başladı.bursa sınırsız escort Bir yandan da kalçalarımı okşuyordu. Yarağı sertleşmiş ucu boxerden sarkmıştı. Onun boxerini indirdim. Ayağa kalktı çıkardı. Nefis siki ortaya çıkmıştı. İnceydi. Ama uzun ve güzeldi. Dümdüzdü. Kafası iriydi. Taşakları da büyüktü. Uzun siyah tüyleri taşaklarını kapatamıyordu. Çöktüm yalamaya başladım. Mis gibi tadı ağzıma yayılmaya başladı. Elimden tutup kaldırdı, sırtım ona dönük kucağına aldı. Her yanımı okşuyor, boynumu yalıyordu. Kalçamda taş gibi olmuş yarağını duyuyordum. Sonra elini tangadan içeri soktu. Altımı okşayarak deliğimi buldu. Parmağının ucunu delikte gezdirmeye başladı. Deliye dönmüştüm. İkimiz de soluk soluğa kalmıştık. Sonra parmağını çekti, deliğe yarağının başını dayadı. Altımı onun yarağına sürtmeye başladım. Ferhat tangayı üstümden çıkarıp attı. Sehpadan bir prezervatif aldı. Hızla poşetini yırttı. Yarağına geçirmeye başladı. Ona yardımcı oldum. Prezervatifi takarken yarağını okşuyordum. Sonra kremi aldı. Yarağının ucuna biraz sürdü. Biraz da parmağına sıktı ve deliğimi kremledi. Sonra beni sırtım ona dönük kendine çekti. Oturturken yarağının ucunu deliğime dayadı. Kocaman elleriyle belimi kavradı. Yarağıyla deliğime bastırıyordu. Kafasının girdiğini hissettim. Acımıştı. Hafif bir çığlık attım. Kurtulmağa çalıştım ama olmadı. Belimden sıkı tutuyordu. Kısa bir süre bekledi. Sonra beni yarağının üstüne çekti ve tam oturttu. Yine inledim. Artık hepsi girmişti. Sağa sola oynatarak tam yerleştirdi. Yerleştikten sonra beni zıplatmaya başladı. Ben inliyordum. Ferhat deli gibi soluyor ve hırsla beni zıplatıyordu. Giderek hızlandı. Hızlandıkça solumaları da hızlandı. Birden belimden yakaladı ve kendine iyice bastırdı. inleyerek birkaç kez kökledi. İçimde boşalmıştı. Kalkmak istedim. Bırakmadı. Yarağı hala deliğimdeydi. Ensemi kulaklarımı öpüyor, bacaklarımı okşuyordu. “Yavaşça ayağa kalkalım” dedi. Yarağı deliğimde, ikimiz de ayağa kalktık. “Domal şimdi” dedi. Ellerimi sehpaya dayadım ve domaldım. O yine belimi tutarak içimde gidip gelmeye başladı. Her defasında uzun yarağını iyice dışarı çekiyor ve sonra köklüyordu. Yarağına alıştığımdan artık acı duymuyor, yalnızca zevk alıyordum. Ben inledikçe daha hırslı gidip geliyordu. Sonra durdu, yarağını çıkardı. Geri döndüm, prezervatifi çıkarıyordu. “Hadi ağzına al” dedi. Ağzıma aldım. Ferhat ağzımda gidip gelmeye başladı. Başımı yakalamış, ağzımı sikiyordu. Giderek solumaları arttı. Birden ağzımda patladığını hissettim. Ağzım onun dölüyle dolmuş, yutamadığımdan ağzımdan dışarı akmaya başlamıştı. Yarağını geri çekti ve yüzüme sürmeye başladı. Tüm yüzüm onun spermleriyle kaplandı. Nefis bir duyguydu. Yarağı inmeye başlayınca kalktım ve temizlenmek için banyoya gittim.Temizlendikten sonra yüzümü yıkadım. Jöleli saçlarımı şekillendirirken sokak kapısının çaldığını ve açıldığını duydum. Kalın bir ses “Biri mi var içeride” dedi. Ferhat’ın “Evet” dediğini duydum. Aynı ses “Karı mı” dedi. Ferhat “Yok lan, netten pasif düşürdüm. Parlak bişey.” dedi.escort bayan Yabancı ses “Veriyo mu” diye sordu. Ferhat “Acayip siktim. Götü nefis.” dedi. Konuşmalar biraz kafamı bozdu. Biraz da korku geldi bana. Ama Ferhat’ın beni beğenmiş olması çok hoşuma gitmişti. Bir süre bekledim. Giysilerim içerideydi. Yapacak birşey yoktu. Az sonra Ferhat geldi. “Arkadaşlar geldi. İyi çocuklar. Çekinmene gerek yok” dedi. Giysilerimi getirmesini istedim. “Gerek yok, böyle gel” dedi ve gitti. Banyodaki yüz havlusunu alıp belime sardım ve salona geçtim.Salonda Ferhat’ın az önce beni becerdiği kanapenin iki tarafında iki tek koltuk vardı. Bunlarda iki genç oturuyordu. İçeri girince Ferhat önce beni tanıtarak “Bu Eray” dedi. Sonra soldaki genci göstererek “Bu Ersan”, sağdakini göstererek “Bu Bektaş” dedi. “Ersan ev arkadaşım. Birlikte kalıyoruz. Bektaş da dayısının oğlu. Yeni geldi.” dedi. Ersan orta boylu, geniş omuzlu iri yapılı biriydi. Saçları kıvırcık ve kirli sarıydı. 27- 28 yaşlarında duruyordu. Bektaş, uzun boylu, zayıf ve kumraldı. Çok genç duruyordu. 18-20 gibiydi. Ersan bana yiyecek gibi bakıyordu. Bektaş ise bakmamaya çalışıyor, bakışlarımız karşılaşınca, gözlerini çeviriyordu. Kanapeye, Ferhat’ın sağına oturdum. Birkaç havadan sudan konuşma oldu. Sonra sessizlik çöktü. Ferhat yerinden kalktı ve VCD’ye bir film koydu. Normal seks filmiydi. “Gay pornosu yok mu” dedim. “Hayır yok” dedi. Hep birlikte filmi izlemeye başladık. Ferhat beni kendine çekip, kolunu boynuma attı. Arada eliyle göğsümü okşuyordu. Ersan hem filme hem bize bakıyor, arada pantolonun önünü okşuyordu. Bektaş, filmi izliyor ve bize bakmamağa çalışıyordu. Belli etmemeye çalışsa da pantolonun önü şişmişti. Bektaş çok hoşuma gitmişti, ayrıca ilgisiz görünmesi de beni iyice azdırmıştı. Gözüm hep Bektaş’taydı. Bakışlarımız karşılaşınca gözlerini çevirdiğinden, ona baktığımı belli etmemeye çalışıyordum. Onu azdırmak için, ondan yana bacağımı kaldırdım ve sağ ayağımı kanapeye koydum. Belime sardığım havlu Bektaş’ın olduğu taraftan sıyrılmıştı. Bana bakınca parlak götümü görmemesi olanaksızdı. Göz ucuyla onu izliyordum. Sonunda bana baktı. Bu sefer beni uzun süre izledi. Ona baktım, bakışlarında şehvet vardı. Ancak gözlerini yine kaçırdı. Bektaş’la uğraşırken, Ersan’ı ihmal ettiğim aklıma geldi. Ona baktım. O film izlemeyi bir yana bırakmış, beni izliyor ve pantolonunun üzerinden yarağını sıvazlıyordu. Bakışlarımız karşılaştı. Gülümsedim. Ersan kalkıp yanıma geldi ve sağıma oturdu. Bacağımı okşamaya ve beni öpmeye başladı. Elini bacaklarımın arasına götürdü. Öne doğru kaydım. Altımı avuçlamaya başladı. Deliye dönmüştüm. Elimi yarağına götürdüm. Zaten taş gibi olmuştu. Ersan deliğimi parmaklamaya başladı. Boynundan tutup kendime çektim ve dilimi dudaklarına götürdüm. Ersan iyice azmıştı. Ayağa kalktı. Beni kucakladı ve yatak odasına götürdü. Beni yatağa bıraktı. Yatağın kenarına oturdum ve onu kendime çekerek pantolonunun düğmelerini açtım. O pantolonunu ve donunu dizlerine indirdi. Dikelmiş yarağı karşımdaydı. Kısa ama çok kalındı. Ucu daha inceydi. Köküne kadar giderek kalınlaşıyordu. Ersan’ın teni de çok güzeldi. Gergin ve tüysüzdü. Sarışın olmasına karşın koyu renkti, güneşte bronzlaşmış gibiydi. Taşakları da nefisti. Yumurtaları büyük, taşaklar tüysüzdü. İki elimi dolduran taşaklarını tuttum ve ağzımı yarağına götürdüm. Ersan başımdam çekti. “Hadi yala sikimi bebek” dedi. Yarağını yalamaya başladım. Dilimi yarağının üzerinde gezdiriyor ve kafasının çevresinde döndürüyordum. Zaten sertleşmişti. Yaladıkça daha çok geriliyordu. Arada kaymak gibi taşaklarını da yalıyor, yumurtalarını ağzıma alıyordum. Ersan azmıştı. Beni yatağa itti. Eğildi ve bileklerimden tutup bacaklarımı kaldırdı ve geriye itti. Yatağın yanında çöktü. İki eliyle kalçamı tutup yukarı kaldırdı. Yüzünü götüme dayadı ve yalamaya başladı. Yüzünü sürerek bacak aramı boydan boya yalıyordu. Deliye dönmüştüm. Azdığımı görünce, o da giderek azdı. Sonra dilinin ucuyla deliğimi yalamaya başladı. Korkunç zevk alıyordum. Nette çok görmüştüm. Bu zevki ilk kez yaşıyor, kalçamı oynatarak görükle escort Ersan’ı azdırıyordum. Ersan’da yatağa geldi. Bacaklarımı kaldırıp, geriye itti ve omuzlarıma dayadı. Kalçam havaya kalkmıştı. Parmaklarını tükürükledi ve deliğime sürmeye başladı. “Nefis götün var” dedi. Sonra yarağını tükürükledi ve deliğime dayadı. Bastırmağa başladı. Ucu girmişti. Kendimi bıraktım. Ersan önce yavaşça sokmağa başladı. Sonra dibine kadar gömdü. Yüksek sesle inledim. Üzerime abandı ve beni öpmeğe başladı. Boynunu tutup kendime çektim. Beni öperken ağır ağır pompalıyordu. Sonra doğruldu ve pompalamayı hızlandırdı. Her defasında yarağını çekiyor ve yeniden köklüyordu. Delirmiştim. “Yeter” dedim. O daha da hızlandı. Solumaları artmıştı. İnledi ve kökledi. Biraz öyle kaldı. Sonra titreyerek birkaç kez daha gidip geldi. İçimde boşalmıştı. Yavaşça yarağını çekti. Yataktan kalkıp içeri gitti. Bir süre öyle kaldım. Sonra ben de banyoya gittim. Banyodayken Ferhat geldi. “Nasıldı?” diye sordu. “İyi” dedim. Kalçamı okşadı. “Bak biz Ersan’la çıkıcaz. Bektaş acemi, çekinir. Ona iyi muamele çek” dedi ve gitti. Az sonra sokak kapısının kapandığını duydum ve salona geçtim. Çıplaktım. Bektaş bana baktı ve yine gözünü kaçırdı. Onu azdırmak için arkamı döndüm ve eğilerek yerde duran kırmızı tangayı alıp giydim. Sonra Bektaş’a yürüdüm. Kucağına oturdum. Dudaklarından öptüm. Bektaş hala hareketsizdi. Kalçamı kucağında oynatmaya başladım. Pantolonunun içinde yarağının hareketlendiğini hissediyordum. Neden sonra hafifçe kalçamı okşamaya başladı. Hoşlandığımı belli etmek için seksi hareketler yapmağa başladım. Popomu da iyice kıvırıyor ve önüne daha çok baskı yapıyordum. Göğsümü elledi ve okşamaya başladı. “Ohh” dedim. Göğüslerimi yalamaya başladı. Artık hareketi O ele almıştı. Beni kucağında kendi oynatmaya başlamıştı. Elleriyle vucudunun iki yanında kıvrık duran bacaklarımı okşuyordu. Bir elini tuttum ve arkadan tanganın içine soktum. Kalçamı okşamaya başladı. Hafifçe kalktım. “Hadi deliğimi ellesene” dedim. Eliyle yokladı. Sonra parmaklarıyla deliğimi buldu ve oynamaya başladı. “Parmakla hadi” dedim. Parmağını deliğime soktu. Eğildim onu öptüm. “Ben gelmek üzereyim” dedi. “Hayır gelme” dedim ve kucağından kalktım. Eğildim. Kemerini çözdüm ve pantolonunun önünü açtım. Elimi sokup yarağını çıkardım. Bektaş’ın müthiş bir yarağı vardı. Çok büyük ve yay biçimindeydi. “Nefis yarağın var” dedim. “Keranede siktiğim karı da öyle söylüyor” dedi. “Hadi soyun” dedim. Kalktı önce üstünü çıkardı. Çok yakışıklıydı. Zayıftı ama geniş omuzları vardı. Göğsü hafif tüylüydü. O pantolonunu indiriken göğsünü okşamaya başladım. Çırılçıplak kalmıştı. Onu izlemek için karşıdaki koltuğa oturdum. Bacakları nefisti. Biraz kaslı ama ince ve uzundu. Bacaklarında baldırlara doğru çoğalan ince tüyler vardı. Ayakları inceydi. Ama 45 numara kesin vardı. Önüne baktım. Göbeğinin altından başlayan hafif tüyler giderek sıklaşıyor ve yarağını çevreliyordu. Hala kalkık durumdaki büyük yarağı göbek hizasını geçiyordu. Taşakları da iri ve tüylüydü. Çömeldim ve yarağını ve taşaklarını yalamaya başladım. Elimden tutup beni kaldırdı. Kalçamdan kendine çekti ve öpmeye başladı. Kulağına “Nefis erkeksin” diye fısıldadım. “Sen de çok güzel yavrusun” dedi. Belimden tuttu ve “Yatağa gidelim, seni yatakta yapıcam” dedi. Arka odaya gelince beni yatağa itti ve üzerime çıkıp beni yemeğe başladı. Elimi uzattım yarağı taş gibi olmuştu. Avucumu dolduran büyük yarağını sıkıp okşamaya başladım. “Sikim götünü istiyor” dedi. Beni sikmesini çok istiyordum. Ancak büyüklüğü beni korkutuyordu. Neyse ki Ferhat ve Ersan, Bektaş’ın yarağı için yol açmışlardı. Daha rahat alabilirdim. Bektaş gitti ve prezervatifle kremi getirdi. Kutudan bir prezervatif çektim. Yarağına geçirmeye çalışırken yırtıldı. Ufak geliyordu. İkincisini daha dikkatle taktım. Onun da dip kısmı biraz yırtıldı. Ama idare ederdi. “Domal hadi” dedi. “Üzerine ben oturayım “ dedim. Yatağa uzandı. Bektaş’ın yarağına bolca krem sürdüm. Sonra krem tüpünü deliğime dayayıp içine iyice sıktım. Delikten taşanla deliğin ağzını da iyice kremledim. İki bacağımı ayırarak Bektaş’ın üzerinde çömeldim. Yarağını tuttum deliğime hizaladım. Üstüne oturmaya başladım. Başı girdi. Biraz daha çöktüm. Çok zorlanıyordum. “Alamıyıcam heralde” dedim. Bektaş dizlerini kaldırarak biraz daha soktu. Bağırdım biraz. “Hepsini sokma” dedim. Biraz durdu. Az sonra belimden tutarak biraz daha geçirdi. “Yeter bu kadar “dedim. “Olur” dedi ve beni zıplatmaya başladı. Koskoca alet içimdeydi. Acıdan inliyordum. Bektaş’ın şehvetli solumalarını duyuyordum. Zıplatırken göğsümü sıkıyor ve vücudumu okşuyordu. Bektaş’ın solumaları artmıştı. Beni kuvvetle kendine çekti. Bütün hatları gerilmişti. Az sonra içimde boşaldı. Bir süre bekledik. Ben kalktım. Bektaş’ın dölü prezervetiften taşmıştı. Prezervetifi çıkarıp yarağını iyice yaladım. Bektaş banyoya gitti. Geri geldiği zaman yarağı yine kalkmıştı. Yanıma uzandı. Kolunu boynuma attı ve göğsümü okşamaya başladı. Elimi yarağına götürdüm. Okşamaya başladım. Sonra avuçlayıp iyice sıktım. Taş gibi oldu. Bektaş çok hoşuma gidiyordu. Nefis yaratıktı. Boynuna sarıldım. “Hadi bi daha sik beni” dedim. “Domaltıcam seni” dedi. Domaldım. Arkama geçti, deliğimi iyice kremledi. Deliğime dayadı. Kalçamdan tutup kendine çekti. Yine zorlanıyordum. Ama bu defa ilkine göre daha rahat giriyordu. Biraz sonra dibine kadar geçirdi. Yine bağırmaya başladım. Sanki tüm vücudumun içinde onun aleti vardı. “Yavaş pompala” dedim. Önce yavaş yapıyordu, ancak Bektaş da azmıştı. Ben de bir elimle kendi yarağımı okşuyordum. Hem kalçamı oynatıyor, hem de otuzbir çekiyordum. Ben az sonra boşaldım. Ben boşalırken kendimi Bektaş’ın kasıklarına iyice dayadım. Bu ona zevk verdi. Giderek hızlandı. Benim inlemelerim onun hızlanan soluğuna karşıyordu. Yarağı içimde gidip gelirken kalçama taşakları çarpıyordu. Birden belimden tuttu ve tam çaktı. Gidip geldi. İçimde patlamıştı. Beni delirten solumaları kesildi ve yarağını çekti. Çekerken içim yine eridi. Çok rahatlamıştım. Kalkıp boynuna sarıldım. Beni öptü.Daha sonra banyoya gidip temizlendik. Bektaş’ın beni bırakmaya niyeti yoktu. Ben de ona bayılmıştım. Herşey çok zevkliydi. Ancak daha fazla dayanmam olanaksızdı. Ferhat ile Ersan gelmeden çıkmaya karar verdim. Bektaş’a cep telefonumu verdim. “Beni ararsan sevinirim” dedim. “Hoşlandın mı” dedi. Boynuna sarılıp öptüm. “Hem de nasıl” dedim. Evden çıktım. Müthiş rahatlamıştım. Kendimi tüy gibi hafif hissediyordum. Yıllardır düşlediğim şey gerçekleşmişti. Beni sikecek bir aktif ararken, aynı günde üç nefis aktifle olmuştum. Artık tam pasiftim. Mutluluktan uçarak dolmuş durağına geldim. Dolmuş geldi, bindim. Saat gece yarısını bulmuştu. Dolmuş boş sayılırdı. En arka koltuğa geçtim. Yanımda esmer bir genç oturuyordu. “Acaba az önce nasıl sikildiğimi düşleyebilir mi” diye düşündüm. Ona baktım. Kötü durmuyordu. Sonra “Kimbilir sikişi nasıldır” diye düşünmeye başladım….

KÜÇÜK KASABANIN KAHPESİ.2

Gece Cafer abiyi hayal ede ede okşadım kendimi, boşaldım doyasıya, rahatladım. Sabah çocukları okula yolladım. Kapının önünden onları uğurlarken Cafer abi de işe gidiyordu. Kapıdan çıktı, yavaş yavaş geldi, önümden geçerken bana baktı ağır ağır,

“Günaydın” dedi. Başımı öne eğdim, gece bu adamla kendimi sevişirken hayal edip kendimi parmaklayışım geldi gözümün önüne… Utandım.

“Günaydın abi…” dedim.

“Hoşuna gitti mi getirdiklerim?escort bayan Beğenmediysen, üstüne olmadıysa söyle, başka alayım.”

“Yok, pek beğendim, hepsi de tam geldi üstüme…”escort bayan Evet, beğendim hepsini… Tangalar, stringler, jartiyer çoraplar… Hepsini…

“Ee, işimiz bu Güllü… Hani aklına bi şey gelmesin, mesleğimiz bu… Kasap olsaydım et getirecektim hediye olarak, manav olsaydım meyve… Ben de çamaşır getirdim işte…”

Yüzüne baktım, yalan söylüyordu zampara… Kasapmış da, manavmış da… Ben o seksi şeyleri neden getirdiğini bilirim de, ne yapayım… Ben de sana bayılıyorum, ben de sana vurgunum işte… Gözlerimi süzüp yalanını yüzüne vurdum dayanamayıp,

“Sağ ol Cafer abi… De, senin pazarda sattığın mallardan değildi ki onlar…” dedim muzip muzip gülümseyerek… “Pek kaliteli, pek güzeldi getirdiklerin, teşekkür ederim.”

“Eh… Şey… Neyse, önemli değil canım…” görükle escort dedi, yürüyüp gitti.

Arkasından gülerek baktım kapı gibi adamın… O da biliyordu neler döndüğünü, ben de… İstiyordum onu… Beni sevmesini, okşamasını, o kara gözlerinin, bıyıklarının her yerime değmesini istiyordum. Toprağın suyu istemesi gibi istiyordum, yanıyordum onun için, beni sulasın, ateşimi söndürsün istiyordum… O da beni istiyordu, biliyordum bunu… Tek sorun, nasıl, ne zaman, nerede olacağıydı bunun… Bakalım… İçime giydiğim, onun hediyesi string külot am dudaklarımın içine kaymıştı. Düzeltmek için eve girdim.

Fazla sürmedi. Kasabanın kurtuluş şenlikleri vardı bir hafta boyunca… Ünlü sanatçılar konser verecekti. Komşularla hazırlanıyorduk. Öğleden sonra resmi geçitle başlayacaktı eğlence, konserlerle gece yarısına kadar sürecek, bütün kasaba orada olacaktı. Belki Cafer abi de…

Çocukları banyo yaptırdım, giydirdim. Onlar oyalanırken ben de banyoya girdim, bir güzel temizlendim. En güzel elbisemi giydim. İçimde Cafer abinin aldığı lüks dantelli iç çamaşırları, ayağımda ince çorap… Makyaj yapıyordum ki telefon çaldı. Kocam olmalıydı gene… İsteksiz adımlarla telefona gittim, bir elimde rujumla… Açtım,

“Ne yapıyorsun?” dedi telefondaki erkek sesi. Cafer abi… Çocuklar çıkıp gitmişler şimdiden, evde yalnızım. İçim hop etti ergen kızlar gibi, ateş bastı.

“Hazırlık yapıyorum abi.” dedim şaşkınlıkla… “Eğlenceler var ya, konser filan… Bütün komşular gidiyoruz.” Lafı ağzıma tıktı.

“Biliyorum, herkes gidiyor. Benim karı da, çocuklar da… Ama sen gitme…” dedi buyurgan bir sesle…

“Nasıl yani? Neden?” diyecek oldum.

“Sen gitmeyeceksin. Bir şeyler uydur, evde kal.”

“Ne uydurayım abi? Nasıl yapayım?” dedim çaresizce…

“Sen bulursun bir yolunu… Çok önemli diyorum sana… Kal…”

“Peki…” diyebildim. Öyle bir emredişi vardı ki… Uymaktan başka seçenek bırakmıyordu insana…

Komşular beni almaya geldiler, tansiyonum düştü, hastalandım, gidemem diye başımdan savdım. Bir beş dakika geçti aradan… Ben bekliyorum… On dakika… Yirmi… Yarım saat… Tam ümidimi kesmiştim ki kapının tokmağını duydum hafiften… Onun çalışı… Sürekli, ama yavaşça, tedirgin, ürkek…

Kapının arkasındayım zaten, hemen açtım, içeriye süzüldü, kapattı arkasından… Holde karşı karşıya durduk, sessizce…

“Hayrola Cafer abi? Kocam mı aradı gene? Para mı getirdin?” dedim lafı açmak için…

Para getirmiş olsa çıkar gelir, bana “sen gitme, kal Güllü” demez ki… Heyecanlıyım… Kalbim küt küt çarpıyor… Gözleri baştan aşağı süzdü yine… İnce kumaştan, yazlık bir elbise var üstümde, önden düğmeli, eteği diz hizasında, daracık, kalçalarımı sarmış… Bacaklarımda onun getirdiği siyah ince çorap… Ev terlikleri siyah yüksek topuklu… İçimde onun hediyesi sütyen, tanga külot… Düğüne gider gibi giyinmişim, süslenmişim konsere gidiyorum diye… Makyaj, parfüm, her şeyim dört dörtlük… İnler gibi konuştu sonunda,

“Oh, çok güzelsin be Güllü…”

“Sağol Cafer abi… Teşekkür ederim.” Utanmıştım, yanaklarım alev alev… “Utandırma beni böyle konuşup… Bunu söylemek için mi geldin?” Uzanıp elimi tuttu, fısıldayarak konuşuyordu,

“Tam da öyle Güllü… Bunu söylemek için geldim. Utanacak bi şey yok. Gerçekten güzelsin. Taş bebek gibisin allahıma kitabıma…”

Utançla elimi çektim, arkama sakladım tekrar elimi tutmasın diye… Bir adımda aramızdaki boşluğu kapattı, belime sarılıp arkamdaki elimi tuttu bir eliyle, öbürüyle saçımı arkadan tutup başımı eğdi, dudaklarıma yumuldu.

Başım dönüverdi birden… Kapıya yaslamıştı beni, bedeniyle ezerken dudaklarımı eziyordu dudaklarıyla… Bıyıkları batıyordu tenime… Karşılık vermiyordum öpüşüne ama dizlerim titremeye başlamıştı bile… Dudaklarımdan boynuma indiğinde çırpınıp kurtuldum elinden, bir adım yana kaçtım, oradan holün ortasına… Nefes nefeseydim. Göğsüm inip kalkıyordu.

“Ne… ne yapıyorsun Cafer abi…?” diyebildim. O da benden farksızdı, heyecanlıydı.

“Öpüyorum güzelim…” dedi. “Senin gibi güzeli öpülmez de ne yapılır? Öpüyorum işte… Asıl sen ne yapıyorsun? Her gördüğünde baygın baygın bakıyorsun bana, gözlerini süzüyorsun, yürüyüşün değişiyor ben sana bakınca… Şimdi bu kaçma neyin nesi kızım?”

“Yapma abi… Güzel görünce bakmak başka, bu başka… Ben de evliyim, sen de… Çocuklarımız var. Kocam var… Senin karın…”

“Sikeyim karısını… Senin eline su dökemez o şişko hımbıl…”

“Kocam? Senin en yakın arkadaşın benim kocam… Hani emanettim ben sana? Yenge diyordun hep?”

“Kocanı da sikeyim senin… Beyinsiz kocanı… Senin gibi güzel karıyı yapayalnız bırakıp giden aptal kocanın beynini sikeyim senin… Oh bebeğim benim… Sen benim karım olsan var ya… İşe bile gitmezdim yemin olsun. Gel canım… Ürkek tavşanım benim… Gel kollarıma, sarayım seni… O dudaklarından bir kerecik öpsem gam yemem… Gel güzelim… Oh güzel kadınım benim… Şu memelerinden bicik öpeyim, şu ince belini sarayım aşkım… Kalçalarını mıncıklayayım yavrum… O taş gibi kalçalarını okşayayım senin… Gel…”

“Yapma abi… Acı bana… Yapma…”

“Abini de siktirtme bana… Abi deme ulan… Senin erkeğinim ben… Gel kollarıma da erkek neymiş gör bakalım… Senin soğan cücüğü kocana benzemem ben… Zevkten bağırtırım kadınımı… Gel canım… Oh, gel bir kerecik sikeyim seni… Oh, o güzel amına koyayım bir kerecik bebeğim… Taş bebeğim…”

“Abi konuşma böyle şeyler diyorum sana… Yapma…”

Yapma, konuşma diyorum ama… Konuştuğu şeyler de eritiyor beni bir yandan… O güzel amıma koyacakmış benim… Bir kerecik sikecekmiş beni… Memelerimden öpecekmiş. Zevkten bağırtacakmış… Off… Cafer abi offf… Abim benim, hayalimdeki erkeğim… Bir bilsen seni kaç geceler hayal ettiğimi… Altında ezilirken… Beni kollarınla sardığını hayal ede ede kendimi kaç kere parmakladığımı bir bilsen…

Sonunda bir hamle etti, kollarıyla sarmaya çalıştı. Ürkek ceylan gibi geriye kaçtım, kurtuldum. Bir hamle daha… Kolumdan yakaladı, kendine çekti. Kollarının arasında çırpınıyordum. Kurtulmak ne mümkün? Mengene gibi sarmış beni, çıkamıyorum, kurtulamıyorum. Dudaklarımı dudaklarıyla kapatmış, nefes alamıyorum.

Gücüm kesilmeye başladı yavaş yavaş… Bağıramıyorum, herkes konserde, kimse yok ama olur da biri duysa rezalet diz boyu… Komşusunun tecavüz ettiği kadın… Şu işte… Fısır fısır ben geçerken konuşmalar… Çocuklar… Alaylar, imalar, incitici bakışlar…

“Bırak kendini bana… Direnme… Pişman olmayacaksın, inan…” diye homurdandı ağzımın içinde…

Dilini ağzımın içine sokmuş, dilimi okşuyor… Mis gibi nane kokusu, dilinde nane şekeri tadı… Kollarına asılıp gevşetmeye, kurtulmaya çalışıyorum. Gömleğinin üstünden kolunun kaslarını hissediyorum avuçlarımda, sert, taş gibi…

Geniş omuzları, kaslı kollarının arasında bir hapishanedeyim sanki kurtuluşum mümkün değil… Kollarıyla sarmış sımsıkı, kendine bastırıyor beni… Önündeki kabarıklığı hissediyorum karnımda… Nasıl hissetmem? Taş gibi bir şey… Dizlerimin bağı çözülüyor, yığılacak gibi oluyorum. Düşmek üzereyim.

Anladı hemen… Belimden tuttu, eğilip bacaklarımdan, tüy gibi kaldırdı beni… Çırpınmayı bıraktım artık, halsizlikten, çaresizlikten, daha çok benim de istememden… Yapacağımı yaptım artık, bundan fazlasına gerek yok… Adam kararını vermiş, kesin sikecek beni… Eh, ne yapalım, siksin öyleyse, becersin beni…

Doğru yatak odasının yolunu tutuyor. Evi kendi evi gibi biliyor piç… Kaç kere misafirliğe gelmiş bu eve karısıyla, çocuklarıyla… Kocamla oturup birlikte içki içmişler zamanlı zamansız… Çoğunda ben hizmet ettim ona… Mezeler hazırladım kendi ellerimle, kocamla beraber afiyetle yedi.

Bana bakıyordu hep, görüyordum… Biliyordum içkisine meze olduğumu… Meze niyetine beni yediğini… Hoşuma gidiyordu o zamanlar… Kocamın yanında bana bir şey yapmaya kalkamaz diyordum. Kırıtıp duruyordum gidip gelirken…

Kalçalarıma bakmasına bayılıyordum. Şalvar giyerdim bakardı, etek giyerdim, bakardı, tayt giyerdim bakardı. Sikecek gibi bakardı hem de… İltifatlar ederdi bana kocamın yanında, şöyle güzel, böyle çalışkan, becerikli yengem diye… Utanırdım ama koltuklarım kabarırdı, kabaran başka şeylerimin yanında…

Ben bulaşıkları yıkarken o masayı toplar getirir, mutfakta benimle çene çalardı. Bankonun içinde bulaşıkları yıkarken kalçalarımı özellikle iki yana çalkalar, adamı deli etmeye çalışırdım. Sonunda kocam sarhoş olur, Cafer abi neden sonra istemeye istemeye kalkar, gözü arkasına baka baka evine giderdi. Ben de bütün gece kudurtup azdırdığım adamın bir yakalasa bana neler yapacağını düşünüp dururdum uykuya dalana kadar, kendimi okşardım.

O gün, işte bütün bunların intikamını alır gibiydi Cafer abi… Yatak odasına girdi, yatağın üstüne fırlatır gibi bıraktı beni… Boğuşurken elbisemin üstten alttan bir iki düğmesi açılmış, dekolte bir kıyafet haline gelmişti. Üstten sütyenimin dantelleri görünüyordu, alttan yırtmaç gibi açılan düğmelerin arasından nerdeyse üçgenime kadar siyah çoraplı bacaklarım açıkta kalmıştı.

Yukarıdan soluyarak, beğeniyle uzun bir süre bana baktı… Dirseklerimin üstünde doğrulmaya, elbisemin eteklerini örtmeye çalıştım. Üstüme geldi, omuzlarımdan bastırıp kalkmama engel oldu. Ben durunca omuzlarımdaki ellerini göğsümde kaydırdı, elbisemin iki yakasını tuttu. Düğmelerimi açacak diye beklerken hızla iki yana çekiverdi elbisemin yakalarını, düğmeler pıtır pıtır koptu, etrafa saçıldı. Önüm tamamen açıldı.

“Ohhh…” diye inledi çıplaklığımı görünce… “Çok güzel…”

“Ne yaptın abi? Pahalıydı o elbise…” diye inledim ben de…

“Daha güzelini alırım ben sana, merak etme sen tatlım…” derken cebinden irice bir bıçak sapı çıkardı. Ne yapacak diye beklerken bir düğmeye bastı, şırrak diye bir sesle parlak çelik bıçak çıktı içinden… Sustalı dedikleri bu olmalıydı. Eğilip soğuk çeliği çıplak karnımda dolaştırdı. Ben ürperirken sütyenimin öndeki bağ kısmını, askılarını bıçakla kesti. Elinde kalan parçaları fırlatıp attı.

Sütyenin baskısından kurtulan memelerim titreşerek serbest kaldılar. Uçları kabarmıştı olayın heyecanından, duyduğum arzudan… Hayran hayran memelerime baktı. Elini bile sürmedi ama… Tekrar eğilip elbisenin kollarını da kesti. Güzelim elbise altımda bir örtü gibi yatıyordu. Bense üstümde bir tek külotlu çorap, içindeki kırmızı tangayla kalmıştım.

Sustalı bıçağı tekrar çıplak bedenimde dolaştırdı. Ben kesecek diye korkarken o gayet rahat yanaklarımda, boynumda, gerdanımda, memelerimde, karnımda dolandırdı çeliği… Sonra yine dokunmadan kalktı. Bana, çıplak bedenime baka baka yavaşça soyunmaya başladı. Gömleği çıktı, pantolonu, çorapları, ayakkabıları… Pazar tezgahlarında bilenmiş kaslanmış bedeni ortaya çıktı. Bir baksır kaldı altında, önünde kurduğu çadırıyla… Onu da çıkardı yavaşça, bana göstere göstere…

Sertleşmiş aleti bacaklarının arasında dimdik bana bakıyordu. Eliyle şöyle bir sıvazladı baştan aşağıya, rahatlatmak istercesine… Pantolonun baksırın içinde nasıl saklamıştı bunu böyle anlayamadım. Nerdeyse yirmi santimden fazla vardı aletinin boyu… Kalındı… Benim ince kadın bileklerimden daha kalındı. Başındaki soğan irisi şapkasıyla, etrafını saran kan damarlarıyla harika görünüyordu gözüme… Bedenine göre daha karaydı erkekliği, sünnet çizgisi belirgindi. Yırtıcı bir hayvan görüntüsü, bir kobra vardı bacaklarının arasında…

“Öp…” dedi, saçlarımdan tutup başımı o kobraya doğru çekerek… Yüzüne baktım,

“Nasıl yani?” dedim. Erkeğin pipisini öpmek mi? Ne demek bu?

“Öp işte… Sikimi öp… Kocanın sikini öpmedin mi hiç, yalamadın mı?” Şaşkındım.

“Yoo…” diyebildim yutkunarak… “Bırak öpmeyi, hiç böyle senin gibi çıkarıp göstermedi bile… Yorganın altında yaptık ne yaptıysak…” Kahkahayla güldü sözlerime…

“İbiş… Gösterecek malı yoksa ne göstersin zavallı…” diyerek kocamla alay etti. “Söylesene ne kadar senin kocanın siki?” Elimle işaret ettim, onun aletinin yarısında bir noktayı…

“Bu kadar…” dedim. “Kalınlığı da başparmağım kadar… Böyle değil…” derken hayretle önümde sallanıp duran, havaya dikilmiş aleti inceliyordum. Altındaki torbaları bile benim elimin ayası kadardı.

“Ne kadar büyükmüş bu abi?” diyebildim nefesim kesilerek… Başımı yaklaştırdı tekrar, burnuma değdi başı… Erkek kokusunu ciğerlerime çektim. Başım döndü.

“Evet canım, abisinin Gülü… Büyüktür… Tadına bakan bırakamaz, hep ister bunu… Senin de hoşuna gidecek. Bunsuz yapamayacaksın inan… Hadi, şimdi öp onu bebeğim… Annenin memesini emdiğin gibi em, yala…”

Elimi uzatıp dokundum önce… Parmaklarımın ucuyla… Yeni gelinin yarak tuttuğu gibi deyimini şimdi anlıyordum. Bunca sene sonra ilk kez böyle bir erkeklik görüyordum. Yeni gelin sayılırdım ben de… Nasıl tutacağımı bile bilemiyordum. Alet sıcaktı. Yanıyordu. Torbalarının içinde yumurtaların hareket ettiğini görebiliyordum. Yattığım yerden biraz doğruldum ucuna yetişebilmek için… Şapkasını öptüm. Bir daha… Yaladım ıslak ıslak…

“Ağzına al yavrum…” diyerek başımı kendine, aletine bastırdı. “Yarrağımı ağzına al canım…” Kocaman açtım ağzımı, almaya çalıştım. Alamıyordum ki… Kocaman başı ağzıma sığmıyordu. Zorladım. Zorla tıktım ağzıma…

“Ohhh… Dişlerine dikkat et güzelim… Canımı yakma… Aç ağzını… Daha da aç… Ağzın sıcacık… Sikimin başı yandı sanki… Ohhh..” diye inledi.

Biraz daha zorladım. Biraz daha girdi ağzıma… Sonra başımı bastırdı iyice… Bileğim gibi kalın aleti boğazıma dayandı bir anda… Nefessiz kalıyordum, çırpındım, çıkarmaya çalıştım. Bırakmadı… Ağzımın içinde eziliyordu kalın alet… Nefes alacak delik bile kalmamıştı. Burnumdan nefes almaya çalıştım. Gözlerim yuvalarından dışarı uğradı.

“Aahhh…” diye inleyerek saçımı çekti, ağzımdan çıkardı erkekliğini… Tam zamanında… Gözlerim kaymaya başlamıştı artık… Havasızlıktan boğulmak üzereydim. Gözlerim yaşarmıştı. Sırt üstü yatağa bıraktım kendimi…

“O minik ağzına boşaltacaktın beni nerdeyse…” dedi. “Yapıcam, o bal dudaklı ağzını döllerimle doldurucam ama daha erken… Seni uzun uzun sikmeden, sikerken bağırtmadan boşalmak yok…” Kesin bir kararlılık vardı sesinde…

Ağzımı dölle dolduracak mı? Neden bahsediyor bu adam? Bilmiyordum ama merakla, büyük bir teslimiyetle bekliyordum başıma gelecekleri… Neden bahsediyorsa, bana ne yapacaksa kendisi zevk alırken, eminim ben de zevk alacaktım, inanıyordum buna… Yanıma uzandı. Dudaklarımı öptü.

Hareketsiz bekliyordum. Kocam öpmeye çalışırken iğrenç rakı sigara kokusunu almamak için sımsıkı kapatırdım dudaklarımı, bıçak gibi, nefes almamaya çalışarak hevesinin bitmesini beklerdim. Şimdi ise dudaklarının dudaklarımdaki teması hoşuma gitmişti sanki… Bıyıkları da okşuyordu arada, gıdıklıyordu. Nefes almaya çalıştım. Yine o ferah, nane kokusu… İçime çektim. Ağzımı açtım, etli alt dudağımı dişlerinin arasına aldı bu kez, ısırır gibi yaptı… Diliyle de yalıyordu dudaklarımı… Ohhh… Harika… İstemsizce aralandı ağzım… Dilini soktu ağzıma… Diliyle dilimi okşuyordu şimdi… Benim başım dönmeye başlamıştı. Tutunmak ister gibi üstümdeki erkeğe sarıldım. Ağzının içinde,

“Ihhh…” diye inleyerek dudaklarıma bastırdım sert erkek dudaklarını…

Demek öpüşmek buymuş gerçekte… Böylesine zevkli bir şeymiş. İnsanın içini eriten bir şeymiş. Elinin birini memelerimde hissettim öpüşürken… Bir yandan ağzımın içine dalmış öpüyor, bir yandan eliyle memelerimi okşuyordu. Kıvrandım. Kocaman eli benim kavun büyüklüğündeki akça pakça mememi kaplamıştı. Nasırlı elinin parmakları kabarmış meme uçlarımı eziyordu. Çıplaklığıyla sımsıkı sarılmıştı bana… Çoraplı bacaklarımın arasına bacaklarına sokmuş, önündeki taş gibi aleti kasıklarıma baskı yapıp duruyordu.

Dudaklarımı bıraktı, dil, dudak ve bıyıklarıyla boynumu okşaya okşaya aşağıya indi. Gerdanıma, oradan memelerime… Memelerimi dudaklarına teslim eden nasırlı eller şimdi daha aşağıya inmişti. Çoraplı bacaklarımı okşuyordu. Kaygan çorabın üstünden elinin okşaması delirti beni… Bacak içlerimi, külodun üstünden kukumu okşuyordu parmakları…

Diğer taraftan yukarıda meme uçlarımı ağzına alması… Emmesi… Vantuz gibi ağzının içinde kemirirken meme ucumu, içerden diliyle okşaması… Zevkten çıldırmak üzereydim. Hele parmağının biri çorabımın üstünden yarığıma bastırıp külodumu da içime sokarcasına baskı yapınca kendimden geçtim.

Cafer abi daha içime girmemişti bile… Sadece öpüşmesi, memelerimi emmesi, kadınlığımı okşaması yetmişti. Orgazm oluyordum. Kasılmaya başladım. O geceleri kendimi dakikalar boyu parmaklayarak yalnız başıma ulaştığım zirveye bu kez erkeğimin çabasıyla kısa sürede çıkmıştım… Dakikalarca çırpındım. Cafer abi geri çekilmiş, yatakta istemsizce kasılıp duran bedenimi izliyordu hayran hayran… Sonunda bittim.

“Hıh… Hıh…” diye hırıltılar çıkararak nefes almaya çalışıyordum. Göğüslerim körük gibi inip kalkıyordu. Başımı çevirip baktım sakinleşince… Bana bakan gözleri parlıyordu.

“Harikasın canım… Nefissin… Senin gibisini görmedim ben… Öyle güzel, öyle isteklisin, öyle isterik, seksi kadınsın ki… Boşalırken yılan gibi bütün vücudunla kıvranıyorsun, keşke videoya çekseydim boşalmanı…” Güldüm, elini tutup dudaklarıma götürdüm, öptüm.

“Sakın ha…” dedim. “Sen yaptın beni böyle… İlk defa böyle boşalıyorum ben… Bu kadar şiddetlisini hiç yaşamadım.”

“Sana söyledim, memnun kalırsın benden… Seni kocandan daha iyi boşaltırım demiştim.”

“Kocam mı? Cafer abi, kocamla hiç orgazm yaşamadım ki ben… Daha düne kadar orgazmın ne olduğunu bilmeden yaşadım. Kendimi okşarken keşfettim ben orgazmı…”

“İnanmıyorum Güllü… Bir kadın bunca yıl evli olur da, karı koca yatağa girerler, sevişirler de, nasıl orgazm olmaz? Kimse inanmaz buna…” Tekrar öptüm elini… Orta parmağını ağzıma sokup emdim. Çıkarıp yaladım. Sonra da o parmağın büyüklüğünü gösterdim,

“İnan… Sana söyledim ya… Şu kadar pipisi var. Yorganın altında bacaklarımı açar, içime girer, o küçük pipisiyle boşalır, işini görür, yatar uyur. “

“Çocuklar? Onlar nasıl oldu peki?”

“Canım, dölleri yetti işte, çocuk olmaya ne var? Benim tarla da bereketli herhalde, ceketini üstüme atsa hamile kalıyom. Onun için hap kullanmaya başladım. Dedim ya, daha düne kadar orgazm neyin bilmiyordum ben… O da seni…” Sustum. Utanmıştım. Çenemden tutup kendine baktırdı,

“Beni mi? Ne olmuş bana?” Utangaç gülümsedim,

“Seni hayallerken, kendimi okşarken oldu işte… Senin okşadığını hayal ede ede bızırımı okşarken, parmağımı senin aletinmiş gibi içime sokarken orgazm oldum. Köyde oğlanlar otuzbir diyorlardı da… Burda kadınlar için, ne diyorlar ona, mastır bilmem ne…”

“Mastürbasyon…” diye düzeltti beni…

“Hah… O işte… Mastürbasyon yaptım ilk defa hayatımda, onda da seni hayal ettim. Beni altına almışın, eze eze…” Sustum yine…

“Eeee? Devam et… Eze eze…?” Güldüm, şakacıktan yumruk yapıp göğsüne vurdum elimi… Tutup yumruğumu öptü erkeğim…

“Öyle işte… O bana para verirken elimizin değmesi… Yıldırım çarpmış gibi oldum inan… Benim herif bir haftayı geçmiş tura gideli, ortada yok… Geldiği zaman küçük müçük yine içime bir şeyler giriyordu, sarılıp yatıyorduk yatakta uyurken…”

“Bak sen… Hem küçük dersin, hem kocanı istersin… Küçük şıllığım benim…”

“Öyle deme be abi… Erkeğe sarılıp yatmaya hasret kalmışım zaten… Sen de öyle, tam erkek gibi erkek, elin deyince elime… İçim bi hoş oluverdi. Elini tutmayı özler oldum abi. Hani bazı gün para ihtiyacımız yokken gelip istiyordum senden… Sırf seni göreyim diye… Elin elime deysin diye…”

“Eee? Orgazm ne zaman?”

Utandım, demedim artık, vay, azgın orospunun tekiymiş bu karı demesin diye, “daha ilk elin elime değdiği gün” diyemedim. Külotları bahane ettim, o günü anlattım ona… Yalan değildi ki… Gerçekti hepsi… Hepsini anlattım, her şeyi…

“O senden külot aldığım, akşamına bana külotları getirdiğin günün gecesi… Tek tek giydim, aynada kendime baktım o külotları, geceliği… Ne bileyim… Manken gibi olmuşum… Gaztelerdeki karılar gibi… Hoşuma gitti. Sonra yatağa yattım birini giyip… Öyle, çıplak…

Sen aklımdasın hep… Altımdaki külodu okşuyorum. Sen almışsın onu bana… Kendi elinle seçmişsin. Altıma giydiğim, şeyimi saran küloduma senin elin değmiş. Elini okşar gibi okşadım külodumu, şeyimi… Sen beni okşar gibi…

“Şeyimi deyip durmasana şuna kız… Adını söyle o şeyin… Hadi devam et anlatmaya, çok güzel anlatıyosun…”

“Yaaa…. Utanıyom abi… Senin yanında öyle ayıp şeyler konuşmak…”

“Aptal kız…” dedi, güldü, sevgiyle, muhabbetle sarıldı çıplak bedeniyle… “Kocanın yatağında çırılçıplak yatıyorsun benimle… Yarağımı ağzına almışsın, bir de boşalmışsın daha amcığına girmeden… Konuşmaktan mı utanıyorsun? Bak böyle yaparsan sikmem seni, ona göre…” Elimi tutup sikine götürdü, taş gibi sert, alev gibi yanan sikine… Avuçlattırdı, “Bunun tadına baktırmam yoksa…”

“Sakın ha, bunu bana yapma abi… İyi, tamam, senin istediğin gibi olsun… Neyse… Külodun lastiğinden iki elimle tutup yukarı çektim. Şeyimi… Amımı sardı külodun ağı…”

“Amcığını…”

“Hıı… Amcığımı… Sen avuçlamışın gibi… Bu kocaman ellerinle… Sıkıp duruyormuşsun… Öyle hayal ettim hep… Çekiştirip durdum… Sonra içime girdiğini hayalledim… Sen girmişin gibi parmaklarımı soktum içime… Bızırımı okşadım. Öyle boşaldım işte sonunda… İlk defa… Bayılcak gibi oldum zevkten… Şimşek çarptı sanki… Gözlerim karardı, korktum ne oluyo diye… Demek orgazım orgazım dedikleri buymuş dedim kendi kendime… Böyle zevkli bi şeymiş…”

“Canım benim…” dedi Cafer abi… Kendine çekti, sımsıkı sarıldı bana… “Bu gece kendini parmaklamak yok artık. Ben seni boşaltıcam. Gerçek erkek neymiş, gerçekten sevişmek neymiş, öğreticem sana…”

Dudaklarıma yumuldu tekrar… Kollarıyla bacaklarıyla sardı beni… Çoraplı bacaklarımı, göğüslerimi okşuyordu bir yandan benimle öpüşürken… Sonra dudaklarımı öpmeyi bıraktı, memelerime geçti. Üstüme eğilip memelerimi tek tek öpüp yalarken külotlu çorabımı sıyırmaya başladı bacaklarımdan… Çıkardı attı. Tanga külodumu da öyle… Yeni ağdalanmış, yumuşacık kılsız tüysüz şeftalimi seyretti uzun uzun… Kıvrandım…

“Abi, bakma orama öyle… Utanıyom…” dedim.

“Ben ne yapayım Güllü? Öyle güzel amcığın var ki?” Eliyle tutup sıktı, okşadı. “Ağda mı yaptın kız bunu sen? Mis gibi parlıyor amın…”

“Evet…” dedim utanarak… “Sanki bilmişim gibi Cafer abi… Sana hazırlık yapmışım meğer…” Bakışlarından kurtulmak için bacaklarımı kapamaya, ellerimle kadınlığımı örtmeye çalışıyordum ki elimi sımsıkı tutup çekti, dudaklarını orama gömdü. Offf… Sıcak, etli dudaklarını en hassas yerimde hissedince çıldırdım.

“Ohhh… Abii… Ne yapıyorsun öyle?” diye inledim.

“Amcığını öpüyorum aşkım… Güzel amcığını… Tüysüz amcığını… Balları akıyor amcığının yavrum… Suları akıyor içinden… Sakın kocam hiç yalamadı deme bana…” dedi dili kadınlığımın dudaklarının arasında kıpırdanıp dururken… Zevkten kıvranmaya başlamıştım. Kasıklarım yanıyordu adeta…

“Ohhh… Evet abi… Kocam yalamadı hiç… Hiç bilmem ki ben böyle şeyleri… Gözümü açtım, kocam, kocamın pipisi… Ne bana yalattırdı o pipisini zevk aldı, ne kendi yaladı beni, bana zevk verdi… Dedim ya, yorganın altında düzdü beni hep…”

“Merak etme yavrum… Badem amcıklım… Güzel kokulu şeftalim… Yalarım seni ben… Öperim… Dilimle sikerim senin amını… Zevk neymiş, orgazm neymiş görürsün sen bebeğim… Ohhh… Çok tatlısın… Bal gibisin… Kaymak gibisin…”

Bacaklarımın arasında fırtına gibi esti, beni kasırgalara bıraktı. Dakikalar boyu kıvrandırdı zevkten… Çarşafları buruşturdum tırnaklarımın arasında, saçlarını yoldum dili içime daha çok girsin diye… İkinci orgazmımı da amımı yalarken yaşadım.

“Tamam mı? Bitti mi?” dedim soluk soluğa… Şaşkın baktı önce, güldü sonra… Cahilliğimi hoş gören bir tavırla,

“Hayır canım. Şimdiye kadar ön sevişmeydi. Şimdi asıl sikişe geçiyoruz. Hazır ol…” dedi.

“İki defa orgazım oldum. Yetmez mi?” dedim halsizce…

“Ben kaç defa istersem o kadar boşalacaksın. Ben bitti demeden bitmek yok bebeğim… Şimdi bacaklarını aç bakalım… Asıl zevk şu andan sonra… İnan bana…”

Sırt üstü yattığım yerde dizlerimi kaldırıp bacaklarımı araladım. Dizlerinin üstünde ilerleyerek yaklaştı, bacak arama girdi. Elinde tutuyordu canavarını… Dimdik, hafif kavisli… Tek gözü bana bakıyordu.

“Amcığın ıslak ama, sen de sikimi yalayıp ıslat istersen… Kocanın pipisinden sonra bu yarak sana büyük gelir, canın yanmasın bebeğim…” dedi.

Doğrulup penisini tuttum, ağzıma sokmadan şapkasının kenarlarında dilimle dolaştım. Bol tükürükle yaladım, dudaklarımla ıslattım her bir yanını… Kocaman şey parlamaya başlamıştı ıslak ıslak… Omuzlarımdan tutup tekrar geriye yatırdı,

“Hadi karıcım, aç bacaklarını…” dedi. “İyice aç… Rahat girsin amcığına…”

Karıcım… Off… Karıcım diyor bana… Bayıldım, eridim adeta…

“Oh, karıcığının amcığı kurban olsun sana Cafer abi… Feda olsun… İstediğini yap bana… Karıcım diyen dillerini yesin senin Güllü karın…”

Açtım bacaklarımı, bekledim. Tekrar yaklaştı. Islak sikini amımın dudakları arasında sürtmeye başladı. Yukarıdan, kabarmış klitorisimin oralardan başlıyor, tüm uzunluğu boyunca amımı okşaya okşaya aşağıya iniyor, sonra tekrar yukarıya çıkıyordu. Klitorisimde sürekli bir sıcaklık, sürekli bir kayganlık, sürtünme hissi beni delirtmeye başlamıştı. Zevk, zevk, zevk…

“Ohhh… Hadi abi… Sok şunu…” diye inledim. Oralı bile olmadı. Duymamış gibi, işine devam etti. Gitti geldi amım boyunca… Sonra durdu. Başını girişime dayadı. İtmeye başladı. Başımı kaldırıp bakmaya çalıştım. Dudaklarımı ısırıyordum heyecandan… Soğan büyüklüğündeki baş am girişimi zorlamaya başlamıştı.

“Abi…? Abi… Acıyor sanki…” diye inledim.

“İki tane çocuk çıkardın sen… Bunu da alırsın merak etme…” dedi umarsızca… “Fakat çok darsın yavrum… Sanki bakire kız amcığı gibi amcığın… O kadar ıslattık, hala sokmakta zorlanıyorum.”

“Ahhh… Evet abi… Yavaş… Lütfen… Canımı yakma… Çocuk çıktı ama, yıllarca önceydi o, çıkması saatler sürdü… Amım daralmıştır şimdi… O zaman acı çektim. Şimdi zevk almak istiyorum. Yavaşş…”

Milim milim, santim santim giriyordu içime… Biraz giriyor, biraz çıkarıyor, sonra tekrar basıyordu içime…

“Ahhh.. Abi… Bitmeyecek mi bu?” diye sızlanmaya başlamıştım ki, son hamlesini yaptı, son kalan santimlerini de içime dehleyiverdi, kasıklarımız birbirine yapıştı. Doğrulup sımsıkı boynuna sarıldım. Kal geldi, öylece kaldım. Ağzım sonuna kadar açık, inlemeye, nefes almaya bile korkarak bekledim öyle… Sonunda bitmişti. O bitmek tükenmek bilmeyen giriş sona ermiş, aletin başı rahmime dayanmıştı. Kalınlığı duvarlarımı gererken, başı diplerimi zorluyordu.

“Ooohhhh….” Diyerek bir soluk verdim, kendimi yatağa bıraktım. “Dur… Bekle biraz n’olur…” diye yalvardım erkeğe…

Bekledi. Bacaklarımın arasında, mızrağını sonuna kadar içime sokmuş durumda bekledi. Dudaklarıma uzandı. Öpüştük. Buz gibi olmuştu dudaklarım acıdan, ısıttı. Elinin biriyle memelerimi okşadı.

Dili ağzımın içinde, eli mememde, kalın aleti dibine kadar içime girmiş vaziyette, üstümde tüm ağırlığıyla baskı yaparak eziyordu beni… Nefes almak için zorlanınca kalktı, ağırlığını dirseğine verip yavaş yavaş kıpırdanmaya başladı içimde… Tüm kalınlığını hissediyordum kıpırdandıkça… Sanki damarları bile ayrı hissediliyordu. Yavaş yavaş çıktı içimden… Yarıya kadar… Tekrar girdi yara yara… Dipledi. Tekrar çıktı, tekrar girdi.

Zevk duygusu, şehvet geri gelmeye başlamıştı. Bacaklarımın arasında piston gibi çalışan alet beni inanılmaz muhteşem zevklere gark ediyordu. Gözlerim kayarak beline sarıldım. Bacaklarımın arasında inip kalkan kalçalarını tırnakladım… Canı yandıkça mızrağını bana daha çok batırdı. Daha çok zevk verdi. Sonlara doğru hızlandı. Artık beni gözetmeyi bırakmış, kendi zevkine düşmüştü. Tümüyle çekiliyor, başı çıkar gibi olunca tekrar içime gömülüyordu koca alet… Taşakları arkalarıma vuruyordu.

“Hap falan alıyorum dedin di mi sen?” diye sordu dişlerinin arasından… Kasılmalarından anlamıştım zaten, boşalmak üzereydi.

“Evet…” dedim, boynuna sarıldım sımsıkı… “Evet… Boşal içime… Tohumlarını boşalt bana…”

“Aaagghhhh…” diye nerdeyse böğürerek son bir saplama yaptı amıma, öylece kaldı. Sanki yatağa kazık batırıyormuş, beni yatağa çiviliyormuş gibiydi. Girip çıkma olmadan sadece kasılıyor, tohumlarını içime püskürtüp duruyordu. Belgesellerdeki hayvanların çiftleşmeleri, aygırların dişiyi döllemesi gibi bir şeydi…

İçimdeki sıcaklığı hissedince ben de kendimden geçtim zaten… Erkeğim içimde titreyip püskürürken bende de kasılmalar başladı. İçimdeki kalınlığı sağmaya başladı vajinam…

Neden sonra kendime geldim. Yarı ölü gibiydim. Cafer abi içimden çıkmış, yanımda yatıyordu. Canavar bacaklarının arasında yarı inik uzanmış, ucunda spermleri parlıyordu. Kolumu kaldıracak halim yoktu. Duvardaki saate baktım, eve geldiğinden beri iki saati geçmişti. İki saatten fazla bir süredir sevişiyorduk.

“Gitmemi ister misin?” dedi yanıbaşımdan… Saate baktığımı görmüş, gitmesini istediğimi zannetmişti. Yan döndüm, kaslı vücuduna tırmanır gibi sarıldım. Bacağımın birini aşırıp bacaklarının üstüne attım.

“Hayır” dedim gülerek… “Seni bırakmam kolay kolay… Bir daha istiyorum…” O da yan dönmüştü. Eliyle belimi, kalçalarımı okşuyordu. Kalçamı tutup sıktı,

“Ben de istiyorum. Daha doymadım sana Güllüm…” dedi. “Hem bir hayalim var, bu güzel kalçalarına hastayım senin, ilk gördüğüm günden beri…” Güldüm, kocaman elleriyle pençelediği kalçamı sallayıp sordum,

“Bak sen… Ne hayaliymiş o?” diye sordum. Beğenilmek hoşuma gidiyordu her kadın gibi…

“Dedim ya… Hastayım kalçalarına… O yürürken kaba etlerini titretmelerin, çalkalamaların yok mu? Deli oluyorum hep, her gördüğümde sikmek istiyorum seni… O titreşen kalçalarının arasına yarağımı sokmak istiyorum. Götünden sikmek istiyorum seni…”

“Yoo… O olmaz işte… İzin veremem… Bu koca sikinle yırtarsın beni erkeğim… Hak yolu varken… Boş ver… Ben sana her türlü zevk veririm…” dedim ümitsizce… Küçücük deliğime bilek kalınlığında aletin nasıl gireceğinin hayalinden bile korkarak… Yalvardım. Üstelemedi fazla…

“Peki canım…” dedi. “Zaten amcığın öyle dar ki, başka kadınların göt deliği halt etmiş yanında… Ama seni sikerken kalçalarını görmek istiyorum. Hadi domal da, biraz arkandan gireyim amına…”

“Yorulmadın mı sen? Dinlenmek istemiyor musun?” dedim kocamın performansını hatırlayarak…

“Hayır, yeni başladık zaten… Öyle çabuk kurtulamazsın bebeğim… Geceye kadar sikicem seni… Kaç posta yersin bilmem artık…”

“Peki kocacım, gel öyleyse…” dedim. Yatakta kalkıp dizlerimin üzerine domaldım. O hayran olduğunu söylediği kalçalarımı titreterek erkeğimi bekledim. O da anında kalkmış, arkamda yerini almıştı bile… Hayran hayran bakıyordu kalçalarıma… Ellerini koyup okşadı…

“Hadi… Titretsene şunları… Yolda yürürken yaptığın gibi…”

“Nasıl yapıyormuşum Cafer abi? Normal yürüyorum işte…”

“Farkındasın bal gibi orospu… Mahsus yapıyorsun erkekler baksın diye değil mi? Azgın fahişe… Her gören erkeğin siki kalkıyor sana bakarken inan…”

“Böyle mi yapıyorum?” dedim, kalçalarımı titrettirdim oryantal yapar gibi…

“Ohhh… Evet… Böyle… Şuna bak, nasıl titriyor kalçaların… Ohhh… Azgın orospum benim…” Ellerinin yanına dili de gelmişti. Arka deliğimi yalıyordu. Kalçalarım titrerken ben dilinin verdiği zevkle titredim.

“Ohhh…” diye inledim.

“Nasıl orospum? Zevkli mi? Yalamaya devam edeyim mi, ister misin?”

“Evet, evet…” dedim inlerken… “Devam et… Yala… Büzüğümü yala… Dilin çok zevk veriyor abi… Ohhhh…”

Yalamaya devam etti. Parmakları da klitorisimi okşuyordu bir yandan… Başını arkama gömdü iyice… Bastıra bastıra, arka deliğimden önüme, ön deliğimden arka deliğime yalaya yalaya bitirdi beni… Zevk sularım bacaklarımdan aşağıya süzülmeye başlamıştı. Heba etmek istemedim,

“Hadi abi, sok şunu içime…” diye feryat ettim.

“Oh, abin kurban olsun sana kız…” diyerek kalktı. Beni yalarken, inlemelerimden etkilenip taş kesilmiş sikini arkama dayadı. Minik deliğime sokacak diye korkarken o biraz okşayıp aşağı indi, amıma dayayıp zorlamaya başladı.

“Ahhh…” diye inlerken dudaklarımı ısırdım, çarşafı avuçlarımda sıktım güç almak istercesine… Başı zorluyordu girişimi… Bacaklarımı araladım biraz daha alçalarak… Hala zorlanıyordum. Sonra şrrakk… diye bir şaplama… Canımın acısı kalçalarımdan çıktı. O pek beğendiği kalçama hatırı sayılır bir şaplak atmıştı zalim…

“Ahhh… Ne yaptın abi?” diye bağırırken arkadan ikincisi geldi diğer kabama… “Ohh… Yapmaa…” diye inledim acıyla…

“Çok güzel kalçaların Güllüm… Vura vura sevmek istiyorum bunları… Çok güzel… Hep bunun hayalini kurdum ben… Seni, kalçalarını döve döve sikmenin hayalini kurdum. Harika…”

Kale kapımı zorlayan tokmağını çekmeden kalçalarıma şaplak atıp duruyor, canımı yakıyordu. Her vurduğunda zıplıyordum yerimden… Arkamda durarak vurduğundan ne zaman vuracağını, elini ne zaman kaldırdığını bilemiyordum. Habersiz geliyordu şaplak, canımı yakıyor, hoplatıyordu beni… Tüm dikkatimi gelecek şaplaklara vermiştim. Acıyla inleyip duruyordum. Bir vuruş daha, bir şaplama daha… Her vurduğunda zıplıyor, etlerim titriyordu acının şiddetinden… Sonra bir baktım ki, ben kalçalarımın acısıyla uğraşırken, acıyla hoplayıp zıplarken, o koca mızrak arkamdan içime girmiş tamamen, kasıkları kalçalarıma yapışmış…

“Ohhh… Bittim ben…” dedim son bir nefes vererek… “Bitirdin beni Cafer abi…”

“Cafer abin kurban olsun sana yavrum…” dedi üstüme eğilerek… Siki bayrak direği gibi amıma girmiş, o ise elini uzatıp alttan klitorisimi okşuyordu. Kalçalarım acıdan yanarken bir yandan da parmaklanan klitorisimden, içime giren kalın sikin zevkinden titriyordum. Hiç yaşamadığım zevklerdi bunlar, hayatımda tatmadığım… İlginç… Değişik…

Arkamda gidip gelmeye başladı. Kalçalarımı tutuyor, güç alıp üstüme saldırıyor, sonra geri çekiliyordu. Elini çektiği klitorisimle ben ilgilenmeye başladım. Dilimle ıslattığım parmaklarımın arasında eziyordum kabarmış zevk organımı… Dakikalar boyu gidip geldi arkamda… Titreyen kalçalarımı seyrede seyrede sikti beni erkeğim… Defalarca orgazma ulaştırdı beni… Sonunda dayanamaz hale gelmiştim ki, boşalmaya başladı tekrar… Döllerini boşalttı vura vura…

Kıpırdayacak halim kalmamıştı. Yatağa serilip kaldım. Cafer abi hızlı hareketlerle kalktı, giysilerini toplamaya, giyinmeye başladı. Saate baktım, konserin ortalarında olmalıydı millet… Biraz sonra dağılmaya başlarlardı. Ayrılık vakti gelmişti.

“Abdest almayacak mısın?” dedim saçma sapan…

“Evde alırım, duş da alırım, abdest de…” dedi. Giyinip yanıma geldi. Yorgundum, bitiktim. Yanağımdan, dudağımdan öptü, amımı avuçladı.

“Harikaydın…” dedi. “Sen de beğendin mi, zevk aldın mı Güllüm?”

“Halimden belli olmuyor mu Cafer abi? Bitirdin beni… Yaşamadığım şeyler yaşattın, tatmadığım zevkler tattırdın bana… Mahvettin beni…”

“Sen yeter ki iste, her zaman yaşatırım bu zevkleri sana bebeğim…”

“Yaşat… Her zaman yaşat… Şimdi anladım kadınlar neden sensiz yapamıyormuş.”

“Hadi sen de kalk güzelim. Biraz sonra herkes gelir, yakalanma bu vaziyette…” diyerek çıktı gitti.

Dediğini yaptım, kalkıp ortalığı topladım, yırtılan elbisemi, çamaşırlarımı çöpe attım. Banyo yapıp giyindim ki çocuklar eğlenceden geldiler. Bir patırtı, bir gürültü, yatana kadar telaş sürdü.

Gece herkes uykuya çekildiğinde ben de yatak odasının kapısını kapattım, çırçıplak soyunup kendimi yatağıma attım. Adam mahvetmişti beni gerçekten… Dibime kadar sikilmiştim.

“Demek ki sevişmek, seks, orgazm dedikleri şey buymuş…” diye geçirdim aklımdan… Elimi uzatıp öpülmekten şişmiş dudaklarımda, erkeğin diş izleri yaptığı memelerimde, örselenmiş kadınlığımda gezdirdim. Savaştan çıkmış gibiydim. Yorgun, bitkin…

Fakat tüm bitikliğime karşın mutluydum. Gülümseyerek uykuya bıraktım kendimi… Biliyordum ki, bu kadarla kalmayacaktı bu

Güya Amıma Asla Dokundurmayacaktım! ALINTI

Küçüklüğümden beri ilgiye ihtiyaç duyan bir kızdım ben. Kilolu oluşum, üstelik birazda çirkin oluşum yüzünden birçok zaman alay konusu oldum. Artk bu alaylar öyle bir raddeye gelmişti ki, bazen kendimi tutamaz ağlardım. Böyle bir çocukluk geçirdim, ancak ergenliğe girince durum biraz daha değişti. Artık zaten büyük olan kalçalarım, iyice şekil almış, göğüslerim gün geçtikçe büyümüş, amım tüylenmeye başlamış ve artık genç bir kadın olma yolundaydm. Bu dönemlerde tanıştım mastürbasyonla, cinsellikle. Küçük bir şehirde yaşıyordum, gerçekten tutucu olan bu şehirden kurtulmak için tek çarem, üniversite snavlarıydı. Lise boyunca, zaten benim kafam dağıtacak bir şey olmadığından, derslerine aşırı çalışan bir kız oldum. Bunun ödülü olarakta snavda iyi bir derece yaptım, Ankara’da özel bir üniversitenin iyi bir bölümünü burslu olarak kazandım.

Ailemin durumu çok iyi değildi, burs kazanmış olmam onları rahatlatmıştı. escort Üstelik bursun kapsamı çok genişti, yurt ve yemek ücretleri de bedavaydı. Ama Ankara gibi büyük bir şehirde nasıl yaşayacağımı bilmiyordum. Üniversite açılmadan önce, ailemle geldik, kaydımı yaptırdık ve yurda yerleştim. Bir süre sonra memleketime döndüm, sonra tekrar geldim, ve okul başladı… Okul başlayınca dikkatimi çeken şey, anormal derecede zengin ve yakışıklı erkekler oldu. Tabi bana yüz bile vermiyorlardı. Zaten çokta aranmıyordum, derslerime gidip geliyordum. Bölümümün çoğu kızdı ve hepsi taş gibiydi. Yani onların arasında sırıtıyordum fazla kilolarım yüzünden. Tanışma partileri falan oldu, ama ben ailemin yolladığı az miktarda parayla bunlara gidemiyordum.

Oda arkadaşım Sude ile oldukça yakınlaşmıştık, odayı paylaştığımız için hiç utanmadan sıkılmadan birbirimizin yanında soyunur, giyinirdik. Ben bile kız halimle Sude’nin vücuduna hayranlık duyuyordum, (unutmadan belirteyim, biseksüel duygularım var, ama hiç bir kadınla ilişkim olmadı). Haliyle Sude güzel bir kız olduğu için dikkati çekiyor, yakışıklılar hep onunla takılıyordu. Beni birkaç kez dışarıya davet etmesine rağmen, gitmemiştim. Gidip ne yapacaktım ki? Konuşkan bir kız değildim, hep içime kapanık, kendi hayal dünyasında yaşayan bir kızdım ve bu halimle kimsenin ilgisini çekemezdim. Bu ilgi çekememe olayı, bende bastırdığım duyguları fena halde dışarıya çıkarma isteği doğuruyordu. Bulduğum her frsatta, tuvalette, banyoda, hatta gece Sude’nin uyuduğu zamanlarda, hemen elim tombul amıma kayıyor, gözlerimi kapatıyor ve benim hoşuma giden erkeklerle hayaller kuruyordum. Ama ne hayaller… Olmayacak yerde, olmayacak zamanda rastgele beni domaltıp birkaç erkeğin siktiği hayali mesela. Tecavüz fantazileri… Aklınıza gelebilecek her fantazi..bursa sınırsız escort Belki benim farkıma varırlar diye düşünüp duruyordum, ama bu fantazilerim başıma öyle şeyler getirdi ki, artk içimde tutamayıp bu hikayeyi yazmama sebep oldu.

Oda arkadaşım Sude’nin takıldığı arkadaşlar benim hayatımı değiştirdi diyebilirim. Onlarla tanışmak hayatımın dönüm noktasıydı. Hiç unutmuyorum, bir kış günüydü. Yurttan tanıştığım arkadaşlarımla yurdun bahçesinde oturmuş, çay ve sigara içiyorduk. Sude de gece 22:00 gibi geldi yanımıza, ama yanında iki tane taş gibi oğlanla. Birinin adı Murat, diğerinin adı Berk’ti. Okadar yakışıklılardı ki, resmen dibim düşmüştü oğlanlara, ama sessiz sessiz oturuyordum, onlar muhabbeti açıyor, gülüp eğleniyorduk. Yurda giriş saati gelince, Murat Sude’yi dudağından öptü. Anlamıştım, Murat’ın yeni sevgilisi Sude’ydi. Ben de, “Çok memnun oldum!” diyerek elimi uzattım, koca elleriyle benim elimi sıktılar. Akşam Sude uyuyunca yapacağım mastürbasyon için sabırsızlanıyordum. Gece oldu, Sude kafayı vurduğu gibi uyudu, sanırım biraz alkollüydü. Ben de hemen Murat’la Berk’in beni siktiklerini hayal edip, mastürbasyonumu yaptım ve uyudum.

Birkaç gün sonra, Murat ve Berk gene yurdun kapısındalardı,bursa merkez escort Sude’nin haberi yoktu, biz de dersten dönmüştük. Murat Sude’yi görünce, “Aşkım!” diye sarıldı, Berk te benim elimi sıktı. Bizi dışarıya davet ediyorlardı. Ben her ne kadar gitmek istemesem de, Sude çok ısrar etti. “Tamam!” dedim. Arabalarına doğru yürüyorduk, Lüx bir Cip’e bindik. Arabayı Murat kullanıyordu, Berk’le ben arkada, Sude de önde Murat’ın yanındaydı. Günün geri kalanını onlarla geçirdik. Ayrıca ogün hayatımda ilk defa bira içtim, ama tadını beğenmedim. Ama muhabbet güzel gidiyordu, ben Berk’ten inanılmaz etkilenmiştim. O da benimle muhabbet kurmaya çalışıyordu. Böyle yakışıklı ve zengin bir erkeği etkilemiş olmam düşüncesi bile beni coşturuyordu. Neyse, o akşam yurt giriş saatine 15 dakika kala, bizi bıraktılar yurda. Ben de kapıda telefon mumaramı Berk’e verdim.

Odamıza çıktık, o gece hemen uyudum, içtiğim biradan halen kafam dönüyordu. Ertesi gün Berk’ten gelen ‘Günaydın!’ mesajıyla uyandım. Sude’den utanıyordum nedense. Sude’ye çaktırmadan, bütün gün Berk’le mesajlaştım. Haftasonu için de sözleştik, daha haftanın başıydı ve biz sürekli mesajlaşıyorduk. Böyle bir adamın benden etkilenmiş olması, beni müthiş bir şekilde onurlandırıyordu. Haftasonu geldi, Berk son model bir spor arabayla beni aldı. Bütün gün güzelce gezdik, eğlendik, Cafede oturduk, bana hediye aldı falan. Gittikçe aşık oluyordum Berk’e. Berk te benimle ilgileniyordu. Ama Sude’ye bu konu hakkında hiçbir şey söylemiyordum.

Gene bir akşam Berk beni yurda bıraktı. Yurdun önünde arabada konuşuyorduk ve ilk kez beni dudağımdan bir erkek öptü. Çok küçük bir öpücüktü, ama tadı damağımda kalmıştı. Aslında inanılmaz azmıştım, ama ona azgınlığımı çaktırmamak için nefsime hakim oldum ve arabadan indim. Tabii direk yatağa girdim, o gece o öpücüğü hayal ederek mastürbasyon yaptım. Artık cinsel dürtülerim tavan yapmış durumdaydı, günde bir kez yaptığım mastürbasyon sayısı 3-4 olmuştu. Bunun da getirdiği bir yorgunluk vardı tabi. Ama mastürbasyon hayallerimin tek erkeği artık Berk idi.

Ve o gün… O günü hatırladıkça, halen amımda bir karıncalanma olur. Berk’le mesajlaşmalarımız artık sekse dönüşmüştü. Berk’in, (Şu anda üzerinde ne var?) mesajları yavaş yavaş, (Amın kıllı mı? Şu anda nereni okşuyorsun? Yarağım kazık gibi oldu, seni düşünerek 31 çekiyorum!) şeklini almış, resmen sanal seks yapar olmuştuk. Neyse, o gün Berk beni yurttan aldı. Üstümde ne olduğunu bile hatırlıyorum. Tabi ogün onunla sikişmek falan aklımın ucundan geçmediği için gayet normal giyinmiştim. Siyah bir gömlek, içimde siyah sütyen, kot pantolon ve slip siyah külot. Yurtta kişisel bakım zordu, dilediğimiz zaman am kıllarımızı alamıyor, ağda yapamıyorduk. Onun için amım kelimenin tam anlamıyla orman gibiydi, bacaklarımda da tüyler duruyordu. Kısacası hiç sexy değildim. Akşama kadar yine gezdik eğlendik. Sonra Berk, “Aşkım, daha yurda giriş saatine epey bir vakit var, bana gidelim mi? Film seyrederiz! Hem ev arkadaşlarımla da tanışmış olursun?” dedi. Ona öyle bir güven duyuyordum ki, “Olur sevgilim!” dedim.

Evine gittik, bir apartman dairesiydi. Girdik içeri. Ev arkadaşları Buğra ve Can’la tanıştırdı beni. Onlar da en az Berk kadar yakışıklıydı. Önce yemek yedik hep beraber. Dışardan kebap söylemişlerdi ve aylardr kebap yemiyordum. Yemeklerimizi yedikten sonra kanepeye geçtik. Buğra içeriden 8-10 tane bira getirdi. Ben biranın tadını sevmediğimi ve içmeyeceğimi söyleyince, gitti bir şişe de Votka getirdi. Votkalı biranın tadının daha güzel olduğunu söyleyip, biramın içine Votka karıştırıp verdi. Ve film izlemeye başladık. Filmi izlerken biramı yudumluyordum. Bir, iki, üç derken artık gözlerim kaymaya başlamıştı. Alkole hiç alışık olmadığım için hemen zom olmuştum. Berk benim bu halimi görünce, “Tubacığım, istersen odama geçelim, dinlenirsin?” dedi. Ben de, “Tamam!” dedim, Berk’in odasına geçtik.

Oldukça büyük bir yatak vardı. Ben yatağa oturdum, o da yanıma. Biraz başım ağrıyordu, Berk uzanmamı teklif edince uzandım yatağa. Berk de yanıma yattı. Berk’i deli gibi arzuluyordum, ama vücudumun bu halinden utanıyordum. Kapı açıktı. Kapıyı kapatmasını istediğimde, Berk kalktı, kapıyı kapatıp tekrar yanıma geldi ve yavaşça dudaklarını dudaklarıma değdirdi ve beni öpmeye başladı. Ben de karşılık veriyordum. Vücudumu ateş basmış, sanki bedenim benden ayrılmıştı. Her yerim alev içindeydi. Berk artık üzerimdeydi ve dudaklarını dudaklarımla iyice kenetlemiş, dili ağzımın içindeydi. Elleri de vücudumda geziniyordu, hoyratça gömleğimin üzerinden tombul memelerimi okşamaya başlamıştı. O okşadıkça ben deliriyor, daha fazlasını istiyordum. Berk gömleğimin düğmelerini açmaya başlayınca, “Dur!” dedim, ama içimden devam istiyordum. “Ne oldu birtanem?” dedi. “Aşkım içeride arkadaşların var, ne yaptığımızı anlamayacaklar mı?” dedim. “Aşkım sakin ol, hiçbir şey anlamazlar! Hem zaten onlar da kızarkadaşlarını eve getiriyorlar. Sen kendini bana bırak, merak etme sana zarar vermeyeceğim!” deyip beni sakinleştirdi. Ben de bıraktım kendimi. Ama emindim ki arkadaşları seviştiğimizi anlayacaklardı. Ama umrumda mıydı şu anda? Yıllardr hayalini kurduğum şeyi yapmak üzereydim. Sarhoş da olsam, halen bilincim yerindeydi ve ne olursa olsun, asla amıma dokundurmayacaktım!

Berk yavaşça gömleğimin düğmelerini açtı. Sütyenimin üzerinden memelerimi yoğurmaya başladı. “Offf, şunlara bak, ömrümde böyle memeler görmedim, ne yerim ben bunları aşkım, mükemmel bir kızsın!” deyip memelerimin üstünü emmeye başladı. Zevkten deliriyordum, çıldırıyordum artık. Ben de oluruna bıraktım, artık ellerim Berk’in kafasını memelerimle dahada bütünleşmesi için bastırıyordum. Yavaşça bir mememi dışarı çıkardı. Memelerimin halkaları çok geniştir, uçları da kabardığında fındık büyüklüğünde olur. “Offf, şuna bak ya, naslıda kabarmış, nasıl azmış benim aşkım!” deyip meme ucunu yalamaya başladı. Ben de, “Ohh, yala aşkımmm!” diye inliyordum. O yaladıkça kendimden geçiyor, içimdeki kaltağı zaptedemiyordum. Artık iki memem de sütyenden çıkmış, Berk onları sömürmekteydi…

Elini amıma attığında, ben tekrar, “Dur!” dedim. “Noldu?” deyince, “Aşkım bakireyim!” dedim. “Merak etme, bekaretine dokunmam, sadece amınla oynamak istiyorum sevgilim!” dedi. Ama ben gene de, “Olmaz!” diyordum. “Aşkım utanma!” dediğinde, ben, “Aşkım, hazırlamadım, yani, hoş değil şu anda kukum…” dedim. “Kıllı mı?” diye sordu. “Oldukça kıllı aşkım, bilseydim traşlardım…” deyince, “Ben kıllı am severim zaten aşkım, rahat ol!” deyip pantolonumun düğmelerini açmaya başladı. Pantolonumu indirdiğinde, ıslanmış külodum karşısındaydı. “Sulanmış ha?” deyip güldü, yavaşça külodumun üstünden amımla oynamaya başladı. Artık kendime hakim olamıyor, inliyordum.

– Nasıl aşkım? Zevkli mi? Ha? Hiç okşandın mı daha önce?
– Hayır aşkım, ilk kez okşanıyorummm!
– Ohhh, daha önce hiç yaladılar mı bunu?
– Aşkım ilkimsin…
– Benim olacakmısın şimdi sevgilim?
– Aşkım bakireyim!
– Olsun birtanem, istersen götünden girerim sana…
– Aşkım çok acıyormuş!
– Ben acıtmam, alıştıracağım onu. Sen sadece bana bırak kendini…
– Peki aşkım, ama nolur acıtma! Delirtiyorsun beni ve yanlış birşeyler yapmak istemiyorum!
– Sen de beni orospum, sen de beni delirtiyorsun!
– Ne? Aşkım, orospu dedin bana!
– Evet orospusun, ama sadece benim orospumsun!
– Aşkım deme öyle yaa!

Ama öyle dedikçe ben daha da azıyordum.

– Fahişesin sen! Baksana sürtüğüm, nasılda sulanmış amın! Yarak istiyorsun!
– Aşkım, deme öyle nolur…
– Sikilmek istiyormusun aşkım? Sikeyim mi seni? Ha?
– İstiyorum aşkım!
– Ne yapsın erkeğin seni?
– Siksin beni!
– Daha yüksek sesle söyle!
– Sikkk beniii!
– Ohhhh…

Benim sadece külotum vardı üzerimde, Berk halen soyunmamıştı. Berk külodumu yavaşça dizlerime indirince, hemen elimle amımı kapattım. Kıllar fışkırıyordu elimin kenarlarından. Berk elimi tuttu, yavaşça kenara çekti. Sonra kkşamaya devam etti kıllı amımı… Artık sıvılarım Berk’in elini ıslatıyordu. Berk biryandan da kalkmış yarağını okşuyordu pantolonunun üstünden. Yavaşça pantolonunu çıkardı. Ardından boxerini de indirince, ömrümde ilk kez yarak gördüm. Kocaman kıllı taşakları ile, kocaman bir yarak bana bakarak okşanıyordu ve bu beni delirtiyordu.

– Eline almak ister misin aşkım?
– Aşkım hiç almadım…
– Olsun birtanem, daha önce hiç okşanmamıştın da!
– Evet, ama…

Ve Berk’in kocaman yarağı elimdeydi. Acemice okşuyordum. O da benim amımı okşuyordu. Zevkten delirmiş gibiydim. Berk elimdeki yarağını yavaşça çekti. Okkalı bir salya akıttı yarağına ve okşamamı söyledi. Böylece yarak elimde daha çok kayıyordu…

İçimde şimdi onu yalama isteği vardı. Eğildim, yavaşça yarağının başını öptüm. “Ooo, sakso mu çekmek istiyorsun?” diyerek elini başıma koyup bastırdı. Yarağıyla burun burunaydım. Yavaşça ağzıma alınca, Berk bir, “Ohhh!” çekti. Yarağını dilimin üstünde kaydırıyor, aşkımı mutlu etmenin verdiği hissle dahada istekleniyordum. Berk beni kaldırdı, kendi oturdu, duvara sırtını vererek. Ben de yanında uzandım. Ben yarağını yalarken, şimdi Berk te götümün yanaklarını okşuyordu. Berk te benim gibi inliyordu, nefes nefeseydi. Ben de daha istekli, daha arzulu yalıyor, sikinin her noktasını dilliyor, onu zevkten uçuruyordum. Berk’in eli artık götümün yanakları arasındaydı, götümün deliğinde parmaklarını hissediyordum…

Yavaşça yana doğru kaykıldı, ben halen ona sakso çekiyordum. “Sevgilim, ver o güzel götü bana. Offf! Şu darlığa bak… Domal aşkımmm!” deyince, hemen domaldım önünde. Berk arkama geçmiş, koca götümün yanaklarını hamur gibi yoğuruyordu. Ben de alttan amımı okşuyordum. Götümün yanaklarını araladı ve deliğim karşısındaydı. Dilini göt deliğime değdirince irkildim. “Sakin ol!” dedi. Ama ben korkuyordum, yani sonuçta göt bu, malum… Acaba istemsiz birşey olur mu diye, korkuyla sıktıkça sıkıyordum götümü. O ise dilini götümün her yerinde gezdiriyordu. Ve o dil götümü yalayıp, yavaşça amıma doğru iniyordu. Sağıma baktığımda aynayı fark ettim, Berk dizlerinin üstünde çökmüş, benim deliklerimi yalıyordu.

“Aşkım, götün de, amın da delirtti beni. Off şu görüntüye bak! Amın harika görünüyor. Hele göt deliğin… Offf, dayanamıyorum artık!” deyip komodini açtı. Bir krem çıkardı. Önce götümün deliğine sürdü, iyice yedirdi kremi. “Aç aşkım götünü!” deyince, iki elimle ayırdım götümün yanaklarını. “Sakın sıkma kendini, alıştıracağım! Canın biraz acıyacak, ama alacağın zevki düşün!” deyince, “Tamam!” dedim. Şimdi sağ elinin işaret parmağı büzüğümde geziyordu. Parmağı götümün içine doğru girmeye başlayınca bağırmaya başladım. Acıyordu! Parmak bu kadar acıtıyorsa, yarak nasıl acıtırdı? Parmağını tamamen götüme sokunca bekledi. Ben kısık bir sesle, “Berrkkk!” diye inliyordum. “Hişt, geçti, tamam aşkım, alışacak!” deyip beni sakinleştiriyordu. Parmağını götüme biraz sokup çıkardı, sonra diğer parmak da girdi götüme. Acı gittikçe artıyordu. Ama istiyordum, Berk’in yarağını bana deliler gibi saplamasını istiyordum. İki parmağıyla uzun bir süre alıştırdı götümü. Artık parmakları rahatça girip çıkıyordu, ama sanki götümde alev vardı. Hafiften gazım geliyordu, ama sıkıyordum büzüğümü. Berk parmaklarını çıkarınca dayanamadım ve osurdum. Domalık halde tutamamıştım osuruğumu. Berk, “Ohoo, daha parmaklayınca osurdun, sikince ne yapacaksın acaba?” deyince utandım. Utandığımı anlayınca, “Sakin ol aşkım, hem zaten osurman beni çok azdırır, sakın tutma, seni osurta osurta sikecem!” dedi.

Artık vakti gelmişti. Yarağına tükürdü ve yavaşça götümün deliğine koydu. Girmeye başladı. O girdikçe ben bağırıyordum. Ama Berk bağırmalarımı, çığlıklarımı dinlemiyor, daracık göt deliğime yarağını daldırıyordu.

– Aşkımmmm, yapma, çok acıyorrr!
– Hiişt, sakin ol, bak kafası götünde.
– Aşkım nolur ağzımla boşaltayım, sokma daha fazla.
– Eee, kes lan orospu! Sinirlendirme beni, bulmuşum böyle koca götü, sikmeden bırakırmıyım?

O nazik adam gitmiş, yerine bir hayvan gelmişti. Ben de bağıra bağıra içime almaya çalışıyordum onu.

– Bağır orospu, bağır da içerdekiler anlasın yarrağı yediğini!

Onları tamamen unutmuştum, kesin benim sikildiğimi anlamışlardı. Berk yarağının tamamını götüme sokmuş, öylece bekliyordu. “Ohhh, daracık! Offf, böyle göt sikmedim yaa, kocaman, öldürecek beni, orospu, yaktın sikimi!” diye mırıldanıyordu. Kurduğum fantazilerden çok daha farklıydı gerçeği. Acıdan geberiyordum, götümün deliği istemsiz bir şekilde kasılıyordu…

Şimdi Berk yavaş yavaş gidip gelmeye başlamış, benim götümü keyifle sikiyordu. Ben de altında kuzu gibi o yarağı alıyordum. “Amını okşa orospum, zevklenirsin!” dediğinde, hemen elimi amıma attım. Amım alev alevdi, bacaklarımdan suları süzülüyordu. Berk hırlayarak beni götten sikmeye devam ediyordu. Arada bir götme şaplak atıyor, o şaplak attıkça ben daha çok bağırıyordum. Ama zevk almaya başlamıştım. Hele amımı okşayınca zevkim daha da artıyordu. Bir erkeğin bana sahip olduğunu bilmek beni delirtiyordu.

– İçerdekiler anlamışmıdır sevgilim?
– Anlasalar ne olacak aşkım? Hepimiz sevgililerimizi burada sikiyoruz! Emin ol, şimdi senin götünü hayal ederek 31 çekiyorlardır.
– Ohhh aşkım, cidden mi?
– Tabi aşkım, sadece senin memelerini, götünü hayal ederek 31 çekiyorlardır!
– Offf aşkımmm…

İçerdekilerin beni hayal ederek 31 çektiklerini duymak gururlandırmıştı beni. Berk ise temposunu arttırmış, artık götümü dağıtırcasına sikiyordu. Götüm yanakları kıpkırmızı olmuştu. Soktukça sokuyor, beni delirtiyordu. Hırlıyor, köpek gibi sokuyor ve arada bir tamamını sokup çıkarıyordu. Bir çıkardığında yine osuruğumu tutamadım. Osurunca dahada azdı ve daha sert sikmeye başladı götümü. İnanılmaz zevk alıyordum.

– Sik beni erkeğim! Ohhh, dağıt götümü!
– Dağıtacam kaşar, dağıtacam orospu!

Bu küfürler beni dahada zevklendiriyordu.

– Evet ben orospuyum ve sen de benim sikicimsin!
– Ohhh, evet fahişe, şu anda erkeğin senin götünde ve onu dağıtıyor. Hep bunu hayal ettin değil mi sürtük?
– Evet aşkım, gecelerdir beni siktiğini hayal ediyorummm!

Götümden çıkardı yarağını. Göt deliğimdeki yangın devam ediyordu. Hem sikilmek istiyordum, hemde acısını dindirmek için ne yapsam diye düşünüyordum. Berk beni yatırdı yatağa, bacaklarımı açtı, belimin altına bir yastık koydu. Ve önüme geçti. Ben hem alkolden, hem götten yemenin acısyla inliyordum, ama zevkim inanılmazdı. Berk tekrar sikine tükürdü ve götüme tek hamlede daldırdı yarağını. Vücudumu okşuyor, meme uçlarımı sıkıyor ve götümü öyle deli gibi sikiyordu ki. Benim de artık amımı okşamaktan elim yorulmuştu.

Birden durdu ve elini amcığıma attı. Kıllı amımın dudaklarını ayırdı ve yavaşça parmağını soktu. “Akım yapma, kızlığım gidecek!” diyordum, ama parmağı sadece girişinde kalıyordu. “Sen istemediğin sürece kızlığına dokunmayacağım, ama bu göt benim!” deyip tekrar sikmeye devam etti götümü. Şimdi iyice sert sikiyordu götümü. Sonra yarağını götümden çıkardı ve eğilip hemen amıma yumuldu. Amımın dudaklarını ayırıp, amımın içini dillemeye başladı. Ve ben çok geçmeden kasılmaya başladım. Kaslmalarımı farkedince, klitorisime yumuldu ve emerek orgazm etti beni. Am sularım yatağa akmıştı. Berk beni orgazm etmenin verdiği gururla, yarağını tekrar soktu götüme. Boşalmak bilmiyordu, hayvan gibi sikiyordu götümü. Ama ben daha fazlasını istiyordum.

– Boz beni!
– Ohhh, bozayım mı aşkım?
– Boz aşkım, ne olur boz beni, patlat kzlığımı, sik amımı!

Berk yarağını götümden çıkardı. Yarağını silecek birşeyler arandı, ama bulamadı. Tuvalette gitmek için kalktı. Tuvalet koridorda, odanın hemen yanındaydı. Kazık gibi yarağı sallana sallana, çırılçıplak çıktı odadan. Odanın kapısını açık bırakmıştı. Ben de kapıyı kapatmak için kalktım, ama götümün acısından rahat yürüyemiyordum…

– Abi ne bağırttın kızı ya! Götünü dağıtmışsındır!

– Oğlum kız tam orospu lan! Şimdi de boz beni, amımı sik diyor!
– Boz abi! İlk sen sik, sonra da biz sikelim!
– Bakalım size vermeye ikna olacak mı?
– Abi diğer kızları da hep beraber siktik, bu da verir herhalde…
– Oğlum diğer kızlarla bu bir mi? Onların delikleri folloşa dönmüş, bunun götünü ilk ben siktim! Ama bu hepsinden daha istekli vuruşuyor! Gerçi sizin hoşunuza gitmez…
– Niye abi ya?
– Oğlum bu orospunun amı çok kıllı, diğerlerininki gibi değil.
– Olsun abi, farketmez, sikeriz!

Berk tuvalete girdi, ben de kapıyı kapatmadan geri yatağa döndüm. Berk az sonra elinde bir rulo tuvalet kağıdıyla girdi odaya. Yarağını tuvalette temizlemişti.

– Konuşmalarınızı duydum!
– Ne konuşmaları aşkım?
– Benim hakkımda neler dediğini duydum!
– Aşkım…
– Merak etme kızmadım!
– Kızmadım derken?
– İstersen onlara da veririm!
– Cidden yaparmısın?
– Yaparım, ama şartım var!
– Kabul!
– Dur dinle! Hepinizi aynı anda kaldıramam, teker teker yaparsanız kabul! Ama kesinlikle aramızda kalacak, kimse duymayacak! Eğer birine anlatırsanz, bana tecavüz ettiğinizi söylerim!
– Kabul aşkım!
– Yemin et!
– Aşkım, annemin babamın üzerine yemin ediyorum!
– Ve asla götten vermem birdaha!
– Tamam aşkım…

İçimi heyecan kaplamıştı. Yavaşça yattım tekrar yatağa. Odanın kapısı açıktı. Artık gizli saklı kalmamıştı nasıl olsa. Artık onların gözünde tam bir fahişeydim. Ve bundan garip bir şekilde zevk alıyordum. O iki yakışıklı erkeğin de beni sikeceklerini düşünmek beni delirtiyordu. Şimdi Berk bacaklarımın arasındaydı, amıma sürtüyordu yarağını. Ben de bekaretimin bozulması için can atıyordum. Nasıl olsa ailemden ayrıydım. Kimse anlamazdı ve ben o an sadece yarak yemek, sikilmek istiyordum. “Hadi sok, ama sakın içime boşalma!” dememle, Berk yavaşça vıcık vıcık olmuş amcığıma girmeye başladı. Ve bir an içimde bir acı hissettim. Kızlık zarım bozulmuştu. Kadındım artık. Beni kudurtan fantazileri yaşamak için artık hiçbir engel yoktu…

Berk çıkardı kanlanmış yarağını amımdan, tuvalet kağıdıyla amımı götümü ve yarağını temizledi. Ve sonra bir anda öyle bir soktu ki, sanki amım ikiye ayrıldı. Gene canım çok yanıyordu. Ama Berk gidip gelmeye başlayınca, acı yerini tarifsiz bir zevke bıraktı. Demin götümden sikilirken acıdan attığım çığlıkları, artık zevkten atıyordum. Berk tamamen üzerime kapanmış, var gücüyle amıma pompalıyordu. Memelerim jöle gibi sağa sola sallanıyordu, kilolu bir kız olduğum için zaten memelerim çok sarkıktı. Berk memelerimi sıkıyor ve iştahla, daracık yeni bozulmuş amcığımı sikmenin zevkini çıkartıyordu. Bir müddet böyle sikti, sonra, “Kucağımda istiyorum seni aşkım!” deyip, uzandı yatağa. Yarağını dikeltti. O azgınlıkla hırlayarak çıktım sikinin üstüne. Artık namus, şeref, kızlık, hiçbir şey umrumda değildi. Tek istediğim, hayallerini kurduğum seksleri yaşamaktı, sanki içimde bir orospu vardı ve bu orospu beni yönlendiriyordu.

“Aaaah! Sik beniii, ohhh, sok amcığıma, yanıyor amım aşkımmm!” diyerek yarağını amıma aldım. Üstüne kapandım ve kendi kendimi Berk’e siktirmeye başladım. Berk keyifle koca memelerimi yalıyordu, elleri de yeni sikilmiş göt deliğimdeydi. Bir müddet sonra artık o da inlemeye başlamıştı. “Ahhhh! Orospuu! Ohhhh! Mahvettin beni!” dediğinde, boşalacağını düşündüm ve iyice hızlandım. Ama Berk, “Ağzına boşalmak istiyorummm!” deyince hemen indim üstünden. Hep merak ettiğim sperm tadını almak için ağzıma aldım yarağını. Berk hayvanlar gibi hırlyordu, ben de iştahla yarağını emiyordum. Ve ılık ılık ağzıma akmaya başladı spermleri. Geldikçe geliyordu, sanki bitmek bilmeyen bir çeşme misali ağzıma akıyor ve tuzlu dölleri boğazıma çarpıyordu. Döllerini daha fazla tutamadım ağzımda ve kenara doğru damlamaya başladı ağzımdan. Berk’in yarağı halen kalkıktı, kalp gibi atıyordu. Yalayarak iyice temizledim yarağını ve yanına yığıldım. Ağzımın içi yapış yapıştı, içimde tarif edemediğim bir duygu vardı.

Berk kültablasına uzandı, bana ve kendisine sigara yaktı. Sanırım orgazm olmanın dindirici bir etkisi vardı, yavaş yavaş kendime geliyordum ve kendime (Ne yaptın kızım sen?) diye soruyordum. Sessizce, yanyana yatmış, birbirimize hiç dokunmadan sigara içiyorduk. Halen götümün sızısını, amımın sızısını hissediyordum. Kendimi çok pis hissediyordum, ki öyleydim de, her yerim salyaydı. Sigaralarımız bitince ben yavaşça kalktım yerimden. Tek isteğim yurda gidip olanları düşünmekti. Sütyenimi ve külodumu Berk’in fırlattığı yerden almak için eğildiğimde, Berk, “Nereye?” dedi. “Yurda gitmek istiyorum, beni götür lütfen!” deyince, “Buğra ve Can’a da verecektin hani?” dedi. Onlar aklımdan tamamen çıkmıştı. Bir anlık azgınlıkla onlarla da sikişmek istediğimi söylemiştim, ama şu anda canım hiç istemiyordu, tek istediğim hemen yurda dönmekti. “Onlarla sikişmek istemiyorum!” dedim. Berk bozulmuştu, “Ama aşkım, söz vermiştin! Beni sevmiyormusun yoksa?” dedi.

Ben de, “Ben seni seviyorum, ama sen beni sevmiyorsun! Sevseydin arkadaşlarınla sikişmemi istemezdin!” deyince, sarıldı bana. Meme uçlarım onun bedenine değiyordu. “Saçmalama birtanem, sen benim için çok değerlisin! Ama onlar da seni çok beğeniyorlar ve seni sikmek için yanıp tutuşuyorlar! Bırak kendini onlara, hem sen zevk al, hem onlar alsın! Sen sadece benim sevgilimsin, birtanemsin!” diyerek beni motive ediyordu. Ben tam bir gerizekalıydım, salak gibi inanıyordum sözlerine. “Beni bırakmayacaksın değil mi?” deyip sarıldım ona. “Hayır aşkım, bırakırmıyım hiç! Sen benimsin, ben sadece senin zevk almanı istiyorum! Emin ol, okuldaki birçok kız grup yapıyor, sevgilileri de katılıyor ve inanılmaz keyif alıyorlar!” dedi. O anda nedense aklıma Sude gelmişti, “Sude de yapıyor mu?” diye sordum.

“Tabii yapıyor! Sude’yi de bu yatakta siktik hep beraber! Üstelik Murat’la birlikte 4 erkektik. Sude’nin nasıl zevk aldığını görmen lazımdı! Senin Sude’den neyin eksik? Hatta fazlan var! Sen alacağın zevke bak aşkım!” dedi. Sude’nin de onlarla sikiştiğini duymak nedense beni müthiş rahatlatmış ve aynı zamanda da kamçılamıştı. Ama saate baktım, “Aşkım geç kalacağım, başka zaman yapsam?” dedim. Berk, “İkisiyle aynı anda yaparsın aşkım, hemencecik biter!” deyince, “Olmaz!” dedim. “Aşkım neden olmasın? Hem kat kat zevkin artar, hemde çabuk biter, ben de seni vaktinde yurda bırakırım işte!” deyince, “Ozaman önce bir duş almama izin ver aşkım!” dedim. O da, “Tamam!” dedi.

Odadan çıktım. Can ve Buğra boxerlerinin üstünden yaraklarını okşayarak bana bakıyorlardı. Onları görünce tekrar cinsel isteğim canlandı. Çıplaktım ve işin enteresan tarafı bundan utanmıyordum. Oysa ki amım kıllardan görünmüyordu. Her yerim salyaydı ve ağzımın kenarında Berk’in az önce akıttığı spermler duruyordu. Ayağa kalktılar. Buğra, “Başlayalım m?” dedi. Ben, “Duşa gireyim, temizleneyim, ondan sonra!” deyince, geri oturdular. Bacaklarım ayrık ayrık banyoya yürürken, arkamdan gülüyorlardı. Banyonun kapısını kapatıp, klozete oturdum. Çişimi yapıp, taharet musluğunu açınca, durumun ne kadar vahim olduğunu anladım. Büzüğüm kapanmıyordu. Aynada biraz kendimi izledim, rimelim akmış, rujum dağılmıştı, götümün yanaklarında kıpkırmızı şaplak izleri vardı, memelerim morarmıştı. Duşa girdim, yıkadım her yerimi. Hazırdım. Havluyla kurulandım, saçlarım halen nemliydi, ama sorun değildi. Sevişmeyecektim, sadece işlerinin bir an önce bitmesini sağlayıp, yurda gidecektim. Çıktım banyodan.

Salonda kimse yoktu. Biraz önce Berk’in beni siktiği odaya girdim tekrar. Buğra o kalın sesiyle, “Hazır mısın?” dedi. Can da odadaydı. Gözlerim Berk’i aradı, ama o yoktu. Yatağa sessizce çıktım, domaldım. İkisi de yaraklarını sıvazlayarak birbirlerine bakıyorlardı. Bu sahne komiğime gitmişti, ama sustum. Can arkama geçti, Buğra da önüme geldi. Buğra yatağa yattı, bacaklarını açtı. Buğra’nın yarağı Berk’in yarağından biraz daha kısa ve inceydi, açıkçası hoşuma gitmişti bu. Ama Can’ın yarağı Berk’inkinden daha büyüktü ve o girecekti bana şimdi. Can götümün yanaklarını okşadı önce, sonra ayırdı onları ve “Berk te sağlam sikmiş ha!” dedi. Aynadan görüyordum, Can deliklerime bakarak yarağını svazlıyordu. Buğra da yarağını burnumun dibinde okşuyordu. Ben de kuzu gibi aralarında domalmış bir şekilde bekliyordum. Buğra yarağını ağzıma değdirmeye başlayınca, ne istediğini anladım ve yavaşça ağzıma alıp saksoya başladım. Ama Berk’e çektiğim saksonun binde birini çekmiyordum, zoraki yalıyordum. Can da sikine tükürüp amıma sokunca, gene acıyla irkildim. Ama artık neyin ne olduğunu bildiğimden, hiç takmadım bu acıyı, çünkü birazdan bunun zevke dönüşeceğini biliyordum. Can hızlı darbelerle amımı sikmeye başladı. Ben Buğra’nın yarağını yalamakla meşguldüm, ama hiç istemiyordum.

Can amıma sert sert soktukça sallanıyordum, tabi benim yağlı vücudum da aynı şekilde sallanıyordu. Can keyifli keyifli beni sikerken, Berk girdi odaya. Oturdu, bir sigara yaktı, elinde içkisi vardı. Ben Buğra’nın yarağını yalamaya devam ederek başımı Berk’e doğru çevirdim. İsteksiz halim hoşlarına gitmemişti. Can saçımı çekip, “Biraz inle orospu! Yarak istedin, sikiyoruz işte!” deyince, çok sert bir bakış attım. Götüme öyle bir şaplak attı ki, acıyla bağırdım. “Haaah, işte bu!” deyip şaplaklarını arttırdı. Daha sert sikiyordu amımı. Amımdan zevk almaya başlamıştım, hem acıdan, hem zevkten bağırıyordum. Bizi oturduğu yerden izleyen Berk’in yarağı gene kazık gibi olmuştu, yarağını sıvazlarken bir yandan da sigarasını içiyordu. Buğra şimdi de taşaklarını yalatıyordu bana. Taşak yalarken inleyebiliyordum, artık müthiş zevk almaya başlamıştım. Ama zoraki bir zevkti sanki, aklım saatte, gözüm Berk’te, dilim Buğra’nın koca taşaklarındaydı. Kıllar yüzünden ter kokusu vardı taşaklarında, ama hoşuma gitti bu koku. Kokluyordum, yalıyordum, emiyordum, artık ben de zevkime bakıyordum.

Can sonra yarağını amımdan çıkardı. Göt yanaklarımı ayırdı ve göt deliğime okkalı bir tükürük bırakıp, yarağını şak diye geçirdi götüme. Götüme giren yarağın etkisiyle gözlerim açıldı, götüm yanıyordu tekrar. Ben acıyla inlerken, Can, “Ohhhh! Ne göt var be orospuda, koydukça sallanıyor!” deyip gülüyordu. Benimle alay ederek sikiyordu beni. Resmen orospu gibi kullanılıyordum… Berk bizi izlemeye daha fazla dayanamadı ve yarağını yanıbaşıma getirdi. Elimi tuttu, elime tükürdü ve sikini avuçlatmaya başladı. Can götümü sikiyor, ben Berk’e 31 çektirirken, Buğra ritmik hareketlerle ağzımı sikmeye çalışıyordu. Buğra bir ara boğazıma kadar soktu yarağını. Çıkarınca öksürdüm, gözlerimden yaşlar gelerek öğürüp geğiriyordum. Gülüyorlardı deli gibi. Bitsin istiyordum, artık daha fazla sikilmek istemiyordum. Can halen götümü deli gibi sikiyor, hırlaya hırlaya sesler çıkarıyor, küfürler ediyor, götüme şaplaklar atıyordu…

Buğra yarağını ağzımdan çıkardı, hemen yerini Berk aldı. Berk te aynı şekilde ağzıma pompalamaya başladı. Boğazıma girmesin diye kafamı geride tutmaya çalışıyordum, ama olmuyordu, illa ki geliyordu ve koca yarak benim midemi bulandırıyordu. Can hızlandı, hızlandı ve böğürerek götümün içine boşaldı. Buğra da, “Oğlum ne yaptın ya, niye içine boşaldın, şimdi sikilmez ki bunun götü!” dedi. Can ise yarağını götümden çıkarıp, kahkahalarla gülerek, “Gel bak, ne hale geldi orospunun götü!” dedi. Buğra kalktı yerinden, arkama geçti ve “Oha lan, kolum girer bu göte!” dedi. Adamlar pek amımla ilgilenmiyorlardı, varsa yoksa götüm. Amımı sikseler zevk alacağım, ama götten aldığım zevk amdan aldığım gibi değildi.

Can yarağını tuvalet kağıdına silip, oturdu ve bir sigara yaktı. Buğra arkama iyice yanaştı, ama benim domalmaktan belim ağrımıştı artık, dizlerim ağrıyordu. Yüzüstü yığıldım yatağa. Buğra da bacaklarımı ayırıp, amıma daldırdığı yarağıyla benim üzerime kapandı ve sikmeye başladı… Ritmi mükkemmeldi, artık ben de orgazm olmak üzereydim. Titremeye ve kasılmaya başlayınca, Buğra benim orgazm olduğumu anladı ve daha tempolu sikmeye başladı. Benim orgazm çığlıklarım yüzünden sesim kısılmıştı artık, ölmek üzere olan it gibi hırlıyordum sadece. Az sonra da Buğra yarağını çıkardı, benim sırtma gelecek şekilde boşaldı… Buğra ve Can, Berk kadar dayanıklı çıkmamıştı. Berk siktiğinde benim içimi dışıma çıkarmıştı, ama bunların ikisi de hemen boşalmıştı.

Berk’in yarağı halen ağzımdaydı, en sona o kalmıştı. Buğra’yla Can sigaralarını keyifle tüttürürken, şimdi Berk’in altındaydım. Berk te amıma soktu ve hemen gidip gelmeye başladı. Amımı sikerken kalçalarımı tokatlıyordu, ben ise yastığa sarılmış, işini bitirmesini bekliyordum. Ama Berk beni epey bir sikti, hemde hiç yorulmadan. Sonunda o da sırtıma boşaldı ve yanıma uzandı. Ben halen yüzüstü yatıyordum. Deliklerim gene sızlıyordu. Bugüne kadar bakire olan deliklerimden bir günde 3 erkek geçmişti ve inanılmaz pişmanlık duyuyordum…

Biraz kendime gelince yavaşça yerimden kalktım, yorgun adımlarla banyoya gittim. Yorgunluktan gözlerimi açamıyordum. Sıcak suyun altında vücudumu dinlendirdim, ama ağlama hissi geldi o anda. Yığıldım küvetin içine, halen scak suyun altındaydım. Her yerim sızlıyordu. Bacaklarımı iyice kendime çekip ağlamaya başladım, ki o anda kapı açıldı. Can sırıtarak, “Bir kere de banyoda versene!” dedi, tekrar kalkmış yarağını sıvazlıyordu. “Siktir git orospu çocuğu, yalnız bırak beni!” deyip kovdum. Can küfürler ederek banyodan çıktı, kapıyı kapatıp gitti. Kendimden iğreniyordum, tiksiniyordum. Berk’le yaptığım seksten inanılmaz keyif almıştım, ama Buğra ve Can’la yaptığım beni çok kötü utandırmıştı. Resmen orospu muamelesi görmüştüm. Evet, fantazilerim gerçek olmuştu, ama rezil olmuştum. Ya videoya çektilerse? Ya bana şantaj yapacaklarsa? İçimde çok kötü bir şüphe vardı. Çabucak yıkanıp, havluya sarınarak çıktım banyodan. Üçü de salona geçmiş, boxerleri üzerlerinde, bira ve sigarayla keyif yapıyorlardı.

Hemen odaya girdim, önce üzerimi giyindim, külodum kurumuştu, kıyafetlerimi giydim ve odayı aramaya başladım. Kamera falan yoktu, içim rahatlamıştı. Aynada kendime baktm, gözlerim yorgunluktan kapanıyordu. Düğmelerimi sonuna kadar ilikledim, ama boynumda morluklar vardı. Bu halde çıkamazdım, çantamı almak için içeri gittim. Halen bira içiyorlardı. Çantamdan fondoteni aldım ve morluklarıma sürdüm. Berk anlamsız anlamsız bana bakıyordu. “Beni yurda götür!” dedim. Berk ise, “Tatlım, araba kullanacak halim yok, cüzdanımdan 100 Lira al ve taksiyle git!” deyince, “Allah belanı versin, orospu çocuğu!” diye bağırdım. Berk bir hışımla kalktı ve “Siktir git lan gözümün önünden! Bak odaya alırım seni, sabaha kadar sikerim, sonrada sokağa atarım, amına koyduğumun orospusu!” diye öyle bir bağırdı ki, hemen çıktım evden.

Cebimde 10 Lira ya var ya yoktu. Üstelik yurda sürekli giden otobüslerin de saati geçmişti. Yapacak bir şeyim yoktu, mecburen taksiyle gidecektim. En kötüsü Sude’den borç alır öderim taksi parasını diye düşünerek, taksiye bindim. Ağlamamak için çok zor tutuyordum kendimi, halen gözümün önünden film şeridi gibi geçiyordu olan biten herşey. Kendi kendime, (Sus Tuba, bunu sen istedin! Al işte, fantazilerin seni ne hale getirdi! Berk’le sikiştikten sonra siktir olup gitseydin ya evden! Berk seni seviyor mu sanıyorsun?) diye diye yurda vardım.

Taksiciye paramın olmadığını, biraz beklerse içeriden alıp geleceğimi söyledim. Ama taksici, “Ne malum kaçmayacağın?” deyince, “Gel beraber gidelim o zaman!” dedim. Kapıdan girince, nöbetçiden borç istemek geldi aklıma, yarın geri veririm diye düşündüm, ki öyle de oldu. Tabi nöbetçiye uydurmam gereken yalanlar vardı, gecikmiştim. Tansiyonumun düştüğünü, hastaneye gittiğimi söyledim ve adam da inandı. Taksiciye parasını verdim ve gitti. Hemen odaya çıktım. Sude, “Ooo, Tuba hanım nihayet teşrif ettiler!” deyince, “Allah senin belanı versin!” dedim ve ağlamaya başladım. “Ne oldu, Tuba dur!” demesini dinlemedim ve koşarak banyoya gittim. Her yerimi defalarca yıkadım, ama sanki halen pistim. Tekrar odaya girdiğimde, Sude benden bir açıklama bekliyordu. Olan biteni anlattım. Ama Sude’nin bana anlattıkları beni daha da yıktı. Sude halen bakire olduğunu, değil grup yapmak, değil götten vermek, Murat’a sakso bile çekmediğini… Berk’in öğrenci olmadığını ve ailesiyle yaşadığını… Murat’ın da, Can ve Buğra adında arkadaşlarının olmadığını… Murat’la Berk’in borç yüzünden iki gün önce kavga ettiklerini vs. anlattı. Ben de ağlaya ağlaya dinledim…

Birkaç hafta kendime gelemedim. Tam kendimi toparlamaya başlamıştım ki, Berk olacak orospu çocuğunun beni Can ve Buğra’ya para karşılığında siktirmiş olduğunu öğrendim. O sinirle hemen Berk’i aradım, ama “Aradığınız numara kullanılmamaktadır!” cümlesini duydum. Sude’nin bu durumu Murat’a anlatıp Berk’i dövdürmeye çalışmasını engelledim. Murat’ın bu olayı öğrenmesini asla istemedim, yüzüne bakamazdım…

Bu olay yaşandı ve bitti. Halen kiloluyum ve halen sevgilim yok, daha doğrusu olmadı. Ama bazen azgınlık anlarımda bu olayı düşünüp, yine parmaklıyorum kendimi.

Yardıma gelen olgun

İşim gereği hafta içleri memleketime 2 saatlik bir mesafede çalışıyorum yakın olduğu içinde hafta sonları çoğunlukla memlekete gidordum yine bir hafta bir hafta sonu çıktım yola giderken arabada bi dengesizlik hissettim kenara çektim birde baktım lastik patlamış neyse stepneyi çıkardım arabadan birde eylül ayının sonları havada karışık yağmur ha yağdı yağacak bir an önce takayım devam edeyim derken yağmur başladı hafif hafif baktım ilerden hızlı adımlarla biri geliyor neyse amca yaklaştı yanıma geçmiş olsun yardım lazımmı diye sordu zaten kimsede yok etrafta yok sağolun desemde yardım edeyim yağmurda ıslanırsın iyice diye geldi yardıma bir yandan lastik takıyoruz bir yandan muhabbet 1 km ilerde bi köyde yaşıyomuş kendisi 55 yaşında uzun yıllar istanbulda çalışmış emekli olmuş hanımıda vefat edince köyüne dönmüş hergün yürüyüşe çıkarım böyle dedi bugün biraz uzattık galiba yağmurada yakalandık dedi yalnız ikimizde lastiği takana kadar baya ıslanmıştık işi bitirince amcanın köyünün yerini sordum yolumun üstünde olduğunu öğrenince bırakayım dedim o kadar yardım etti tabi bir yandanda amcayı süzüyorum bekar uzun süredir sex yapmamış muhtemelen acaba olgun fantazimi onunla gerçekleştirebilirmiyim diye temiz iyi birinede benziyor neyse arabaya bindik köye kadar götürdüm tabi aklımdanda türlü türlü şeyler geçiyo nasıl yapsam diye derken madem buraya kadar geldin buyur misafirim ol hem bayada ıslandın elbiselerinde kurur yoksa böyle hasta olursun diyince aradığım fırsatı buldum galiba dedim kendimce tabi ona çaktırmamak için sağolun rahatsız etmiyim falan diyorum neyse derken girdik eve evi çalıştığı dönemlerde yaptırmış öyle köy evleri gibi deği gayet modern betonerme bahçeli bir ev istersen elbiselerini çıkar kurusun benimkilerden bişeyler vereyim sana derken hatta dedi istersen gir bi banyo yap bu arada da elbiseler kurur falan diyor nerdeyse benim hiçbişey yapmama gerek yok herşey kendiliğinden oluyor gibi fırsat önüme geliyor tabi yine gerek yok falan çekiyorum ben bir yandan da senaryolar hazırlıyorum kafamda nasıl yaparım acaba ters tepki yaparmı falan diye ama gözüde bursa sınırsız escort
kararttım bi kere tam benim istediğim profilde bir olgun benden biraz kısa hafif göbekli çokta kıllı değil gibi neyse dedim sizde çok ıslandınız isterseniz önce siz girin banyoya ben de bakarım sonra falan olmadı ben elbiseleri çıkarır kuruturum siz banyodayken şimdi sizin elbiseleride kirletmiyim falan yapıyorum peki madem o zaman dedi hemde banyoyu ayarlıyım ben önden gireyim belki sen ayarını falan yapamazsın soğukta kalma dedi o içeriye geçerken bende soyunmaya başladım üzerimde atletle kısa boxerım kaldı sadece neyse banyoya geçerken beni çıplak görünce bi durdu bi süzdü sanırım vücudum hoşuna gitmişti esmer vücudum kılsız sayılırdı göğsümde kıl yoktu bacaklarımında dizden yukarısı seyrek kalçalara doğru tertemizdi zaten kalçalarımı deliğimi falan yeni temizlemiştim tertemizdi üşümeyesin öyle dedi bende yok sıkıntı olmaz falan diyorum tamam ben bi girip çıkayım sonrada sen girersin dedi isterseniz çıkarken haber edin gelip bi köpük yapayım sırtınıza bende yalnız yaşıyorum anlarım sizi okadar yarımcı olduğuz bana bende borcumu böyle öedyeyim diye bi zarf attım iznik escort hakikaketenmi çok iyi olur ne zamandır şehre gidip hamama falanda girmedim dedi işte dedim tamam fırsatı yakaladım neyse banyoya girdi bi 10 dk sonra seslendi bana bende atletimide çıkarıp sadece beyaz kısa boxerımla girdim içeri duşun altında beni bekliyordu neyse geçtim köpük falan bir iki sırtını köpükledim su falan tutarken çaktırmadan kendi boxerımı ıslatıyorumki bir fırsat bulup kendimi gösterirsem kalçalarıma yapışıp şeffaflaşan boxerdan belki biraz azdırabilirim amcayı derken hadi bende seni köpükleyeyim diyince kalbim bi hızlandı sanırım bu sefer oldu diye düşündüm ikimizde ayaktaydık arkama geçti yavaşça sırtımı köpüklerken göbeğini arkamda hissediyordum arasıra bana dokunuyordu bende elime sabunu aldım kendimi sabunlama bahanesiyle sonra yalandan elimden düşürdüm sabunu yerden sabunu alayım diye eğilip kalçalarımı hafifçe yasladım ve sürttürerek geri doğruldum artık fitili ateşlemiştim sonra hafifçe ona doğru döndüm aletine baktığımda kabardığı belliydi artık uzatmanın alemi yok diye düşündüm yavaşça önünde diz çöktüm kilotunu hafifçe sıyırdım işte aleti karşımdaydı çok büyük değildi ama zevkli bi şekilde beni sikebilecek bi aleti vardı hiç sesi çıkmıyordu beni izliyordu sadece sonra yanaştım aletinin kafasına bir öpücük kondurdum sonra gövdesine doğru ufak ufak öpücükler kondurarak taşaklarına geldim bir elim le gövdesinden kavradım tekrar başına doğru yöneldim aletinin kafasını dudaklarımın arasına aldım ucuna doğru dudaklarımı kaydırarak geri çekildim sonra dilimle etrafında daireler çizmeye başladım artık kıvama gelmiş kendinden geçmişti sonra aletini tekrar ağzıma alarak saxo çekmeye başladım aletinin yarısına kadar ağzıma alıyor yalıyor emiyordum oda hafif hafif inliyor arada bir çok güzel çok güzel diyebiliyordu sadece derken ahh geliyorum diyebildi sadece bende hiç geri çekilmeden emmeye devam ettim ve dilimle başını yalarken titreye titreye ağzıma ve dudaklarıma boşalmaya başladı gözlerini kapatmış tüm bedeni titriyor her tarafımı bembeyaz dölleriyle suluyordu bir süre öylece bekledi sonra üzerimizi yıkayıp içeriye yatak odasına geçtik vücudum hafif ıslak şekilde yatağa uzandım sırt üstü oda yanıma gelerek üzerime doğru uzandı ve kılsız vücudumu öpmeye yalamaya başladı çok güzelsin harika vücudun var diyor bi yandan da memelerimi meme uçlarımı öpüp yalıyordu zaten meme uçlarımdan çok tahrik olduğumdan içice azmıştım meme uçlarımda sertleşmişti o kadar güzel ve nazikçe öpüp yalıyoduki zevkten altında kıvranıyor kalçalarımı sağa sola oynatıyor hafif hafif inliyordum göbeğimi bacaklarımı her yanımı yalıyordu ama daha büyük süprizi görmemişti kafasında tutarak kaldırdım üzerimden arkamı ona dönerek köpek pozisyonuna geçtim domalarak kalçalarımı ve deliğimi ona doğru sergilemeye başladım yüzümü ona doğru çevirerek bir elimi kalçamın üzerine koydum ve kalçamı okşayıp bi şaplak attım kalçama sanki mesajı almış gibi hemen yaklaştı iki eliyle göt yanaklarımı kavrayıp okşamaya ve sıkmaya sonrada götümü ve deliğimi yalamaya başladı orhangazi escort götüme öpücükler konduruyor yalıyor deliğimi diliyle ıslatıyor etrafında gezdiriyordu bense zevkten deliriyor iyice azıyordum öyle zevkliydi öyle azmıştımki ne isterse yapmaya hazırım gibi geliyodu elinden tuttum sırt üstü yatırdım göğsü hafif kıllı ve beyazlamıştı eğildim aletini kaldırmak için yalamaya emmeye başladım arada göbeğini ve kıllı göğsünü okşuyordum derken alet kıvama geldikten sonra kalkıp üzerine çıktım yüzüm ona dönük yavaş yavaş aletini içime alarak inip kalkmaya ardada kalçalarımı oynatarak sürtünmeye başladım aleti içimdeydi kasıkları götüme değiyor benim alet ve taşaklarımda inip kalktıkça göbeğine değiyordu iki elimi kıllı göğsüne dayayarak destek alıyor inip kalkıyordum aletinin üstünde bu arada bende hareketlerin hızına göre inliyor zıpladıkça ahhh ahhh diye sesler çıkarıyor olgun erkeğimi daha da azdırmaya çalışıyordım bazen aletinin hepsi içimdeyken ileri geri hareketle yapıyor ıhhh ıhhh diye inliyordum oda kalçalarımı bacaklarımı okşuyor iyice kendinden geçiyordu bir ara içime girip çıkarken göğsüne doğru yanaştırdım kendimi dirseklerimi iki yana doğru koyarak gidip gelmeye devam ettim bu esnadada kulağına eğilerek inliyor aahhhh aahhh harikasın aşkım devam et diyerek iyice azdırıyorum derken yine titreye titreye boşalmaya başladı ikinci postada içime boşalmıştı bende aletini içimden çıkarmadan göğsüne doğru yattım bir süre öylece bekledik sonra yanına doğru uzandım bana dönerek çok güzel olduğunu uzun süredir sex yapmadığı için çok özlemiş olduğunu söyledi harkiaydın çok zevkilydi sen vücudun harikasın biraz daha kalsan hemen gitmesen dedi ama bunu bir şey isteyen küçük bi çocuk gibi söyledi dayanamadım bende o gece orda kalmaya karar verdim zaten ertesi gün tatildi birde böyle bir fırsat bulmuşum fantazimi gerçekleştirmişim bırakırmıyım o gece aralıklarla seviştik beni tadını çıkara çıkara yavaş yavaş okşadı öptü yaladı kalçalarımı deliğimi dakikalarca usul usul yaladı sonra beni en sevdiğim pozisyon olan köpek pozisyonunda sikti beni sikerken kalçalarımı arada tokatlamasını istedim meme uçlarımı parmaklarının arasında sıkması onun ve benim istediğimiz bir çok şeyi yaptık o gece .

Annemle sex hayatimiz

Selam arkadaslar ben 19 yasinda Almanyada yasiyorum hikayemiz gercektir bu yaz turkiyede basladi 20 tembuz 2016 annem 41 yasinda .Almanyada yasadigim icin turkcem biraz kotu olabilir yazilarda hata olursa ozur dilerim simdiden
Biz almanya yasiyoruz annem babam ayrildi babamin iş kolik olmasi annemle fazla ilgilenmemesi annemin sexsi giyim ve yazam tarzi yada istemesi sorunlardan bazilari .Tek cocuklari benim ben annemle yasayorum ilk iki ay gayet anne ogul hersey yolunda benim aklimda sex gozuyle bakmadigim annem evin icinde rahat tavirlari ile dolasirken birgun burda okudugum ensest sex hikayesi benim aklima deyisik duygular getirdi o gunden sonra anneme farkli bakiymaya basladim rahat giyindiginden cok firikik veriyordu vucududa cok guzel ve bakimliydi .Birgun evde yanlizken odasina gittim iç camasirlarini falan karistirirken viprator buldum set halinde kayganlastiricilar falan hosuma gitmisti demekki oda sex arzuluyor tatmin olmak istuyor bunlarla diye dusundum ogunden sonra yakinlasmaya basladim sarilip koklayip opuyordum kalcasini oksuyordum onak itidatlar ediyordum onunda hosuna gidiyordu ama birturlu ilerisi olmuyordu onu geceleri izliyordum bazen kapinin anahtar deliginden tamda goremesem de beni deli ediyordu
Birgun sikimi kaldirip gene mutfaktayken arkadan sarildim ilk kalcasini cekti sonra nilüfer escort yavasca bana dogrokendini burakti biryandanda bugun neyaptigimi falan sordu ben snlatirken biryandanda sikimi bastirip cekiyordum o anlamazliktan geliyor tepki vermiyordu sonra iceriye fectik gozu caktirmadan sikimdeydi demekki anladi sikimin ona kalktigini biraz sohbet ettik havadan sudan odasina gecti kapiyi kitledi anahtar deliginden izlemeye basladim viprator le kendini tatmin ediyordu bende osirada 31 tabiki o gun oyle gecti iki gun sonra sabah kaldirmak icin odama gelir hergun 7 de biraz once kalkip sikimi oksayarak kaldirdim pizamanin onunden cikardimtamami sikim tasgibi olmus onu bekliyordu tamami disarda tam 7 de geldi odama hadi uyan oglum falan derken ben uyuyor numarasi yaptim o sirada sikimi gormus olmali sesi kesildi yanima geldi biryandan gozlerime bakiyor biryandan sikime sicacik ellerini hissettim biraz oksadi tasaklarimi elledi pijamanin icine soktu uzerimi oertup cikti sonra tekrar iceri girdi kaldirdi beni uyandirdi kahvalti yapip ciktim aslinda istedigim olmustu sikimi oksamasi bana cesaret verdi gunler boyle gecerken escort
dedemin yazligi var tatilde bizide oraya davet ettiler 5 haftaligina izmire gittik dedem dayimgil ben ve annem yazlik ta oda sayisi fazla yoktu dedemgil bir oda dayim esiyle bir odada cocuklarina ayri bir oda ben ve annem ayni odada ayni yatakta kalmak zorundaydik aslinda tam istedigim olmustu
Gece gec saatlere kadar sohbet gunduz yazliktaki havuza giriyorduk bazen denize orhangazi escort giderdik annemi bikiniyle gormek beni deli ediyordu resimleride burdan paylazacagim bakarsaniz anlarsiniz .Dayimin karisi annemden gencti ama annem daha cekiciydi neyse ben ilk gece gayet masum uyduk annemle ikinci gun gece annemden erken gectim odaya daha once porno filmler indirmistip aile ici anne ogul film basliklarida anne ogul sex falan yazdim filmi actim biraz izledik sikim haliyle tasgibi oldu oksuyordum birsaat sonra annem geldi filmin tam sex sirasina getirdim sikimde cikardim uyuyor numarasi yaptim ya kizacakti yada tamtersi iceri girdi laptopun isigi sadece beni uyanik saniyor benimle konusuyordu ben yanit vermeyince yanima geldi porno filmi gordu oha oglum falan dedi sonra sikimi gordu of of dedi biraz oksadi uzerimi orttu laptop taki porno filme bakti sonra diyer indirdigim filmleri gordu snne ogul anne ogul ha hepsini izledi hosuna gittigi yuz ifadesinden belli oluyordu caktirmadan ona bakiyordum odamizda dus kabini vardi her odaya yaptirmis dedem sagolsun 🙂 annem dusa gitti 15 dakika falan surdu sonra laptop u yanima burakip kendinden kapanmisgibi koydu yanima uzsndi saclari islakti ben uyuyormusgibi arkadan sarildim sonra uyanmis numarasi yaptim birden kalktim biraz numaradan heycan yaptim laptop nerde falan dedim orda oglum kapanmis kendisi bende oraya koydum dedi bende oh dedim ne oldu dedi hiic dedim guldu uyu hadi yarin denize gitcez biraz erken kalkmamiz laz dedi yattik o gece oyle bitti sabah dedem erkenden kaldirip jahvalti yapip alisveris den sonra denize gittik annem gene sexsi beni drli etmisti gunes kremini surmemi istedi masaj yaparak sirtina bacaklarina surdum iyi geldi teşekkür etti masaji ozlemisim dedi istersen aksam eve donunce yaparim dedim gozime bakti gelerek sevinirim dedi anlamisti niyetimi oda gece izledi pornolarin etkisinde kalmis benimde ona karsi dusuncelerimi anlamis olmaliydi o sirada tabi anne anne de olum benimde sirtim agriyor dalan dedi orda yarimsaatde ona masaj yaptim denize gittim sonra yuzmeye basladik dayimla oda iyi biliyor yuzmeyi annem ve yengem kenarda fazla gelemiyorlardi korktuklari icin dayim hadi gel onlarida alistiralim yuzmeye dedi esini aldi yanina oynasiyorlarmi yuzmemi oyrediyor anlamadim anneme gel sende dedim korkuyorum fazla gidemiyorum derin falan dedi ben varim korkma dedim yanima geldi benden tutunuyor du gercekten korkuyor biraz kenara geldik benim boy 1.83 annem 1.70 benim boyuma gore kiyiya geldim annem benden tutunuyor ona nasil yuzmesi gerektigini anlattim sonra dayim yengemi suya burakmis gogusve amina dogru ellerini acarak ona destek oluyor yuzmeyi ogrediyordu brnde bak gel onlargibi yapalim dedim annemi gogusve karin kismina dogru tuttum destekleyerek kollarini at ayaklarini itele falan o sirada elim tam bacak arasina geldi am dudaklarini hissedebiliyordum oda memnundu baktim nasil ogreniyormuyum dedi guzel burakcam biraz sonra kendin gide bilirsin dedim sakin burakma dedi bende zaten burakcakgibi deyildim amina baski yapmaya baslarim oda bacaklarini tam acmaya basladi elim tam bacak arasinda oksuyor avucluyordum onunda hosuna gidiyordu sonra biraz dinlenim dedi göğüs hizasina kadar kenera geldik ayaklari yere deydi yoruldum ama guzeldi dedi sikim tasgibi olmus arkadan ona baski yapiyordum hissetti o sirada dayimgile bakti donra elini sikime goturdu balik tuttum bendedi o benim balik dedim ooo cok buyukmus dedi bende eh iste dedim uzun zsmandir balik yemedim dedi benim kalbim daha hizli atmaya basladi aslinda benim balik tam senlik dedim eminim oyledir dedi hadi kalcasini okssmaya basladim oda sikimi oksuyordu dayim ve yengem yanimiza geldiler biraz suyun icinde kaldik annemle yengemi suya attik falan butun gun oyle gecmisti aklim annemin kinusmalarindaydi aksam yemegimizi yedik biralar raki falan dedem bukonuda acik ve alemcidir dayimla basladilar icmeye sonra birer bardakta annem yengem icti esk**en yeniden sohbet ettik annem sozunvar unutma masaj yapacaksin dedi bende ok dedim gece 2 olmustu zaten herkes odasina gitti annem ben dus alip geliyorum dedi ben ben hemen mum yakip ortami hazirladim annem geldiginde oooo cok guzel dedi yataga yatti uzerinde askili gecelik gayet kisaydi yuzu koyun yatti yataga ben masaj yagi ili omuzlardan baslayip asagi dogru indim ama gecelikten dilayi belinekadar gelrmiyordum biraz cikarsan oolurmu dedim omuzlarindan geceligin ipini kurtardi belinekadar actim ben yagladikca oksadikca ohhh cok guzel oglum diye fisilfiyordu sonra bacaklara gectim yukari dogru ciktim masaj yaparak icindeki geceligin renginden kilot vardi kalcalarini oksayip bastiriyordum onunda hosuna gidiyordu ayaklarini acmis ben ellerimi kalcasina basitirirken o hafif hafif yukari kaldiriyordu elimi belindrn kalcasina dogru indirdim kslcasini iki yana ayirip kapatiyordum ami sulanmis sesler geliyordu sunuda cikaralim dedim geceligi komle cikardim dantelli kilodu tonga gibi yapip kalcasinin arasina sikarladim dur anne boyle daha iyi oluyor deyim kalcasina yagi gokup gotunu oksuyor dum annem nefes alisverisi hiszlanmis ic camasirdan iciri elimi soktum amini oksamaya basladim yavas yavas kolcasini oynatip bana karsilik veriyordu yavasca kilodu cikarip sikimi amdudaklarina deydirip cekiyordum sok hadi dedi yavasca yanan sulu amcuguna soktum ohhhhhh ohhhh nerdeydin oglum sen buzamanakadar sik hadi ben yavas yavas pompalamaya basladim annem zevkden dortkose ben hayallerime erismenin mutlulugu ile sessiz sessiz ikimizde bosaldik icine bosaldim uzerine yattim 30 saniye falan oyle kaldik peceteleri alip uzandik ikimizde bana bu sir kalacak ceneni tut falan dedi ben tabiki falan dedim konustuk biraz ilk nezaman basladigini bendeki ilginin onlari falan sordu hadi gel dusa dedi dus sldik tekrar yataga geldik annem sikimi oynamaya oksamaya basladi daha bitmedi gelbakalim dedi sikimi yalamaya basladi oyle bir yaliyorduki gayet tecrubeli tasaklarimi sikimi tekrardan tasgibi olan sikimin uzerine oturdu uzerinde zipliyor sik anneni oh doyur hadi diye inliyor du sonra ben onu domaltim belinden tutup sert ve sessizce pompaladim sonra sirt ustu yatirip bacaklarini omzuma aldim kokune kadar girip cikan sikim onu daha cok azdiriyor kendinden geciyordu tam orgazm olacagi sira bacaklarini omzumdan kurtardi belime doladi kendine bastirdi amcugunu saga sola oynatarak orgazm yasadi sonra bacaklarini ve kollarini iki tarafa acarak mutlu ve hizli nefes alarak hadi bosal sende dedi ben iki dakika falan gitgelden sonra bosaldim ilk gecemiz boyleydi sonra tatilde hergece sex yapiyor yatiyorduk tatil sonrasi almanyaya donduk evde rahat rahat sikisiyoruz babam onceden anal siktiginden gotten sikiyorum herseferinde ilk vibratorle oynuyorum amcugunu gotu sonra sikiyorum biz mutluyuz hayatimizdan resimlerimizi paylasacagim annemi ikna ettim yuzu gorunmeme sartiyla

Cinselliğe Düşkünler İçin Seks Partisi

Cinselliğe düşkünlüğünüze engel olamıyorsunuz ve artık mastürbasyon yapmak zor mu geliyor. Porno filmlerdeki gibi güzellerden biri karşımda olsa da bana cinselliği A’dan Z’ye öğretse mi diyorsunuz? O zaman doğru yere geldiniz demektir. Escort güzelleri ile erkeklerin gecelerine renk katan beraberlikleri yaşamalarına müsaade eden milyonlarca seks partneri sitemizde sizleri bekliyor.
İnsan bu güzelleri görünce birden fazla duygusal anı bir arada yaşamak istiyor diyenlerdenseniz beylikdüzü escort bayan seçiminizde tek tercihiniz biz olabiliriz. Grup seks hizmeti ile farklı duyguları bir arada yaşamanızı sağlayacak olan güzellerimiz verdikleri hizmet kalitesi ile başınızı döndürecek kaliteli birliktelikleri hafızalarınıza adeta kazıyacaktır. Seks partisi yapmak isteyen erkeklerin sürekli ziyaret noktası olan grup seks hizmeti veren escortlarımız memnuniyetinizi daim olacağı seksi pozları sizleri dolu dolu yaşatabileceklerdir.
istanbul escort kızlar arasında en çıtırından en olgununa kadar seçimde bulunacağınız yaş aralığı ve ten rengi seçeneklerinin yanında yabancı uyruklu güzellerimizi de görmeden geçmeyin diyoruz. Baş döndüren gecelerde erotik danslar ve kostümlü seksi güzellerimiz ile otel ya da evlerde beraberliklerinizi taçlandırıp memnuniyetinizi bizi ziyaretiniz ile istediğiniz zaman tekrarlayabilirsiniz.

Evli Bir Bayandan Alinti

Adım Gül, kocam Murat 28, ben 27 yaşındayım. Ben ne kadar mazbut bir aile kızıysam kocam da tam tersine o kadar sapık ruhlu biri… Yine de güzel, huzurlu ve mutlu bir evliliğimiz var. Tam 5 yıldır evliyiz. Henüz bir çocuk yapmadık.
Eşimle liseyi dışarıdan bitirme sınavları esnasında tanıştık. O zamanlar 18 yaşlarındaydık. 1. 70 boylarında 55-60 kilo arası, belime kadar inen siyah bukleli saçlarım, zeytin karası iri gözlerim, daha kimse tarafından ellenmemiş dipdiri göğüslerim ve hafif geriye doğru çıkık dolgun kalçalarımla eşimin bir anda dikkatini çekmişim. Benimle tanışmak için zemin hazırlamış, ilk fırsatta da arkadaşlık teklif etti. Ben de onun yakışıklılığına vuruldum, hemen kabul ettim.

Her genç sevgililer gibi bizim de flört devremizde ufak tefek kaçamaklarımız olmuş, kuytu köşelerde öpüşme, elleşme gibi fanteziler yaşamıştık. Bir keresinde evde kimse yokken beni alıp evlerine götürmüştü. Salonda koltuğun üzerine yatırmış ve külotumun üzerinden erkekliğini sürterek her ikimiz de boşalmıştık. Fakat bunun ardından kendimi kirlenmiş hissetmiş, nasıl böyle bir şey yaptım diye ağlamaya başlamıştım. Bu kadar toy bir bakireydim o dönemde…
Ama daha sonraki günlerde evin her müsait oluşunda evlerine gitmeye beni ikna ediyor, her seferinde daha da ileri giderek benim kılsız, tertemiz amımı ve minik arka deliğimi yalayarak ikimizi de orgazma taşıyordu. Ve her ilişki arkasından gözümden dökülen o masum pişmanlık gözyaşları…

Birbirimizi o kadar çok istiyorduk ki ayrı olduğumuz zaman gaziantep escort dilimlerinde bile telefonlaşıyor, telefonda birbirimizi baştan çıkartıyor, am, göt, yarak kelimelerini bol bol kullanarak beni tahrik eden kocam çığlık çığlığa, bense evde bulunan ailemin duymaması için nefes nefese boşalıyorduk.

Askerliğini yapıp geldi. Aylar boyunca ayrı kaldık. Birbirimizi çok özlemiştik. Tezkereyi alıp geldiğinde gittiğimiz kafenin tuvaletine gizlice sokup duvara yasladı. Oracıkta, ayakta öpüşüp sevişirken bana sürtüne sürtüne boşaldı.

Ailesinin desteğiyle işini kurup beni ailemden istedi. Nişanlandık. İşini oturtana kadar uzun süren nişanlılık dönemimiz gayet iyi geçti geçmesine fakat bir ilişkiyi uzun süre tutmak iki tarafın da bazı heyecanları yitirmesine sebep oluyor sanırım.

Yine bir gün nişanlımın evine misafirliğe gittim. Baş başa kalmak için mutfağa geçtik. İkimiz de azgın olmamıza rağmen ben kendime hakim olmayı iyi biliyordum. Ama nişanlımın ısrarlarına dayanamıyor, kıramıyordum. Pantolonundan çıkarttığı 18 santimlik normal ölçülerdeki yarrağını elime vererek bana sıvazlatıyor, otuzbir çektiriyordu. İkimiz de mutfak duvarının dibine çöktük.

Ama o gün tüm uğraşıma rağmen nişanlımın boşalması biraz geç olmuştu. Bunun için benden ilk defa farklı bir isteği gaziantep escort bayan olduğunu mırın kırın ederek söyledi. Ona fantezi anlatmamı istedi benden. Nedense, sanki onunla değil de bir başkası ile sevişiyormuşum gibi anlatmamı istiyordu. Ben de dayanamadım. Onu kırmayarak ve buna karşı çıkmayarak belki de hayatımın hatasını yaptım. Kulağına dudaklarımı iyice yaklaştırdım. Ona yine bir başkasıymış gibi canlandırarak, tüm hayal gücümü kullanarak, açık saçık bir fantezi anlattım ve müthiş bir boşalma yaşamasını sağladım.
Bu böyle sık sık devam etti. Sonunda nikahımız kıyıldı ve evlendik. Gerdek gecesi beni sabaha kadar defalarca becerdi. Ben eşim kadar azgın değildim ve yatakta klasik bir şekilde sevişmeyi seviyordum. Sadece bir kere nişanlı iken ağzıma verip boşalmıştı. Ve neye uğradığını şaşırmış bütün dölleri tükürmüştüm.

Ne anal ne de oral seks yapıyordum kocamla… Fakat kendime yapılmasından çok zevk alıyordum. Beni yatırıp saatlerce amımı, götümü yalarken bana da fanteziler anlattırırdı. Anlatmaya başladığım zaman beğenmediği hikayeyi değiştirmemi söyler ve aradığı, istediği fanteziyi anlatmamı sağlardı.
Tahrik olsun, boşalsın diye anlattığım şeylerin bana hiç zevk vermediğini ve sırf o zevk alsın diye anlattığımı ona da söylerdim. Benden koca yarağı olan bir erkekle sikişirken anlatmamı istiyordu çoğunlukla… Hoşuma gitmiyordu bu isteği… Ve çoğu zaman tartışarak seksi yarıda bırakarak yataktan çıkıyorduk.

Yine böyle bir zamandı. Oturma odasındaki çek yatta sevişirken aynı konu yüzünden tartışmıştık. Kocam tekli koltuğa oturmuş, bense çekyatta kalmıştım. İkimiz de çırılçıplak, öfke doluyduk. Birkaç dakikalık suskunluktan sonra yattığım yerde doğrularak kocama,

“Seni aldatmam sana zevk mi veriyor?” diye bir soru yönelttim. “Seni tahrik eden bu mu? Seni boynuzlamam mı?” Cevap vermeden yüzüme bakmaya devam etti. Zaten cevap vermesine de gerek yoktu. Ayan beyan belliydi istediği şey… “Seni aldatmamı istiyorsan, bu o kadar zor değil. Şurdan rastgele bir telefon açar, birisini çağırırım eve… Eminim o da hemen gelir…” diye sözlerimi sürdürdüm.

Ağzı açık bana bakıyordu. Ve sözlerim öylesine etkiledi ki, az önceki kavganın etkisiyle inen, solucan gibi kalan siki bir anda havaya dikildi, taş gibi oldu. Hemen oturduğu koltuktan koptu geldi, dizlerimin dibinde diz çökerek, girdaba kapılmış sandal gibi amımı yalamaya başladı.

”Seni boynuzlamamı istiyorsun, öyle mi?” diye sorular soruyordum kocama… O da bir yandan beni yalarken,

”Evet karıcığım… Boynuzla beni! Beni aldatmanı istiyorum! Seni sikişirken izlemek istiyorum!” diye cevaplar vermeye başladı.

“Yapacağım ama bunu… Görürsün sen… Bir deliye kırk kere deli dersen deli olur. Sana boynuzlar takayım da gör gününü… Gör bak, karın başka erkeklerle nasıl sikişiyor…” diye konuşmalarıma devam ediyor ve kocamı daha da çok çileden çıkarıyordum. Amıma dil atarak yalıyor, emiyor, kokluyor oradan göt deliğime inerek dilini içine sokmaya çalışıyordu.

“Yap karıcığım… Aldat beni… Boynuzla beni… Kocaman yaraklar girsin amına… Doya doya sikiş onlarla…” diye mırıldanarak emmeye devam ediyor, adeta dediklerimi gerçekleştirmem için bana cesaret veriyordu.

Kocamın zaafını kullanıp onu aşağılamak, erkekliğini küçük düşürmek ve onun bundan tahrik olması beni de hiç olmadığı kadar inanılmaz biçimde tahrik etmişti… Amım sulanmış, dudakları inanılmaz şekilde kabarmış,

“Oooh! Evet istiyorum! Kocaman yaraklar istiyorum! Siksinler beni! Sana da seyrettireceğim kocacım, merak etme! Ama sen sadece otuzbir çekmekle yetineceksin. İstediğim birileri ile istediğim zaman sikişeceğim artık… Ne güzel… Ne anlayışlı kocam var benim. Ohhhhh. Yala kocacığım. Dilini sok içime.” diyerek aldığım korkunç zevki artık saklamaya gerek duymadan kocama aktarıyordum.

Artık tam onun istediği kıvamdaydım. Normalde tam bir mazbut ev kadını iken yatağa girer girmez tıpkı bir orospu gibi azıyor ve kocama inanılmaz fanteziler anlatıyordum. Neler neler… Başka erkeklerle, zencilerle grup seks olayları, onların kocaman yaraklarıyla yaşadığım sikişler… Anlattığım her fantezi kocamı inanılmaz şekilde sertleştiriyordu ve dölleri fıskiye gibi fışkırıyordu boşaldığında…
Bu nasıl bir sapıklık, nasıl bir duyguydu bilmiyorum ama adam beni başkaları ile sikişirken izlemekten müthiş zevk alıyordu. Hemen şunu da belirteyim aynı zamanda inanılmaz kıskanç bir kocadır. Daha doğrusu, kıskanç kocaydı… Esk**en başka erkekler hakkında tek kelime ettirmezdi bana… Fakat şimdi dizginler elden gitmiş “Off… Şu erkek ne kadar yakışıklı” diyecek olsam sesini çıkartmadığı gibi ilgiyle bakıyordu. Başka erkeklerin bana ilgiyle bakması da hoşuna gidiyordu.

Bir akşam gezmeye gittik. Her zamanki gibi dekolte bluz, mini etek giydirmişti bana… Bir kafede karşılıklı oturmuş hem muhabbet ediyor, hem pizzamızı yiyorduk. Arka masada oturan bir gencin sürekli beni süzdüğünü fark ettim. Gözlerimi kaçırmadan baktım, o da aynı şekilde bakmaya devam etti. Yalnız değildi masada… Arkadaşı da aynı onun gibi esmer, atletik yapılı, zımba gibi delikanlıydı. Dayanamayıp gülümsedim. Kocam da benim rahat durmadığımı fark etti.
”Nereye bakıyorsun karıcığım?” diye sorduğunda çekinmeden durumu anlattım.

Heyecanlandı, tuvalete gitme bahanesi ile kalktığında, pantolonun önündeki kabarıklık görülmeyecek gibi değildi. Masada yalnız kaldığımda iki kafadarı süzmeye ettim. Bakışıyorduk sürekli… Sikecek gibi bakıyorlardı bana… Hoşuma gidiyordu bakışları… Tahrik olmuş, içimde yangın başlamıştı sanki…

Eteğimi düzeltir gibi yapıp biraz daha yukarıya çektim. Bacaklarımın güzelliğini gösterdim. Yerlerinde kıpırdandılar. Biri elini önüne götürmüş oğuşturup duruyordu. Rahatsızlığı meydandaydı. Kocam da biraz sonra yerine dönerek oturdu. Kabarıklığı inmemişti, gözleri parlıyordu. Elini tuttum ve sordum,

”Kocacığım seni boynuzlamamı istiyordun ya… Eğer bunu hala istiyorsan boynuzcuların arka masada oturuyor. Ne dersin?”

Yutkundu. Kıvrandı. Sanki kıskançlık ateşiyle zevk ateşini karşılaştırır gibiydi. Sonra duraksamadan yanıtladı beni,

“Evet karıcığım, onlarla sikişmeni istiyorum” cümlesi dökülüverdi dudaklarından…

”Beni onlarla sikişirken görmeyi çok istiyorsan, onları masaya davet etmen gerekiyor. ” diyerek yol gösterdim.

Daha sonra arka masadaki delikanlılardan tuzu alma bahanesi ile karşılıklı bir diyaloga girdik ve masaya davet ettik. İsimleri Tolga ve Koray olan bu gençler espri anlayışları ile o gece bizi kahkahalara boğdular. Saat 23:00 civarlarında kafeden çıkarak bize gidip birer kahve içmeyi teklif ettik. Bu daveti sunarken o kadar istekliydim ki çocuklar bizi reddetse oturup ağlayabilirdim. O denli istiyordum onları… Kalkıp hep birlikte eve gittik. İçeriye girdiğimizde,

“Siz salona geçin ben kahveleri hazırlayım” diyerek yatak odamıza geçtim. Benim arkamdan kocam da geldi. Yatak odasına girer girmez elimi sikine atarak

“Birazdan sana öyle bir boynuz takacağım ki ömrün boyunca unutamayacaksın” dedim. Kıvrandı, neredeyse o an boşalacaktı pezevenk kocam. ”Şimdi sen içeri git ve onlar beni sikerken sadece seyret kocacığım” diyerek içeriye gönderdim. Giderken kapıda heyecandan titreyen sesiyle,

“Bu gecenin tadını çıkart karıcığım, doyasıya sikiş onlarla…” diye fısıldadı.

“Bu ilk deneme aşkım… Alışkanlık yaparsa bana, karışmam bak… Bunu sen istedin, devamına da katlanmak zorundasın” diyerek bundan sonra da bu gibi isteklerim olacağını ona ima ettim.

”Sen ne zaman istersen karıcığım” diyerek bana onay verdi.

Gülümseyerek kapıyı arkasından kapattım. Hazırlanmaya başladım. Çok heyecanlıydım. Üzerimdekileri çıkarıp attım. Saten çamaşır takımımı giydim. Kocamın yeni aldığı siyah ipek geceliği üzerine geçirdim. Dantelli siyah ince jartiyer çoraplarımı ve yüksek topuklu lame ev terliklerimi giydim. Biraz aşırı makyaj yaptım alelacele, parfüm boca ettim. Gardrobun boy aynasında kendime baktım, çeki düzen verdim. Yatak odasından erkeklerimin beni beklediği salona geçtim.

Salonun kapısında durup pervaza kolumu dayadım, seksi bir poz takınarak erkeklerin beni fark etmesini bekledim. Zaten gözleri kapıdaydı. Beni görür görmez gözleri faltaşı gibi açıldı. Hele kocam… Her zaman mazbut aile kadını olarak misafirlere ikramda bulunan karısı bu gece bir orospu gibi iki yabancı erkeğin önünde poz veriyordu. Oturduğu yerde kıvrandığını görüp gülümsedim. Diğer ikisi de ondan farksızdı aslında… Üçünün de önlerinde çadır kuruluvermişti bir anda…

”Ee, beyler, kahvelerinizi nasıl alırdınız?” Elimi apış arama götürüp önümü okşayarak, “Şekerli mi?”, Kasıklarımdan yukarıya çıkardığım elimi göğüslerime götürdüm, iri memelerimi avuçlayarak, “Sütlü mü?” diye muzip bir şekilde gülümsedim.

Tolga ve Koray şaşkınlıklarını üzerlerinden atamamış bir bana bir kocama bakarak bu gece kamp yapacakları çadırlarını pantolonlarının önünden okşuyorlardı.

Topuklu terliklerimin üzerinde sekerek gittim, ikisinin ortasına oturdum. İki elimi uzatıp kalkmış sertliklerini okşadım. Şuh bir tavır takınarak,

“Beyler, bu gece beni sabaha kadar sikeceksiniz. Kocam kendisine boynuz takılmasına pek meraklı da… Hem onun, hem benim gönlümü yapıverin olmaz mı?” diyerek hepsini daha da azdırmaya başladım. Tolga

“İstediğiniz bu olsun, zaten en iyi yaptığımız şey bu” diyerek bu konuda çok tecrübesi olduğunu ima etti. Büyük bir sabırsızlıkla iki yarağı da dışarı çıkarttım ve

“Ooo… Ne kadar güzel yarraklar bunlar böyle, tam amıma layık… Öyle değil mi sevgili kocacığım?”diyerek kocamı da tahrik edici sözler söylemeyi ihmal etmiyordum.

Kocam gözlerine inanamıyordu yaptıklarımı izlerken… Büyük bir heyecana kapılmış, pantolonunun önünden sikini dışarıya çıkarmış 31 çekiyordu. İki genç erkeğin önünde diz çöküp kocama yapmadığım oral seksi karşımdaki iki erkeğe büyük bir zevkle yapıyordum. Tam onun hayalini kurduğu gibiydi her şey…

Kocam bizi izlerken ben iki erkeğe oral yapıyordum. İkisi birden ellerimde, iki yarrağı aynı anda yalıyor, taşaklarına kadar inip çıkıyor, hiç yarrak görmemiş gibi büyük bir iştah ile ağzıma sokup çıkarıyordum. Bu güzel aletler kardeş gibi birbirlerine çok benziyorlardı. İkisi de kalın, damarlı 20-22 santim civarlarındaydı.

ttığı amıma parmakları ile masajlar yapmaya başladı. Tolga da ipek geceliğimi ve sütyenimi yırtarcasına çıkarıp çırılçıplak bıraktı beni… Üzerimde sadece jartiyer çorabı ve ayakkabılarım kalmıştı.

Ben Tolga’ya ritmik bir şekilde ağzımı siktirirken Koray da lezzetine doyamadığı bir şey yer gibi amımı yalıyordu. Büyük bir iştahla emiyor, dilini ulaşabildiği kadarıyla amımın en derinliklerine kadar sokup çıkartıyor ve benim daha da azmama neden oluyordu.Arada Tolga’nın sikini ağzımdan çıkarıp

”Oooooh… Koray ne güzel emiyorsun amımı… Hiç bu kadar zevk almamıştım. Oooooh…” diyerek memnuniyetimi dile getiriyordum.

Koray daha sonra doğruldu. Bir çırpıda üstünde ne varsa fırlatıp attı. Onu gören Tolga da aynı şeyi yaptı. Koray beni uzun tüylü halının üzerine sırtüstü yatırıp bacaklarımı araladı. O hayvani büyüklükteki yarağını amının duvarlarına sürttürmeye başladı. Tolga da yanımıza gelmiş, koca sikini ağzıma sokmuştu.

Bu güne kadar hep kocamın yarağının tadına alışmış kadınlığım Koray’ın sikini içine almakta biraz zorlanacağa benziyordu. Koray benim iyice ıslanan, dudakları şişen daracık amcığıma badanaya devam ederken ben zevkten kıvranıyor, Tolga’nın sikini yalarken zevkle inliyordum.

“Hadi sevgilim sok artık içime… Onu köküne kadar içimde istiyorum. Kocacığım, sen de gel daha yakından izle. Bak sevgili karın amcığını nasıl siktirecek şimdi. Sok sevgilim, boynuzla şu kocamı. Ooooooh. ”

Kocam etrafımızda dolaşıp her şeyi daha iyi izleyebileceği bir pozisyon bulmaya çalışıyordu. Bana bütün giriş çıkışları kaçırmak istemiyordu sanki… Koray biraz daha sürttükten sonra benim istekle yanan daracık amcığıma sikinin kafasını zorlamaya başladı. Yarak amımda yavaş yavaş ilerliyor, amımın duvarlarını genişletiyordu. Ben de vajinal kaslarımı kasıp bırakarak içimdeki yarağa daha çok zevk vermeye çalışıyordum.

Koray sonunda köküne kadar içime sokmuş, giriş çıkışlarını hızlandırmıştı. Koca alet içimde gidip geldikçe sürekli olarak kasılmaya başladım. Bağıra bağıra zevk feryatlarıyla orgazm üzerine orgazm yaşıyordum. Kocama gözüm ilişti, kimbilir kaçıncı kez elleriyle sıvazladığı sikinin ucundan dölleri fışkırıyordu.

Bacaklarımı Koray’ın beline dolamış, içimdeki sertliği en derinlerime alabilmek için inanılmaz kıvrak hareketler yapıyordum. Bu güne kadar kocamla hiç böyle seviştiğimi, bu denli zevk aldığımı hatırlamıyordum. Ben feryat figan Koray’ın aletinin tadını çıkartırken, bir yandan da Tolga’nın yarağını büyük bir iştahla yalıyor, biraz sonra içime girecek bu güzel aleti kendime hazırlıyordum. Koray ayak bileklerimden tutup bacaklarımı havaya kaldırmış, bir yandan sikiyor, bir yandan zevkle inliyor,

“Nasıl orospu? Beğendin mi benim sikiş tarzımı?” şeklinde sözler sarfediyordu. Zevkten çıldırma noktasına gelmiştim artık,

“Oohhh… Evet sevgilim… Çok güzel sikiyorsun beni. Bu güne kadar kocam beni hiç bu kadar güzel sikemedi. Ohhh… Çok güzelmiş…. Ahhh kocacım… Bilseydim bu kadar güzel olduğunu boynuzları sana çok daha önceden takardım kocacığım…” diye kocama sürekli hakaretler savuruyordum.

Kocamsa bana kızacak yerde zevkten dört köşe olmuş, sikini sıvazlayıp duruyordu sürekli… Biz hareket ettikçe o etrafımızda sürekli dolanarak amıma girip çıkmasını en iyi şekilde görmeye çalışıyordu bir yandan da… Koray’ın hareketleri sertleşmeye başlamıştı. Tüm gücüyle yarağını içime gömüp kalçalarını oynatıyor, aletini vajinamın içinde kanırtıp duruyordu.

Kocamın gözleri fal taşı gibi açılmış, hiçbir ayrıntıyı kaçırmak istemiyor gibi eğilip yakından amıma girip çıkan Koray’ın sikini izliyordu. Onca zevk çırpınışının arasında içimden gülmek geldi onun bu hareketlerine… Aynı zamanda aldığım zevk de tavan yaptı,

“Mmmm… Nasıl kocacım? Hadi söyle… Güzel sikiyor mu karını? Koca yarak nasıl girip çıkıyor amcığıma? Söyle bana pezevenk kocam… Ahhh… Bilemezsin godoşum… Öyle zevk duyuyorum ki aşkım… Ohhhh…”

“Evet canım.. Evet sevgilim… Çok güzel sikiyor seni… Piston gibi yarağı… Sokup çıkardıkça içinden sular akıyor aşkım… Kocaman taşakları var… Arkana çarpıp duruyor, hissediyor musun?”

“Delirtme beni pezevenk herif… Evet… Duyuyorum… Arka deliğimi okşuyor taşakları… Ohhhh… Harikaa….”

Biz böyle çılgınca birbirimize bağırıp dururken Koray’ın hareketleri iyice hızlanmış, hırıltılar çıkarmaya başlamış, içimdeki yarak sanki daha da büyümüştü. Gelmek üzereydi. Tolga’nın ağzımda emdiğim, yaladığım sikini bırakmadan ona seslendim,

“İçime boşal sevgilim… Fışkırt içime… Amımın ateşini söndür…. Ohhhh… Pompala beni… Döllerinin sıcaklığını içimde hissedeyim… Böyle işte… Böyle… Ahhhh…”

Bacaklarımın arasında sanki tekme atar gibi bel hareketleriyle sikini vurup durdu amıma Koray… Böğürerek bütün döllerini boşalttı son bir darbeyle… Nefes nefese kaldı, içimden bir flop sesiyle çıkardığı yarağıyla kenara serilip kaldı. Kocam yanıbaşımda, eli sikini sıvazlaya sıvazlaya, gözleri pırıl pırıl, az önce içimden koca sikin çıktığı, sulanmış amıma bakıyordu…

“Ahh, çok güzel aşkım… Amcığın döllere bulaşmış. İçinden beyaz spermler akıyor… Senin zevk sularınla karışmış… Öyle güzel görünüyor ki amcığın… Ohhh… İşte görmek istediğim buydu benim… Beni mutlu ettin şimdi…”

Sanki yalamak ister gibi yaklaşmıştı iyice… Bir an yalayacak zannettim hatta… Ama Tolga fırsat vermedi. Sırt üstü yatıp beni elimden tutup kendine çekti. Dimdik havaya dikilmiş sikinin üstüne oturmamı istiyordu.

“Yoo… Bittim ben aşkım, biraz dinleneyim ne olur… Hiç alışık değilim böyle sikilmeye…”

Kalkıp kendimi üçlü koltuğun üzerine attım. Tolga bir yanıma, kocam diğer yanıma geldi. Çırılçıplak kaykılıp oturduk. Güya dinlenecektim ama ne mümkün… İki erkek iki yandan memelerime kapandılar. Bir yandan yoğurup bir yandan yalıyorlardı. Dakikalarca yaladılar, uçlarını emdiler. Gözlerim kapalı, başımı geriye atmış durumda oturduğum yerde zevkten kıvranıyordum iki erkeğimin arasında… Kocama,

“Kalk bize içki getir sevgilim… Susadım ben…” dedim.

Kocam kalkıp içerden viski şişesini, bardakları getirdi. O içkilerimizi hazırlarken onun yerini Koray almıştı. Şimdi Tolga ile Koray’ın, iki sikici erkeğin arasında her tarafım yalanıp okşanırken kocam da bize hizmet ediyordu. Bardaklarımızı uzattı. Doğrulup kendi bardağımı aldım. Kadehlerimizi tokuşturup içtik. Kadehlerimizi iki üç yudumda bitirdik aceleyle…

Kocama tekrar doldurmasını işaret ettim, tekrar doldurdu. Yanında çikolata ikram etmişti bize… Kadehimi fondip yaptım, bir parça çikolatayı ağzımda eritip yanımda oturan Tolga’nın kucağına eğildim. Ağzımdaki erimiş çikolatayı yarı sert sikinin başına akıttım, dilimle yalayarak skinin her tarafına bulaştırdım. Sonra da dakikalarca o erimiş çikolataları sikinin gövdesini yalaya yalaya bitirdim. Elimdeki yarak taş gibi olmuştu.

Dinlenmiş, kendime gelmiştim. İki kadeh viski de damarlarımda dolaşmaya başlayınca ben yine coştum. Koltuktan aşağıya, halının üzerine kaydım. Tolga’nın sert sikini tutup yanıma çektim. O da sırt üstü uzandı az önceki gibi… Dizlerimin üzerine kalkıp sikinin üstüne hizalandım. Bacaklarım ikiye açılınca az önce Koray’ın amıma bıraktığı döller süzülmeye başlamıştı yine… Elimle alıp kocama uzattım, yaklaştı yanıma… Sikini tutup elimdeki bir avuç suyumla karışık dölü sikine sürdüm, birkaç kez sıvazladım kaygan kaygan…

“Hadi sen devam et aşkım… Ortağının spermleriyle otuzbir çek bizi izlerken…” diyerek ilgimi altımda yatan Tolga’nın sikine verdim.

Elimle tutup amımın dudakları arasına kaydırdım başını… Ve bir hamlede oturdum. Koca siki hart diye gömüldü amcığıma… Dudaklarımı ısırıp zorlaya zorlaya dibime kadar soktum, kasıklarımız birbirine değdi. Ellerimi onun kaslı göğsüne dayayıp bekledim bir an… İçim dolmuştu kalınlığıyla… Sonra vahşi, hızlı bir tempoyla oturup kalkmaya başladım. Sonsuz bir zevk dalgasının üzerinde yaşıyordum sanki… Kocama,

“Ohhh… Kocam… Nasıl, hoşuna gidiyor mu beni sikmeleri? Güzel sikiyorlar mı karıcığını? Ahhh… Net görüyor musun? Nasıl giriyor di mi yarağı? Yara yara… Hissediyorum… Ohhhh…”

“Evet aşkım.. Evet karıcım… Çok güzel sikiyor seni… Sen onu sikiyorsun hatta… Harika sikişiyorsun… Oh benim orospu karım… Fahişemm… Ben istememiş olsam bu zevki yaşayamazdın işte… Ohhh… Çok güzel… Öyle değil mi?”

“Evet… Evet kocacım…” diye inleyerek eğildim, Tolga’nın dudaklarına yumuldum. Hırsla, şehvetle öpüşüyorduk. Memelerim onun göğüslerinde eziliyordu adeta… Dudaklarımı bir ara kurtarıp hem Tolga’ya, hem de arkaya, kocama seslendim,

“Tolgacım, çok güzel sikiyorsun aşkım… Sok… Köküne kadar geçir amcığıma… Pompala alttan alttan… Ohhhh… Doyamıyorum sikini yemeye… Hadi hızlan aşkım, kocam da görsün kadın nasıl sikiliyor… Ohhh… Kadına nasıl zevk verilir öğrensin…” Bir an durup kalçalarımı sallayıp kocamı davet ettim, “Gel aşkım… Sen de götümü yala kocacım… Deliğimi yala… Her yerimden zevk verin bana… Hadi dedim sana… Çabuk…”

Kocam da bekletmeden isteğimi yerine getirdi. Minik deliğimde dilinin sıcaklığını, ıslaklığını hissetmek aldığım zevki zirveye taşıdı. Böyle zevk olamaz diye düşündüm. Kıvrandım… Kalçalarımı indirip kaldırıyor, deli gibi çırpınıyordum. Sürekli bir orgazm yaşıyor gibiydim. Yorulunca kendimi bırakıyor, dinlenmeye çalışırken Tolga alttan pompalamaya başlıyor, kocamın göt deliğimi yalayan diliyse durmak bilmiyordu.

“Yala kocacım… Pezevengim benim… Yala… Sen beni mutlu ettin bu gece… Sikilmeye doyurdun… Götümü yalamak senin hakkın… Sen buna layıksın godoş kocam benim… Yala… Yalaa…”

Sanki ben yalamasını emretmemişim gibi bıraktı beni… Hırsla başımı kaldırıp baktım. Az önce içime boşalıp kendini koltuğa atan Koray’ın siki yine sertleşmiş, sikini sıvazlayarak bizi izliyordu oturduğu yerden. Kocam onun yanına gidip elinden tuttu, yanımıza getirdi. Ne yaptığını merak ettim, fazla sürmedi, istediği şeyi anladım.

Arka deliğimi yine dileyen kocam çekilip yerini Koray’a bırakmış olmalı ki, onun sikinin başını arkamda hissettim. İçim ürperdi. Kocama vermediğim götümü bu gece başkasına verecektim ve istiyordum bunu… İlk tepkim kendimi biraz kasmak oldu… Korkuyordum canımın yanmasından… Koray zorlamadı, sikinin başını deliğimin çevresinde gezdirdi. Kocama seslendi,

“Krem falan var mı abi? Yengenin canı yanmasın…”

Kocam hemen fırladı gitti, banyodan vazelini getirdi. Dört parmağını kavanoza daldırıp aldığı vazelini götümün deliğine sürmeye başladı. Ben hareketsiz durup onun işini bitirmesini beklerken Tolga altımda yavaş yavaş kıpırdanıp sikini içimde oynatıyordu. Kocam parmaklarındaki vazelini deliğimin her yanına, parmaklarını minik deliğime daldırıp içlerime sürüyor, beni götümden sikecek erkeğe hazırlıyordu resmen…

Vazelinli parmakları zevk veriyordu arkama… Önce biri, sonra ikisi, üçü deliğimin içinde dans etmeye başlamıştı. Alışmıştım artık… Acımıyordu, zevk alıyordum.

Sonunda parmaklar çıktı, yerini Koray’ın sikinin kocaman başı aldı. Tolga altımda sikini amımın içine kökleyip hareketsiz durdu. Koray da götümün deliğini zorlaya zorlaya girmeye başladı. Ben de elimi kalçalarıma götürüp sonuna kadar ayırıp içime rahat girmesini sağlamaya, yol açmaya çalışıyordum.

Sonunda o koca şey köküne kadar götüme girebildi, kasıkları kalçalarıma dayandı. Dudaklarımı ısırıp bir çığlık attım. Yanıyordu arkam, vazelinin tüm kayganlığına rağmen arkamda sanki bir sopa vardı, geriyordu deliğimi… Bir an bekledi, sonra gidip gelmeye başladı. O hareketlenince Tolga da alttan pompalamaya devam etti. Ritmik bir tempo tutturup beni düzmeye başladı sikicilerim…

Zevkten inliyor, deliriyordum adeta… Çığlıklar atıyor, iki erkeğin arasında kendimi delicesine siktiriyordum. Koray’ın belimi mengene gibi kavrayan parmakları beni kendine çekti, hareketsiz durdu bir an, köklemişti içime… Siki içimde şişmişti sanki… Butlarımı sıkıp gevşeterek içimde masaj yaptım zevk aletine…

Koray sikine yaptığım masaja dayanamadı, inleyerek sırtıma kapandı, seri bir şekilde götüme girip çıkmaya devam etti. Tolga da alttan pompalıyor, beni delirtiyorlardı. Orgazm üstüne orgazm yaşıyordum. Hiç bitmeyecek gibi gelen bir şehvet fırtınasına kapılmış, yaprak gibi savruluyordum aralarında… Kocam da bizi izleyerek, inlemelerimizi, feryatlarımı dinleyerek sikine asılıp duruyordu yanımızda…

Sanki daha önce hep beraber bu işi yapıyormuşuz gibi ahenk içinde sikişiyorduk. Dördümüz de boşalmak üzereydik. Koray sikini hızla götümden çıkarttı. Arkamda şimdi kocaman bir delik vardı sanki… Bir boşluk oluştuğunu hissettim. Koray böğürerek sıcak menilerini arkama, belime, sırtıma fışkırtırken Tolga da altımda kadınlığımın derinliklerine fışkırtmaya başlamıştı.

İçime dışıma yağmur gibi yağan sıcak döllerin, erkeklerimin zevk çığlıkları beni de kendimden geçirdi. Tolga’nın kalın siki içimdeyken kasılmaya, son ve en müthiş orgazmımı yaşamaya başladım. Kocam geri kalır mı? O da yanıma gelmiş, bir eliyle saçlarımdan kavrayarak diğer eliyle tuttuğu sikini ağzıma yanaştırmış, menilerini yüzüme, ağzıma, her yerime attırıyordu.

O gece sabahın ilk ışıklarına kadar dinlene dinlene, doyasıya, değiştire değiştire siktiler beni… Her boşalmalarında ağzıma verdiler, hepsini ziyan etmeden yuttum. Kocam da bizi izledi bütün gece… Daha önce ağzıma kazara boşalttığında iğrenerek tükürdüğüm dölleri bu iki delikanlıdan afiyetle yutmam karşısında ne düşünüyordu bilmem…

Sabah gün ağarırken, kimseler görmeden misafirlerimizi uğurladık. Kaşla göz arasında ikisinin de telefonlarını aldım. Bu muhteşem zevk gecesi bir defada kalmamalıydı. Kapıyı arkalarından kaparken kocama dönüp baktım. rdu bilmiyorum. Harika bir gece, harika bir grup seks yaşamıştım.

karımı doyasıya siktiler. Ikisinin aynı anda karımın ağzına boşalma sahnesi ve karımın dölleri ziyan etmeden yutması da harika bir görüntü idi.
“Nasıl kocacım, hoşuna gitti mi?” diye sordum gülümseyerek.

“Evet aşkım, harikaydı. Bayıldım.” Diye yanıtladı.

“Ama bu yeni imajın da çok yakıştı, boynuzların harika görünüyor pezevenk kocacım…” dedim.

Pezevenk lafım yine azdırdı kocamı… Zaten çıplaktık, beni mağara adamı gibi kucaklayarak yatak odasına götürdü hızla… Yatağa fırlattı. Bacaklarımı aralayıp hala içimde tuttuğum iki yabancı erkeğin amımdan süzülen döllerini büyük bir zevkle yaladı, yuttu. Kocamın dili, dudakları amımın dudaklarında makine gibi gidip gelirken ben saçlarını yolarcasına asılarak zevkten kıvranıyordum… Başını bacaklarımın arasına kıstırıp kalktım, içimden daha çok döl gelmesini sağlayıp kocamın ağzının üstüne oturdum. O delice amımı yalarken,

“Ah benim sapık kocam… Madem döl yalamayı seviyordun, beni sikenlerin yanında isteseydin ya… Sana kaynağından yalatırlardı döllerini… O güzel yaraklarını sen de yalardın, zevkine varırdın” diyerek alay ettim kocamla…

O günden sonra alışmış kudurmuştan beterdir misalirahat durmadım. Kocamdan sürekli yeni yaraklar istedim. Kocam da kendisinin istediği bu yeni duruma adapte oldu, hayır diyemedi hiç bana… Her istediğimde eve yabancı erkekler getirip siktirdi beni… Her seferinde finali amımdaki dölleri yalayarak kapattık.

Şimdi de evli çift bulup onlarla sevişmek istiyoruz. Lezbiyen ilişkiyi de denemek istiyorum. Kocamı sen de bayram yaparsın, karısını sikersin arada diyerek sıkıştırıyorum. Sanırım yakında bir kadınla sevişmenin de tadına bakabilirim.

AYÇA – HERŞEYIN BAŞLANGICI (4)

Ayça odasına dönünce bir süre televizyon izlemeye çalıştı. Aklını olanlardan başka şeylere yöneltmeye çalışıyordu. Sonra Piraye’nin odasında bu gece neler olduğunu merak etti. Televizyonu kapayıp balkona çıktı. Yavaşça ilerledi ve dün gece saklandığı yerden Piraye’nin odasına baktı. Hiç ışık yoktu. Biraz daha yaklaşıp daha dikkatli baktı. Oda tamamen boştu.

Yeniden odasının önüne döndü. Bir sigara yakıp uzaktan tatlı tatlı yankılanan denizin sesini dinledi. Sigarası bitince odasına döndü. Yatağının ucuna oturdu ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Sinirleri bozulmuştu. Şu son bir haftada yaşadıkları tüm dengesini altüst etmişti. 1-2 ay öncesine kadar çoğu kişinin gıpta edeceği bir hayatı vardı. Mutlu bir evliliği vardı Tolga’yla. İş hayatı gayet iyi gidiyordu. Artık bir bebek sahibi olmayı düşünüyorlardı ciddi ciddi. Şimdi ise herşey berbat olmuştu.

Kendini acınacak halde görüyordu Ayça. Kocası onu aldatmış, evliliği sona ermeye yüz tutmuştu. Haftalardır cep telefonunu ya hiç açmıyor, ya da Tolga’nın aramalarına cevap vermiyordu.

“Onu ellerimle Mirey’e itiyorum” diye düşündü. porno izle Kariyeri de son 1 haftada inanılmaz zarar görmüştü. Neredeyse hiç tanımadığı iki bayinin tecavüzüne uğramış, onların seks kölesi olmuştu. Belki de Sadık ve Mahmut olanları çarpıtarak, allandıra ballandıra her yerde Ayça’yı nasıl becerdiklerini anlatıyorlardı. Bunlar Erman bey’in kulağına giderse işini kaybederdi.

“İnsanların yüzüne nasıl bakarım” diye düşündü. “İstanbul’a döndüğümde belki herkes herşeyi biliyor olacak. Bana bir fahişe gözüyle bakacaklar. Tanrım!” Ve yeniden hıçkırıklara boğuldu.

Yarım saat kadar sonra kendine geldi. Gidip yüzünü yıkadı. Uyumak için yatağa uzandı. Fakat bu sefer de aklı akşam olanlara takıldı. Piraye sanki kendisiyle alay ediyormuş gibi gelmeye başlamıştı. Aptal durumuna düşüyordu.

“Ne biçim arkadaşım var, herkesin önünde beni zora sokuyor” anal porno diye düşünmeden edemedi. “Yarın Piraye’yle konuşacağım. Benim düşüncelerime, hayat tarzıma karışmasın. Kendi istediğini yapabilir ama benimle uğraşmasın!” Aklına Tamer geldi.

“Az kalsın, işleri daha da berbat edecektim. Herşey Tolga beni aldattı zenci porno diye başladı. Şimdi benim yaptığıma bak.” Birden yataktan doğruldu. Tolga’ya telefon etmeye karar verdi. Onu affettiğini söyleyecekti. “Yarın İstanbul’a dönerim” diye düşündü, “Birlikte tatile çıkarız. Herşey yoluna girer.”

Santrali aradı ve İstanbul’daki evinin numarasını verdi. Saat çok geç olmuştu ama sabahı bekleyemiyordu. Çocuk gibi heyecanlanmıştı. Ne yazık ki, bu heyecan kısa sürdü. Santraldeki görevli numaranın yanıt vermediğini bildirdi.

“Nerede olabilir bu saatte. Allah Allah! Dur bir de cepten arayayım.” Günlerdir açmadığı cebini açtı ve Tolga’nın numarasını çevirdi. Telefon kapalıydı.

“Belki santraldeki kız yeterince çaldırmamıştır, Tolga’nın uykusu ağırdır” diyerek evi bir kez de cepten aradı. Defalarca çaldırmasına karşın telefon açılmadı.

Ayça birden büyük bir mutsuzluğa kapıldı. İçini Tolga’nın Mirey’le veya başka bir kadınla birlikte olduğu düşüncesi kemiriyordu. Kendini koca dünyada yapayalnız hissediyordu. Yapayalnız ve mutsuz. Kendi haline sinirlendi sonra.

“Ne yapıyorum ben?” diye düşündü, “Herkes keyfine bakıyor, benim halimse ortada. Ben miyim sanki tüm olanların sorumlusu?” Tolga’ya karşı büyük bir öfke duydu. “Beyefendi kimbilir nerede, kimlerle… Ben de oturmuş ağlıyorum. Hayır böyle devam edemem.”

Yataktan kalktı, yeniden balkona çıkıp temiz hava aldı. Sonra kararlı bir şekilde içeri girdi. Ayakkabılarını giydi ve kapıya yöneldi. Tamer oda kapısının çalınmasıyla uyandı.

– “Ne oluyoruz yahu bu saatte?” diyerek doğruldu, saatine baktı. Saat 3’ü geçiyordu. Çarşafı çıplak vücuduna sarıp kapıyı açmaya gitti. Kapıyı aralığından dışarı bakınca gözlerine inanamadı. Kapıdaki Ayça’ydı.

– “Aaa. Ayça! Hoşgeldin. Bişey mi oldu?”

– “Hayır, endişelenme. Uyku tutmadı. Belki biraz konuşuruz dedim.” Gözleri Tamer’in yarı çıplak vücuduna takılmıştı.

– “Uygun değilsen gideyim.”

– “Hayır hayır. Ne münasebet! Sadece biraz şaşırdım da. Gelsene içeri. Kusura bakma, oda biraz dağınık.”

– “Boşver dağınıklığı. Tatildeyiz.”

Ayça doğruca balkona yöneldi.

– “Senin odanın manzarası çok güzelmiş. Hem denizi görüyor, hem dağları. Kıskandım seni.”

– “Şey evet. Pek manzarayla ilgilenmedim ama…”

– “İçecek bişeylerin var mı? Keşke odadan getirseydim bişeyler.”

– “Alkollü bişey yok. Oda servisi unutmuş bu sabah. Kola var. İçer misin?”

– “Ok. Kola iyi gelir.”

Böylece gecenin üçünde Tamer’in yatağının kenarına oturup kola içmeye başladılar.

– “Söylesene Tamer, neden evlenmedin? Yanılmıyorsam 36 yaşındasın.”

– “Bilmem. Fırsat olmadı sanırım veya uygun birini bulamadım. Neden sordun?”

– “Yakışıklı bir erkeksin. Bekar olmanın cazibesi ne merak ettim.”

– “Bu işler şans işte. Ne bileyim. Senin gibi biri karşıma çıksa belki çoktan evlenirdim.”

– “Beni bu kadar beğeniyor musun?”

– “Evet. Hem de çok. Bu sabah seni plajda gördüğümde, ‘tamam’ dedim, ‘işte aradığım kız.”

– “Bana bu gece benden hoşlandığını söylemiştin ya…”

– “Evet. Bu seni kızdırdı mı?”

– “Hayır. Neden kızdırsın ki? Beğenilmek tüm kadınların hoşuna gider. Bilmeni istiyorum ki, ben de senden hoşlandım.”

– …..

– “Düşündüm de, hayat kısa ve birkaç gün sonra tatilimiz bitecek. Neden kendimizi rahat bırakmayalım? Birbirimizi mutlu edebiliriz.”

– “Demek beni mutlu edeceksin. Bunu nasıl yapmayı planlıyorsun?”

– “Şortunu çıkarmaya ne dersin?”

Bu teklife karşı koymak imkansızdı Tamer için. Bir çırpıda şortunu çıkardı. Penisi şimdiden sertleşmeye başlamıştı. Sırtüstü uzandı. Karşısına çıkan fırsata inanamıyordu. Ayça ağır hareketlerle bluzunu, pantolonunu ve ayakkabılarını çıkardı. Yatakta çırılçıplak yatan ve an be an penisi büyüyüp dikilen Tamer’in karşısında iç çamaşırlarıyla durdu. Tamer’le gözgözeydiler.

Yavaşça ilerledi, yatağın kenarına oturdu ve ağır hareketlerle Tamer’in penisini avucunun içine aldı. Tamer titredi ve kasıldı. İnanılmaz zevk aldığı belliydi. Ayça yumuşak hareketlerle Tamer’e mastürbasyon yaptırmaya başlamıştı. Tamer Ayça’nın saçlarını okşuyor, onu soyunmaya ikna etmek istiyordu.

– “Harikasın Ayça. Nefis! Okşa onu, evet. Devam et!”

Ayça birden avucundaki canavarı bırakınca Tamer’den bir hayalkırıklığı nidası yükseldi.

– “Neden durdun? Ne olur, devam et.”

Ayça’nın niyeti durmak değildi. Kısa bir süre yarattığı canavara baktıktan sonra ellerini sırtına götürdü ve sütyeninin klipsini açtı. Az sonra iri göğüsleri tüm ihtişamıyla Tamer’in karşısındaydı. Bu gece Tamer’e bişey yaptırmamaya niyetliydi herhalde ki, Tamer’in kucağına tırmandı ve göğüslerini emzirmek istercesine ağzına dayadı. İlk karşılaştıkları andan beri çıplak hayal ettiği göğüsleri dudaklarına sunulurken bulan Tamer, biberon isteyen bir bebek gibi saldırdı. İki eliyle yanlardan kavradı ve çılgınca emmeye başladı.

Ayça’nın gırtlağından bir zevk iniltisi yükseldi. Tamer sımsıkı tuttuğu göğüsleri iştahla yaladı, irileşmiş uçlarını emip-kemirdi, yumuşak etleri tatlı tatlı ısırdı, arzuyla yüzüne sürttü. Yaklaşık 5 dakika süren bu göğüslere tapınma seremonisinden sonra Ayça da iyice tahrik olmuş, her şeyi yapabilecek kıvama gelmişti.

Göğüslerini Tamer’in dudaklarından ve ellerinden kurtardı ve erkeğinin dudaklarına yapıştı. Çılgınca bir arzuyla ve müthiş bir açlıkla öpüşmeye başladılar. Birkaç saat önceki tutkulu öpüşmeleri bunun yanında solda sıfır kalırdı. Öpüşmüyorlar, adeta birbirlerini yiyorlar, içiyorlardı.

Artık kimin olduğu iyice karışan diller dans ediyor, genç çift dilleri yardımıyla birbirlerinin ağzının her noktasını keşfediyordu. Öpüşmenin şiddetinden çenelere kadar her yerleri, tükürük ve salya içinde kalmıştı. Nice sonra nefes nefese kalıp ayrıldıklarında Tamer,

– “Seni seviyorum Ayça. Daha önce böyle öpüşen bir kadın görmemiştim” dedi.

– “Ben de daha önce hiç kimseyle böyle öpüşmemiştim.”

– “Hadi Ayça, biraz önceki gibi küçük Tamer’le ilgilen. Ama bu sefer dudaklarınla.”

Oral sekse çok da meraklı olmayan Ayça bir an tereddüt ettiyse de kararını verdi ve Tamer’in bacaklarının arasına kaydı. Bu gece tüm sınırlarını aşacaktı. Kan basıncıyla kazık gibi ve başı kocaman olmuş penisin önce başını öpmeye başladı. Dudaklarının temasıyla Tamer kendine engel olamadı:

– “Ohh! Hadi sevgilim, em onu, yala! İyice hakkını ver!”

Ayça bu gece partnerinin bir dediğini iki etmemeye azimliydi. Hem şu an önünde nabız gibi atan ve gayet temiz, traşlı bu penise daha önce hiç kimseninkine istemediği kadar oral seks yapmak istiyordu. Yumuşak hareketlerle penisin iyice kızarmış başını dudaklarının arasına aldı ve emmeye başladı.

Ağzı alıştıkça gitgide daha büyük bir kısmını ağzının içine alıyordu. Arada bir emmeyi kesiyor, kayganlaşması için dilini penisin gövdesinde dolaştırıyor, uzun uzun yalıyordu. Böylece kısa sürede Tamer’in penisinin büyük bir kısmını rahatlıkla ağzına sokmaya başladı.

Ayça’nın ağzının nemli sıcaklığı, dilinin kaygan teması Tamer’i kendinden geçirmişti. İki eliyle birden Ayça’nın başına bastırıyor, kendi belirlediği ritimle emdirmek istiyordu. Ayça’yı dudaklarıyla kendine mastürbasyon yapmaya zorluyordu. Bu şekilde biraz daha devam ederlerse, Ayça’nın bir türlü aklından çıkaramadığı yüzüne boşalması an meselesiydi.

– “Devam et canım, devam et. Sakın ritmini bozma. Ohh! Kasıklarım patlayacak.”

Bu son sözlerle Ayça bir an durakladı. Tamer her an ağzına boşalabilirdi. Bu alışık olmadığı ve istemediği bir şeydi.

– “Neden durdun? Lütfen, lütfen emmeye devam et. Ağzınla boşalt beni.”

– “Tamer, buna emin değilim. Pek yapmadım da.”

– “Senin de hoşuna gidecek. Bunda çekinecek bişey yok ki! Gayet sağlıklı bişey.”

– “Bilmiyorum. Bu çok mu önemli?”

– “Evet! Çok istiyorum. Bak gör, senin de hoşuna gitmezse bir daha asla yapmayız. Hem beğenmezsen tükürürsün. Hadi şimdi devam et.”

Ve Ayça devam etti. Hem de bir an önce sonuca ulaşmak için bir yandan müthiş bir istekle emerken, eliyle de Tamer’in taşaklarını okşamaya, sıkıştırmaya başladı. Derken dilinde hafif bir acılık hissetti. Bu, Tamer’in önden kaçıveren sperm sıvılarıydı.

Penisin başını yalayarak iyice tadına baktı ve hiç te kötü olmadığını düşündü. Bunun üzerine Tamer’in penisini gitgide hızlanan bir tempoyla somurmaya başladı. Neredeyse gırtlağına kadar sokuyor, bir an durup, ağzının içinde pıt pıt atan penisi hissediyor, sonra yeniden emmeye devam ediyordu. Penisle dudakları ve dili arasında tükürükten köprüler, baloncuklar oluşuyordu.

– “Geliyorum Ayça. Geliyorum. Ağzına geliyorum, ohhhh!”

Tamer’in tüm vücudu elektriğe kapılmış gibi kasılmaya, zangır zangır titremeye başladı. Hareketleri kontrolünden çıkmıştı. Ayça hiç ara vermeden emmeyi sürdürdü. Birden ilk sperm dalgası gırtlağına kadar çarptı. Bir an boş bulunup durakladı. Tamer yalvaran gözlerle devam etmesini istedi. Zevkten sesi çıkmıyordu.

Bu ilk sperm dalgasını bir anda yutan ve tadı hoşuna giden Ayça, emmeye devam etti. Tamer önce katı katı, ardından fışkırırcasına boşaldı. Kaç zamandır biriktirdiği tüm spermlerini Ayça’nın sıcacık ağzına gönderdi. Ayça hiç ara vermeden, hem emiyor, hem yutuyordu. Tamer’in orgazmı yaklaşık 20 saniye sürdü ve sonunda Ayça ağzındaki penisi çıkardığında, ortada tek bir damla bile sperm yoktu. Penis, pırıl pırıl ve tertemizdi. Tamer minnettar gözlerle Ayça’ya baktı.

– “Teşekkür ederim Ayça. Bana hayatımın orgazmını yaşattın. Ben de altta kalmak istemem. Göreceksin seni uçuracağım.”

– “Buna hiç şüphem yok. Ama bana bu gecelik bu kadarı yetti. Neredeyse sabah oluyor. Biraz uyumalıyız. Yoksa yarın sersem gibi oluruz. Daha yapacak çok işimiz var.”

Ve erkeğinin penisinin başına ve ardından dudaklarına küçük birer öpücük kondurarak yatağa yüzükoyun uzandı. Gözlerini kapattı. Ağzından daha önceleri müthiş iğrendiği sperm tadı vardı. Ama artık iğrenmiyordu. Aksine yaptıkları çok hoşuna gitmişti.

“Daha hayatta öğreneceğim neler var kimbilir” diye düşündü. Az sonra iki sevgili derin bir uykuya dalmışlardı.

İki sevgili sabah kapının ısrarlı çalınmasıyla uyandılar. Şaşkınlıkla birbirlerine baktılar. Tamer beline çarşafı dolayıp kapıyı açmaya gitti.

– “Nerdesin ya! Merak ettik. Saat 11 oldu. Kahvaltıya inmedin. Ayça da yok ortalıkta. Odasında da değil.”

Sinan ve Piraye’nin seslerini duyan Ayça bir an panikledi. Tamer’in yatağında ve çırılçıplaktı. Bu inanılmaz bir rezalet olabilirdi. Tamer’in kemkümleri arasında Sinan arkadaşına aldırmaksızın odaya daldı. Yatakta çarşafları aceleyle üzerine çekmiş Ayçayla karşılaşınca, bir an şaşırdıysa da gülümseyerek,

– “Piraye gel bak kim var burada! Boşuna korkmuşuz.” Piraye de merakla odaya girdi ve Ayça’yı karşısında bulunca:

– “Off Ayça! Allah iyiliğini versin. Ödümü kopardın. Başına bir iş geldi sandım. Hadi kalk. Saat 11.”

– “Tamam, tamam. Niye bu kadar merak ettiniz ki? Çocuk değilim.”

– “Çocuk olmadığın her halinden belli.”

Sinan bu sözleri söylerken bir yandan da Piraye’ye çapkınca göz kırpmıştı.

Ayça hayatında bu kadar utandığını hatırlamıyordu. Evli barklı kadın başka bir erkeğin yatağında basılmış gibiydi. Kendini ucuz bir fahişe gibi hissediyordu. Durumun tuhaflığını farkeden Tamer,

– “Hadi çocuklar. Siz sahile gidin. Biz birazdan geliyoruz” diyerek Sinan ve Piraye’yi gönderdi. Ayça’nın yanına oturdu ve saçlarını okşayarak,

– “Hadi Ayça, asma suratını öyle. Hepimiz yetişkin insanlarız. Sinan’la da Piraye’nin birlikte olduklarını bilmediğini söyleme bana. Herkes istediğini yapmakta özgür.”

– “Evet ama.. Bilmiyorum. Ben evliyim.”

– “Olsun. Evliliğinde sorunlar olduğunu, ayrı yaşadığınızı Piraye anlatmıştı. Dert etme bunu.”

– “Demek Piraye herşeyi anlattı. Bravo! Onunla da konuşacak iki çift lafım olacak. Neyse, sanırım kimsenin kimseye bişey söyleyecek hali yok. Temiz havlun var mı?”

Böylece yarım saat sonra Ayça ve Tamer plaj kıyafetleriyle deniz kenarına indiler. Erkekler içecek birşeyler almak için uzaklaştıklarında Ayça,

– “Aferin sana Piraye! Tüm sırlarımızı anlatmışsın. Senin ağzında bakla ıslanmaz mı?”

– “Ne kızıyorsun ki! Kocandan ayrı yaşaman saklanacak bişey mi? Hem evli, hem de benimle tatilde olman kolay açıklanabilecek bir durum değildi.”

– “Boşversene. Sana güvenmiştim. Beni yanılttın.”

– “Kızım bırak şimdi namuslu taze pozlarını. Az önce gördük halinizi. Hah ha! Ay ilahi Ayça, hiç aklıma gelmezdi bu kadar çabuk yelkenleri indireceğin. Tebrik ederim. Doğru yolu buldun.”

– “Böyle konuşma. Kendimi fahişe gibi hissediyorum.”

– “Ne alakası var? İstediğinle yatarsın, bunda utanacak bişey yok. Ne demek fahişe gibi hissetmek, ben de Sinan’la yatıyorum. Fahişe mi oldum şimdi?”

– “Bu farklı. Sen bekarsın, ben evliyim.”

– “Farketmez. Senin evliliğin de bitmek üzere.”

– “Hayır. Ben Tolga’dan ayrılmayı düşünmüyorum.”

– “İyi ayrılma o zaman. Ama senin adına gerçekten seviniyorum. Güzel kadınsın. İnsan bu yaşları bir daha bulamaz. Hayatın tadını çıkarmak hakkın.”

Bu konuşmalar Ayça’nın biraz da olsa moralini düzeltmişti. Dörtlümüz bütün gün plajda kaldılar. Bol bol yüzdüler, kağıt oynadılar, uyukladılar, güneşlendiler. Kısacası iyi vakit geçirdiler. Saatler geçtikçe Ayça kendini rahatlamış hissediyordu. Neşesi yerine gelmişti. Tamer kendisine çok iyi ve centilmence davranıyor, onu rahatsız edecek hiç birşey yapmıyordu.

Böylece akşam üzeri güle eğlene odalarına yöneldiklerinde herkesin keyfi yerindeydi. Dün gece çok içip, yorulmuşlardı. Bu gece otelde kalacaklar, güzel bir akşam yemeği yiyip sohbet edeceklerdi. Bir saat sonra restoranda buluşmak üzere sözleşip odalarına dağıldılar.

Ayça odasında duşunu aldıktan sonra güneşte yanan vücuduna krem sürerken dün gece yaşadıklarını düşünüyordu. Bugüne dek yapacağını hiç düşünmediği birşey yapmıştı. Bir gün önce tanıştığı bir adamla birlikte olmuştu. Daha doğrusu birlikte olmamıştı da ona oral seks yapmıştı.

Üstelik daha önce kimseye yapmadığı birşeyi yapmış, Tamer’in spermlerini yutmuştu. Ve bundan da büyük zevk almıştı. Oral seks yaparken Tamer’in tam anlamıyla kendisine teslim oluşunu, çılgınlar gibi titremesini ve kasılmalarını unutamıyordu. Yaptığından pişmanlık duymadığını düşündü. Artık eski Ayça değildi ve bundan en küçük bir rahatsızlık hissetmiyordu. Yeni bir hayat, yeni olasılıklar, yeni heyecanlar ve zevkler kendisini bekliyorlardı.

Akşam yemeği çok neşeli bir havada geçti. Tamer ve Sinan sürekli espriler yaparak herkesi güldürüyorlardı. Ayça kendini uzun zamandır hissetmediği kadar mutlu ve keyifli hissediyordu. Piraye de halinden çok memnun görünüyor, Sinan’la kumrular gibi sevişiyordu. Ayça da Tamer’in arada elini tutmasına veya kolunu okşamasına izin veriyordu. Uzaktan izleyenler, masadakilerin yeni evli iki çift olduğunu düşünürdü.

Yemekten sonra bu akşam nereye gitsek muhabbetine geçildi. Bir süre karar veremeden konuştular. Sonunda Sinan,

– “Neden bir yere gitmek için bu kadar kasıyoruz ki? Bu gece de otelde kalalım. Birimizin odasında toplanalım. Mesela benim odamın manzarası çok iyi. Terasta sohbet ederiz. Kağıt oynayabiliriz. Ne bileyim, değişiklik olur.”

– Bu fikir herkesin hoşuna gitti. Bütün gün güneşin altında uzanmaktan, denize girmekten kendilerini biraz yorgun hissediyorlardı ve otelde kalma fikri gayet cazipti. Böylece kahvelerini Sinan’ın odasında içmeye karar verip, asansörle otelin en üst katındaki odaya çıktılar.

Terasın manzarası gerçekten güzeldi. Yaz akşamının tatlı serinliği yüzlerini okşuyordu. Kahvelerini içtiler. Havadan sudan konuştular. Saat 11’e doğru Sinan,

– “Bir fikrim var. Hadi bir oyun oynayalım” dedi.

– “Ne oyunu?”

– “Şişe çevirmece.”

– “Bildiğimiz şişe çevirmece mi?”

– “Aynen. Yıllardır oynamadım. Ne dersiniz, çok eğleniriz.”

– “Ben hiç oynamadım. Nasıl oynanıyor?”

– “Aman Ayça, nasıl bilmezsin? Herkes sırayla boş bir şişeyi yerde çevirecek. Şişenin ağzı kimi gösterirse, şişeyi çeviren ona bir soru soracak. Sorular konusu ne olursa olsun yanıtlanmak zorunda.”

– “Tüm sorular mı?”

– “Evet. İstisnasız. Hadi oynayalım.”

– “Ama önce boş bir şişe bulmamız lazım.”

– “Minibardan şarap alalım. Soğuk soğuk nefis gider.”

Böylece bizimkiler bir şişe beyaz şarabı aceleyle içtiler. Yaklaşık 20 dakika sonra hepsi Sinan’ın geniş yatağının kenarlarına yerleşmişlerdi. Piraye,

– “İlk ben çevirmek istiyorum” diye atıldı.

Diğerleri buna karşı çıkmadılar. Bunun üzerine Piraye şişeyi çevirdi, şişe epey bir dönüp, sonunda Sinan’ı gösterdi. Piraye şöyle bir düşündü.

– “Söyle bakalım Sinan. Bu oyunu neden oynamak istedin?”

– “Hmm. Aklıma geldi işte. Öylesine.”

– “Bu cevap sayılmaz. Adam gibi cevap ver.”

– “Ya, esk**en birkaç kere tatillerde oynamıştım arkadaşlarla. Çok eğlenmiştik. Hem bu oyun sayesinde insanlar birbirleriyle iyice kaynaşıyorlar.”

– “Sence biz yeterince kaynaşmadık mı?”

– “İyiyiz. Ama daha iyi olabiliriz.”

Sinan bu son cümleyi bariz bir gülümsemeyle söylemişti. Ardından şişeyi bu kez Sinan çevirdi. Şişe epey dönüp sonunda Ayça’yı gösterdi.

– “Ayça, şu konu artık netleşsin. Evli misin, boşandın mı? Kocanla birlikte mi yaşıyorsun, ayrı mısınız, yani nedir durumlar?”

– “Birden çok özel olmadı mı?”

– “Bu oyunun kuralı bu. Tüm sorular cevaplanmalı.”

– “Pekala. 6 yıllık evliyim. 2 aydır ayrı yaşıyoruz.”

– “Neden ayrı yaşıyorsunuz?”

– “Sorunu sordun, cevabını verdim. İki soru hakkın yok.”

– “Tamam.”

Bu sefer şişeyi Ayça çevirdi ve şişe Sinan’da kaldı.

– “Şimdi de sen söyle Sinan. Sorum bana sorduğunun aynısı.”

– “Ok. Ben de evliyim. Karımla birlikte yaşıyorum. That’s all!”

Şişe bu kez Tamer’de durdu. Sinan:

– “Tamer, eski dostum. Söylesene dün gece Ayça’la yattın mı?”

Bu soru üzerine, Ayça ayağa kalktı.

– “Saçmalama Sinan. Bu ne biçim soru? Kendine gel.”

– “Kızmasana Ayça. İstediğimi sorarım. Hem neden bu kadar tepki veriyorsun ki?”

– “İnsanların mahremiyetlerine tecavüz ediyorsun.”

– “Evet, ama bu oyunun güzelliği burada. Bekle gör, birazdan nasıl eğleneceğiz.”

– “Evet ama Ayça. Oyun bozanlık yapma. Şurada bizbizeyiz. Rahat olsana biraz.”

Bu son sözler Piraye’ye aitti. Ayça ne diyeceğini bilemedi. Hızla bir durum değerlendirmesi yaptı. Devam etmeye karar verdi. Nasıl olsa herşey ortadaydı. Sesini çıkarmadan oturdu.

– “Hadi bakalım Tamer. Cevabını bekliyoruz.”

– “Hayır. Yatmadım.”

– “Nasıl yani, yalan söyleme. O halde neydi sabahki durumunuz?”

– “Tek soru hakkın vardı. Başka zamana sakla.”

Ve şişeyi Tamer çevirdi. Şişe Ayça’da kaldı.

– “Bu akşam da çok şanslıyım. Tüm sorular bana soruluyor.”

– “Söylesene Ayça. Kocanla neden ayrı yaşıyorsunuz?”

– “Herhalde bu gece özel hayatımı didik didik etmeye karar verdiniz. Neyse, ne yapalım, bir kere başladık.”

– “Evet, cevabını alalım.”

– “Ayrı yaşıyoruz çünkü…Eee, çünkü beni aldattı.”

Bunun üzerine Tamer ve Sinan bir ağızdan,

– “Aaa. Olur mu öyle şey? Haksızlık bu. İnsan senin gibi birini nasıl aldatabilir?”

– “Oluyor işte!”

– “Hadi devam.”

Ayça şişeyi çevirdi ve sıra Piraye’ye geldi.

– “Evet Piraye hanım. Biraz da siz konuşun bakalım. Söyleyin bakalım, Sinan’la çıkıyor musunuz?”

– “Çıkmak mı? Birlikte olmayı kastediyorsan, evet. Sinan’la sevişiyoruz.”

– “Çok açık bir cevap oldu. Teşekkür ederim.”

– “Bişey değil.”

Piraye’nin sorusu Sinan’aydı.

– “Sinan, benimle birlikteyken kendini nasıl hissediyorsun? Sence biz yatakta iyi bir ikili miyiz?”

– “Piraye, bakıyorum direkt gidiyorsun. Güzel. Soruna gelince, seninle yatakta kendimi müthiş hissediyorum. Beni uçuruyorsun. Senin gibi muhteşem bir kadınla sevişmek beni inanılmaz mutlu ediyor. Umarım sen de benim performansımı beğeniyorsundur?”

Piraye sadece gülümsedi. Sinan şişeyi çevirdi ve şişe yine Ayça’da kaldı.

– “Evet Ayça. Yarım kalan hesabı görelim. Dün gece Tamer’le yatmadıysanız, ne yaptınız? Çok merak ettim.”

– “Korkunç bir adamsın Sinan. Bunu neden bu kadar merak ediyorsun?”

– “Boşver. Sen sadece soruma cevap ver.”

– “İyi. Tamer’le yatmadık. Oral seks yaptık.”

– “Wovvvv. Harika. Teşekkürler.”

Ayça kıpkırmızı olduğunu hissetti. Hepsi ona gülümseyerek bakıyorlar gibiydi. Konuyu dağıtmak için şişeyi çevirdi. Şişe Piraye’de durdu.

– “Piraye, az önce çok güldün. Sen söyle, Sinan’a oral seks yapıyor musun?”

– “Evet. Hem de her defasında. Oral sekse bayılırım. Laf aramızda bu konuda çok iyiyimdir. Değil mi Sinan?”

– “Evet canım. Ben hayatımda senin gibisini görmedim.”

Bizimkiler oyuna devam ederken, bir yandan da minibarı temizleme operasyonu yapıyorlardı. Kısa zamanda bu denli açılmalarında çakırkeyif olmalarının da payı vardı. Piraye’nin çevirdiği şişe Tamer’i işaret etti. Piraye,

– “Tamer. Sen hoş bir adamsın. Sanırım epey kadınla birlikte olmuşsundur. Söylesene Ayça’nın oral seksi kuvvetli mi?”

– “Piraye, bakıyorum sürekli belden aşağı çalışıyorsun. Neyse, sorunun cevabı evet. Hem de çok kuvvetli.”

– “Güzel.”

Şişeyi bu kez Tamer çevirdi ve tesadüf bu ya, şişe Ayça’da kaldı.

– “Ayça. Benden hoşlanıyor musun?”

– “Bence soru hakkını boşa kullandın. Bunun cevabını dün gece almıştın.”

– “Hahaha”.

Bir sonraki soruyu Ayça, Piraye’ye sordu.

– “Piraye, Sinan’la neden yatıyorsun?”

– “Çünkü beni tahrik ediyor. Müthiş bir kondisyonu var.”

Yeniden gülüşmeler. Ardından bir soru da Piraye’den Tamer’e geldi.

– “Tamer, sana oral seks yapmamı ister misin?”

Tamer kızardı. Ayça içten içe Piraye’ye müthiş bir öfke duydu. Resmen Tamer’e asılıyor diye düşündü.

– “Bilmiyorum. Sanırım evet. İsterim.”

Böylece bu sorudan itibaren Tamer’le Piraye açık açık oynaşmaya başladılar. Sinan bundan hiç rahatsız olmuyor, her halinden gayet eğlendiği belli oluyordu. Ayça herkese kızıyordu. Kadınsı güdüleri de ayaklanmıştı. Piraye’nin ilgi odağı olması, onun da havalara girmesi sinirine dokunuyordu.

Saat gece yarısını geçmişti. Minibar boşalmış, herkes ciddi ciddi sarhoş olma noktasına gelmişti. Sinan yeni bir öneri getirdi.

– “Bence oyunu biraz değiştirelim. Şişe kimde kalırsa hem soruyu cevaplasın, hem de üstündeki giysilerin bir parçasını çıkarsın.” Piraye hemen:

– “Bana uyar.” Tamer,

– “Bana da.”

Ayça işlerin kontrolden çıkmaya başladığını düşünüyordu. Şu anda kalkıp gitmeyi düşündü. Ama bunu yapamazdı. Korkan o olmamalıydı.

– “Bana da uyar.”

– “Harika. O halde devam edelim.”

Sıra Sinan’daydı ve soru Piraye’ye gitti.

– “Hiç grup seks yaptın mı?”

Piraye önce ayakkabılarını çıkardı, ardından cevapladı.

– “Hayır. Ama denemek isterim.”

Ardından sıra Tamer’e geldi.

– “Tamer, benimle ne zaman sevişmek istiyorsun?”

Ayça içinden “oha” demekten kendini alamadı.

– “Sen ne zaman istersen.”

Tamer t-shirtünü çıkardı. Şişeyi çevirdi ve soru Ayça’ya gitti.

– “Ayça, Piraye ile sevişirsem bana kızar mısın?”

– “Hayır. Neden kızayım? İstediğini yapmakta özgürsün.”

Ayça da ayakkabılarını çıkardı. Soru Piraye’ye gitti.

– “Piraye, neden bu kadar isteklisin?”

Piraye güldü ve gömleğini çıkardı. Siyah sütyeni dolgun göğüslerine çok davetkar bir görünüm veriyordu.

– “Sence ben çok mu istekliyim. Bence sen de en az benim kadar isteklisin. Neyse, istekliyim çünkü tatildeyiz ve eğlenmek istiyorum.”

Bir sonraki soru Sinan’aydı.

– “Sinan sen de Ayça’la sevişmek istiyor musun?”

Sinan direkt pantolonunu çıkardı. Slibinin içinden penisi kocaman görünüyordu. Bir an herkesin gözü ona takıldı.

– “Evet. Ayça’yı arzuluyorum. Belli olmuyor mu? Hahha!”

Şişe Ayça’yı gösterdi.

– “Ayça benimle sevişir misin?”

Ayça artık herşeyin kontrolden çıktığını biliyordu. Ama sonuna dek gitmeye kararlıydı. Küpelerini çıkardı.

– “Olabilir. Baksana, Piraye’yi çok mutlu etmişsin. Onun zevkine güvenirim.”

– “Vaay, iyi cevap.”

Ayça’nın çevirdiği şişe Piraye’ye yöneldi.

– “Piraye, söylesene nereye kadar soyunacaksın?”

– “Arkadaşlar, Ayça çok iyi oynamaya başladı. Ayçacığım, sonuna kadar diyorum sana.”

– Ve Piraye muhteşem bacaklarını zaten pek de gizlemeyen eteğini bir çırpıda çıkarıverdi. Artık üzerinde sadece siyah sütyeni ve g-stringi kalmıştı. İtiraf etmek gerekir ki, harika görünüyordu.

Erkeklerin nefes alış verişleri hızlanmıştı. Sıra Tamer’e geldi.

– “Tamer, hiç anal seks yaptın mı?”

– “Yapmadım. Denemek isterim ama fırsat olmadı.”

Tamer de pantolonunu çıkardı. O da kazık gibi olmuştu. Üzerinde sadece külodu ve ayakkabıları vardı. Şişe Piraye’ye gitti.

– “Piraye, merak ettim de. Seninle yapacağımız oral seksten sonra, bir ara, anal sekse izin verir misin?”

– “Al işte! Hahha. Hiç bu kadar eğlenmemiştim.”

Bu sözler Sinan’a aitti.

– “Olabilir. Bu biraz senin ikna kabiliyetine bağlı.”

Piraye ağır hareketlerle sütyenini kopçalarını çözdü ve askıları omuzlarından sıyırıp çıkardı. Şimdi herkes büyülenmiş gibi ona bakıyordu. Göğüsleri harika görünüyordu. Piraye’nin sorusu Sinan’a gitti.

– “Sinan, Tamer’le ikinizi birlikte istiyorum desem, ne dersin?”

– “Hmm. Sen ikimize birden yeteceğine inanıyorsan, neden olmasın?”

Sinan’ın sorusu Ayça’yaydı.

– “Ayça, bugüne dek kaç farklı erkekle yattın?” Ayça önce gömleğini çıkardı. İçinde beyaz renkli sütyeni vardı. Cevabını verdi

– “Dört…” Ayça, sorusunu Sinan’a yöneltti.

– “Sen bu kadar özgür hareket ederken, eşin de şu an senden daha yakışıklı olduğunu düşündüğü biriyle sevişiyor olsa, buna nasıl tepki verirdin?”

– “Güzel soru. Sanırım benden daha yakışıklı bir erkek onu istemezdi.”

– “Farketmez. Varsayalım dedim.”

– “Ok. Buna çok kızardım. Ama bilmiyorum. Belki de olabilir. Hiç düşünmemiştim.”

– “Ok.”

Bu arada Sinan t-shirt’ünü de çıkarıp, sadece külotla kaldı. Sorusu Piraye’ye gitti.

– “Piraye, sen, ben ve Tamer sevişirken, sence Ayça’da bize katılmalı mı?”

Piraye cevap vermeden önce kahkahayı koyverdi. Çok sarhoş olduğu her halinden belliydi. Ayağa kalktı; üzerinde sadece külodu vardı. Sinan ve Tamer nefeslerini tuttular. Ayça merakla ve ilgiyle izliyordu. Az sonra kendi başına da benzer bir durum gelecekti. Piraye arkasını döndü. G-string’inin saklamadığı poposu inanılmaz güzellikteydi. Eli g-string’in yan ipine gitti ve bir hamlede ipi çözdü. Siyah bez parçası kalçalarının arasından kayıp gitti. Artık çırılçıplaktı. Bir anda yüzünü gruba döndü. Aşk üçgeni muntazaman traşlanmıştı. Sadece dibe doğru simsiyah kıllar vardı. Bir an ayakta kalan Piraye yerine oturdu. Artık oyuna çırılçıplak devam edecekti.

– “Bence katılmalı. Halinizden anladığıma göre siz çok azdınız. Ben tek başıma sizinle başa çıkamam.”

Piraye’nin sorusu Sinanaydı. Tamer,

– “Ooo. Hile mi yapıyorsunuz? Sen ona, o sana.”

– “Merak etme, çıkaracak giysisi kalmayanların soruları bir yanlarındakine gider.”

Piraye sorusunu sordu.

– “Sinan, Ayça’la sevişirsen, sana en çok ne yapmasını istersin?”

Sinan cevap vermeden önce külodunu çıkardı. Ayça karanlıkta balkondan az buçuk görmüş olduğu penisin büyüklüğü karşısında şok oldu. Kocaman, kazık gibi sertleşmiş, kıllı bir şeydi.

Bir an aklından bu dev penisi emmek geldi. 2 gündür Piraye’yle birlik olup, kendisiyle dalga geçen Sinan’a bu işin nasıl yapıldığını göstermek istedi. Sinan’ın sesi düşüncelerini böldü.

– “Bence Ayça’nın muhteşem kalçaları var. Bana arkadan vermesini isterim.”

Ayça hariç herkes gülüştü. Ayça sesini çıkarmadı. Sıradaki soru Tamer’e yöneldi.

– “Tamerciğim, eski dostum, söyle bize dün gece Ayça sana oral seks yaparken neler hissettin?” Tamer cevabı bekletmeden verdi.

– “Zevkten öleceğimi sandım. İnanılmaz güzeldi. Bu kadar yetenekli olduğunu tahmin edemezdim.”

Ve Tamer de külodunu çıkardı. Sadece ayakkabıları kalmıştı. Onları da çıkardı. Artık Ayça hariç herkes çırılçıplaktı. Ayça sıranın her halükarda kendisine geldiğini biliyordu. Bu oyuna devam etmeye de pek gerek kalmamıştı. Ayağa kalktı. Herkes heyecanla kendisini izliyordu. Sessizlikten odadakilerin nefes alışları duyulabilirdi. Beyaz bermudasının düğmelerini açtı, bermudayı nefis kalçalarından sıyırıp çıkardı. Artık üzerinde külot ve sütyeni kalmıştı.

Ayça’nın içk**en başı dönüyordu. Olanları ve olacakları yargılama yeteneğini neredeyse kaybetmişti. Tek bildiği artık eski Ayça olmadığı, tüm duvarlarını yıktığı ve içinin seks isteğiyle tutuştuğuydu.

Bardağının dibinde kalan içkiyi yudumladı. Tamer’e doğru ilerledi. Arkasını döndü, eğildi ve hareketleriyle Tamer’den sütyeninin kopçalarını açmasını istediğini belli etti. Tamer elleri titreyerek Ayça’nın sırtına uzandı. Birkaç saniye becerip kopçaları açamadı. Piraye kıkırdamaya başlamıştı.

Sonunda kopçalar açıldı, Tamer ellerini Ayça’nın omuzlarındaki askılardan geçirdi, sütyeni hızla çıkarıp koltuğa fırlattı. Ayça’nın çıplak göğüsleri ortamda yeni bir heyecan dalgasına yol açtı. Sinan kendisini tutamayıp,

– “çok güzel” diye mırıldandı.

Ayça, Sinan’a döndü ve nefis biçimli göğüslerinin tüm güzelliğini sergileyerek ona doğru ilerledi. Bir an durakladı, şu yaptıklarına inanamıyordu. Para karşılığı tutulmuş bir fahişe gibi üç kişinin önünde striptiz yapıyordu. Lakin, vücudunu saran ateş bu tür düşüncelere fazla şans tanımıyordu. Yatağın en ucunda oturan ve penisi çatlayacakmış gibi sertleşmiş Sinan’ın yanına gitti.

– “Sen de kalanı çıkarır mısın?” Sinan kulaklarına inanamadı.

– “Memnuniyetle.”

Ve hiç oyalanmadan Ayça’nın külodunu bacaklarından aşağı kaydırıverdi. Artık Ayça da diğerleri gibi çırılçıplaktı. Sinan 30 cm önünde duran Ayça’nın pırılpırıl aşk üçgenine hayranlıkla baktı. Artık kendisine engel olamayacaktı. Kimseye aldırmadan Ayça’yı poposundan kavradı ve kendisine çekti. Açlıktan çıkan bir hayvan gibi başını Ayça’nın kadınlık organına gömdü ve tüm gücüyle öpmeye, yalamaya, emmeye başladı. Parmaklarını da kalçalara geçirmişti. Ayça inleyerek kendini koyverdi.

Yine de bir an kendini Sinan’dan kurtarmayı başardı. Yatağa sırtüstü uzandı, bacaklarını açtı ve kendini tamamen serbest bıraktı. Sinan hemen üzerine atladı ve kaldığı yerden Ayça’yı yalamaya başladı. Dilini vajinanın her yerinde gezdiriyor, salyalarını akıta akıta yalıyordu. Ayça zevkten kıvranıyordu.

Sinan, dilini vajinanın içine sokup çıkarmaya, Ayça’yı diliyle becermeye başlayınca, Ayça gırtlağından yükselen çığlığa engel olamadı. Doludizgin bir orgazma koşuyordu. Hayatının en hızlı orgazmına. Gözlerini sımsıkı kapadı. Karanlıkta tek ayrımsadığı, içine aşk temposuyla girip çıkan sıcacık, ıslak dildi.

Başı dönüyordu. Gözlerinin önünde bir kaleidoskopa bakar gibi renkler, şekiller uçuşmaya başladı. Daha fazla dayanamadı ve müthiş bir orgazm dalgasıyla zangır zangır titremeye başladı. Kadınlık sıvıları bir sel gibi Sinan’ın ağzına boşalıyordu. Sinan, bir yandan şapır şupur yalamaya devam ediyor, bir yandan da,

– “Bu ne hız be kızım? Meğer sen neymişsin? Çok da tatlıymışsın. Her kadının tadı bu kadar iyi olmaz. Kaç aydır boşalmadın sen? Ama dur bak, ben de sana herşeyi içireceğim” diyordu.

Sanki dakikalar süren bu orgazmın ardından Ayça’nın beyni boşalmıştı. Her yanını tatlı bir rehavet kaplamıştı. Fena halde çişi geldi. Toparlanıp kalktı. Sinan hemen,

– “Nereye?”

– “Tuvalete. Çok sıkıştım.”

– “Ha, tamam. Ben de bir an gitmeye niyetlendin sandım da.”

Ayça ayağa kalkarken dakikalardır ilk kez etrafına baktı. Piraye ve Tamer yerde halının üzerindeydiler. Tamer sırtüstü uzanmıştı. Piraye eğilmiş, vargücüyle Tamer’in penisini emiyordu. Ayça onları izlemekten kendini alamadı.

Piraye gerçekten bu işte çok iyiydi. Tamer kendinden geçmiş, mutlulukla gülümsüyor, dün Ayça’nın ağzına boşaldıktan sonra bugün de Piraye’nin dudaklarının arasında olmaktan müthiş bir zevk alıyordu. Piraye arada bir penisi ağzından çıkarıyor, çabucak nefes alıyor, ardından penise tükürüp kayganlaştırıyor, yeniden ağzına alıp emmeye devam ediyordu. Bir iki denemeden sonra penisi köküne kadar ağzına almayı başarmıştı.

Tamer titriyor, inliyordu. Sinan yerinden kalkıp, Piraye’nin arkasına geçti. İki eliyle Piraye’nin başını tutup, Tamer’in penisine bastırmaya, tempoyu ayarlamaya başladı. Piraye dünyayı umursamaksızın işine devam ediyordu. Gırtlağına kadar soktuğu penisi yutacakmış gibi iştahla emiyor, ağzının her noktasıyla penisi hissediyor, vantuzluyordu. Tamer kasılmaya başladı.

– “Aaahhhh! Durma Piraye, harika. Geliyorum. Geliyorum. Ohhhhh!”

Piraye bunun üzerine birden penisi ağzından çıkardı ve kendi haline bıraktı. Tamer’in gözleri yuvalarından oynadı. Ağzını açtı ama konuşamadı. Piraye Tamer’in dönülmez noktaya geldiğini anlamıştı ve alacağı zevki artırmak için penisi kendi haline bırakmıştı.

Tamer bir epilepsi hastası gibi kasıldı, sarsıldı ve bir anda spermlerini Piraye’nin yüzüne, dudaklarına fışkırtmaya başladı. Piraye hiç kıpırdaman yüzüne fışkıran, şiddetle adeta yüzünü tokatlayan spermleri izliyordu. Tamer o kadar yoğun ve uzun süre boşaldı ki, Piraye’nin dudakları, burnu, çenesi spermle kaplandı.

Tamer’in kasılmaları bitince Piraye hala kazık gibi sert olan penisi dudaklarının arasına aldı ve derin derin emerek içindeki son spermleri de çekip çıkardı. Ve ardından profesyonel bir porno oyuncusu gibi çenesindeki, burnundaki ve dudaklarındaki spermleri parmaklarıyla toplayıp, ağzına soktu. Bir damlasını bile ziyan etmeden hepsini yuttu. Gülümseyerek Tamer’e baktı. Tamer zevkten ve mutluluktan kendinden geçmişti. İki partner nefeslerini toplamak için hareketsiz kaldılar. Sinan,

– “Ben de istiyorum” diyerek dev penisini Ayça’ya uzattı. Ayça,

– “Bir dakika Sinan. Tuvalete gideyim” diyerek koşarcasına uzaklaştı.

Yarım dakika sonra geri döndü ve yatağa sırtüstü uzandı. Başını yatağın kenarından hafifçe aşağı sarkıttı. Sinan’a gelmesini işaret etti.

– “Hadi Sinan. Bekliyorum. O kocaman şeyi ağzıma sok.”

Sinan bir an bile tereddüt etmedi ve hızla denileni yaptı. Yatağın kenarına geldi ve bir hamlede penisinin yarısını Ayça’nın ağzına yerleştirdi. Zevkle titredi ve elleriyle de Ayça’nın göğüslerini yoğurmaya başladı. Ayça tüm maharetini göstermeye kararlıydı. Aldığı pozisyon sonucu Sinan’ın penisinin neredeyse tamamını hiç zorlanmadan ağzına alabiliyordu. Zaten kıpırdamasına da pek gerek yoktu; Sinan ritmik hareketlerle penisini Ayça’nın boğazına kadar sokup çıkarıyor, bir yandan da,

– “Ohh Ayça! Bak, nasıl da sikiyorum ağzını? Harikasın,” diye konuşup duruyordu.

Ayça arada sırada midesinin bulandığını, kusacak gibi olduğunu farkediyordu. Sinan’ın penisi bugüne dek gördüğü en büyük ve kalın penisti.

Arada ağzında biriken salyalara engel olamıyor, nefes alması için Sinan’ın verdiği kısa aralarda tükürerek ağzını boşaltıyordu. Bu sayede Sinan’ın penisi iyice kayganlaşıyor, Ayça’nın gırtlağına kadar rahatça giriyordu. Sinan ritmini hiç bozmadan penisini sokup çıkarmaya devam ederken, Ayça becerebildiği ölçüde penisin gövdesini yalıyordu. Sinan’ın kıllı taşakları burnuna ve gözlerine değiyor, görüş açısını neredeyse sıfırlıyordu.

Birden göğüslerinde sıcak bir temas hissetti. Bunlar Sinan’ın dakikalardır göğüslerini kavrayan elleri değildi. Güçlükle penisi ağzından çıkarıp, başını kaldırdı. Gördüklerine inanamadı. Piraye ve Tamer iki yanına uzanmışlar, göğüslerini aralarında paylaşmışlardı. Piraye sağ göğsünü, Tamer sol göğsünü emiyor, yalıyorlardı. Ayça şoke oldu. Bugüne dek başka bir kadının vücuduna seks amaçlı teması hiç olmamıştı. Ayrıca, aynı anda birden çok kişiyle hiç sevişmemişti. Ama şu an, sanki sözleşmişler gibi 3 kişi birden onunla sevişiyorlardı.

Piraye’nin dilinin meme uçlarına teması hiç de rahatsız edici değildi. Aksine, çok hoşuna gitmişti. Bu arada Sinan’ın dudaklarını dudaklarında hissetti. Sinan Ayça’nın üzerine eğilmiş, arzuyla dudaklarını öpüyordu.

Ayça müthiş bir heyecanla karşılık vermeye başladı. Sinan ve Ayça çılgınca öpüşüyorlardı. Sinan’ın dili Ayça’nın tüm yüzünde geziyor, sonunda yeniden ağzına giriyor, Ayça’nın ağzının her noktasını keşfediyordu. Ayça’da hırsla Sinan’ın dilini emiyor, tükürükleri birbirine karışıyor, dilleri çılgınca dansediyordu.

Bu arada Tamer Ayça’nın göğüslerinde aşağılara indi. Göbek deliğini uzun uzun yaladı. İlerledi, kadınlık organını pas geçti ve bacaklarına yöneldi. Şimdi Tamer Ayça’nın günlerdir hayranlıkla izlediği nefis bacaklarıyla ilgileniyordu. Bir santimetrekaresini bile atlamadan kasıklarından ayak bileklerine kadar tüm bacakları öptü, kokladı, yaladı. Baldırlarını, diz arkalarını uzun uzun emdi, hafif hafif ısırdı. Sonra, ayak parmaklarının tek tek emmeye, ağzına almaya başladı. Önce tek tek, sonra ikisini üçünü birden emiyordu. Dilini fırça gibi kullanarak, tabanlarını yalıyor, topuklarını ısırıyordu.

Bu arada Piraye’de boş durmuyordu. Yavaşça Ayça’nın kadınlık organına ilerledi. Usta hareketlerle vajinasının başlangıç noktasını, kanatların birleştiği yeri emmeye, yalamaya başladı. Dilini bastırarak Ayça’nın içine sokacakmış gibi yapıyor, sonra vazgeçip yalamaya devam ediyordu.

Ayça’nın ayaklarını uzun uzun tadan Tamer de Piraye’ye katıldı. Şimdi iki dil birden Ayça’yı yalamaya başladılar. Piraye Ayça’nın poposunun altına bir yastık koyarak yükseltti. Böylece iki deliği aralarında rahatça paylaştılar. Piraye, Ayça’nın vajinasını, Tamer ise arka deliğini iştahla yalamaya, emmeye, öpmeye devam ettiler.

Ayça çılgına dönmüştü. Başı dönüyor, zevkten gözleri kararıyordu. Sinan’ın yeniden ağzına verdiği penisini köküne kadar emmeye, ağzında uzunca bekletip yalamaya hız verdi. Bu arada Tamer ve Piraye bir yandan Ayça’yı yalıyorlar, bir yandan da tutkuyla öpüşüyorlardı.

Ayça’nın vajinası vıcık vıcık olmuştu. Kadınlık sıvıları Piraye ve Tamer’in dilleri arasında paylaşılıyor, ikili birbirlerinin dillerini çılgınca emiyordu.

Birden Piraye kendini Tamer’den ayırdı ve hızla yukarı yöneldi. Sinan’ın hızla pompaladığı Ayça’nın yüzüne yaklaştı ve salyalardan sırılsıklam olmuş yanaklarını, boynunu yalamaya başladı. Bunun üzerine Sinan penisini Ayça’nın ağzından güçlükle çıkardı ve iki kadının birbirlerini öpmelerini sağlamak için başlarını birbirlerine yaklaştırdı.

Ayça bir an tereddüt ettiyse de karşı koymadı ve arzuyla yanıp tutuşan iki kadının dudakları kenetlendi. Ayça hayatında ilk kez bir hemcinsiyle öpüşüyordu ve bundan müthiş zevk alıyordu. Dilini Piraye’nin sıcacık ağzına sokuyor, ıslak dilini emiyordu. Piraye’nin dilinde kendi kadınlık kokusunu, tadını hissediyordu ve bu da hoşuna gidiyordu. Piraye ise hem Ayça’yı büyük bir ateşle öpüyor, hem de arada dilini Ayça’nınkinden kurtarıp, Ayça’nın burnunu, yanaklarını, çenesini yalıyordu.

Bu muhteşem manzara karşısında kendinden geçen Sinan penisini kadınların dudaklarına uzattı. Böylece Sinan’ın penisini Ayça ve Piraye birlikte yalamaya başladılar. Hem öpüşüyorlar, hem yalıyorlardı. Sinan’ın koca penisi kazık gibi olmuş, çatlayacak gibi gerilmişti. İki kadının birbirine karışan tükürüklerinden yağ gibi kayganlaşmış, pırıl pırıl parlıyordu.

Bu arada Tamer de keyfine bakıyor, bir Ayça’nın, bir Piraye’nin deliklerine yöneliyordu. Biraz Ayça’nın kalçalarını öpüp, ısırıyor; bu arada Piraye’nin ön deliğine parmaklarını sokuyor, sonra bu sefer mesela Piraye’nin arka deliğini emerken, Ayça’yı parmaklarıyla beceriyordu.

Herkes çılgına dönmüştü. Ayça Sinan’ın penisinin kocaman olmuş, kıpkırmızı başını emiyor, Piraye ise gövdesini boydan boya yalıyor, taşaklarını ağzına alıp uzun uzun emiyordu. Sinan gerçekten kendini tutmakta çok zorlanıyor, bu anların zevkini doyasıya çıkarmak için kendini boşalmamaya zorluyordu.

Piraye birden arkasında sıkı bir acı hissetti. Tamer birkaç dakikadır yalayıp, tükürerek ıslattığı arka deliğine tüm gücüyle yüklenerek penisinin başını Piraye’nin arka deliğine yerleştirmişti.

Piraye acıyla inledi. Uzun zamandır anal seks yapmamıştı. Ama şu an hiçbir şeyi reddedecek halde değildi. Seks için her şeyi yapacak kadar azmıştı. Penisinin başını bir süre Piraye’nin arka deliğinde hareketsiz tutan Tamer,

– “Evet Piraye. Oyunda istediğimi şimdi alıyorum,” diyerek yeniden yüklendi ve penisinin neredeyse tamamını Piraye’nin arkasına gömdü.

Piraye o sırada Ayça’yla öpüştüğü için çığlık atamadı ama arkasında korkunç bir sızı duydu. Bu sızı kısa sürede yerini en az onun kadar güçlü bir zevk duygusuna bıraktı. Tamer ritmik bir şekilde arka deliğinde gidip gelirken tatlı tatlı yaylanmaya başladı.

Bu arada Piraye’nin konsantrasyonun bir süre için bile olsa Sinan’ın penisinden uzaklaşmasından yararlanan Ayça, bu harika penisi tek başına somurmaya başladı. Artık Sinan’ın spermlerini tatmak için sabırsızlanıyordu.

Tüm maharetini kullanarak penisin tamamını ağzına alıyor, hızlı hızlı başını oynatıyor, Sinan’a ağzıyla mastürbasyon yaptırıyordu. Sinan’ın penisinin ucunda beliren ilk sperm taneciklerini Ayça iştahla mideye indirdi.

Sinan’ın artık dayanacak hali kalmamıştı. Penisini Ayça’nın tutkulu ağzından ve dudaklarından kurtardı ve sadece başını yalamasına izin vererek 31 çekmeye başladı. Ayça merakla ve hevesle bekliyor, önündeki koca penisin başını tatlı tatlı yalıyordu.

Sinan birden inlemeye ve kasılmaya başladı. Ayça gelmekte olan sperm selini Piraye’yle paylaşmamak için hemen penisi ağzına aldı. Sinan başını arkaya attı ve muhteşem bir zevkle boşalmaya başladı.

Spermleri Ayça’nın damağına çarpıyordu. Ayça bir an yutkunamadı ve penisi ağzından çıkardı. Sinan fışkırırcasına gelmeye devam ediyordu. Spemleri Ayça’nın saçlarına kadar fırlıyordu.

Tamer’e zevkle arka deliğini becerten Piraye de bu selden payını almak için ağzını Sinan’ın penisine uzattı, bir an Ayça’nın uzaklaşmasını fırsat bildi ve penisi ağzına alarak Sinan’ın spermlerinin son dalgasını yakaladı.

Ayça zevkten kendini kaybetmişti ve Piraye’ye spermlerin bir kısmını kaptırmak hoşuna gitmemişti. Piraye’nin başını kendine çevirdi ve dilini dudaklarının arasından içeri soktu. Bu spermlerden yeterince alamamış olan Piraye’nin de işine geldi ve iki kadın aç kurtlar gibi birbirlerini yalamaya, ağızlarındaki henüz yutulmamış spermleri paylaşmaya başladılar.

Manzara muhteşemdi. Sinan’ın bol ve koyu kıvamlı spermleri Piraye ve Ayça’nın dilleri arasında köprüler oluşturuyordu. Sinan’ın kasılmaları ve inlemesi epey sürdü.

İki kadın birbirleriyle işlerini bitirdikten sonra, yeniden Sinan’a döndüler ve sırayla penisini emip, yalayarak pırıl pırıl temizlediler. Zevkten kendinden geçen Sinan yataktan uzaklaştı ve halının üzerine sırtüstü uzanarak dinlenmeye çalıştı.

Bu arada gördüğü sahneler karşısında aklı başından giden Tamer son derece seri hareketlerle Piraye’nin arkasını becermeye devam ediyordu. Piraye yüzünü yatağa gömmüş, gözlerini kapamış, kendini tamamen Tamer’in penisine teslim etmişti.

Ayça ise hızını alamamıştı. Piraye’nin arkasına yöneldi ve Tamer’in penisini çıkarıp kendi işaret ve orta parmaklarını Piraye’nin arkasına soktu. Bir yandan da Tamer’in penisini emmeye başladı. Penisi uzun uzun yalayıp emdi ve vıcık vıcık olana dek kayganlaştırdı. Sonra da bir hamlede yeniden Piraye’nin arkasına soktu. Hem de köküne kadar!

Tamer inleyerek bu muhteşem deliği becermeye devam etti. Çok kısa bir süre sonra dayanamaz oldu ve penisini çıkarmadan Piraye’nin arka deliğini sıcak sıcak doldurmaya başladı. Bu sırada Ayça da Tamer’in bacaklarını arasına başını sokmuş, önüne gelen her yeri istisnasız yalıyordu.

Tamer kendisine dakikalarca gelen bir süre boyunca boşaldı, boşaldı. Sanki iliklerinin kuruduğunu hissediyordu. Sonunda penisini Piraye’nin arka deliğinden çıkardı. Ayça bir hamlede penisi ağzına aldı ve emerek son damlaları da çıkardı ve yuttu. Sonra hiç iğrenmeden Piraye’nin arka deliğinden sızan spermleri de yalayarak temizledi. Az sonra ortada sperm niyetine hiç bişey kalmamıştı.

Kısa sürede iki kez boşalan Tamer sırtüstü yığıldı ve uyuklamaya başladı. Ayça ise iyice azmıştı ve hiç ara vermeden Piraye’yi kendine çekti. Vajinasını Piraye’nin ağzına uzattı ve Piraye de hiç itiraz etmeden Ayça’nın vajinası yalamaya başladı. Bir kaç dakika içinde Ayça zevkten çılgına dönmüştü. Mutlaka birleşmek istiyordu.

Olanları uzandığı yerden izleyen Sinan da çoktan sertleşmişti. Bunu farkeden Ayça yerinden kalktı ve doğru Sinan’ın yanına gitti. Bir çırpıda Sinan’ın penisini ağzına alarak ıslattı ve birleşmeye hazırladı. Çabucak kucağına çıktı ve penisini içine aldı.

Hayatında hiç bu kadar büyük bir penisi içine almadığından önce biraz zorlandı. Kısa sürede alıştı ve müthiş bir zevkle erkeğinin üzerinde yaylanmaya başladı. Sinan da sırtüstü uzanmış hayatın tadını çıkarıyordu. Piraye de geldi ve Sinan’ın başının üzerine çömeldi. Böylece ortaya yepyeni ve harika bir manzara çıktı.

Sinan bir yandan Piraye’nin önüne gelen iki deliğini yalıyor ve emiyor, bir yandan da Ayça’yı tatlı bir tempoyla beceriyordu. İki kadın ise zevk içinde birbirleriyle öpüşüp, dilleşiyorlardı.

Yaklaşık on dakika süren bu pozisyonun sonunda Sinan yeniden kasılmaya başladı. Ayça’yı üzerinde hoplatıyordu. Zevkten gözleri karardı. Piraye de boşalmaya başlamıştı ve kadınlık sıvıları Sinan’ın bütün yüzünü kaplamıştı. Ayça içinde yükselen müthiş bir orgazmı hissediyordu.

Az sonra Sinan ve Ayça neredeyse eşzamanlı olarak orgazm oldular. Ayça, Sinan’ın ılık spermlerinin içine aktığını, taa en derin noktalarına kadar fışkırdığını hissediyordu. Kendisi de zevkten kasılıyor, gözleri kararıyordu. Dakikalar süren bu orgazmlar sona erdiğinde herkes yorgunluktan tükenmişti. Zaten içk**en de fena halde sarhoş olmuşlardı.

Ayça en son üçünün birden yatağa çıktıklarını ve çoktan uyumuş Tamer’in yanında sarmaş dolaş uzanarak kendilerini uykuya teslim ettiklerini hatırlıyordu.

Ayça uyandığında saat 9’a geliyordu. Bir an nerede olduğunu anlayamadı. Sinan’ın odasında, onun yatağındaydı. Yanında Piraye, Sinan ve Tamer vardı. Herkes çırılçıplaktı. Sinan yüksek sesle horluyordu. Odanın havası sigara, içki, insan, ter, sperm kokuyordu. Ayça’nın fena halde başı ağrıyordu. Ses çıkarmadan yataktan çıktı. Hepsi derin bir uykuda olduklarından Ayça’yı duymadılar. Odanın çeşitli yerlerine dağılmış külodunu, sütyenini, bermudasını, gömleğini, küpelerini, ayakkabılarını aldı ve banyoya gitti.

Aynaya baktı, kendini hiç böyle görmemişti. Makyajı akmış, sarı saçları darmadağındı. Yüzünün her yanında kurumuş sperm ve salyalar vardı. Hali berbattı. Uzun uzun yüzünü yıkadı. Duş almak istiyordu ama bunun için kendi odasına gidecekti. Çabucak giyindi. Kimseyi uyandırmadan odadan çıktı ve kendi odasına gitti. Uzun bir duş aldı, vücudundaki dün geceye ait tüm kalıntıları temizledi. Yine de temizleyemeyeceği şeyler vardı. Kalçalarında, boynunda, göğüslerinde ve bacaklarında kimi belli belirsiz, kimi oldukça dikkat çekici diş izleri vardı.

“Yapacak bişey yok,” diye düşündü. Aceleyle toparlanmaya başladı. Eşyalarını bavula rastgele doldurdu. 15 dakika sonra resepsiyondaydı.

– “Check-out yapmak istiyorum. Numara 314.”

– “Henüz 3 gününüz daha var Ayça hanım.”

– “Evet biliyorum. Acele bir işim çıktı, ayrılmak zorundayım.”

– “Tabii. Lütfen bekleyin.”

10 dakika sonra Ayça otelin çağırdığı taksinin arka koltuğunda şehir merkezindeki THY acentasına doğru ilerliyordu.

Piraye, Tamer ve Sinan sabah Ayça’yı bulamayınca epey meraklandılar. Havuz kenarına, sahile, restoranlara baktılar. En sonunda akıllarına resepsiyona sormak geldi. Resepsiyondaki kız Piraye’ye adına yazılmış bir not verdi.

“Sevgili Piraye, Dün gece yaşadıklarımız benim için çok fazlaydı. Yalnız kalmak, düşünmek ve bazı kararlar almak istiyorum. Senden ricam adresimi, telefonumu filan Sinan ve Tamer’e vermemen. Onları bir daha görmek veya adlarını duymak istemiyorum. Kendine iyi bak. Ayça.”

– “Gitmiş.”

– “Nereye?”

– “Bilmiyorum, otelden ayrılmış.”

– “Dün gece pek neşeliydi oysa!…”

– “Kendi bilir. Hadi biz kahvaltıya gidelim. Kurt gibi acıktım.”

Arkadasimin karisi-3

Daha onceki serileri okuduysaniz devam ediyorum.arkadasimin karisi ucretsiz izne cikti.tatilde..
Arkadasimin karisi işe dondu…uzun ve ucretsiz izin ardindan yeniden isleri toparlamaya calisiyor ve aksam cocuklarla ilgilenmesi gerekiyor..henuz uzun uzun yazisamadik ama whatsapp yazismasinin bir bolumunu bana cevap verdigi kisimlari aynen buraya yapistiriyorum..ilerki gunlerde daha uzun ve onun da yasamayi hayal ettigi fantazi dolu yazismalar oldukca paylasacagim ve resimlerini buraya ekleyecegim..
Bunlar hayal degil gercektir …yorumlarinizi da bekliyorum cunku eger ikna etme sansim olursa onun resimlerine yapacaginiz yorumlari ona okutacagim daha sonra..
Bu arada asagidaki yazismada bahsi gecen free amcik resmini ekledim ..

Napiyosun bebegimmm
..Hiçççç.çalışmaya çalışıyo karın.
..Sen napıyosun erkeğim
Hicc sıkılıyo…etrafi kesiyo..ama seni istiyoooo
..Oyyy erkeğimmm
Erkegin karisini istiyoo
Karisiyla tatil yapmak istiyo aylarcaaaaa
Her zevki karisiyla yasamak istiyoo
..Ohhhh karısıda biricik erkeğini istiyo
Karimmmmmm benimmmm
Karim olmani cok isterdim…amina gotune koyardimm hep…koyardim koydurturdumm…zevkten zevke girerdinnnn
..Ufggfgffsss
Her anin her gunun sulu sulu vicir vicir olurduuuu
..Oyyy…evety
Camasirin hic kurumazdiii off yaaa
..Immmm
Hatta hic giymek istemezdinnn…hep sikilmeye hazir tutardinnn dimiiii
..Evetttt aşkımm
Uwwww sahimiii zillimmmmmm
O kulodunu cikartipp dolasirdin yanimdaaa
..Mmmmm..free free..tatilde yapmıştım sana da atmıştım resmini
Evettt yaaaa ne heycanli ne superdii o resminnnn
..Gerçek miii
Super di amciginnnn superrr
Harikaydiiiuiuu
..Immm
O amciginin sekli goruntusu
Free dolasma cesaretin ne heycan vericiydi…amcik got bosta…ufff yaaa tam benim azgin karimmmm
Tam sikmelikkksinnnnn
Senin o free amciginin resmini internete koysam ne yorumlar gelir var ya…uf diyorum azarsin azarsin yeminle
..Mmmm..beğenmen ne güzell
Cokkkkkkkk herkes begenir o guzel amcigiiii..sekli semali cok iyiii
..Immm
Keske simdi siksemmmmmm
Kalkik sikimi soksammmmm
..Ohhhhssss
Ohki ne ohhhhhg
Amini istiyirummmm
Gotunu sikmek istiyorumm yaaaaa
Burda cok azdimmm bennnnnnn ama sen yoksunnnnn
..Ohhh erkeğimmmm..bi siksenn
Ohhh bi siksemmm bi soksammmmm arkali onluuu
Beni sen tatmin edersin su andaaaa
Karim olsaydin seks tatiline cikardik her sene…
Her sene baska birilerini ayarlayip bi grup seks gecesi yasardikkkk..tek gece ama unutulmaz bi seks gecesii…dimiiii
..Ohhhh evettt
Ufff sahi yaparmiydikkk
Sen boy boy yarrak yerdin…ben cesit cesit am sikerdimm..
..Ayy..çok istedi canım
Uwww sahimiiii
Gercekten yapardikkkk dimiii
..Evettt…
Kalabalik bi parti..kizlar erkekler…firlamalar picler kopuklerin arasinda..cocuklarin amaci belli ..elleyebildikleri kadar am got ellemek..biz de giriyoruz aralarina eglence olsun diye…kopuklerin icinde kimse kimseyi gormuyor ama senin gotunde baze aminda eller hissediyosun…
Bi cocuk sen kayip yere hafif dustugunde seni yerden kaldiriyorum ayagina ileri gidip elini mayonun icine sokuyo..
…Ohhhhhh
Sen dizlerinin ustunde kaymadan dogrulmaya calismisken cocuk elini sokmus mayonun icine ..kopuklu oldugunuzdan her yeriniz kimse anlamiyo tabi…cocuk aminda gezdiriyo parmagini..sen oww owww uuuu diyosunnn
Bi yandan bakiyosun duserken mayo ustun siyrilmis tek memen acilmis sarkiyo..cocuk abla oyle dur boyle cok iyi diyo..
Sen de oww owww cek elini uwwww diyosun cocuk tek memeni avuclarkenn
…Ayyyy..mmm
Sonra cocuk kopukler gidince ellerini cekiyo ama amcigin sulu…memeni topluyosun..bakiyosun cocuga pic bi tipi var..orda hatun dusurmeye gelmis tiplerden ama hosuna gidiyo bu parti derken yeniden kopukler yagmaya basliyo..ben yokum etrafta..beni bulamiyosun.ama umrunda degil..her yer yeniden kopuk olmus..ayni cocuk yeniden yaninda..sen yine dusmemeye calisirken cocuk abla tutun bana diyo..bu sefer sira sende..sen cocugun aletini tutuyosun..
Cocuk ohhh abla sık iyice diyo..senin elini tutup kendi sortunun icine sokuyo..semsert olmus cocugun aletine tutunurken cocuk ta onden senin amcigina parmagini sokmus seni kaldirip indiriyo..ziplatiyo seni parmaginin ustunde..
…Ayy..amım yandıı
Begendinmiiiiii sahiiii
Seni o partide goturseler..sikmeden sikmis kadar zevk verseler…istermiydin hiiii
…Evett..mmm
..Aşkım çıkıcam birazdan

Arkadasimin Karisi

geçenlerde uzun zamandır hiç görmediğim arkadaşımla karşılaştım. sarıldık, hasret giderdik, muhabbet ettik. gerçekten özlemişim. o kadar uzun zaman geçmiş ki onu tanıyamamıştım bile, o tanıdı beni. evlenmiş, şu anda ankara’da yaşıyormuş. istanbul’a ana babasını ziyarete gelmiş. dedim “aga hazır gelmişken bu akşam gelsene yemeğe bana, eski günleri yad ederiz” dedim. “olur kankam benim” dedi. anlaştıktan sonra hemen yola koyuldum, iki şise rakı ve meze aldım. e akşama iyi kafa çekcez, bol bol konuşacağımız şeyler olacak sonuçta.. neyse işte. akşam oldu, sofrayı kurdum. kapı çaldı, geldi sonunda. ama yanında bir bayan vardı. “hoşgeldin kanka da bu hanım kim” dedim. “karım” dedi, “eee evlendik kanka, eşimle tanışmanı istedim” dedi. onları karşıladım, ilk önce epey muhabbet ettik salonda, sonra masaya geçtik. içtik, yedik, arkadaşım bir şişe rakıyı zor etti. sonra arkadaşıma bir telefon geldi, arayan babasıydı. babası “evlat” demiş, “neredesin” demiş, “biliyosun annen hasta, seni merak ediyor yavrum” demiş. arkadaşım ayağa kalktı, “kusura bakma kanka, gitmem lazım. ana baba merak ediyor, yarın da zaten eve dönmem lazım” zaten dedi. karısına dönüp “şevval ben gidiyorum, sen beni bekleme, direkt eve git” dedi. karısı da “tamam canım, sonra gelirim ben. hadi sen kendine dikkat et” yanıtını verdi. arkadaşım gitti, ben hanımıyla kaldım, beraber oturup onla içtik. arkadaşımı çekiştirdik biraz. çok iyi biri olduğunu fakat yatakta iyi olmadığını söyledi. o anda buz kestim, “oha bu hiç söylenir mi banane yatağınızdan şeyinizden” diycektim ama ayıp olur diye sesimi çıkardım, susup kafa sallayarak anlayışla karşılamaya çalıştım. o anda karşımdaki masadan kalkıp yanımdaki sandalyeye oturdu ve “ama umarım sen onun gibi değilsindir yakışıklı” diyerek pantolonumun fermuarını açmaya çalıştı. napacağını biliyordum, pornodaki o kötü kadınların kötü erkeklere yaptığı şeyi yapacaktı. o anda artık dayanamadım, ayağa kalktım “napıyosun be kadın ?” dedim, “ayıp günah değil mi bu ? insanlığa sığar mı ?” dedim. “nimet geçen yerden yarak geçer mi ? günah be günah !” diyerek kadını kapı dışarı ettim. acayip sinirlenmiştim. en yakın arkadaşımın hanımından böyle bir şey beklemezdim. gerginliğimi atmak için tv’yi açtım, en sevdiğim diziye, samanyolu’ndaki şevkat tepe’nin tekrarına denk geldim. öyle mutlu oldum ki kaçırdığım bölümü yakalamıştım sonunda. çok heyecanlı gidiyor dizi, bakalım sezon finalinde neler olacak…