muhtesem gunlerim 2

muhtesem gunlerim 2
Markus un icine fiskirarak rahatlamistim ikimizde yataga yigildik ben markus un daracik deligina deliler gibi bosalmanin keyfini hala yasarken markusta icine bosalttigim ve kendi bosalmasinin keyfindeydi. Bi sure sonra muhabbete basladik yatakta cok ilginc seyler duyuyordum. Markus a deliginin hala cok dar oldugunu ve aletimi muthis sekilde sardigini ilk girerken cok zorlandigimi soyledim oda bana sarilarak ve hafif gulerek bunun normal oldugunu cunki ilkkez icine yarrak aldigini soyledi. Hem sasirmis hem sevinmistim ilk erkegi bendim. Sonra markus temizlenmek icin kalkti bende onun tatli poposunu izliyordum ama spermlerim icinden tasmis bacaklarina suzuluyordu. Bi sure sonra bende girdim banyoya markus pantolanunda biseyler ariyordu beni gorunce urktu sasirmistim ama yinede bisey demedim ben temizlenip yataga dondum. Oda arkamdan geldi ve gelir gelmez harikaydi tekrar istiyorum dedi bende istiyorum dedim ve sevismeye basladik yine o benim yarragimla oynuyor bende poposunu ve deligini yokluyordum sonra yarragimi emmeye onunla agiz oyunlari yapmaya basladi o beni yalarken bende karsidaki dolabin aynasindan onun poposunu ve yarragini goruyordum. O beni yaladikca onunda yarragi buyuyordu ve deligi acilip kapaniyordu sonra ona deligin yine istiyor galiba dedim oda gulerek ilk erkegini istiyo dedi ve krem i alip yarragimi iyice yagladi ve kendi deliginide bana erkegim nasil icime girmek ister dedi bende aynaya dogru domalmasini yasqdigimiz zevki ikimizinde izlemesini istiyorum dedim aynaya karsi domaldi bende arkasinda yerimi aldim belinden kavrayip yarragimin basini icine yerlestirdim ikimizde iiihhh oooohhhh diye sesler cikartiyoduk kafami kaldirip aynada kendimize bakiyordum ben icine yavasca kayarken oda aynadan benim aldigim zevke bakiyordu tamamen kokledigimde ise gozleri yarim kapali harikaaa diye bi ic cekti markus bense bembeyaz guzel kokan tenini koklayarak yavasca icine pompalamaya basladim ikimizde inliyor arada aynadan kendimize bakiyordum gozum bi ara ben pompaladikca sallanan markus un aletine takildi dahada tahrik oldum iyice pompalamaya basladim inlemelerimiz cigliga donusmeye baslamisti. Bu manzarayi daha net gormek ve markus un icinde daha uzun kalmak icin icinden ciktim ben yataga uzandim markusuda kucagima aldim yavasca aletimi uzerine oturttum ve belinden destekleyerek ziplamasini sagladim manzara superdi o daracik deligini bana inliyerek siktiriyor bende siktigim taze gay in daracik deligin zevkini yasiyordum ve onun benim altimda sikilirken umrumuzda olmayan onun yarragini izliyorduk. Ben iyice dolmustum artik oda ayniydi ikimizde terden parliyorduk onu yavaslattim oda kendini arkaya atarak elleriyle omuzlarimdan destek alarak yavasca kokleyerek oturup kalkiyordu sonra onunda bosalmak uzere oldugunu farkettim yanda duran kremden viraz elime dokerek yarragini kavradim cok sasirdi yapma dedi inleyerek bense hic onu dinlemedim o yarragimda inip cikarken bende boynunu emip yarragini sivazlamaya basladim ve birden titremeye basladi. Geliyordu ve birde deli gibi yarragimda hizlanmaya basladi bende onun yarragini itice kavrayip pompalamaya ikimizinde hali kalmamisti ama benim amacim ikimizin ayna anda bosalmasiydi onun yarraginin basini siktim cunki bosaliyodum ona daha hizli dedim ve deli gibi yarragimda ziplamaya basladi zevkten oluyordu inlemeleri agkiycak gibi olmustu ve bende geluyordum onun yarraginin basini biraktim muhtesem bi fiskirmaydi onu gorunce bende deli gibi icine fiskirdim yarragimin damarlarinin titredigini hissettim resmen. Ikimizde bitkindik markus kendini ustume birakti yarragim hala icindeydi ve kendi yarragida kendini birakmisti markun heryeri kendi spermleriyle kapliydi bemkiler ise onun icinden geri gelmeye baslamisti ama zevkten kimildayamiyorduk bir sure dinlendik konusamadik bile sonra toparlandik markus banyoya gitti yine bense oylece kaldim sigarami ictim o gelince banyoya girdim temizlenirken gozume markusun pantalonu takildi yerdeydi ve kartlarinin oldugu cuzdan gibi birseyi yari cikmisti kimlik kartida vardi neden yaptim bilmiyorum ama onceki beni gorunce korkmasi kafami kurcaladi ve kartini aldim ve gozlerim yerinden cikicakti basimdan assagi kaynar sular dokulmustu markus kimlige gore daha 17 sindeydi. Daha devami var en kisa zamanda gorusmek uzere

aman

aman
sonunda bende yasadıklarımı yazmaya karar verdim.
Benim kim oldugum onemli degil.ama yasananlar okumaya deger.Mulu bir evliligi olan izmirde yasayan biriyim.esimle renkli bir sex hayatımız var ve bu renklenmeye devam ediyor.
Etrafımda ilgilenilen arzulanan sarısın mavı gozlu bırıyım.bu ozellıgım daha cok gencken komsularımda ve akrabalarımda etkısını gostermeye baslamıstı.Annemın gunlerınde arkadasları tarafından sureklı fırıkıklere maruz kalan tacıze ugreyan bırıydım sonunda artık kendımı olayların akısına bıraktım ve sexin dorukalrına ulastım.komsularımızdan bırının benı mıllı etmesı olayı ıle baslıyım.Jale teyze idi benı bugunlere getıren.esi ticaretle ugrasan alımlı gohuslerı ve kalcası sibel can gıbı olan bırıydı.yenı dogum yapmıs ates gıbı olan bır kadın ben erkeklıge yenı adım atmıs bırıydım.Annemın gunlerınden bırinde ben okuldan gelmıs odamda oyalanırken benı cagırıp bırseyler ıstedıler.odaya gırdıgımde jale abla bacak bacak ustune atmıs ama etegınden kalcalarına kadar acmıs vazıyette oturuyordu.benım aslan bunu gorunce saha kalktı ve bır bahaneler uydurarak sureklı ıcerı gırmeye basladım.oda bunu farketmıs olacak kı dahada acmaya kıloduna kadar gostermeye baslamıstı.ben odamda onun hayalını kurarken bırden kapı acıldı ve ıcerı elınde pasta tabagıyla gırdı benım alet tas gıbı bır vazıyette heyecandan kıpkırmızı olmustum.tabagı masaya bıraktı nasıl oldugumu saormaya konusmaya basladı bır yandan da basımı oksuyor benı ıyıce azdırıyordu.ellerı gittikce daha tahrık edıcı oluyor vucudunu surtmeye onume gecıp bana arkasını yaslamaya basladı.saldırma asamasındayken ayrıldı ve sen nekadar buyumussun dedı.kıpkırmızı olmustum.acaba yanlıs bır hareketmı yapmıstım.odadan cıkamadım cunku gelmıstım camasırıma bosalmıstım.gunler gectı ben o anın hayallerı ıle yasarken bır gun annemler yazlıga gecmıs ben okul bıtmedıgı ıcın evde kalmıstım.oglen okuldan gelmıs havanın sıcaklıgında ustumdekılerı cıkarmıs ınternetten pornoları acmıs ızlıyordum.kapı caldı dılencı dıyerek boxırım gecırdım ve kapının arkasına gecerek actım .bır baktımkı jale abla elınde tabakla gelmıs .Abla musaıt degılım ben ustume bırsey alıp gelıyım dedım.oda aman saklayacak ne var deyıp daldı ıcerıye.ben saskın kaldım orda kendıme geldıgımde bu halde cok can yakarsın ne bu hal dedı.bende hava sıcak rahat olsun dıyecek oldum.hemen araya gırdı bosversene kımbılır neler karıstırıyorsundur dıkkat et elın nasır tutmasın deyınce kıpkırmızı oldum.bu sefer daha arsızlasarak bak kızardı bıde dedı.merak etme ben yabancımıyım sızınkıler yok bana emanetsın merak etme dedı.bu rahat halı bana guven vermeye basladı hemde yenı malzemeler cıkartabılecektım.ıcerı gectık oturdu.ustunde bolca yazlık askısısz elmıse vardı.onundekı yırtmacı nerdeyse amını gosterecektı
hakkaten cok sıcak deyıp pervanemın onune gectı ve kendını serınletmeye basladı .pervanenın etkısıyle sacları sallanıyor elbısesının dugmelerı acılıyor bacakları ortaya cıkıyordu.menım aslan cadırı kurmustu.bunu farkeden jale abla bu pervane benım atesımı sonduremıyecek senın ıtfayenın sulaması lazım dedı.ben anlamadıgımda onumu gosterıp o ne hal oyle teyzenedemı kalkıyor artık okadar azdın mı dedı.bende yere bakarak boyle seyler gorunce dayanamıyor kalkıyor dedım.bana kız arkadasım ne oldu senı rahatlatmıyormu dedı.kızlar ne olacakkı bı ıse yaramıyor deyı verdım artık kafaya koymus sıkecektım.bek bıde begenıyor dedı ve yanıma geldı basladı sacımı oksamaya ben bırden asıldım dudaklara.gerı kactı korktum .ama sonra yavas bu ıs oyle yapılmaz dedı.yanıma geldı ve benı soy dedı .ben tek tek duymelerı actım o sutyensız muhtesem gohusler ortaya cıktı agzımı yapıstırdım butun sutlerını emdım bıtırdım.yenı dogum yapmıstı ve hala akıyordu.sonra albıseyı attıktan sonra sadece tanga ıle kadıgını gordum orospu bellı vermeye gelmıstı bundan cesaret alarak daha saldırgan olmaya basladım ıpleroı elıme almalıydım.arkasını cevırdım ve benım malı dahadım oha hayvan o ne dedı.dur o hayvan dedıgın aslan az sonra gotunu delecek dedım.asla lıseden berı kımseye vermedım dedı.dondu onune egıldı ve agzına alıp somurmaya basladı cok surmedı bosaldım tabı.hepsını yuttu.ılk seferde adetmıs o oyle dedı.banyoya gıttık temızlendık o benı ben onu yıkadım.benım aslan hemen kalktı gene bunu bosa gecırmeyelım dedı ve ayagını kaldırıp ayakta ıcıne aldı ben sokmaya basladım ıslaklıgın etkısı ıle ortalık ınlıyordu artık yeter dayanamıyorum dedı ve bosaldı .ben hala tas gıbıydım.domalttım jale teyzeyı ve basladım gecırmeye.o heyecanla amından cıkıp gotune gırmesıyle bırden kendını one attı ama bırkere gırmıstı ve ben bırakmıyacaktım olmaz falan demesıne bakmadan tekrar yavas yavas soktum gıdıp gelmeye basladım artık o kendını gerı ıttırıyor bana ıs bırakmıyordu.sonunda odar gote dayanamadım bosaldım.kurulandık ıcerı gectık ama ben hala ıstıyordum .olmaz gıtmem lazım dedı .ama benımkı hala tas gıbı ıdı.aldı elıne agzına sokmaya basladı en cabuk bu sekılde bosalırsın anlasıldı sen tadını aldın bırakmıyacaksın dedı.ben gotunu parmaklarken oda benı bosalttı ama busefer yutmadı gohuslerıne bosalttı.gıttı temızlendı opucuk kondurup bakalım kım kımı bıktıracak sonra gorecegız dedı ve cıktı.
Hikayenın devamınde daha neler oldu sonra devam edecegız……….

BU GECE OLMAZ (alıntıdır)

BU GECE OLMAZ (alıntıdır)
“Bu gece olmaz tatlım, lütfen, gerçekten çok yorgunum… Bak istersen göbeğime boşalabilirsin…” Bu sözler, seks hayatımın sonunun başlangıcıydı. Aşığıyla, saatlerce sikiştikten sonra, amı ağzına kadar meni ile dolu olarak bana dönmüştü. Bir saate yakın onu yalayarak temizlemiş ve iki kez derin orgazm yaşatmıştım. Başka bir adamın spermlerinin tadı (her zaman olduğu gibi) beni tahrik etmiş ve sikimi, onun içine sokup, sıcacık, az önce sikilmiş ve iyice gevşemiş amı tarafından sarılmasını hissetmeyi çok istemiştim. Zaten genellikle, bir iki sokuşta boşalır ve spermlerimi aşınınkiyle karıştırırdım. Ama bu gece, içine girmemi istememişti. Mastürbasyon yaparak göbeğinin üzerine boşalmamı ve bunu seyretmeyi istemişti. Onunla tartışamayacak kadar azmıştım. Ben de, yarrağımı elime alıp ayrık bacaklarının arasına diz çöküp, kendi kendimi okşamaya başladım. Yüzünde doygun ve memnun bir gülümsemeyle, öylece uzanmış, sikimi sıvazlamamı izliyordu. Uzun sürmedi, kasıklarımda muhteşem bir sancıyla boşalmaya başladım. Bembeyaz spermlerimi göbeğine ve şişmiş amcık dudaklarına fışkırtıyordum. „Menilerini temizle…“ diye emreder gibi söyledi. Ben de memnuniyetle yalayarak temizledim.
Tatlı karım hemencecik uykuya daldı. Ben de yanına kıvrılıp ona iyice sokuldum. Seksin kokusu harikaydı. Harika bir orgazm yaşamıştım ve kendi öz karımın içene girmeme izin vermemesine çok takmamıştım. Bu hoş bir şey değildi belki ama başka bir adamla sikişmesini seyretme fantezimi gerçekleştirdiğinden dolayı da çok mutluydum.
Onu başka erkeklerle birlikteyken görmeyi arzuladığımda birkaç yıllık evliydik. Bir partide karımı başka bir adamla samimi bir şekilde konuşurken gördüğümde bu fanteziyi kurmaya başladım. Karım onunla konuşurken, öyle güzel öyle seksiydi ki; bu açıkça adamı iyice tahrik etmişti. Birlikte dans etmişlerdi. Daha sonra karım, dans ederken adamın sertleşmiş sikinin karnına baskı yaptığını söylemişti. O gece yatakta hiç olmadığı kadar iyi bir performans göstermiş ve karımın övgülerine mazhar olmuştum.
Bu olaydan sonra yavaş yavaş, onun başka bir erkekle yapması konusunda konuşmaya başladık. Başlarda, ciddi olduğuma inanmadı, onu ciddi olduğuma inandırmak biraz zamanımı aldı.
Bir gün, bana sürpriz yaparak, işten bir erkek arkadaşıyla bir iş seyahatine gideceğini ve o adamla ilgili fantezilerinin olduğunu söyledi. Ben de onları izlemek isteğimi söyledim, ama o, ilk defasında rahat hareket etmek istediğini, bu nedenle ilk defasında yalnız başına gitmeye karar verdiğini söyledi. Onu öptüm ve aşığına yolladım. O gece yatağa uzanıp karımın sikilişini düşündüm. Ve uyumadan önce iki kez mastürbasyon yaptım.
Ertesi sabah karım aradı ve bana bir sürprizi olduğunu söyledi. Söylemesi için yalvardım ama o sadece güldü ve bu gece geç vakit eve döneceğini onu beklemememi, uyumamı söyledi. Telefonu kapatınca, onun aşığıyla sikişmesini düşünerek yeniden mastürbasyon yaptım. O gün işte nasıl vakit geçirdiğimi bilemedim. Dikkatimi bir türlü işe veremedim ve erkenden eve geldim. Bir buket çiçek aldım ve yatağa gitmeden önce evi baştan aşağı temizleyip topladım. Uyumayı denedim ama olmadı. İki kez daha mastürbasyon yaptım ve nihayet yorulup uykuya daldım.
Gece bir vakit, karımın yatağa, yanıma süzülerek girmesiyle uyandım. Uzanıp onu tuttum, sevinçle anladım ki tamamen çıplaktı. Bana doğru çekip öptüm. Nefesi alkol kokuyordu, konuşurken hafif dili dolaşıyordu. İş arkadaşının az önce işine boşaldığını söyleyerek, elimi tuttu ve amına götürdü. Önce ateş gibi yanan amının sıcaklığını hissettim. Ardından parmağını dudaklarının arasına kaydırınca ne kadar ıslak ve kaygan olduğunun farkına vardım. Parmaklarımı amına doğru bastırıp amcık dudaklarını onların üzerine doladı. “Bunun ne olduğunu biliyor musun?” diye kulağıma fısıldadı.
Dolaşan diliyle söylediklerini pek anlamadığımdan “neyin ne olduğu?” diye sordum.
Parmaklarımı amının içine iyice bastırarak “bunun” diye yanıtladı.
“Karımın, güzel, daracık ve kaygan amcığı” diye yanıtladım.
“Senin karının, güzel, daracık ve iyice sikilmiş amcığı” diye düzeltti.
Duyduklarıma inanamadım ama doğru olmasını diliyordum. Amcığı sırılsıklamdı. Biraz parmağımla okşadım, karım hemen yüksek sesle inlemeye başladı. O kadar mastürbasyon yapmama rağmen, yeniden azmış, sikim yeniden sertleşmişti. Karımın üzerine çıkıp, benim için ayırdığı bacaklarının arasına girdim. Sikim kolayca karımın içine kaymıştı. Yavaş yavaş içinde gidip gelmeye başladım. Karım da beni daha derine gireyim diye içine çekiyordu. İş arkadaşını ismini söyleyerek, bana (daha doğrusu ona) “içime boşal” diye yalvarırken, ben gelmek üzereydim. Dediğini yaptım ve içine spermlerimi pompalamaya başladım. Karımın üzerine yığıldım ve vücudunun ulaşabildiğim her yerini öpmeye başladım. Ağzımı aşağılara, amına doğru kaydırıp, benim spermlerimi ve onun amının suyunu tattım. Tabi ki diğer adamın spermlerini de… Klitorisi iyice şişmişti, ağzımın içene alıp emdim. Sıvılar damlayan amının kokusu muhteşemdi. Onun da boşalması kolayca olmuş, muhteşem bir orgazm yaşamıştı. Gevşeyip rahatlamadan önce uzun çığlıklar atmış inlemiş ve defalarca amını yüzüme bastırmıştı.
Sonra yeniden vücudunu öperek yukarılara çıktım ve dudaklarını öperken bana «teşekkürler aşkım » dedi. Bana mı dedi yoksa iş arkadaşına anlayamadım, ama kime dediğinin hiç önemi yoktu… Bir birimize sokulup sarılarak kolayca uykuya daldık.
Ertesi sabah uyandığımda yatakta yalnızdım. Çarşafta kocaman ıslak bir leke ve yerde bir gece önce karımın çıkardığı kirli giysileri vardı. Karımın külotunu yerden alıp inceledim. Çok nemliydi ve çok ağır bir kokusu vardı. Başka bir herifin spermlerinin bu külotu ıslatmış olması fikri çok hoşuma gitmişti. Şeytan mastürbasyon yap diyor ama işe gitmem gerekiyordu. Karım erkenden kalkmış ve işe gitmişti. Bu gün cumaydı ve hemen hafta sonu planlarını yapmaya başlamıştım. Karımın bu ilk seks macerasını dinlemek için sabırsızlanıyordum.
İşe vardıktan kısa süre sonra telefon çaldı. Arayan harika karımdı. Neler hissettiğim konusunda endişe etmişti ve ne diyeceğimi merak ediyordu. Hiç mutlu olmadığım kadar mutlu olduğumu söyledim ve endişe etmemesi konusunda onu ikna ettim. İkimizde işte olduğumuz için daha fazla konuşamıyorduk, o nedenle akşama bir lokantada buluşmak üzere randevulaştık. Öğle yemeği tatilinde dışarı çıktım ve karıma hediye olarak bir kolye satın aldım. Onu ne kadar sevdiğimi bilmesini istiyordum.
Yemek harika geçti. Sohbet ettik, içtik, bir birimizi ne kadar sevdiğimizi anlattık. Yaşadığı deneyimi en ince ayrıntısına kadar anlatmasını istedim. Ama bunun bizi azdıracağını bildiğimizden yemek bitene kadar konuşmamaya karar verdik. Ona hediyemi verdim. Küçük bir çığlık attı. Hala onu sevip sevmediğimi ısrarla soruyordu. Onu çok sevdiğimi her zaman da seveceğimi söyledim.
Yemekten sonra arabaya bindik, ben araba kullanırken, daha otoparktan çıkmadan karım pantolonumun fermuarını açıp sikimi eline aldı, okşamaya başladı. Bir yandan da iki gece önce neler yaptığını anlatıyordu. Seyahatleri önce bir uçak yolculuğu ile başlamış. Karım ve iş arkadaşı işten çıktıktan sora seyahate başladıkları için biraz geç bir vakit varmışlar otellerine. Karım, yatmadan önce hafif bir şeyler yemeyi önermiş, o da kabul etmiş. Yemekten önce de biraz içmişler. Sanırım, karım bu içkilerden sonra oldukça rahatlamıştır. Karımın dediğine göre, konuyu sekse getirince nasıl tepki vereceğini gözleyecekmiş. Tam burada bir soruyla sözünü kestim; „Adam kimdi?“ Karım bilmemi istemediğini söyledi. Gizli bir aşık fikri çok hoşuna gidiyormuş. Hâlbuki ellerinin içinde tuttuğu yarrağımın sertliğinden ne kadar heyecan verici olduğunu anlayıp söyleye bilirdi. Ama söylemese de önemli değildi. Neyse, karımın seks konusuna girmesine beklediği gibi olumlu karşılık vermiş. Flörte başlamışlar, birlikte adamın odasına çıkmadan önce de karım ellerini onun bacakları üstüne koyup, her şeyi istediğini belli etmiş.
Daha fazla ayrıntı istiyordum ama bu arada da eve ulaşmıştık. Arabadan iner inmez, doğruca yatak odamıza yönelip, hızla giysilerimizi çıkarıp, kendimizi çırıl çıplak yatağa attık. Ben hemen başımı bacakları arasına, amına gömdüm. Öyle inanılmaz şekilde tahrik olmuştu ki hemen boşaldı. Sırt üstü yatıp onu sikimin üzerine çektim. O üzerime çıkınca, ona bakıp ne kadar şanslı bir adam olduğumu düşündüm. Sonra aşığı ile yaşadıklarını anlatmasını istedim. O kaldığı yerden devam etti. Daha asansörün kapısı kapanır kapanmaz eyleme başlamışlar. Adam uzanıp, karımın eteğinin altından, külotunu aşağıya çekip çıkarmış. Karım ayağını kaldırarak külotunu asansörün zeminine bırakmış. Koridordan adamın odasına giderken, birilerine asansörde o haldeyken yakalanıp, rezil olabileceklerini konuşup gülüşmüşler.
Karım, odaya girer girmez hemen nasıl dizleri üstüne çöküp, adamın sikini pantolonundan dışarı çıkardığını anlattı. Ne kadar büyük olduğunu ve sertleştiği için dışarı çıkarmakta ne kadar zorlandığını anlattı. Bir dakika kadar beceriksizce uğraştığını, ama onu dışarı çıkarabilmek için pantolonu tamamen çıkardığı anlattı. Bu arada da benim yarrağım üzerinde aşağı yukarı hareket ediyordu ve bu beni orgazma doğru götürüyordu. O ne kadar büyük bir siki olduğunu ve ağzına ne kadar zorlukla sığdığını anlatmaya devam ediyordu. Ne kadar iri taşakları olduğunu anlatırken, gerildim ve içine boşalmaya başladım.
Macerasını bana anlatırken karım gerçekten çok tahrik olmuştu. Üzerime doğru hareket edip, amını ağzımın üzerine yerleştirdi. Amının dudaklarını ve içinden geriye akan benim menilerimi yalamaya başladım. O anlatmaya devam etti. Adamın onu nasıl tutup ayağa kaldırdığını, nasıl derin derin öpüştüklerini anlattı. Sonra külotunu tamamen çıkarıp, onu kucaklayıp yatağa taşıdığını anlattı. Adam soyunmasını bitirdiğinde, karım yatakta, adamın vücuduna ve iyice sertleşmiş yarrağının emrine amade, bekliyormuş. Biraz nefes almak için yalamaya ara verdiğim de, adamın sikinin ne kadar büyük olduğunu sordum. Boyunun yirmi santim kadar olduğunu tahmin ettiğini ve oldukça kalın olduğunu söyledi. Benim ondört santimlik aletimle karşılaştırılamayacağını biliyordum. Bu bana garip bir acı ve mutluluk verdi.
Karım başımı ileri doğru iterek, klitorisini dudaklarımın arasına yerleştirdi. Yatağa birlikte yan yana yattıklarını, uzun uzun öpüştüklerini, kendisinin hemen acele acele yapmak istediği şeylere izin vermediğini anlatmaya devam etti. Sikini içinde istediğini, çok arzuladığın, içine girmesini söylemesine karşın o gülerek beklemesini, daha hoşça vakit geçireceklerini söylemiş. Bizim seks yaşamımızdan ne kadar farklı olduğunu şaşırarak bir daha düşündüm. Karım sikmesi için adama yalvarıyor, oysa her zaman ben yalvarmışımdır karıma…
Amını yeniden yalamaya başladığımda orgazma yaklaştığını hissediyordum. „Sonra, beni yataktan indirdi ve soyundum“ diye ve „başka bir erkeğin önünde çıplak olmak çok hoştu ve bu beni daha da azdırmıştı“ diye devam etti. Soluk soluğa kalmıştı ve amı benim yüzümün üstündeyken şiddeti bir şekilde boşalmıştı. Ardından kollarımın arasına yığılıp kaldı ve uzun süre öyle kaldı.
„Peki, nasıl bir duyguydu?“ diye sorarak sessizliği bozdum.
Yanaklarımdan öperek, fısıldayarak „öğrenmek istediğinden emin misin?“ diye sordu.
Gerçekten emin değildim ama öğrenmek zorundaydım. Başımla evet anlamında onayladım.
„Şaşkınlık içindeydim“ diye başladı. „Çok yakışıklı bir adamdı ve siki o kadar büyük ve kalındı ki… İçime girince önce biraz acıttı, ama sonra alıştı ve benim amım onunkini alacak kadar esnedi. Sonra sikini dışarı çıkarıp, amımın dudaklarının arasına başını koyup içine ta dibime kadar hızla sokuyor, amımın dudakları adamım vücuduna yapışıyordu. Bu hareketi hızlı hızlı ve üst üste yapıyordu. Bu da klitorisimin uyarılmasına neden oluyordu. İlk olarak beni bu yolla orgazm etti. Bu şekilde sikişle ilk kez orgazm oluyordum.
Sonra birden sustu. Sanırım bir şeyleri nasıl söyleye bileceğini düşünüyordu. „evet, sonra?“ diye sordum.
«evet, üzgünüm bebeğim ama boyut önemli… » dedi. Ve kırdığımı düşünerek beni kucakladı.
«Kaç gez yaptınız?» diye sordum.
«O gece iki kez, bir kez de işe gitmeden önce sabah. Ve döndükten sonra uçak iner inmez bir bara gittik ve bir daha ne zaman birlikte olacağımızı konuştuk. Ben emin olmadığımı, çünkü senin neler hissedeceğini ne tepki göstereceğini bilmediğimi söyledim» dedi.
« O adama bana soracağını mı söyledin?” diye sordum. « Buna ne tepki verdi ? » diye devam ettim.
« Şaşırdı ve endişelendi. Onu endişelenmemesi konusunda ikna ettim. Her şeyin yolunda olduğunu ama sana söyleyeceğimi ve eğer memnun olmazsan, bir daha birlikte olamayacağımızı söyledim. Bir şansı daha olup olmadığını sordu. Ve biz de buraya gelmeden önce bizim otoparkta, arabanın için de bir kez daha yaptık.“ Diye anlattı.
„Otoparkta mı?“ diye inanamayarak sordum. Ben uyurken bir kaç metre ötede karım bir arabanın içinde, liseli âşıklar gibi sikişiyormuş…
“Evet” diye yanıtladı ve taş gibi sertleşmiş sikime uzanırken “senin için önemli mi?” diye sordu.
“Yo, sadece şaşırdım ve itiraf etmeliyim ki bütün bu olanlar beni son derce tahrik etti. Karımın başka bir erkekle birlikte olması çok hoş ama ben onları seyredemiyorum, çok yazık…” diye yanıtladım.
“Çok büyük olsa da mı?” diye şeytanca sordu.
“Belki de özellikle çok büyük olmasını istiyorumdur…” diye şirin bir şekilde yanıtladım.
Yeniden seviştik. Her zaman yaptığımız gibi… Normal olarak bu kadar çabuk yeniden hazır olamazdım ama karımın yaşadıkları beni gerçekten çok tahrik etmişti. Ve sanırım, Karimi bir aşağı olmasını takmayacağım konusunda inandırmıştım.
Bütün hafta sonunu yeni evliler gibi geçirmiştik. Gerçekte karımın aşığından çok söz etmiyorduk ama o bizim beynimizdeydi ve benim performansımdaydı. Karım coşkum ve enerjim konusunda beni sürekli övüyordu. Artık bir aşığı olduğu için mutlu olduğuma inanıyor ve bunu bana da söylüyordu.
Pazartesi sabahı çabuk geldi ve ikimiz de işe gittik. Akşamüzeri karım telefonla aradı ve akşama bir yerde yemek yiyelim dedi. Eğer benim için sorun yoksa iş arkadaşı da bizimle olacaktı. Bir kaç dakika düşündüm ve “ evet, elbette” dedim. Gerçekten karımı siken adamı merak ediyordum.
Büroda işlerimi bitirip, randevuma doğru gittim. Arabamı parkedip, yürürken, karımın arabasına bakındım. Fakat göremeyince önce benim geldiğime karar verdim. Lokantaya girdim ve tam bara doğru yönelmiştim ki, karımla aşığının benden önce gelip köşede bir masaya yan yana oturup içkiye başlamış olduklarını gördüm. Masalarına yanaştığımda, karım bana kocaman bir gülücük attı. Beni aşığıyla tanıştırdı, o da ayağa kalkıp elimi sıktı. Karımın aşığı çok uzun boylu ve genç biriydi. Atletik bir vücudu vardı ve çok yakışıklıydı. Karımın onu neden seçtiğini şimdi anlıyordum. Umarım elde tutmasını da bilir.
Oturdum ve karıma bir merhaba öpücüğü verdim. Aşığı karımın yanında oturuyordu ama geldiğimdeki kadar yakın durmuyordu. Biraz sohbet edip bir kaç kadeh içki içtik. Başta ortam biraz sıkıntılıydı ama adam gerçekten hoş biriydi. Sonra biraz rahatlamaya başardık ve karım uzanıp onun ve benim elimi tuttu. İkimizin elini aynı anda tutarak „Haydi yemek siparişini verelim, her zamankinden daha coşkuluyum bu gece“ dedi.
Harika bir yemek yedik ve bize gitmeye karar verdik. Karımla ben bizim arabaya bindik, aşığı da arabasıyla bizi takip ediyordu.
Yalnız kalınca karıma „hoş çocuk“ dedim.
„Beğendiğin için memnun oldum.“ Diye yanıtladı. „Biz onunla birlikteyken bizi seyretmek istediğinden emin misin?“ diye sordu.
“Evet kesinlikle, uzun süreden beri bu fanteziyi kuruyorum.” Diye onu ikna ettim. Elini kucağıma doğru uzattı ve kalkmış sikimi fark etti. Eli ona değince küçük bir gülücük attı bana.
Eve vardığımızda, karım benden aşığıyla içeri girmeden önce biraz konuşarak onu oyalamamı, hazırlanmak için biraz zamana ihtiyacı olduğunu söyledi. Karım içeri girerken adam arabasını park etti. Ben de konuşmak üzere onun yanına gittim. Yine biraz garip bir durum olmuştu. Ama bu normaldi. Gerçekte bu adam karımla sikmişti ve bu gece de benim önümde sikecekti. Karım ön kapıya çıkıp bizi içeri çağırınca bu garip küçük sohbetimiz kesildi.
Benim güzel karım, en sevdiğim geceliğini giymişti. Her birimizi bir elimizden tutarak, yatak odamıza doğru götürdü. İçeri girerken bana “rahatına bak tatlım” dedi.
Yatağın kenarındaki bir sandalyeye oturdum ve karım dönüp aşığını kucaklayarak ona derin bir öpücük verirken onları seyretmeye başladım. Adam elini karımın bütün vücudunda gezdirmeye başlayınca benim alet aniden sertleşip hazır hale geldi. Pantolonumun üzerinden onu okşamaya başladım. Soyunmak istemiyordum, soyunursam mastürbasyon yapardım ve ilk kez her şeyden daha çok karımın ıslak amını sikimde hissetmek istiyordum. Karımı sike bilmek için boşalmamalı ve gücümü kaybetmemeliydim.
Karım ve aşığı öpüşmeyi kesip kendilerini yatağın üzerine bıraktıklarında tutkulu bir şekilde sevişmeye başladılar. Karım başı yastıkta yatağa sırt üstü uzandı. Bana bakıyordu. Bir birimize gülümsedik, o bana bir öpücük attı. Bunlar olurken aşışı ayağa kalktı ve soyundu. Gömleğini ve pantolonunu çıkarırken onu seyrettim. Zayıf ve kaslı bir vücudu vardı. Sonra çoraplarını, ardından da külotunu çıkardı. Siki çok büyüktü, üstelikte daha tam kalkmamıştı. Yeniden karımla göz göze geldik. Biliyordum, küçük bir şoka girmiştim ve artık anlıyordum ki karım neden sürekli büyüklüğünden bahsediyordu.
Karımın aşığı, çırıl çıplak yatağa yöneldi ve karımın ayaklarını öpmeye başladı. Sonra kafası karımın bacaklarının arasına gelene kadar, öperek yukarıya doğru çıktı. Karımın kalçalarını hafif yukarı kaldırarak, külotunu sıyırıp çıkardı. Olanlar karşısında hipnotize olmuş gibiydim. Adam çıkardığı karımın külotunu bana doğru fırlatınca birden uyandım. Kucağıma düşen külotu alıp, burnuma götürdüm. Ona sinen karımın kokusunu duyuyor ve ne kadar ıslanmış olduğunu görebiliyordum.
Adam karımın amını dillemeye başladığında, ağzından bir çığlık koptu. Sonra uzanıp geceliğinin ince askılarını, çözüp iki elini çıplak memelerine götürdü ve kendi meme uçlarını okşamaya başladı. Adam adeta, karım inlesin, çığlık atsın, bağırsın diye uğraşıyordu. Karımın aşığı, klitorisini ağzının içine almış emiyordu. Biraz sonra emmeyi bırakıp başını karımın amından uzaklaştırdı. Karım iki eliyle adamın kafasından tutup kuvvetlice aşağıya, amına bastırana kadar da bir şey yapmadı. Karım kalçalarını yukarı adamın ağzına doğru kaldırarak, onu orgazma ulaştırmasını istiyordu. Adam bunu başardığında karım çırpınarak ve tiz çığlıklar atarak orgazm olmuştu.
Karımın boşalmasını izlemek harikaydı. Onu ağzımla orgazma ulaştırmak sekste en mükemmel fantezimdir. Bunu ilişkimiz başladığından beri hep yapmışımdır. Şimdi onu bu yolla orgazm olurken izlemekte harika bir duygu ama onlara katılamadığım için de çok üzülüyorum.
Orgazmın heyecanı geçip, karım yeniden hazır olduğunda „Lütfen hayatım hadi koca sikini ver bana“ dedi. Adam takdir edildiği için mutlu olmuştu. Dizleri üzerinde kayarak pozisyonunu aldı. Bir an için adamın tamamen sertleşmiş sikini görünce şoke oldum. En az 23 santim vardı ve çok kalındı. O koca sikinin başını karımın, amının dudaklarının üzerine yerleştirdi ve aşağı yukarı sürtmeye başladı. Biraz daha yaklaşmalıydım. Sonuçta bu benim karımın sikişiydi ve biraz daha yaklaşmama kim karışa bilirdi. Bu hayvani siki, karımın amına girerken, yakından görmeliydim.
Dizlerim üstünde yatağın kenarına kadar geldim. Sikim sertleşmiş, pantolonumun önü iyice kabarmıştı, ama dokunmuyordum. Karımı ve aşığını iyice görecek şekilde kafamı yerleştirdim. Koca yarrak, amın dudaklarından içine doğru kayarken izlemeye başladım. Karımın amı iyice gerilmiş nerdeyse yırtılacaktı, adam da yavaş yavaş sokuyordu. Ama karım sıçramaya ve acıyla inlemeye devam ediyordu. Adam, karımın biraz rahatlayıp gevşemesi için koca yarrağını geri çektiği. Yarrak dışarı çıktığında üzerinden karımın amının suyu damlıyordu. Sonra yavaşça yeniden sokmaya başladı. Dibine kadar sokmuştu. Adamın yumurtaları karımın götüne değiyordu. Ola bildiğince derine bastırdıkça adamın kalçaları büzülüyordu.
Artık ritimlerini birbirlerine uydurmuşlardı. Önce yavaş, sonra hızlı, sonra daha da hızlı. Adamın siki tamamen dışarı çıkıyor, karımın amının dudakları adamın sikini başını saracak kadar aralanıyor, adam yeniden sokunca, dudaklar yeniden içeri çekiliyorlardı.
Ayağa kalktım. Karımın yanına doğru yaklaştım. Uzanıp elimi tuttu, bir kaç saniye de olsa gözlerini açıp bana bir gülücük gönderdi. Sonra yeniden, çılgın, muhteşem, akıl dışı zevkine geri dönüp gözlerini sıkıca yumdu. Sonra ağzından boşalacağını duyuran bir derin inleme döküldü. Yeniden o zevklenirken onu görüyordum. Onun böyle şehvetle zevklenmesi beni çok mutlu ediyordu.
Karımın aşığı da “geliyoruuum” diye inlemeye başlamıştı. Karım onu daha da içine çekti. Adam bir kaç defa daha gitti geldi ve kalçaları gerilerek boşalmaya başladı. O kadar çok boşalttı ki diyebilirim ki karımın içini adeta tamamen spermle doldurdu. Ardından karımın üzerine yığıldı. Derin derin öpüşmeye başladılar. Adam karımın üzerinden kalkıp yanına uzandı. Yumuşamış ama hala etkileyici sikini üzerinde kıvrım kıvrım sperm izleri görünüyordu ve bu izler karımın göbeğine ve kalçalarına kadar uzanıyordu. Karım parmağını buna bandırıp ağzına götürdü ve „Mmmmmm“ diyerek yalamaya ve aşığını öpmeye başladı. „Teşekkürler, muhteşemdi, harikaydı“ dedi. Sonra bana bakıp „sıra sen de “ dedi.
Rekor sürede soyundum, sikimi hazır bekleyen amcığına soktum. Acele etmemin nedeni, amının içinden adamın spermleri kaybolmadan, onun kayganlığı ile sikmekti. Gerçekten de çok kaygan ve çok nemliydi. Sanki başka bir kadının içindeymişim gibi hissettim. Amı iyice genişlemiş ve gevşemişti. Bu nedenle amcığıyla sikimi her zamanki gibi sıkıca kavrayamıyordu. Ama ben o kadar heyecanlıydım ki aynı dakika içinde boşaldım.
Üstüne yığılıp kaldım ve onu öperken ne kadar çok sevdiğimi söyledim. Sadece gülümsedi. Tam düşlediğim gibi halinden memnun bir gülümsemeydi. Aşığı onunla sevişirken bizi serbest bırakmıştı ama şimdi, karıma uzanıp öpüşmeye başladılar. Onlar öpüşürken vücudundan aşağı kayıp, merakla, az önce iyice sikilmiş amına baktım.
Amının kokusu iyice ağırlaşmış, yatağın bacaklarının arasında kalan kısmı iyice ıslanmıştı. Amının dudakları kıp kırmızı olmuş ve iyice şişmişlerdi. Klitorisi irileşmiş grurla dikiliyordu. Spermler içinden dışarı sızıyordu. Parmağımı içine sokunca, amının kaslarını sıktı ve biraz daha sperm dışarı aktı. O dinlenirken ta amının derinliklerini görebiliyordum. Amı o koca yarraktan dolayı iyice açılmış ve genişlemişti. Dilimi amına koyup, üçümüzün sıvısını da tattım. Amını emmeye, klitorisini yalamaya başladım. Yukarı baktığımda da aşığının dilinin meme uçlarını yaladığını gördüm.
Karım yeniden yüzüme amını bastırarak boşalana kadar yalayıp emmeye devam ettim. Dizleri üzerine doğruldu ve bana kocaman bir öpücük verdi. Dili az önce amından tattığım üçümüzün sıvısını bulmak için ağzımın içini dolaştı ve ardında da aşığını aynı şekilde öptü.
Çok yorulmuştum ama uyumamak için direniyordum. Zira bu gösterinin bir saniyesini bile kaçırmazdım. Karım adamın koca yarrağını ağzına almayı denedi ama mümkün görünmüyordu. Sonunda vazgeçti ve adamın üstüne çıktı. Yavaşça kendini adamın sikinin üzerine yerleştirdi. Başını geriye atıp adamın üzerinde ritmik hareketlere başlayıp kendini ve aşığını orgazma sürüklerken, onun dünyanın en güzel yaratığı olduğunu düşündüm.
Karımın da fark ettiği gibi, yeniden ereksiyon olacak kadar kendimi toparlamıştım. Karım üstteyken ve böyle yavaş yavaş hareket ederek sikişirken ki hali hep hoşuma gider.
Adamın spermleri karımın içine yeniden boşalmaya başlarken benimkiler kasıklarıma yeniden doluyorlardı. Karım adamın üstünden kalkıp benimkine oturdu. Bu defa daha uzun tutmak istiyordum ama yine çok erken boşalmıştım. Karım üzerimden yuvarlanarak indi ve sıkıca kucaklaştık. Fısıldayarak kulağına onu ne kadar çok sevdiğimi bir kez daha söyledim, oda bildiğini söyledi.
O gece hemen uyudum ve sabaha kadar uyanmadım. Sanırım, karımla aşığı bir kez daha sikişip öyle uyudular. Bütün gece sere serpe, doymuş ve her tarafımız spermle kaplı bir durumda uyuduk. O gece muhteşem bir dünyaydı.
Bütün bunların hepsi iki yıl önce olmuştu. Bu sahneyi defalarca tekrarladık ve karım, benle ya da bensiz başka erkeklerle de birlikte olmaya başladı. Çok mutlu bir erkektim. Ta ki, içine boşalmama izin vermediği o geceye kadar. Gerçi ben muhteşem bir orgazm yaşamış ve kafamı takmamıştım. Ama ertesi gün uyandığımda büyük bir sürprizle karşılaştım. Hayatım tamamen değişmişti. Yastıkta bir not vardı. Okuduğumda sersemlemiştim.
“Bir daha beni sikmene izin vermeyeceğim, çünkü senini sikin çok küçük…”

50 Yaştan Sonra Gelen Seks Hayatı. 5 Bl.

50 Yaştan Sonra Gelen Seks Hayatı. 5 Bl.
Yola çıkar çıkmaz damat aradı. Frank aramış çok teşekkür etmiş ve hayatının en güzel günlerinden birini geçirdiğini söylemiş. Damat “Benim de canım çekti şimdi seni!” dedi.

Her gün Frank ile konuşmaya başladık. Sanki ilk aşkım beni arayacakmışcasına heyecanla onun aramasını bekliyor ve kocam eve gelene kadar saatlerce konuşuyorduk. Haftasonuna kadar günler geçmek bilmedi. Cuma günü yine güzellik merkezine kapanıp tüm vücudumu temizlettim. Cumartesi sabahı siteden kadınlarla İstanbul’a alışveriş merkezine gideceğiz diyerek evden erkenden çıktım. Bir buçuk saat sonra Harem’den beni makam arabası ile aldı. “Nerede yemek yemek istersin?” diye sorunca, “Sana gidelim, akşama dönmem gerekir!” dedim. Şöförüne, “Eve gidelim, yoldan da yiyecek bir şeyler sipariş edelim!” dedi.

Şimdi arabanın arka koltuğunda el ele oturuyorduk. İki saat önce otobüse Adapazarı’ndan uzun pardesülü ve başörtülü binen kadın, şimdi kısa eteği, vücuduna yapışan penyesi ve omuzlarına dökülen sarı saçları ile yabancı bir erkek ile sarmaş dolaştı. Kısa sürede Ataşehir’deki Residence’lardan birinin kapalı otoparkında idik. Şöför yolda sipariş verdiği yemekleri almak için geri dönerken, biz asansör ile 22. kattaki evine çıktık. Dışarıda görünmemek beni rahatlatmıştı. Hizmetçinin açtığı kapıdan, inanılmaz derece de sade ama şık döşenmiş bir eve girince şaşkınlığımı gizleyemedim. Yemekler hazır olana kadar bana evi gezdirdi. Damat ve kankası gibi hemen üzerime atlayıp sikmemesi, gerçek bir beyfendi gibi seksi ima eden tek bir hareketi olmaması beni çok mutlu etmişti. Sadece yatak odasını gösterirken gülümsemiş ve kapının arkasında nazikçe bir öpücük kondurmuştu dudağıma.

Salona şık bir sofra hazırlayan hizmetçinin çağrısı ile yemeğe oturduk. İyiden iyiye alışmaya başladığım şaraptan iki kadeh içtim. Hizmetçiye, “Kahvelerimizden sonra sen çıkabilirsin!” diyerek son talimatları verdi.

Kendimi iyi hissetmem için elinden geleni yapıyor, sanki etkilemeye çalıştığı genç bir kızmışım gibi etrafımda dönüyordu. “Senin rahat etmen için birşeyler aldım, burada iken yol kıyafetlerinle dolaşmak zorunda kalmazsın. İçerdeki dolapta!” dedi. Neredeyse iki oda büyüklüğündeki yatak odasına girdim. Giyinme dolabının kapısında iki tane İtalyan markalı ipek gecelik ve Baby-Doll asılıydı. Kırmızı iç çamaşırlarıma uysun diyerek siyah olanları seçtim. Boy aynasında kendime bakarken odanın kapısında belirdi. O daha sormadan, “Çok beğendim, sağol!” dedim. Aynadan bana doğru yürümesini seyrederken pantolonunun önünün kabarıklığı göze çarpıyordu.

image

Gelip arkadan sarıldı. Şimdi elleri ipek geceliğin üzerinden vücudumu okşuyor, sikinin sertliği sırtıma değiyordu. Kocaman ellerinin vücudumda dolaşmasını seyrediyor, şarabın da etkisi ile vücut ısım artıyordu. Kendimi seyrederken amımın ıslanması yüzümü de demek böyle kızartıyor diye düşündüm. Şimdi iki eli amımda ve göt deliğimde çalışıyor, ayna karşısında kendimin başrolde olduğu bir filmi seyrederek kıvranıyordum. Pantolunun önünü açarak sikini serbest bıraktı ve bacaklarımı aralayarak amıma sürtünmeye başladı. Aynada sünnetsiz bir sik bacak aramda bir görünüyor bir kayboluyor ve amımın ıslaklığından her görünüşünde daha da parlıyordu.

“Yatağa geçelim mi?” dediğinde, “Hayır, burada istiyorum!” dedim. Kendimin başrolde olduğu bu porno filmi seyretmek istiyordum. İkiletmeden bir eli ile başımı hafif eğdi ve diğer eliyle ince çamaşırımı yana çekerek parmağını amıma sokmaya başladı. İyice ıslak olduğumu görünce, bu sefer sikinin başını amıma dayadı. Arkamda benim neredeyse iki katım bir adamın önünde domalmış, gecelikten taşan göğüslerim savrulur şeklide aynada kendime bakıyordum. Manzara onun da hoşuna gitmiş olacak ki, aynadan sallanan göğüslerime bakıp bir anda kökledi. Kalın kökünün baskısından kaçmak için öne atılarak aynaya tutundum. O da savrulan koca memelerimi kocaman ellerine hapsedip, yavaş yavaş pompalamaya başladı. Arada vücudumu kendine doğru çekip elleri ile bızırıma baskı yapıyor, bu anlarda amımın gerilmiş dudaklarını rahatlıkla seyredebiliyordum.

image
Birkaç dakika böyle devam etti. Amımdaki kıpırdamalardan ilk orgazmıma yaklaştığımı anlayarak içimde daha uzun kalarak sert girişler yapıyor ve memelerimi daha sert sıkıyordu. Amımın içindeki yangın ayakta durmamı zorlaştırıyordu. Aynadaki görüntümün alt dudağını ısırdığını gözlerimin yeşilinin yaşardığı için daha da belirginleştiğini görerek boşaldım. Orgazm anındaki kendimdeki fiziksel değişiklikleri ilk defa böyle yakından seyrediyordum. “Gel buraya!” diyerek içimden çıktı ve beni elimden tutarak pencerenin önündeki pufa doğru eğdi. Ben, “Ama…” derken, o, “Camlar renkli, içerisi görülmez!” dedi. Güzel bir şehir manzarası önümde, ben ise domalmış bir halde bekliyordum. “Bir haftadır bunu planlıyordum!” dedi. Bir parmağı amıma kolaylıkla kayarken, diğer parmağının da göt deliğime baskı yaptığını hissettim. Rahatlık hissinden parmağını kremlemiş olduğunu anladım. Yine de kocamın siki kalınlığındaki parmağın götüme yerleşmesi zaman aldı. Son sikilmesinden sonra geçen zamanda toparlanmıştı biraz götüm. Amım halinden memnun ıslaklığını sürdürürken aklımda am dudaklarımı bile geren sikin koca kökünün götümü ne hale sokacağı vardı.

image
Sikin başını hissedince kendimi olabildiğince serbest bıraktım. Başı içeri girince Frank yine kendi dilinde bir şeyler söyledi. Sonra, “Pardon, böyle büyük ve biçimli bir götü siktiğim için mutlu olduğumu söyledim!” diye tercüme etti. Sikini bastırmaya çalıştıkça benim acım artıyor, sanki damadın sikini götüme aldığım o ilk andaki gibi zorlanıyordum. Sikinin gittikçe kalınlaşan kökü nedeniyle geri çekildiğinde, göt deliğimdeki bollaşmayı hissediyor, ama ilerlediği zaman acı ve amımdaki parmağın getirdiği zevk terlememi artırıyordu. Biraz bekleyip boştaki eli meme uçlarımı okşamayı sürdürdü. Sanki yoldan geçen arabalara şov yapıyormuşuz gibi hissettim kendimi.

“Hadi!” dememle birlikte, sikin kalın kökünü hissettim. Duyduğum kendi çığlığım, çığlıktan çok arabanın altında ezilen bir hayvanın inlemesi gibiydi. Göt deliğime o kadar yerleşmişti ki, geri çekerken bile zorlandı ve bu sefer tamamını sokmadan sikmeye başladı. Kafamı Aşağıya doğru bastırdığında güzel taşaklarını ve iyice büyümüş meme uçlarımı seyrediyor ve her girişinde daha derine değdiğini hissediyordum. Sikin kökü o kadar kalındı ki, aldığım inanılmaz zevke rağmen köküne kadar soktuğunda hafif de olsa acı duymaya devam ediyordum. Acı ve amımdaki parmağın getirdiği zevk, saunadaymışçasına terlememe neden oldu. Ter sayesinde boştaki eli vücudumun üzerinde daha rahat kayıyordu.

image
Köküne kadar soktuğu bir anda hareketsiz bekleyince, boşalacağını anladım. Zaten içimdeki sikin hareketleri de bunu gösteriyordu. İçime akan döllerin sıcaklığı ve sikin başının yaptığı baskı ile ben de kendimi bıraktım. Puftan ve camdan güç alıp düşmemeye çalışarak, hıçkırarak boşaldım. Geri doğru bir kaç adım atan Frank sırtüstü yatağa attı kendini. Ben ise iki büklüm halde vücudumdaki orgazm dalgalarının azalarak bitmesini bekledim.

Kalkıp banyoya yürürken, “Aşkım!”, “Her şeyimsin!” gibi sözler mırıldanıyordu. Küvette amımı yıkarken, elim göt deliğime doğru girince korktum. Aynaya bakınca ise göt deliğimin zaten küçük olan ellerimin gireceği kadar açıldığını ve içinin gözüktüğünü gördüm. Sikicimin yanına döndüğümde çoktan uyuyakalmıştı. Ben de çırılçıplak ona sarılarak yattım. O gün beni bir kez de amımdan sikti.

Fingirdek

Fingirdek
Sırtımı, girişdeki yüksek bölümün duvarına dayamış, salonun öbür ucundaki karım Suna’yı seyrediyordum. Kalabalık bir partiydi. En az elli kişi olmalıydı içerde. Yaklaşık iki saattir buradaydık ve bir saat önce kopmuştuk karımla. Ama gözlerimi onun üstünden bir dakika bile ayırmamıştım. Hiç yalnız kalmamıştı bu süre içinde. Hep birileri vardı yanında. Daha doğrusu, hep erkekler vardı çevresinde. Çoğu ya hiç tanımadığımız kimselerdi bunların. Ya da yalnızca göz aşinası olduklarımız.

Doğruyu söylemek gerekirse, alabildiğine ilginçti olup bitenler. Karıma sokulanların tamamının kafasında tek bir şeyin olduğunu görebiliyordum. Onu sikmek istiyorlardı. Pek de haksız sayılmazlardı hani. Dört senedir evliydik ve o anda beni de, onu bir an önce sikmek isteyecek kadar tahrik ediyordu. Çevresindeki öbür erkekleri ise neredeyse çıldırtmıştı.

Üstünde siyah jarse bir giysi vardı karımın. Üst kısmını, omuzlarından geçen incecik askılar tutuyordu. Bu nedenle de, kolları, omuzları ve ortasına kadar sırtı çıplaktı. Memelerinin arasını açıkta bırakan derin bir “v” yakası vardı giysinin. Kumaşı da o kadar inceydi ki, gözlerden gizlemeye çalıştığı o yusyuvarlak, kütür kütür memeler, tüm hatlarıyla belli oluyordu. Kumaş, karnınını ve kalçalarını sımsıkı sarmıştı. İncecik belinden sonra birden genişleyen kalçalarından gözünü alamıyordu insan. Her zaman olduğu gibi, yine içine hiç bir şey giymemişti. Bu nedenle de, özellikle arkadan bakıldığında, başdöndürücü bir manzara çıkıyordu ortaya. Jarse kumaş, hafifçe kalçalarının arasına giriyor, o başdöndürücü yuvarlakları iyice meydana çıkarıyordu. Eteği, dizlerinin bir karış üstünde bitiyordu. İnanılmaz güzellikteki upuzun bacaklarına baktıkça, içimdeki, onların biran önce belime dolanması isteği büyüyordu. Ayakkabılarını ona ben hediye getirmiştim İngiltere’den. Topukları alabildiğine yüksekti. Tıpkı bir terlik gibi geçiriliyorlardı ayağa. En vurucu yanları ise, üst kısımlarının, tümüyle şefaf ve renksiz bir plastikten yapılmış olmasıydı. Bu nedenle, sanki çıplak gibi duruyordu ayakları. Kısacası, inanılmaz sik kaldırıcıydı Suna o akşam.

Şu anda onunla konuşmakta olan adamı tanımıyordum. Otuz yaşlarında olmalıydı. Esmer, uzun boylu ve kıvırcık saçlıydı. Aslında pek yakışıklı olduğu söylenemezdi ama, garip bir çekiciliği olduğunu görebiliyordum. Bir süreden beri konuşuyordu karımla. Köşede, ayakta duruyorladı. İkisinin de ellerinde viski bardakları vardı. Epeyce içmişti o akşam Suna. Alkolün onun üstündeki etkisini çok iyi biliyordum. Daha da özgürleşiyor, daha rahat hareket ediyordu. Şimdi de öyleydi. Konuşurken zaman zaman adamın kolunu tuttuyor, müthiş baştan çıkarıcı bir havayla gülüyordu. Birbirlerine oldukça yakın duruyorlardı. Aralarında müthiş bir elektriklenme olduğu belliydi. Sikiş elektriklenmesi.

Her zaman olduğu gibi, bu sefer de müthiş tahrik olmuştum. Başkalarının karımı sikmek istemesi, bunun için uğraşmaları, beni inanılmaz bir biçimde tahrik ediyordu. Daha önceleri de, pek çok kez yaşamıştım bu duyguyu. Üstelik, bunun Suna’yı da tahrik ettiğini biliyordum. Parti bitip eve gittiğimizde, müthiş bir sikiş gecesi yaşayacaktık yine. Önceleri hep böyle olmuştu. Aramızda hiç konuşmamıştık gerçi ama, ikimiz de memnunduk bu durumdan. Başkalarının onu sikmek istediğini görerek kalkan sikim inmek bilmiyordu. Karım ise erkeklerin siklerini kaldıra kaldıra geçirdiği saatlerin kabarttığı duygularla, inanılmaz azgın bir kadın olup çıkıyordu.

Birden müthiş bir şey oldu. Suna bir adım daha sokuldu adama. Böylece, karınların birbirine değmeye başlamıştı. Bu, şimdiye kadar hiç tanık olmadığım bir şeydi. Bir taraftan da, bu temasın, ikisini de müthiş etkilediğini görebiliyordum. Karımın yanakları kızarmıştı. Adam ise kudurmuş gibiydi sanki. Boş elini götürüp, Suna’nın kolunu okşamaya başladı.

Telaşlı gözlerle çevreye bakıp, bu durumu başkalarının da görüp görmediğini kontrol ettim. Gözlerim, biraz uzaklarında durup onları seyretmekte olan başka bir adamı yakalayabildi yalnızca. Onu da tanımıyordum. Bu nedenle, aldırmama gerek yoktu. Tekrar karımla adama baktığım zaman, onların hareketlenmiş olduklarını farkettim. Adam Suna’yı elinden tutmuş, bir yere götürüyordu. Kendimi, yerimden kımıldamamaya zorlayarak izledim onları. Salonun dip tarafındaki bir kapıya yönelmişlerdi. Kalbim küt küt atmaya başladı. Tanrım, neler oluyordu?

Onlar kapıdan geçip gözden kaybolduktan ve ben de, durumun farkında olan başkaları olup olmadığına emin olabilmek için salonu gözlerimle taradıktan sonra, peşlerinden gittim. Kapı, uzunca bir koridora açılıyordu. Karım da, adam da görünürde yoktular. Sessiz olmaya gayret ederek, yürüdüm.

İlk odaların kapıları kapalıydı. Acaba nereye gitmişlerdi karımla adam? Yürümeye devam ettim. Sağda ve solda yine kapalı kapılar vardı. Biraz ilerde, koridorun sola döndüğünü görerek sokuldum. Burada lamba yanmıyordu ve ışık, az önce yürüdüğün koridodan geliyordu. Neredeyse karanlık denebilirdi yani. Yine kapalı kapılar çıktı karşıma. Neredeyse koridorun sonuna yaklaşmıştım ki, birden bir inleme duydum. Bir kadının inlemesiydi bu. Karımın inlemesiydi. Olduğum yerde kaldım. Sesin nereden geldiğini kestirmeye çalışıyordum ve heyecandan ölmek üzereydim. Bir şeyler olduğu belliydi artık. Ama ne oluyordu?

İkinci inleme sesi, birincisinden yüksekti. Böylece, yerini keşfedebildim. Koridorun en sonundan geliyordu. Ayaklarımın ucuna basarak sokuldum oraya doğru. Sağdaki kapı açıktı.

– “Immmhhhhh…” diye inlediğini duydum Suna’nın.

O odadan geliyordu ses. Kafamı yavaşça uzatıp içeri baktım ve bir anda donup kaldım. İnanılmaz bir manzara vardı gözlerimin önünde. En dip taraftaki küçük sehpanın üstünde yanan küçük lamba, odadaki tek ışık kaynağıydı gerçi ama, yine de, her şeyi en ince ayrıntısına kadar görebiliyordum. Gözüme ilk arpan, Suna’nın çıplak bacakları olmuştu. Bir deri koltukta oturuyordu karım. Tabii eğer buna oturmak denilebilirse. Adam onun hemen önünde, dizlerinin üstünde duruyordu. İki eliyle Suna’nın iki bacağını, dizlerinin arka taraflarından tutup havaya kaldırmış, sonra da göğsüne doğru bastırmıştı. Karımın ayakkabıları ayaklarından çıkmıştı bütün bunlar olurken. Parmaklarının zevkle bükülmüş olduğunu görebiliyordum. Ama tüm bunlardan daha müthişi, adamın ona yapmakta olduğuydu tabii. Pantolonunun önünü açarak sikini dışarı çıkarmış ve önünde bir tabak gibi açık duran ama sokmuştu. Şimdi de, kalçalarını ileri geri hareket ettirerek, sokup çıkarıyordu. Tanrım, karımı sikiyordu adam.

Sikim bir nabız gibi atıyordu. İnanılmaz biçimde tahrik olmuştum. Tanımadığım adamın biri, karımı gözlerimin önünde sikiyordu ve bu beni adeta uçurmuştu. Aklım almıyordu bunu.

– “Sik beni…” diye inledi birden Suna, “Ohhhh sik beni… Ohhhh sik beni… Ohhhhh… Ohhhhh…”

Bu sözlerin adamın üzerinde yarattığı etkiyi, onun kalçalarının daha da hızlanmasından anlıyordum. Bir piston gibi sokup çıkarıyordu sikini, karımın küçük *****. Ama asıl etkilenen ben olmuştum galiba. Belimin gelmek üzere olduğunun farkındaydım. Fermuarımı indirip, sikimi dışarı çıkardım.

– “Ohhhh çok güzel sikiyorsun…” diye devam etti karım, “Ohhh çok güzel sikiyorsun beni… Ohhh sikin çok güzel… Hadi sik n’olursun… Hadi sik beni… Sok sikini içime… Ohhh geçir… Ohhhhh…”

Şimdi daha da hızlı sikiyordu adam. Karımı koltuğun üzerinde adeta ikiye katlamış, sikini hırsla sokuyordu. Vücudu görüşümü kapattığı için, Suna’nın yüzünü göremiyordum bulunduğum yerden. Ama o çekici yüz hatlarının şimdi zevkle çarpılmış olduğuna emindim. Birden vücudu sarsılmaya başladı. Kalçaları sağa sola çalkalanıyordu. Tanrım belini getiriyordu.

– “Hadi fışkırt içime…” diye yalvardı sonra da adama, “Hadi tohumlarını fışkırt içime… En dibime fışkırt n’olursun… Ohhhh hadi… Ohhhh istiyorum n’olur… Ohhhh hadi… Fışkırt hadi…”

Bu sözler adamın üstünde bir tetik işlevi gördü sanki. Ağzından derin bir homurtu saldı önce. Sonra da, dibine kadar geçirdi karımın *****. Beli geliyordu. Bu da, Suna’nın bir kez daha getirmesine neden olmuştu yalnızca. Artık ikisi de inliyor, titriyor, sarsılıyorlardı. Daha fazla dayanmama olanak kalmamıştı. Benim de belim gelmeye başladı. Tohumlarım, havada kavisler çizerek, yerdeki halının üstüne yağıyordu. Gözlerim kararmıştı.

Aklımı yeniden başıma getiren odadaki hareketlenme oldu. Karım ve adam ayaklanmışlar, üstlerini başlarını düzeltiyorlardı. Elimden geliğince sessiz davranmaya çalışarak oradan uzaklaştım ve salona dönüp, farkedilmeden koridora açılan kapıyı rahatlıkla görebileceğim bir yerde mevzilendim. Önce adam döndü salona. Bir süre sonra da Suna göründü kapının önünde. Yüzünde, her sikilişinden sonra gelip yerleşen o yorgun ve mutlu ifade vardı. Bunu farketmek, sikimin yeniden kalkmasına neden oldu yalnızca. Sonra onun yeniden insanların arasına karıştığını gördüm.

Bir süre sonra, başka bir adam sokulmuştu karımın yanına. Bir süre öylece konuştular. Sonra adam onu tutup, köşedeki koltuklara götürdü. Karşılıklı oturduklarını gördüm. Bu seferki adam, epeyce olgundu. Saçları kırlaşmıştı. Herhalde ellisine yakın olmalıydı. Ve şimdi Suna’nın karşısında otururken, hayatından iyice memnun görünüyordu. Eh, bunun için ona hak vermek gerekirdi doğrusu. Karım öyle bir oturmuştu ki, neredeyse amı görünecekti.

Gerçi biraz şaşırmıştım tüm bu olup bitenlere ama, Suna’nın şu andaki davranışlarının nedenini de anlayabiliyordum. En başta, epeyce içkiliydi. Her zaman olduğu gibi, bu akşam da, alkol hem haraketlerinin daha da serbestleşmesine neden olmuştu, hem de biraz azdırmıştı onu. Üstelik, bildiğim kadarıyla, şimdiye kadar hiç olmamış bir şey de gerçekleşmişti bir akşam. Kaşla göz arasında sikilmişti karım. Bu benim için beklenmedik, yeni, çarpıcı ve müthiş tahrik edici bir gelişmeydi gerçi ama, Suna için de durum pek farklı olmamalıydı. Şimdiye kadar hep göstererek çevresindeki erkekleri tahrik etmekten kaynaklandığını çok iyi bildiğim azgınlığı ise sikildikten sonra büsbütün artmış görünüyordu. İşin burada kalmayacağına, gece bitmeden başka müthiş şeylere de tanık olacağıma adım gibi emindim nedense.

Yanılmadığımı, karımın otuduğu koltuktaki kıpır kıpır halinden de anlıyabiliyordum. Özellikle bacakları sürekli hareket halindeydiler. Kimi zaman bacak bacak üstüne atıyor, kimi zaman bundan vazgeçip, dizleri birbirinden aralık oturuyordu. Karşısındaki adamın mahvolduğunu görebiliyordum. Ben onlarda biraz uzakta olduğum için ayrıntılı göremiyordum ama, adamın zaman zaman da olsa, Suna’nın amını görebildiği kesindi. On dakika kadar öyle karşılıklı oturup konuştular. Sonra ayağa kalktıklarını gördüm. Bu sefer öne düşen karımdı ve adamı aynı koridora götürüyordu. Hemen peşlerine düştüm.

Bu sefer onları gözden kaybetmemiştim. Suna’nın hedefi, koridorun sonundaki odaydı yine. Az önce sikildiği odaya götürüyordu bu adamı da.

Sessizce yürüyüp açık kapının önüne sokuldum.

İçerde olacakları düşünmek bile sikimi yeniden kazık gibi yapmıştı.

Bulgar Olgunu

Bulgar Olgunu
Ustabaşımız pembe hanım diye 42 yaşında bir bayan vardı bulgar göçmeni kendine çok iyi bakardı bulgaristanda 2 çoçuktan sonra kısırlaştırma olayı olduğundan kendiside kısırdı. Bir gün gece mesaisine kaldıklarımda yazıhaneme gelip çay getirmişti bende . işler yetişsin diye sabahlamaya yardım ediyordum. Çaylarımız içerken hep abla dediğim kadının aslında bir sex vampı olacağı hiç aklıma gelmezdi oda kapalı giyinir fakat minyon tipli kalçaları ve gögüsleri genç kızlardan daha güzeldi karşımda oturup çayını yudumlarken bacaklarını hafiften araladı istemeden oldu diye düşünürken benim baktığımı görüp daha çok açmaya . başladı. Bana kocasının bel fıtığı olduğunu 4-5 senedir sevişemediğinden felan bahsetmeye başlayınca koltuğumdan kaltım yanına oturup bacaklarını okşamaya başladım ona elemanlarına talimat ver yazıhaneye kimse çıkmasın neşat bey uyuyacakmış diye söyledim bekçiyede bana telf. bağlamamasını talimatını verip okşamalarımı derine indirdiğimde o güzelim kutusunun kıllarını yeni tıraş etmiş olacakki pürüssüz gelmişti elime ıslaklığını fark ettim.

Ona benimle sevişmesini istediğimi söylediğimde bana zaten senle sikişmek için geldim deyip elini benim alete atınca yazıhanemi kilitleyip lambaları söndürdüm bilgisayarın ışığı loş bir ortam oluşturmuştu ikimizde hemen soyunduk doğrusu ben soyundum onun sadece eteğini indirip bluzunu omuzlarına çıkarttım bana hiç tatmadığım bir saxo ziyafeti tattırmaya başladı tam bir profesyonel gibi bende hemen 69 pozisyonuna geçip onu yalamaya başladım dilimi içine soktukça zevkten kuduruyor had sik beni diye mırıldanıp sikimi dişlemeye başlamıştı o kadar derine alıyorduki benim aleti bogazı yırtılacak gibi olmuştu çıldırmak üzereydim boşalmak üzereyim deyince ağzıma boşal yutmak istiyorum dedi. O an bir volkan patlaması gibi boğazına boşaldım itiraf etmeliyimki boşalmanın bitmesii hiç istemiyordum çünkü vantuz gibi hepsini emiyordu. O bitti her halde deyince daha dur yeni başladık dedim oda nasıl yani deyince indi ya dedi ben tekrar ağzın al ben seni yalarken kalkar deyince başladı tekrardan o muhteşem vakumuna oda azmış domalmıştı benim masaya bilgisayardan gelen loş ışıkta o muhteşem yarığın daracık olduğunu görünce dayanamayıp bacaklarını omzuma aldıgım gibi birden köklediğimde bir ahh çektiki elimle kapamak zorunda kaldım ağzını elimi ısırıp ne diye hayvan gibi birden soktun o koca sikini deyince o güzelim amına dayanamadım ondan kökledim dedim oda hadi tamam sik deyince öyle bir ritim tutturmuştukki masada o kalçalarını ileri geri yapıp bana yardım ediyor bende olanca gücümle pompalıyordum bu esnada şlak şluk sesler çıkıyordu ben ona arkadan hiç siktirdinmi diye sorunca yok cevabı beni iyice azdırmıştı bacakları omzundayken sıkıca kavrayıp belini kalçalarını yükseltip amından hemen çektim sikimi götüne sokmaya çalıştım ama gerçekten hiç siktirmemişki kafası bile girmedi ve yapmaaa ne olurr demeye başladı ben azmıştım

Bir kere götten siktirmezsen atarım işten hemde herkese benle yattığını söylerim deyince yaa ondan değill çokk acırr demeye başladı bende masamda her zaman yanımda tedbir amaçlı bulundurduğum nivea kremini alıp onun o daracık götüne ve benim aletin başına sürdüm bak ne kadar acırsa acırın bağırma ama deyince tamama ama birden sokma dedi bende yavaşa yavaş kafasını zorlayıp soktum gerçekten muhteşem bir deliği vardı çok sıkıydı yarısına kadar sokunca benimkini bekle çok acıdı yırtılıyo demeye başladı bende bekleyip kolunu ısır tamamını sokucağımı söyledim oda tamam aşkım deyince birden kökleyince bacakları omuzumdayken kendi birden yukarı kalktı kolunu ısırmış gözünden yaş gelmişti yaktın benii demeye başlayınca ben daha çok sokmaya başladım kökledikçe acısı azalıyor zevke dönüşüyordu boş ver ilk defa böyle bir zevk tattım artık her zaman emrindeyim deyince tekrardan amına sokup hızlı hızlı pompalayıp amının derinliklerine boşaldım çünkü hamile kalma korkusu yoktu ondan sonra bazen yazıhanede bazen onun evinde kocası alt katta anahtar tamircisiyken ben onu evinde sikiyorum geçen sene emekli oldu işten ayrıldı ama hala benle sikişmek istediğini söyleyip duruyor arada uğruyorum o daracık göte girerken zorlanan sikim şimdi rahat giriyo bir kerede çünkü fena açmıştım onu

İlk tecrübem BBW Tuğba

İlk tecrübem BBW Tuğba
Lisede son yıllarım, reşit olmuşum. Genelde erkek liseliler, kız liseliler dert yanar ancak çok modern karma lisede de okusam da ergenlikde abazalık abazalıktır.

Öncesini biraz özetleyeyim, klasiktir her erkek gibi okulun en güzel kızlarından birine vurgundum. O kızsa her liseli kız gibi olgun erkeklerden hoşlandığı için son sınıfta da üst sınıflardan biriyle çıkınca iş platonik aşka dönmüştü. Lise modern olunca kızlar etekleri açılmış, derste bacaklarını açmış da külodu görünmüş takmazdı. Hatta sevgilisiyle tartışan bir kız intikam için teneffüste gelir kucağıma oturur belden aşağı espriler yapılırdı. Amaçları tabi sikimi kaldırıp pantolondon görmek ama bu defa da görünmesin diye ben sıradan kalkamazdım. 🙂

Tuğba ilk yıllardan beri merhabam olan servisten tanıdığım başka sınıftan bir kızdı. Yüz güzelliği muhteşemdi, 160 cm boya 85 kilo olunca bbw görülen bir kızdı. Hatta diğer kızlar onla ilgili espri yaparken bende serviste konuya katılmıştım bir defa. Birden alınıp bizle 2-3 hafta konuşmamıştı.

Bu kadar özetten sonra artık anımın zamanına döneyim. Sınıf başkanımız ile Tuğba son yıl kankalardı. Bizim Başkan onun sınıfına o da bizim sınıfa geliyordu. Artık 18 yaşına basmışız, herkes ilişkisi, sevgilisi olsun istiyor. Sürekli bir çöpçatanlık çalışmaları, kızlar gömlekleri açıp göğüs dekolteleri veriyor, etekleri kısaltıyor.

Bu Tuğba’da da göğüs dekoltesi olarak kendini bulmuştu. Altına siyah yada beyaz muz çorap giyer o liseli eteği altında koca götü insanın yüzüne patlardı. Sınıf başkanı yanına geldikçe bana selam verir, bende karşılıksız bırakmazdım. Okulumuzun yanında koca ormanlık bir alan vardı, sigara içenler ormana giderlerdi. İçmeyenler de sosyallik olsun diye takılırdı.

Son sene dersler ağırlıklı boş, sınava çalışalım diye hocalar gelmezdi. Önde Tuğba ile başkan bana bakıp sırıtarak konuşuyorlar. Başkan dönüp “Ömer hadi gel ormana gidelim. Muhabbet ederiz” dedi. Ben de bizim erkeklerden izin isteyip kızlarla çıktım.

Ormanda Tuğba da bir sigara yaktı, ben kullanmadığımdan sohbet ediyorum. İşte tercihler, puanlar, meslekler sıkıcı şeyler konuşuluyor. Ormanda ağaçlar sıra sıra ancak öyle dikmişler ve öyle serpilmiş ki ağaçların içinde U şeklinde kabin gibi bölmeler oluşmuş. 2-3 bölme öteden bir kız inleme sesi geldi. Sonradan öğrendiğimiz alt sınıftan bir kızla oğlan burada ders saatlerinde tenhada sürekli sevişiyorlarmış. Tabi oğlan tadını almış, kızı bırakır mı ? Bizim kızlar fena, bir baktım ağaçların arasından ne oluyor bakıyorlar.

Tuğba : Kızın eteğini kaldırdı, o bunlar yanıyor fenaaaa !! (kikir kikir gülüşmeler)
Başkan : Oha !
Ben : Ne oluyor be !
Başkan : Sen bakma ayıp. Siz de erkek misiniz ? Bak alt sınıflar neler yapıyor ? Fena bunlar fena…
Ben : Neeee ?

Tabi sonra fısır fısır Tuğba ile konuşuyorlar. Kikir kikir gülüşmeler derken sevişen kız nihayet bizi farkedince apar topar toplanıp önümüzden de geçerek (kız kıvıra kıvıra istifini bozmadan geçerken oğlan kıpkırmızı 🙂 ) gittiler.

Bundan sonra üçlü takılır olduk, konuşurken gözlerim sürekli Tuğba’nın kocaman göğüs çatallarına gidiyordu.Artık evde platoniğimi düşünerek değil Tuğba’yı düşünerek 31 çekiyordum.

Güzel yüzü, koca göğüsleri, kalçası ilk yıllarda benim için espri konusu olsa da şu an çok çekiciydi. Bazen konuşurken kasten ona temas edip eline temas ediyordum, ona doğru vücudumu yaslıyordum. Gözümü göğüslerine bakarken alamadığımda kafamı kaldırınca bana baktığını 3-5 defa gördüm. İlk defalarda korksam da gülümseyip umursamaz tavırlarını görünce daha da cesaretlendim.

Birgün ders saati ormana çıkışımıza başkan gelmedi. Tuğba “Hadi biz gidelim Ömer” dedi. İkili olunca konular daha özelimizeydi. Ne seversin, nerelere gidersin, bizim semtte nerelere takılırsın gibi. Oradan spor yapmak istediğini söyledi, o bana göre çalışkandı bende dersleri hocalardan anlamadığıma yakınıyordum. Çok yakın oturduğumuzdan “Beraber yürüyelim , ama sen de bana bazı dersleri anlat. Birbirimize yardımcı olur muyuz?” dedim. O zaman cep telefonu falan çok lüks, liselide mümkün değil olmaz. “İyi beraber gidelim otobüsle, akşam 18:00’de de …… ‘de ol” dedi.

O saatte dediği parkta oldum, ben kot , t -shirt gittim. O ise eşofman giyinmiş, üstü belinde bitince onun o koca götü çıkmıştı. Gelip hemen bana yaklaşıp yanak yanağa öpüştük, okula göre artık daha güleç ve samimiydi. Yürümeye başladık, konu konuyu açtı ilişkilere geldi. Platonik aşkımı anlattım o da “durumun kötü ama o iyi bir kız değil. Açıkçası kaşarın teki, kadından anlamıyorsun Ömer” dedi. “Nasıl yani ?” dedim. Tuğba da “Okul güzel kız kaynıyor, birine takılman saçmalık. Gerçi bende o da yok da….” Bu itirafıyla ikinci şoku yaşayan ben “Neyyyy!” dedim.O da tatlı tebessümüyle “Boşver ya” dedi. O gün yürüdük, bir yandan da merkezde ders çalışabileceğimiz bir pastaneyi de gözümüze kestik. O da tanıdık görsün , sevgili yakıştırmaları olmasın istiyordu gizliden gizliye. Saat bu diye anlaştık, yine yanak yanağa öpüşüp ayrıldık.

Eve gidince yine ilk iş abazanlıkla taş kesilen sikimi Tuğba’nın götü ve memelerini hayal ederek 31 le rahatlatmaktı.Artık okulda ormanda da başkan yada başkaları da olsa hep ikili diyalogtaydık Tuğba’yla. İyi kanka olmuştuk, tabi millette kankalığa yoruyordu.

Yürüyüşlerde ve derste iyice birbirimizi tanıdık ve yakınlaşmaya başladık. Gecekondu müstakil bir evde kendinden oldukça büyük anne ve babasının tek kızıydı. İkisi de çalıştığı için eve o bakıyordu, kendini yetiştirmişti. Öyle anneden izin alayım evden çıkayım sorunları yoktu. Pastanede ders çalışıyoruz, matematik polinom falan anlatıyor. Ben de artık içimden “Ömer kız da flört arıyor, sen de. Kız deli gibi sır da tutuyor, ailesi de kızı sıkmıyor. Açılsan bu iş olur” dedim. “P(0) olunca ….. olur” dedi. “Yani aşk gibi gönlü fetheder” dedim. İlkin aptallaştı yüzüme baktı anlamsız. Sonra gülümsedi. Işığı alınca, ne dese ben aşka benzetiyorum. “Romeo aşk hayatında gelişme var sanırım” dedi. “Birinin onayını bekliyorum, anlarsa olacak” diyebildim sesim de titremekte. Orada ya çekip gidecek, yada olacak bu iş.
……

Birden gülümsedi ve sonra kahkahayı bastı. Usulca bana sokulup “Bana mı aşıksın yoksa?” diye fısıldadı. “Senle bu kadar güzel vakit geçirirken olmamam mümkün mü ?” dedim. Gülümsedi, sonra “düşünmem lazım” dedi. Sonra ne anlatsa be masada kitaba değil ona bakıyordum. Onun o tatlı tombul yanakları al al oldu. Bu defa ayrılırken beni öpmeden gitti.

Okulda ertesi gün merhabalaştık. Hala mesafeliydi, karar aşamasında olduğunu düşünerek yine boş saatte arkadaşlarla çıktığımızda onunla dipdibe durdum. Özellikle kolumu ona temas ettiriyordum, çok yakın duruyordum. Akşam çıkışta “Otobüsle mi gidiyorsun Tuğba” dedim. “Evet” dedi. “Ben de senle gelebilir miyim?” diye sordum. “Elbette, her zamanki gibi” dedi.

Yürürken artık yanımda daha dişiydi, orta kısalıktaki kestane saçını kulağının arkasına düzeltiyordu. Otobüse bindik, her zamanki gibi kalabalıktı. İlerledik o demiri tuttu ben de askı tutacağı. Her zaman yanında düz dururken bu sefer ona döndüm. Komple yasladım kendimi ona. Otobüste arkadaşlar vardı, o açıdan mesafeli duruyordum. Biz uzakta oturduğumuzdan tanıdığımız tüm arkadaşlar inince koltuk da açılınca o oturdu. Bu defa ayaklarımla onun ayaklarıyla oynuyordum. O ise başı hep yerde yüzüme bakmıyordu. İnmemize 1-2 durak kala yanına oturdum ve elimi elinin üstüne koydum ama elini tutmadım. Durağa gelince kaldırmak için elini tuttum ve ondan sonra da yol boyunca ellerimizi bırakmadık. İkimiz için de ilk olunca o da utangaç olunca böyle başladı ilişkimiz.

Cinsel performans açısından olmasa da hormonal anlamda bbw lerin cinsel istek anlamında daha arzulu olduğunu okumuştum. Belki Amerikan Pastası gibi gelecek size ama kendi kendime lise bitmeden flörtüm, ilişkim yani cinsel deneyimim olmasını istiyordum. Tuğba da bu kadar kısa sürede bunu yaşamam için en doğru aday olmuş.

Başbaşa çıkıp okul ormanlık alanında yakalanmamak için daha ücra yerlere gidip onun o tatlı baldan bal dudaklarını öpüp, boynunu yaladığım, lise formasında önce düğmelerin arasından okşadığım koca memeleri beni yoldan çıkarmıştı. Durabileceğimiz sınır yoktu, önce pantolonumun üstünden okşadığı sikimi ormanda çıkarttırdım ve bana 31 çekti, otlara boşalttı beni aşkım. O tombul ellerine menilerim bulaştı. Yetmedi “Aşkım olmaz istemiyorum” dese de ikna edip onu yere çöktürdüm ve sikimi taparcasına yaladı. İlk denemede dişiyle ısırıp canımı biraz yaksa ve öğürse de durmuyordum.

Sadece annesine bahsedip evde ders çalışmamız için izin koparmış. Ertesi gün okuldan direk üniformalarımızla eve gittiğimizde uslu durmamı istese de bunu neden yaptığını biliyordum. İlk defa da eve gittiğimizde dışarda durmamı odasında üstünü değişeceğini söyledi. Kapıyı kilitlemedi, 10-15 sn sonra odasına daldım. “Ömer dışarda bekle….” derken dudaklarına yumuldum. O koca götüne yapışmış külotlu çorabından iki elimle kalçalarına yapıştım. Ergenliğin verdiği tüm enerjiyle (!) sikimi ona yapıştırmış git gel yapıyordum. “Ah Ömer” dedi. Ellerimi çorabın içine pamuk gibi yumuşacık kalçalarına yapıştırdım. Kendi erkek bedenime göre onun teni adeta lokumdu.

O durumda bir müddet öpüştükten sonra onu yatağına uzandırdım. Göğüs Çatalı görünen gömleğinin düğmelerini sonuna kadar açıp V yaka dantelli atletini de çıkardım. Tüysüz tatlı vücudu harika kokuyordu. Boynundan başlayıp hem yalayıp hem öperek göğüslerine indim. Kocaman harika göğüslerinin uçları sütyenden taşıyordu. İzin vermeyebilir diye sütyeni sökmeden süpürge gibi emerek memelerini öptüm yaladım. Elleriyle altından göğüslerini kaldırıp tepside sunar gibi bana yalatıyordu. Yılların verdiği abazalıkla sıkayım mı yalayım mı ısırayım mı şaşırmıştım. Bir elim de artık okşayarak göbeğinden külodunun içine girmişti. Lokum gibi yumuşak teninde ıslanmış harika organı amı vardı. Parmağımla kaygan amını okşuyor, onları inletiyordum. Takatim yoktu, bir çırpı kalktım hemen üstümü çıkarı çırılçıplak kaldım. Tuğba’ya dönüp külotlu çorabı ve külodunu tuttum. “Külodumu çıkarma, bakireyim aşkım olmaz!” dedi. O esnada konuşacak, tartışacak halim yok. Kızışmışım, azgınlıktan duramam çorabını çıkardım ve amatörce 69 pozisyonuna geçmeye çalıştım. 2-3 denemeden sonra Tuğba vıcık vıcık mezi akıtan taş gibi sikime bakıyordu. Bense onun zevk sularıyla kayganlaşmış amını külodunun üstünden yalıyordum. “Aşkım ağzıma boşal ama bekaretimi bozma. Külodumu açma utanıyorum” dedi. “Offf aşkım hadi yala sen, tamam birşey yapmıyorum işte” dedim.

Piçlik durur muyum hiç? Külodunun yanından kasıklarından başladım dilimle külodunun altına girmeye başladım. O ise dolu ağzından “HMM, HMMMMM , HMMMMMM!!!” diye dur demeye çalışıyor. Bu daha da hoşuma gitti aniden elimle külodunu kaldırıp deli gibi akmış amına dilimi kökledim. İçini yalıyorum, tadı olmayan (çok az tuzlu gibi) bu kaygan sıvıya biraz alışınca öyle dil attım ki aşkım benim : “Ohhh aşkım, dur! Zar yırtılacak” diyor. “O öyle yırtılmaz, fahişem benim. Hadi boşalacağım, hadi patlat beni bebeğim” dedim.

Can havliyle öyle git gele başladı ki ilk olmasından mı bilmem öyle boşaldım ki. İlk ağzına geldim, öğürecek gibi olunca hemen çıkarıp memesi karnına getirdim. Peçeteyle üstünü sildi, ben de kurumadan yatağındaki menileri sildim. Yüzünü yıkadı, memelerini kalçalarını öptüm ama ikinciye izin vermedi. Giyindik ama ben sapığım, fermuarımı açıp sikimi okşayarak ders anlatmasını istedim. O da sol eliyle sikimi tutarak ben de onun memelerini elbiselerini okşayarak ders çalıştık. Annesi gelmeden yarım saat önce de çeki düzen verdik kendimize. Annesiyle tanıştım, çok şeker biriydi. O da beni sevdi, “kızımı da üzme, sizin için kritik yıllar” diyerek beni uğurladı. Ne üzmesi annem, onunla hayallerimizi yaşıyoruz !

Tuğba mizaç olarak utangaçtı, kilosu nedeniyle espri konusuydu. İlişkimizi de okula yansıtmak istemedi. O dönem sır olarak saklayabildiğimiz kadar sakladık. Son zamanlar öğrenildi tabi. Bekaret o zaman çok önemliydi, tabumuz külottu. Dediği gibi çok zorlasam da çıkarmıyordu. Ama külodunu aralayıp sürtünüyorduk göbeğine boşalıyordum. Bir defa yüzüne patlamama izin verdi. O da saçı başı batınca kafasını yıkadı. Ben o kafasını yıkarken götünü okşuyor, arkasına yapışıp memelerini okşuyordum.

İlişkiye tam girmek ve anal seks hariç Tuğba’yla herşeyi denedik. Bana ilk erkekliği yaşatan o tombul, şeker kız Tuğba oldu. Bana da ‘platonik teoriktir, pratikte gerçek olan yanındaki kıza bak’ gerçeğini öğretti.

O yıl ikimizde vasat okulları kazandık, benim okul daha kötüydü ben gitmedim. O ise gitmeyi tercih etti. Yazın ders çalışma bahanesi de olmayınca evine gidemedim. Yazın yeşil yerler de kalabalık oluyor, ormanlık alan da aynıydı. 1-2 okulda tercih bakacağız diye gidip tenhada sevişmeyi denesek de illa biri geliyordu.

Uzak mesafe ilişkilerine oldum olası inanmadım, üniversitede yurtta kalınca okulunda beraber olmak da sadece hayaldi. Kavga, tartışmalar, sürtüşmeler derken ayrıldık.

EMINE TEYZE 6

EMINE TEYZE 6
Bayramdan sonra herşey daha sakin olmaya başlamıştı. Olanlardan sonra Emine teyzeyi daha görmemiştim. Ailesi ile beraber köye gittiklerini biliyordum. Ancak ne zaman geleceklerini bilmiyordum ancak çok merak ediyordum.

Olanlardan sonra defalarca yalnız kaldığım zaman masturbasyon yapmıştım. Hep onu hayal ediyordum, o güzel kalçalarına dokunan parmaklarıma baktığım zaman bile şaşkın bir halim vardı. Nasıl ve ne şekilde o cesareti alıp da yaptım ben de tam olarak bilmiyordum ama bir şekilde yapmıştım. Devamını getirmek istiyordum ama o günden sonra ona nasıl yaklaşmam gerektiği üzerine çok kafa yordum. Bir türlü yüzde yüz olarak emin olamiyordum. Çünkü netice itibari ile onu zorlamistim. Belki isteyerek belki de istemeden beni oksamisti ama o durumdan kendini kurtarmak için yaptığını her geçen günde daha iyi bir şekilde anliyordum.

Odamda otururken dışarıdan gelen konuşma sesleri duydum. Kadınlar kendi aralarında konuşuyorlardı ama Emine teyzenin sesi olduğuna emin olduğum bir ses daha duyunca hemen pencerenin kenarından, görünmeden bakmaya başladım. Karşı apartmandan ya da başka bir yerden baktığım gözüksün istemiyordum. Yoksa çıkacak dedikodunun hiçbir şekilde önüne gecemezdik. Aralarında konuşup, bayramın nasıl geçtiğini anlatıyorlardi ki Emine teyze pazara kadar gideceğini söyledi. O anda hızlıca üzerimi giyindim. Bir şekilde ona yetişmem lazımdı. Hızlıca üzerime bir sort ve tişört giyip hızlıca dışarı çıktım. Pazara doğru yürürken kalbim deli gibi atıyordu. O günden sonra ilk defa onu görecektim.

Pazar yerine kadar yürüdüm ama Emine teyze ortada yoktu. Etrafı biraz gezmeyi düşündüm ama o zaman ona denk gelme şansım daha da düşerdi. Biraz pazar yerini gören bir yere ihtiyacım vardı. Biraz uzaktan bakıp nerede olabileceğini kestirmeye çalıştım. O anda onu gördüm. O muhteşem, büyük kalçaları ile oradaydı. Bir tane pazar arabasını sürüklüyor ve patates alıyordu. Beyaz bir bluzun altına gri bir etek giymişti ama bu uzaklıktan bile sutyeninin izini gorebiliyordum. Öyle bir giysiyi dışarıda nasıl giymişti hayret etmiştim.

Ona doğru yürümeye başladığım zaman kalbimin atışı hızlandı. Öyle bir atıyordu ki her an yerinden çıkacak gibiydi. Ona ilk dokunduğum andaki heyecan hiç bitmiyordu. Zamanla azalır zannetmiştim ama aksine giderek daha fazla olmaya başlamıştı. Sadece şu his bile bana uzun zamandır hiç hissetmediğim kadar yaşadığımı hissettirmisti.

Yaklaşırken arkasından sürüklediği pazar arabasına dikkat ettim. Bir şekilde onun kenarından geçip o güzel kalçalara dokunmam gerekiyordu. Artık bazı konularda daha rahat olduğumu fark etmiştim. En son olaydan sonra böyle kalabalık bir ortamda sesini cikaramazdi. Yine de bir önlem daha almam gerekiyordu. Sadece böyle bir şeye güvenemezdim. Neticede bağırsa bir anda beni linç ederdi kalabalık. Yine de o anki kalbimin atışı, yaşadığım heyecan daha ağır basmıştı. Hatta onu yürürken, arkadan gördüğüm zaman erkekliğimin sertleşmeye başladığını hissedebiliyordum.

Giderek aramızdaki mesafe azalırken artık kalbim neredeyse yerinden çıkacaktı. Beni görmesini sağlamak zorundaydım o yüzden pazar arabasına dokunmam lazımdı. Dengesi bozulunca illa ki geriye bakacakti.

Hızımı biraz daha arttırdım ve ayağımın tam ucunu tekerleğe degdirdim. Hafifçe havalandı pazar arabası. Omzundan geriye hafifçe başını çevirdi. Beni gördüğü zaman anında önüne dönüp, yürüme hızını arttırdı ama ben daha hızlı yürüyordum. Zaten o kısa bacakları ile bu kalabalıkta gidebileceği bir yer de yoktu. Yine de arkasında yürürken o güzel kalçaları sallandikca kan resmen erkekliğime hücum ediyordu.

Biraz daha yanaşıp beni duyabileceği şekilde yanına sokuldum.

“Emine teyze, nasılsın yardım edeyim mi malzemelere?” dedim. Durdu ve yüzüme baktı, gözlerinde korku vardı. Etrafta birçok kişi vardı ve büyük bir bölümü mahalleden insanlardı. Göz kırptım hızlıca. Anlamasını sağlamam gerekiyordu.

“Yok oğlum ben bunu kendim çekiyorum zaten ağır değil. Allah razı olsun.” dedi.

Yürümeye başladığında ben de yürümeye başladım. Etrafıma bakındım ama sima olarak benim tanıdığım kimseyi göremedim. Muhakkak ki onun tanıdığı ve onu tanıyan insanlar vardı.

Yavaşça elimi uzattım, ayni anda etrafa dikkatlice bakarak parmaklarımı o güzel kalçalara degdirmeye başladım. Vücudumun her yerine elektrik dagiliyordu sanki. O kadar başka bir histi ki bu. Onun o güzel kalçalarıni kaç defa gözümü kapattığımda canlandırmaya çalıştım hatırlamıyorum.

Hızını daha fazla arttırmaya çalıştı ama pazar arabası bir yere daha takıldı ve tokezledi. Geriye dönüp bana baktı, ben de ona. Sadece birkaç saniye gözlerime baktı ama ben geri adım atmadım. Tam o bakarken kalçasına elimi uzattım ve o güzel dolgun eti avucladim. Bir anda ileri doğru atıldı. Yerinden sicramisti. Ama korktuğum gibi bagirmadi ve ortalığı birbirine katmadi. O da korkuyordu. Tek korkum, bana tamamen karşı koyup burada linç ettirmesiydi ama bunu yapmamıştı. İleride fikrini değiştirmesi ihtimaline karşı daha net ve somut deliller yaratmam gerekiyordu ki elimden kayıp gitmesin.

Kenardan döndüğü sırada pazar arabasının bir tarafından tuttum.

“Emine teyze ben de o yoldan gidiyorum zaten. Gel yardım edeyim.” dedim.

Yüzü bembeyazdi. Etrafa bakıyordu. O anda onun da kalbinin deli gibi attığını hissedebiliyordum. Parmakları, arabanın demirindeyken gevşedi ve “Peki oğlum sana zahmet olmayacaksa…” dedi.

“Ne zahmeti teyze… Zevkle…” dedim göz kırparak. O anda kimse bize bakmiyordu ama o etrafı gözleriyle resmen tariyordu. Tabi ki bu yaşta bir kadının adının çıkması çok riskli bir olaydı.

Gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Arabayı ben çekmeye başladığımda ellerini bıraktı ve yürümeye başladı. Kalabalıktan ayrıldığımız anda yavaşça diğer elimle kalçasına yeniden dokundum. Gerçekten verdiği his müthişti.

“Emine teyze temizliğe ne zaman geliyorsun?” diye sordum.

“Gelmeyeceğim artık…” dedi. Etrafta kimse bizi duyamazdi o yüzden rahatça konuşuyordu. Sinirli olmalıydı ama bunu yansitmamaya çalışıyordu. Sonuçta yine mahalleye yakindik.

“Gel bence Emine teyze… Evin temizlenmesi lazım…” dedim.

“Yok… Gerek yok…” dedi.

“Herkese söylerim… Sen bilirsin… Hem gelirsen ben de seni mutlu edeceğim merak etme…” dedim.

“Saçma sapan konuşma… O gün olanlar bir hataydı. Çocuksun sen daha olabilir… Ama bu devam edemez… Çok günah…” dedi. Böyle demesi komikti çünkü günah olmasa sanki kucağıma atlayacakmis gibi söyledi. Yine de böyle kaçamak cevaplar vermesi hoşuma gidiyordu. Erkekliğim bayağı sert olmuştu.

“Emine teyze… Sen beni dinle… Çocuk falan diyorsun ama o gün okşuyordun…” dedim sırıtarak. “Beni burada bekle. Bir yere ayrılma yoksa o gün seninle yattigimizi söylerim herkese.” dedim. Pazar arabası ile kuyumcuya girdiğim zaman, camdan dışarı baktığımda Emine teyze gerçekten de beni bekliyordu. Dediğimi yapması hoşuma gitmişti. Kuyumcudan çıktığım zaman etrafa baktım ve kimsenin bizi görmediğine emin olduğum bir anda onun elini tutup avucunu açtım. İçine aldığım hediyeyi koyup avucunu kapattım. Avucunu açıp baktığında şaşırmıştı. Bunu gözlerinden anlayabiliyordum.

“Beğendin mi Emine teyze…” dedim sırıtarak.

“Güzel de oğlum…” dedi ve gözlerime baktı. “Ben bunu takamam ki, ne diyeceğim insanlara?” dedi.

Harika bir haberdi bu. Kabul etmiş bir şekilde insanlara açıklama yoluna bakıyordu.

“Hallederiz onu Emine teyze, daha fazla kazanıyorum dersin. Mesaiye gidiyorum diye bizim evi fazladan temizlersin.” dedim sırıtarak. Sesini çıkarmadı.

“Eve gidelim artık yemek yapmam lazım.” dedi.

Yolda giderken mahalleye girmeden önce, bir kere de kalçalarıni avucladim. Bu sefer dönüp bakmadı bana. Yürümeye devam etti.

Olmuştu bu is…

Emine teyze artık elimdeydi.

Prostat Masajı Hikayemiz

Prostat Masajı Hikayemiz
Merhabalar.

Sizlere prostat masajı ile nasıl tanıştığımın hikayesini anlatacağım.

Kız arkadaşımla normal bir seks hayatımız vardı. Oral, anal ve vajinal seksin her türlüsünü yapıyorduk. Kız arkadaşım anal sekste biraz zorlanıyordu. Bazen acı duyuyordu. Anal sekse tam olarak alışamadı aslında. Ama anal temizliği vs artık öğrenmişti. Onunla her anal seks yapışımız sonrası onun çıkardığı seslerle ilgili ( aaahh, duuur, çıkar, acıdı vb. ) dalga geçerdim. O da sana da öyle birşey girse görürdün sen, sana sokacağım birşeyler ( salatalık, havuç vb. ) göreceksin vb şeyler söyler güler geçerdik. Arada bana oral yaparken göt deliğime dokunmaya çalışır beni huylandırırdı. Ben de huylanırdım, garip gelirdi doğrusu. Kız arkadaşımla konuşurken beni parmaklamak istediğini merak ettiğini falan söyler olmuştu. İzlediğim porno filmlerde erkeğin göt deliğinin yalanması, erkeğin bir kadın tarafından parmaklanması gibi şeyleri görür anlam veremezdim ama böyle birşeyin hayatın içinde olduğunu biliyordum. Kız arkadaşıma da istiyorsan senin için yapabilirim senin parmağından ne olacak parmakla geçsin merakın, sonuçta benim götüm tuvaletimi yaparken senin parmağının 3-4 katı açılıyor ben birşey kaybetmem diyordum. Bu konu uzun zaman arada böyle küçük küçük açıldı açıldı kapandı. Son zamanlarda bu konuyu araştırmaya başladım. Prostat orgazmı diye birşey olduğunun öğrendim ve konu hakkında yazılanları okuyunca çok etkilendim. Bunu yapan ( kadın ) ve yaptıran ( erkek ) epey insan olduğunu öğrendim. İlk aklıma gelen ne kadar gay varmış oldu. Bu sefer gaylık kavramını araştırdım. Bir erkeğin gay olması için başka bir erkekten duygusal ve fiziksel olarak hoşlanması ve bir erkekle cinsel ilişkiye girmesi gerektiğini öğrendim. ( Bu konuda bilgisiz olduğumun da farkına vardım. ) Gay olur muyum endişemi atlatmıştım. Prostat masajının doğru yapıldığında sağlık açısından faydalı olduğunu öğrendim vb. epeyce bir araştırma yaptım uzatmayayım.

Kız arkadaşımla birgün sevişirken göt deliğimin çevresini tıraş edip iyice yıkadım. Sevişme sırasında ona götümü yalatacaktım. Ancak terlediğimizden dolayı yeni yıkamış olmama rağmen o bölgede bir terleme oluşmuş. Kız arkadaşımı misyoner pozisyonunda sikerken sikimi çıkardım ve ağzına götürüp yalattım. Sonra götümü ağzına yanaştırdım. Birkaç dil attı, acı bir tat geldi ağzıma dedi ve bende yalatmayı bıraktım. Ama dilinin birkaç saniyeliğine değmesi bile içimi gıdıkladı. Sonra ben uzandım o da bacaklarımın arasına geçip bana oral yapmaya başladı. Götüme dokunsana dedim. İşaret parmağı ile götüme hafifçe dokundu biraz ve hoşuma gitti. Ama ben kendime yedirip iyi oluyormuş vb demedim. Bu bizim ilk deneyimimizdi.

Sonraki sevişmemize kadar ben ona konu ile ilgili yaptığım araştırmalardan bahsettim. Bunun çoğu insan tarafından yapılan birşey olduğunu ve normal olduğunu öğrendiğimi söyledim. Neyse sonraki sevişmemizde ben onu her zamanki gibi inlete inlete uzun uzun siktim ve ikimizde boşalıp rahatladık. Ardından ikinci posta için o bana ( ben yatakta uzanıyorum o bacak aramda ağzı sikime geleceke şekilde domalmış şekilde ) oral yaparken parmaklayayım mı dedi muzipçe. Bende hadi dedim parmakla. Şaşırdı biraz ama tamam dedi. Kayganlaştırıcı krem ile parmağını ve göt deliğimi kremledi. Götümü kremlerken dokunması bile çok ayrı bir keyif verdi. Sonra bak emin misin bunun dönüşü yok bekaretin gidecek diye hınzırca benle dalga geçti ve eminim dedim 🙂 işaret parmağını yavaşça şaşkınlık içinde içime soktu. Bu hayatımda benim götüme giren ilk şeydi. O kadar haz aldım ki anlatamam. Ama o şaşkındı. Biraz tek parmağı ile yaptıktan sonra ikinci parmağını da sokmasını istedim. İşaret ve orta parmağını birlikte soktu. Götümün biraz daha açılması ( açılması için zorlanması ) benim çok hoşuma gitti. Herhangi bir acı duymadım. Sonuçta incecik parmakları vardı. ( Bir erkeğin bir kadını parmaklaması ile bir kadının bir erkeği parmaklaması bir değil. ) İki parmağı ile götümü parmaklarken aletimle de oynamasını istedim. İki tarafdan da acayip keyif alıyordum. Parmaklarını ikinci boğumlarına kadar sokuyordu. Arada elimle ne kadar girdiğini kontrol ediyordum. Çünkü merak içindeydim. Bu işin böyle bir keyif verebileceği aklıma bile gelmezdi. Kız arkadaşım biraz daha yaptıktan sonra üçüncüyü de sokmasını istedim. Gözlerindeki şaşkınlığı çok belli oluyordu ama yavaşça üçüncüyü de soktu. Alıştırarak gittiği için yine herhangi bir acı çekmedim. Artık kontrol ondaydı. Ben zaten koptum olaydan. Aldığım keyif beni ortamdan soyutladı resmen. Arada kaç tane girdi, dibine kadar soktun mu vs soruyordum. Derken aklıma yine filmlerde gördüğüm birşey geldi. Ayaklar. Bu arada ( özellikle ben ) mükemmel ayak fetişistleriyiz. Dur dedim çıkar parmaklarını. Ayak baş parmağını sokmanı istiyorum. Şaşırdı kaldı. Uzat dedim ayağını. Uzattı ayağını. Parmağını ben yağladım. Hadi dedim sok. Ben düz yattığım için ayak parmağı ile götümü tam hissedemiyor ve göremiyordu da. Dolayısıyla zorluyordu götümü. Parmağını da kasılı tutmadığı için ayağını ittiriyor deliğe girmiyor ve parmağı acıyordu. Bırak uzat ayağını ve parmağını dik tutdedim. Ben kalktım. ayağını uzattı ve ben çömelerek ayak baş parmağının üzerine oturdum. Acayip keyifliydi. O hayranı olduğum mükemmel güzellikteki ayaklarının en yakışıklı parmağı olan baş parmağı götümdeydi. Ayak baş parmağının götüme girmesi ile ben yine uzandım ve kız arkadaşımın götüme ayak baş parmağını sokmasını istedim. Biraz daha soktu ve sokarken de sikime eliyle otuzbir çektiriyordu. Ardından prostat masajına el parmakları ile devam etti ve sikimle ben oynamaya başladım. Aldığım hazzın tarifi yoktu. Artık zirveye yaklaşıyordum. Kız arkadaşım da iki parmak üç parmak derken sürekli bir hareket içindeydi. Neticede ben hayatımda yaşamadığım kadar zevkli bir orgazmla oluk oluk boşaldım. Resmen iliklerim aktı. İnanılmaz bir zevk yaşadım. Kız arkadaşım yaşadığım orgazmdan, aldığım zevkten dolayı çıkardığım seslerden dolayı şaşkınlık içindeydi. Sevdiği erkeğin götünün parmaklanmasından dolayı böylesine bir zevkle boşalması onu epeyce şaşırtmıştı. İlk prostat orgazmımı böylece yaşamış oldum.

Bir sonraki sevişmemizde yine rutin vajinal seksimizi yaptık. Ardından ben kız arkadaşımdan prostat masajı yapmasını istedim. Ancak bu sefer artık daha profesyoneldik. Banyoya gidip anal temizlik yaptım. Nasıl anal temizlik yapıldığını kız arkadaşıma öğretirken araştırıp öğrenmiştim. Anal temizliğimi yaptıktan sonra yatağa gelip uzandım. Kız arkadaşım yine bacaklarımın arasına oturdu. Ona daha rahat bir pozisyon ayarlayabilmek için popomun altına yastık koydum ve bacaklarımı havaya kaldırarak göt deliğimi iyice ön plana çıkardım. Bu sefer kayganlaştırıcı olarak anal seksin vazgeçilmezi vazelini tercih ettik. Kız arkadaşım parmakları ile vazelini göt deliğime sürdü. Ardından yine önce işaret parmağını sokarak deliğimin kayganlaşmasını sağladı. Ardından orta parmağını da soktu. Ben üçüncüyü de sokmasını istedim. Üçüncüyü de soktuğunda artık zevkten garip sesler çıkardığımı kendim de farkeder olmuştum. Kız arkadaşım bu arada sürekli eliyle sikime otuzbir çektiriyordu. Benim için iyice keyifli olmaya başlamıştı. Kız arkadaşıma dördüncüyü de sok dedim. Dördüncüyü sokarken onun yüzünde şaşkınlık ifadesi benim içimde ise zevk fırtınası vardı. Ona ne kadarı giriyor diye sordum. Şaşkınlıkla beraber hepsi dedi. Dört parmağı avuç içi yana bakacak şekilde parmak diplerine kadar içimdeydi. Bu görüntüyü merak ettiğim için ayna ile baktım ve görüntü harikaydı. Kız arkadaşımın mükemmel güzellikteki uzun tırnaklı ve ojeli parmakları dibine kadar içimdeydi. Kız arkadaşım hem parmaklıyor hem eliyle oturbir çektiriyordu. Bu sırada kız arkadaşıma senin götüne de salatalık sokalım mı diye sordum. Bana neden sokuyoruz ki sana sokalım dedi. Tamam ama ben alırsam sende alacaksın götten dedim. Tamam dedi. ( tabi sonradan sözünü tutmadı o ayrı :)) Gidip bir salatalık ( yaklaşık 15 cm ve normal kalınlıkta ) getirdim ve prezervatif geçirerek kız arkadaşıma verdim. Hayatımda götüme ilk kez kız arkadaşımın parmaklarından başka birşey girecekti. Çok heyecanlıydım. Alabilecek miydim? Zevk verecek miydi? Ben bunu domalarak denemek istiyordum. Kız arkadaşımın önüne başını yere koyarak iyice domaldım. O salatalığı vazelinledi ve deliğime dayayıp ittirmeye başladı. İlk girişinde zorlandım. Yavaş olmasını söylüyordum o da yavaş yavaş ittiriyordu. Salatalık göt deliğimin büzük kısmını geçince sikimden aşağıya işermiş gibi istemsiz bir zevk sıvısı sızmaya başladı. Sikimi sağarmış gibi bir eliyle okşayan kız arkadaşım ve ben şaşırmıştık. Resmen biyolojik bir etki ile zevk suyu gelmişti sikimden. Salatalık büzüğü geçince biraz rahatladım. Deliğim de alıştığı için kız arkadaşıma sok, sok, sok diye direktif veriyordum ki kız arkadaşım biraz daha sokarsam içine kaçacak dedi. Nasıl yani. İnanamadım. Elimi arkama attığımda salatalığın sadece sapına dokunabiliyordum. Hepsi götüme girmişti. Kız arkadaşım biraz ileri geri yaptıktan sonra salatalığı çıkardı. Benim yine yüz yukarı uzanmamı istedi. Eski pozisyonumuzu almıştık.Parmaklarını yine deliğime sırayla sokmaya başladı. Beni daha da zevke getirmek için ayağını ağzıma doğru uzattı. Hayranı olduğum o zarif ayakları önümdeydi. Ayak parmakları ile dudaklarımı okşadı. Ben tabi mesajı aldım ve ayak parmaklarını yalayıp emmeye başladım. O ise hem parmaklıyor hem otuz bir çektiriyordu. Hangi zevke bölüneceğimi şaşırmış haldeydim. Kız arkadaşıma diğer ayağını deliğime dayamasını istedim. Parmaklarını vazelinledik. Ayağını deliğime sokmasını istedim. ( Bu arada kız arkadaşımın ayağı öylesine zariftir ki anlatamam. 38 numara ve taraksız uzun ince harika ayaklara sahiptir. ) Girmeyeceğini tahmin edebiliyorduk ikimizde ama deliğin zorlanması ve prostata yapılan baskı arttıkça verdiği haz da bir o kadar artıyordu. Kız arkadaşım ayağını ittirmeye başladı. O ittirdikçe ben zevk deryalarında yüzüyordum. Bir yandan da ağzımdaki ayağını yalıyordum. Parmaklarının hepsi göt deliğimin en dışındaki çeperi geçmişti. Yani dışardan bakıldığında parmakları görünmüyordu. Ben yine ayna ile baktım inanılmaz bir görüntüydü. Ayak parmakları görünmeyecek kadar girmişti içime ama ayağı tamamen girmedi. Kız arkadaşım ayağını götüme sokuyor olmaktan dolayı rahatsız olmuştu. Ben daha fazla devam edemeyeceğim dedi. Ayağı daha fazla girer miydi bilmiyorum ama devam etse benim için çok zevkli olacaktı o kesin. Çünkü deliğin zorlanması çok acayip bir haz veriyor. Kız arkadaşım ayak olayından hoşlanmadığı için modu düştü. Bende ona eliyle devam etmesini söyledim. Yine parmaklarını soktu ve diğer eli ve ayağının biriyle sikimi oynuyordu. Böylece biraz daha devam ettikten sonra dört parmağı da içimdeyken ben zirveye ulaştım. Ama bu zirve hakikaten de zirveydi. Bir önceki prostat masajı deneyimimizden bile çok gürül gürül boşaldım. Boşalmam bittiğinde spermlerimi görünce ikimizde şaşkına döndük. Çünkü iki kere üst üste orgazm olmuş kadar boşalmıştım. Boşalmam bitince kız arkadaşım parmaklarını içimden çıkardı. Ben yattığım yerden kalkamadım. Kendime gelmek için biraz dinlendim ve kalkıp banyoya giderek temizlendik. Bu da bizim ikinci prostat orgazmı deneyimimiz oldu.

Şimdilik hikayemiz bu kadar. İlk sevişmemizde kız arkadaşımdan deliğimi biraz daha zorlamasını ( parmaklarını ve avuç içini, baş parmağına kadar sokmasını / ayağını biraz daha zorlamasını vb ) ve sikime hiç dokunmadan ( boşalma süresini uzatmak için ) prostat masajı yapmasını istiyorum. Kendisi prostat masajına daha tam olarak alışamadığı için bu fikirler onun biraz garibine gidiyor ama bakalım yaşayıp göreceğiz.

Bunları Yapmayan Türk Var Mı? :))

Bunları Yapmayan Türk Var Mı? :))
Türksen kesin yapmışsındır :))

Rüzgarlı havalarda küller uçmasın diye küllüğe su koyar.

Ancak bir Türk gazete bulmacasını hep başkalarına sora sora çözebilme becerisini gösterip , kendisi çözdü diye sevindirik olabilir.

Nezle olunca tuvalet kağıdını uzun bir şerit yaparak kullanır.

Konuşma yeteneği olan hayvanlara ilk olarak küfür etmesini öğretir.

Daha birinci telefon zili çaldığında telefonun başına dikilen ama açmak için ikinci kez çalmasını bekler.

Kağıt paraların üzerine not alır ve parayı harcadığı için notu kaybeder ve ya elden ele dolasacağını bildiğinden komik yazılar yazar. ( Paranın ön yüzüne tehlike anında arkayı çeviriniz yazıp anında çevirince de şimdi değil salak tehlike anında yazanlardan bahsediyoruz.)

Çocugğu yanlışlıkla elini kestiği veya düstüğü için ağladığında elini kesti veya düştü diye çocuğunu döver.

Ütü fişi , teyp fişi veya televiyon fişi kablosunun bakır teli dışarı çıkmış ise çocukları elektrik çarpmasın diye bakir teli selobantla yapıstırır.

Ailece televizyon izlenen bir evde kumanda babanın elindeyse ve o ne izlerse diğerleri de onu izlemek zorunda kalır.

Evin bir odasının ampulü patladığı zaman yenisini almayıp da fazla kullanmadıgı bir odanın ampulünü onun yerine takar.

Dişlerini gazoz açacağı , fındık ve ceviz kıracağı olarak kullanır.

İşinde iyi olan birisini överken hakaretle iltifat eden bir Türk ten başkası olamaz. (Şerefsizin oğlu ne iş yapmış be kardeşim, helal olsun)

Yemeğin etini en sona bırakır.

Dingildeyen bir masanın ayağına kağıt sıkıştırma fikri bir Türk ündür.

Tv de film seyrederken filmin oyuncularıyla muhatap olan (dur oraya gitme öldürecekler seni) Türk sinema severlerdir.

Arabasına öküz, köpek, horoz sesli korna taktırma fikrinin patenti bir Türk e aittir.

Plastik yoğurt kabını saksı yapar.

Uçakta bulunan tanıdıklarına uçak havalandıktan sonra görmeyeceğini bildigi halde el sallar.

Çiğnediği sakızı daha sonra çiğnemek üzere kafasındaki tülbende yapıştıran bir Türk kadınından başkası değildir.

Tek abdestle beş vakit namaz kılmak için iki büklüm kıvranır.

Desenlerini çok beğenerek aldığı yeni bir mobilyanın üstünü başka bir örtü örterek kullanır.

Geçirdiği bir trafik kazasından sonra kanlar içinde çıkıp,çarpılmış arabasına üzülür.

Elektronik hesap makinesini, uzaktan kumandasını naylona sarmış, üzerine de ambalaj lastiği geçirmiş birini görürseniz Türk tür o.

On yıllık bir otomobilin koltuk ambalaj naylonlarını çıkarmadan kullanma becerisini gösterir.

Terliği parmakları dısarı taşırarak giymektir.

Döner ile ayranı aynı anda bitirebilmektir.

Siteleri mahkeme kararı ile kapattırmaktır.

Gaz kaçaklarını çakmak ile kontrol etmektir.

Hayatında en az bir kere kahvehane ye gitmektir.

Minibüslerde ücreti,inerken ödeyebilmektir.

Gol sonraları gol atan oyuncuya küfür etmektir

Maaş ının 2 katı değerindeki cep telefonuna sahip olabilmektir.

Tozlanmış camlara Beni Yıka yazabilmektir.

Webcam den fotoğraf çekebilmektir.

Çiftleşen köpeklere taş atabilmektir.

Gerektiğinde -20 Kontöre düşebilmektir.

Trafikte yeşili beklemeden sarı ışıkta geçebilmektir.

Ambulansların hasta taşıdığına inanmamaktır.

Televizyonun üstünü dantelli örgü ile örtmektir.

Sahte adidas giyebilmektir

Doğan görünümlü şahin e sahip olabilmektir.

Çizik cd nin arkasına kolonya sürmektir.

Yasaklı sitelere DNS değiştirip girebilmektir.

Lisanslı program satın almamaktır.

Ayda bir altın günü yapmaktır.

Hacı Şakir sabunundan vazgeçememektir.

Ekmeğin köşesini önce yemektir

Ev telefonunu arayıp evdemisin? diye sorabilmektir

Perşembe akşamları Kurtlar Vadisi izlemektir

Kaza yapmış arabanın etrafında toplanmaktır.

Her canlı yayında 70 Milyon Bizi İzliyor diyebilmekir.

Google den kendi ismini aramaktır.

Her güneş tutulmasını siyah camla izlemektir.

Çizgili pijama giyebilmektir.

Gelen misafirlerin kapı önündeki ayakkabılarını düz çevirmektir.

Denizde deve güreşi yapabilmek ve uzun eşek oynayabilmektir.

Mirc e bayan nickiyle girip erkekleri kandırmaktır.

Bulmacalardaki resimlere bıyık,sakal çizebilmektir.

Bisiklete 3 kişi binebilmektir.

Kitapların ön sözlerini okumamaktır.

Kavgadan sonra teker teker gelin diyebilmektir.

Arabanın arkasına hatalıysam ara yazıp numarayı vermemektir.

Şoförlüğün kitabını yazabilmektir.

Şampuan kutusu bitmek üzereyken kutuya su doldurup şampuanı çoğaltabilmektir.

Nuri Alço yu halk kahramanı yapabilmektir.

3 Kişilik asansöre 5 kişi binebilmektir.

İnternetten kız tavladığına inanabilmektir.

Sıkışınca CTRL+ALT+DEL yapabilmektir.

Google Earth de kendi evini bulmaya çalışmaktır.

Bu yazıları okuyup harbiden de böyle oluyor diyebilmektir.

Araba kaymasın diye tekerleğin altına taş koymaktır.

Tiki olan insanlarla ustalıkla uğraşabilmektir.

Faturaları sön gün ödemektir.

Elindeki silahla şaka yapabilmektir.

:D:D