muhtesem gunlerim 2

muhtesem gunlerim 2
Markus un icine fiskirarak rahatlamistim ikimizde yataga yigildik ben markus un daracik deligina deliler gibi bosalmanin keyfini hala yasarken markusta icine bosalttigim ve kendi bosalmasinin keyfindeydi. Bi sure sonra muhabbete basladik yatakta cok ilginc seyler duyuyordum. Markus a deliginin hala cok dar oldugunu ve aletimi muthis sekilde sardigini ilk girerken cok zorlandigimi soyledim oda bana sarilarak ve hafif gulerek bunun normal oldugunu cunki ilkkez icine yarrak aldigini soyledi. Hem sasirmis hem sevinmistim ilk erkegi bendim. Sonra markus temizlenmek icin kalkti bende onun tatli poposunu izliyordum ama spermlerim icinden tasmis bacaklarina suzuluyordu. Bi sure sonra bende girdim banyoya markus pantolanunda biseyler ariyordu beni gorunce urktu sasirmistim ama yinede bisey demedim ben temizlenip yataga dondum. Oda arkamdan geldi ve gelir gelmez harikaydi tekrar istiyorum dedi bende istiyorum dedim ve sevismeye basladik yine o benim yarragimla oynuyor bende poposunu ve deligini yokluyordum sonra yarragimi emmeye onunla agiz oyunlari yapmaya basladi o beni yalarken bende karsidaki dolabin aynasindan onun poposunu ve yarragini goruyordum. O beni yaladikca onunda yarragi buyuyordu ve deligi acilip kapaniyordu sonra ona deligin yine istiyor galiba dedim oda gulerek ilk erkegini istiyo dedi ve krem i alip yarragimi iyice yagladi ve kendi deliginide bana erkegim nasil icime girmek ister dedi bende aynaya dogru domalmasini yasqdigimiz zevki ikimizinde izlemesini istiyorum dedim aynaya karsi domaldi bende arkasinda yerimi aldim belinden kavrayip yarragimin basini icine yerlestirdim ikimizde iiihhh oooohhhh diye sesler cikartiyoduk kafami kaldirip aynada kendimize bakiyordum ben icine yavasca kayarken oda aynadan benim aldigim zevke bakiyordu tamamen kokledigimde ise gozleri yarim kapali harikaaa diye bi ic cekti markus bense bembeyaz guzel kokan tenini koklayarak yavasca icine pompalamaya basladim ikimizde inliyor arada aynadan kendimize bakiyordum gozum bi ara ben pompaladikca sallanan markus un aletine takildi dahada tahrik oldum iyice pompalamaya basladim inlemelerimiz cigliga donusmeye baslamisti. Bu manzarayi daha net gormek ve markus un icinde daha uzun kalmak icin icinden ciktim ben yataga uzandim markusuda kucagima aldim yavasca aletimi uzerine oturttum ve belinden destekleyerek ziplamasini sagladim manzara superdi o daracik deligini bana inliyerek siktiriyor bende siktigim taze gay in daracik deligin zevkini yasiyordum ve onun benim altimda sikilirken umrumuzda olmayan onun yarragini izliyorduk. Ben iyice dolmustum artik oda ayniydi ikimizde terden parliyorduk onu yavaslattim oda kendini arkaya atarak elleriyle omuzlarimdan destek alarak yavasca kokleyerek oturup kalkiyordu sonra onunda bosalmak uzere oldugunu farkettim yanda duran kremden viraz elime dokerek yarragini kavradim cok sasirdi yapma dedi inleyerek bense hic onu dinlemedim o yarragimda inip cikarken bende boynunu emip yarragini sivazlamaya basladim ve birden titremeye basladi. Geliyordu ve birde deli gibi yarragimda hizlanmaya basladi bende onun yarragini itice kavrayip pompalamaya ikimizinde hali kalmamisti ama benim amacim ikimizin ayna anda bosalmasiydi onun yarraginin basini siktim cunki bosaliyodum ona daha hizli dedim ve deli gibi yarragimda ziplamaya basladi zevkten oluyordu inlemeleri agkiycak gibi olmustu ve bende geluyordum onun yarraginin basini biraktim muhtesem bi fiskirmaydi onu gorunce bende deli gibi icine fiskirdim yarragimin damarlarinin titredigini hissettim resmen. Ikimizde bitkindik markus kendini ustume birakti yarragim hala icindeydi ve kendi yarragida kendini birakmisti markun heryeri kendi spermleriyle kapliydi bemkiler ise onun icinden geri gelmeye baslamisti ama zevkten kimildayamiyorduk bir sure dinlendik konusamadik bile sonra toparlandik markus banyoya gitti yine bense oylece kaldim sigarami ictim o gelince banyoya girdim temizlenirken gozume markusun pantalonu takildi yerdeydi ve kartlarinin oldugu cuzdan gibi birseyi yari cikmisti kimlik kartida vardi neden yaptim bilmiyorum ama onceki beni gorunce korkmasi kafami kurcaladi ve kartini aldim ve gozlerim yerinden cikicakti basimdan assagi kaynar sular dokulmustu markus kimlige gore daha 17 sindeydi. Daha devami var en kisa zamanda gorusmek uzere

aman

aman
sonunda bende yasadıklarımı yazmaya karar verdim.
Benim kim oldugum onemli degil.ama yasananlar okumaya deger.Mulu bir evliligi olan izmirde yasayan biriyim.esimle renkli bir sex hayatımız var ve bu renklenmeye devam ediyor.
Etrafımda ilgilenilen arzulanan sarısın mavı gozlu bırıyım.bu ozellıgım daha cok gencken komsularımda ve akrabalarımda etkısını gostermeye baslamıstı.Annemın gunlerınde arkadasları tarafından sureklı fırıkıklere maruz kalan tacıze ugreyan bırıydım sonunda artık kendımı olayların akısına bıraktım ve sexin dorukalrına ulastım.komsularımızdan bırının benı mıllı etmesı olayı ıle baslıyım.Jale teyze idi benı bugunlere getıren.esi ticaretle ugrasan alımlı gohuslerı ve kalcası sibel can gıbı olan bırıydı.yenı dogum yapmıs ates gıbı olan bır kadın ben erkeklıge yenı adım atmıs bırıydım.Annemın gunlerınden bırinde ben okuldan gelmıs odamda oyalanırken benı cagırıp bırseyler ıstedıler.odaya gırdıgımde jale abla bacak bacak ustune atmıs ama etegınden kalcalarına kadar acmıs vazıyette oturuyordu.benım aslan bunu gorunce saha kalktı ve bır bahaneler uydurarak sureklı ıcerı gırmeye basladım.oda bunu farketmıs olacak kı dahada acmaya kıloduna kadar gostermeye baslamıstı.ben odamda onun hayalını kurarken bırden kapı acıldı ve ıcerı elınde pasta tabagıyla gırdı benım alet tas gıbı bır vazıyette heyecandan kıpkırmızı olmustum.tabagı masaya bıraktı nasıl oldugumu saormaya konusmaya basladı bır yandan da basımı oksuyor benı ıyıce azdırıyordu.ellerı gittikce daha tahrık edıcı oluyor vucudunu surtmeye onume gecıp bana arkasını yaslamaya basladı.saldırma asamasındayken ayrıldı ve sen nekadar buyumussun dedı.kıpkırmızı olmustum.acaba yanlıs bır hareketmı yapmıstım.odadan cıkamadım cunku gelmıstım camasırıma bosalmıstım.gunler gectı ben o anın hayallerı ıle yasarken bır gun annemler yazlıga gecmıs ben okul bıtmedıgı ıcın evde kalmıstım.oglen okuldan gelmıs havanın sıcaklıgında ustumdekılerı cıkarmıs ınternetten pornoları acmıs ızlıyordum.kapı caldı dılencı dıyerek boxırım gecırdım ve kapının arkasına gecerek actım .bır baktımkı jale abla elınde tabakla gelmıs .Abla musaıt degılım ben ustume bırsey alıp gelıyım dedım.oda aman saklayacak ne var deyıp daldı ıcerıye.ben saskın kaldım orda kendıme geldıgımde bu halde cok can yakarsın ne bu hal dedı.bende hava sıcak rahat olsun dıyecek oldum.hemen araya gırdı bosversene kımbılır neler karıstırıyorsundur dıkkat et elın nasır tutmasın deyınce kıpkırmızı oldum.bu sefer daha arsızlasarak bak kızardı bıde dedı.merak etme ben yabancımıyım sızınkıler yok bana emanetsın merak etme dedı.bu rahat halı bana guven vermeye basladı hemde yenı malzemeler cıkartabılecektım.ıcerı gectık oturdu.ustunde bolca yazlık askısısz elmıse vardı.onundekı yırtmacı nerdeyse amını gosterecektı
hakkaten cok sıcak deyıp pervanemın onune gectı ve kendını serınletmeye basladı .pervanenın etkısıyle sacları sallanıyor elbısesının dugmelerı acılıyor bacakları ortaya cıkıyordu.menım aslan cadırı kurmustu.bunu farkeden jale abla bu pervane benım atesımı sonduremıyecek senın ıtfayenın sulaması lazım dedı.ben anlamadıgımda onumu gosterıp o ne hal oyle teyzenedemı kalkıyor artık okadar azdın mı dedı.bende yere bakarak boyle seyler gorunce dayanamıyor kalkıyor dedım.bana kız arkadasım ne oldu senı rahatlatmıyormu dedı.kızlar ne olacakkı bı ıse yaramıyor deyı verdım artık kafaya koymus sıkecektım.bek bıde begenıyor dedı ve yanıma geldı basladı sacımı oksamaya ben bırden asıldım dudaklara.gerı kactı korktum .ama sonra yavas bu ıs oyle yapılmaz dedı.yanıma geldı ve benı soy dedı .ben tek tek duymelerı actım o sutyensız muhtesem gohusler ortaya cıktı agzımı yapıstırdım butun sutlerını emdım bıtırdım.yenı dogum yapmıstı ve hala akıyordu.sonra albıseyı attıktan sonra sadece tanga ıle kadıgını gordum orospu bellı vermeye gelmıstı bundan cesaret alarak daha saldırgan olmaya basladım ıpleroı elıme almalıydım.arkasını cevırdım ve benım malı dahadım oha hayvan o ne dedı.dur o hayvan dedıgın aslan az sonra gotunu delecek dedım.asla lıseden berı kımseye vermedım dedı.dondu onune egıldı ve agzına alıp somurmaya basladı cok surmedı bosaldım tabı.hepsını yuttu.ılk seferde adetmıs o oyle dedı.banyoya gıttık temızlendık o benı ben onu yıkadım.benım aslan hemen kalktı gene bunu bosa gecırmeyelım dedı ve ayagını kaldırıp ayakta ıcıne aldı ben sokmaya basladım ıslaklıgın etkısı ıle ortalık ınlıyordu artık yeter dayanamıyorum dedı ve bosaldı .ben hala tas gıbıydım.domalttım jale teyzeyı ve basladım gecırmeye.o heyecanla amından cıkıp gotune gırmesıyle bırden kendını one attı ama bırkere gırmıstı ve ben bırakmıyacaktım olmaz falan demesıne bakmadan tekrar yavas yavas soktum gıdıp gelmeye basladım artık o kendını gerı ıttırıyor bana ıs bırakmıyordu.sonunda odar gote dayanamadım bosaldım.kurulandık ıcerı gectık ama ben hala ıstıyordum .olmaz gıtmem lazım dedı .ama benımkı hala tas gıbı ıdı.aldı elıne agzına sokmaya basladı en cabuk bu sekılde bosalırsın anlasıldı sen tadını aldın bırakmıyacaksın dedı.ben gotunu parmaklarken oda benı bosalttı ama busefer yutmadı gohuslerıne bosalttı.gıttı temızlendı opucuk kondurup bakalım kım kımı bıktıracak sonra gorecegız dedı ve cıktı.
Hikayenın devamınde daha neler oldu sonra devam edecegız……….

BU GECE OLMAZ (alıntıdır)

BU GECE OLMAZ (alıntıdır)
“Bu gece olmaz tatlım, lütfen, gerçekten çok yorgunum… Bak istersen göbeğime boşalabilirsin…” Bu sözler, seks hayatımın sonunun başlangıcıydı. Aşığıyla, saatlerce sikiştikten sonra, amı ağzına kadar meni ile dolu olarak bana dönmüştü. Bir saate yakın onu yalayarak temizlemiş ve iki kez derin orgazm yaşatmıştım. Başka bir adamın spermlerinin tadı (her zaman olduğu gibi) beni tahrik etmiş ve sikimi, onun içine sokup, sıcacık, az önce sikilmiş ve iyice gevşemiş amı tarafından sarılmasını hissetmeyi çok istemiştim. Zaten genellikle, bir iki sokuşta boşalır ve spermlerimi aşınınkiyle karıştırırdım. Ama bu gece, içine girmemi istememişti. Mastürbasyon yaparak göbeğinin üzerine boşalmamı ve bunu seyretmeyi istemişti. Onunla tartışamayacak kadar azmıştım. Ben de, yarrağımı elime alıp ayrık bacaklarının arasına diz çöküp, kendi kendimi okşamaya başladım. Yüzünde doygun ve memnun bir gülümsemeyle, öylece uzanmış, sikimi sıvazlamamı izliyordu. Uzun sürmedi, kasıklarımda muhteşem bir sancıyla boşalmaya başladım. Bembeyaz spermlerimi göbeğine ve şişmiş amcık dudaklarına fışkırtıyordum. „Menilerini temizle…“ diye emreder gibi söyledi. Ben de memnuniyetle yalayarak temizledim.
Tatlı karım hemencecik uykuya daldı. Ben de yanına kıvrılıp ona iyice sokuldum. Seksin kokusu harikaydı. Harika bir orgazm yaşamıştım ve kendi öz karımın içene girmeme izin vermemesine çok takmamıştım. Bu hoş bir şey değildi belki ama başka bir adamla sikişmesini seyretme fantezimi gerçekleştirdiğinden dolayı da çok mutluydum.
Onu başka erkeklerle birlikteyken görmeyi arzuladığımda birkaç yıllık evliydik. Bir partide karımı başka bir adamla samimi bir şekilde konuşurken gördüğümde bu fanteziyi kurmaya başladım. Karım onunla konuşurken, öyle güzel öyle seksiydi ki; bu açıkça adamı iyice tahrik etmişti. Birlikte dans etmişlerdi. Daha sonra karım, dans ederken adamın sertleşmiş sikinin karnına baskı yaptığını söylemişti. O gece yatakta hiç olmadığı kadar iyi bir performans göstermiş ve karımın övgülerine mazhar olmuştum.
Bu olaydan sonra yavaş yavaş, onun başka bir erkekle yapması konusunda konuşmaya başladık. Başlarda, ciddi olduğuma inanmadı, onu ciddi olduğuma inandırmak biraz zamanımı aldı.
Bir gün, bana sürpriz yaparak, işten bir erkek arkadaşıyla bir iş seyahatine gideceğini ve o adamla ilgili fantezilerinin olduğunu söyledi. Ben de onları izlemek isteğimi söyledim, ama o, ilk defasında rahat hareket etmek istediğini, bu nedenle ilk defasında yalnız başına gitmeye karar verdiğini söyledi. Onu öptüm ve aşığına yolladım. O gece yatağa uzanıp karımın sikilişini düşündüm. Ve uyumadan önce iki kez mastürbasyon yaptım.
Ertesi sabah karım aradı ve bana bir sürprizi olduğunu söyledi. Söylemesi için yalvardım ama o sadece güldü ve bu gece geç vakit eve döneceğini onu beklemememi, uyumamı söyledi. Telefonu kapatınca, onun aşığıyla sikişmesini düşünerek yeniden mastürbasyon yaptım. O gün işte nasıl vakit geçirdiğimi bilemedim. Dikkatimi bir türlü işe veremedim ve erkenden eve geldim. Bir buket çiçek aldım ve yatağa gitmeden önce evi baştan aşağı temizleyip topladım. Uyumayı denedim ama olmadı. İki kez daha mastürbasyon yaptım ve nihayet yorulup uykuya daldım.
Gece bir vakit, karımın yatağa, yanıma süzülerek girmesiyle uyandım. Uzanıp onu tuttum, sevinçle anladım ki tamamen çıplaktı. Bana doğru çekip öptüm. Nefesi alkol kokuyordu, konuşurken hafif dili dolaşıyordu. İş arkadaşının az önce işine boşaldığını söyleyerek, elimi tuttu ve amına götürdü. Önce ateş gibi yanan amının sıcaklığını hissettim. Ardından parmağını dudaklarının arasına kaydırınca ne kadar ıslak ve kaygan olduğunun farkına vardım. Parmaklarımı amına doğru bastırıp amcık dudaklarını onların üzerine doladı. “Bunun ne olduğunu biliyor musun?” diye kulağıma fısıldadı.
Dolaşan diliyle söylediklerini pek anlamadığımdan “neyin ne olduğu?” diye sordum.
Parmaklarımı amının içine iyice bastırarak “bunun” diye yanıtladı.
“Karımın, güzel, daracık ve kaygan amcığı” diye yanıtladım.
“Senin karının, güzel, daracık ve iyice sikilmiş amcığı” diye düzeltti.
Duyduklarıma inanamadım ama doğru olmasını diliyordum. Amcığı sırılsıklamdı. Biraz parmağımla okşadım, karım hemen yüksek sesle inlemeye başladı. O kadar mastürbasyon yapmama rağmen, yeniden azmış, sikim yeniden sertleşmişti. Karımın üzerine çıkıp, benim için ayırdığı bacaklarının arasına girdim. Sikim kolayca karımın içine kaymıştı. Yavaş yavaş içinde gidip gelmeye başladım. Karım da beni daha derine gireyim diye içine çekiyordu. İş arkadaşını ismini söyleyerek, bana (daha doğrusu ona) “içime boşal” diye yalvarırken, ben gelmek üzereydim. Dediğini yaptım ve içine spermlerimi pompalamaya başladım. Karımın üzerine yığıldım ve vücudunun ulaşabildiğim her yerini öpmeye başladım. Ağzımı aşağılara, amına doğru kaydırıp, benim spermlerimi ve onun amının suyunu tattım. Tabi ki diğer adamın spermlerini de… Klitorisi iyice şişmişti, ağzımın içene alıp emdim. Sıvılar damlayan amının kokusu muhteşemdi. Onun da boşalması kolayca olmuş, muhteşem bir orgazm yaşamıştı. Gevşeyip rahatlamadan önce uzun çığlıklar atmış inlemiş ve defalarca amını yüzüme bastırmıştı.
Sonra yeniden vücudunu öperek yukarılara çıktım ve dudaklarını öperken bana «teşekkürler aşkım » dedi. Bana mı dedi yoksa iş arkadaşına anlayamadım, ama kime dediğinin hiç önemi yoktu… Bir birimize sokulup sarılarak kolayca uykuya daldık.
Ertesi sabah uyandığımda yatakta yalnızdım. Çarşafta kocaman ıslak bir leke ve yerde bir gece önce karımın çıkardığı kirli giysileri vardı. Karımın külotunu yerden alıp inceledim. Çok nemliydi ve çok ağır bir kokusu vardı. Başka bir herifin spermlerinin bu külotu ıslatmış olması fikri çok hoşuma gitmişti. Şeytan mastürbasyon yap diyor ama işe gitmem gerekiyordu. Karım erkenden kalkmış ve işe gitmişti. Bu gün cumaydı ve hemen hafta sonu planlarını yapmaya başlamıştım. Karımın bu ilk seks macerasını dinlemek için sabırsızlanıyordum.
İşe vardıktan kısa süre sonra telefon çaldı. Arayan harika karımdı. Neler hissettiğim konusunda endişe etmişti ve ne diyeceğimi merak ediyordu. Hiç mutlu olmadığım kadar mutlu olduğumu söyledim ve endişe etmemesi konusunda onu ikna ettim. İkimizde işte olduğumuz için daha fazla konuşamıyorduk, o nedenle akşama bir lokantada buluşmak üzere randevulaştık. Öğle yemeği tatilinde dışarı çıktım ve karıma hediye olarak bir kolye satın aldım. Onu ne kadar sevdiğimi bilmesini istiyordum.
Yemek harika geçti. Sohbet ettik, içtik, bir birimizi ne kadar sevdiğimizi anlattık. Yaşadığı deneyimi en ince ayrıntısına kadar anlatmasını istedim. Ama bunun bizi azdıracağını bildiğimizden yemek bitene kadar konuşmamaya karar verdik. Ona hediyemi verdim. Küçük bir çığlık attı. Hala onu sevip sevmediğimi ısrarla soruyordu. Onu çok sevdiğimi her zaman da seveceğimi söyledim.
Yemekten sonra arabaya bindik, ben araba kullanırken, daha otoparktan çıkmadan karım pantolonumun fermuarını açıp sikimi eline aldı, okşamaya başladı. Bir yandan da iki gece önce neler yaptığını anlatıyordu. Seyahatleri önce bir uçak yolculuğu ile başlamış. Karım ve iş arkadaşı işten çıktıktan sora seyahate başladıkları için biraz geç bir vakit varmışlar otellerine. Karım, yatmadan önce hafif bir şeyler yemeyi önermiş, o da kabul etmiş. Yemekten önce de biraz içmişler. Sanırım, karım bu içkilerden sonra oldukça rahatlamıştır. Karımın dediğine göre, konuyu sekse getirince nasıl tepki vereceğini gözleyecekmiş. Tam burada bir soruyla sözünü kestim; „Adam kimdi?“ Karım bilmemi istemediğini söyledi. Gizli bir aşık fikri çok hoşuna gidiyormuş. Hâlbuki ellerinin içinde tuttuğu yarrağımın sertliğinden ne kadar heyecan verici olduğunu anlayıp söyleye bilirdi. Ama söylemese de önemli değildi. Neyse, karımın seks konusuna girmesine beklediği gibi olumlu karşılık vermiş. Flörte başlamışlar, birlikte adamın odasına çıkmadan önce de karım ellerini onun bacakları üstüne koyup, her şeyi istediğini belli etmiş.
Daha fazla ayrıntı istiyordum ama bu arada da eve ulaşmıştık. Arabadan iner inmez, doğruca yatak odamıza yönelip, hızla giysilerimizi çıkarıp, kendimizi çırıl çıplak yatağa attık. Ben hemen başımı bacakları arasına, amına gömdüm. Öyle inanılmaz şekilde tahrik olmuştu ki hemen boşaldı. Sırt üstü yatıp onu sikimin üzerine çektim. O üzerime çıkınca, ona bakıp ne kadar şanslı bir adam olduğumu düşündüm. Sonra aşığı ile yaşadıklarını anlatmasını istedim. O kaldığı yerden devam etti. Daha asansörün kapısı kapanır kapanmaz eyleme başlamışlar. Adam uzanıp, karımın eteğinin altından, külotunu aşağıya çekip çıkarmış. Karım ayağını kaldırarak külotunu asansörün zeminine bırakmış. Koridordan adamın odasına giderken, birilerine asansörde o haldeyken yakalanıp, rezil olabileceklerini konuşup gülüşmüşler.
Karım, odaya girer girmez hemen nasıl dizleri üstüne çöküp, adamın sikini pantolonundan dışarı çıkardığını anlattı. Ne kadar büyük olduğunu ve sertleştiği için dışarı çıkarmakta ne kadar zorlandığını anlattı. Bir dakika kadar beceriksizce uğraştığını, ama onu dışarı çıkarabilmek için pantolonu tamamen çıkardığı anlattı. Bu arada da benim yarrağım üzerinde aşağı yukarı hareket ediyordu ve bu beni orgazma doğru götürüyordu. O ne kadar büyük bir siki olduğunu ve ağzına ne kadar zorlukla sığdığını anlatmaya devam ediyordu. Ne kadar iri taşakları olduğunu anlatırken, gerildim ve içine boşalmaya başladım.
Macerasını bana anlatırken karım gerçekten çok tahrik olmuştu. Üzerime doğru hareket edip, amını ağzımın üzerine yerleştirdi. Amının dudaklarını ve içinden geriye akan benim menilerimi yalamaya başladım. O anlatmaya devam etti. Adamın onu nasıl tutup ayağa kaldırdığını, nasıl derin derin öpüştüklerini anlattı. Sonra külotunu tamamen çıkarıp, onu kucaklayıp yatağa taşıdığını anlattı. Adam soyunmasını bitirdiğinde, karım yatakta, adamın vücuduna ve iyice sertleşmiş yarrağının emrine amade, bekliyormuş. Biraz nefes almak için yalamaya ara verdiğim de, adamın sikinin ne kadar büyük olduğunu sordum. Boyunun yirmi santim kadar olduğunu tahmin ettiğini ve oldukça kalın olduğunu söyledi. Benim ondört santimlik aletimle karşılaştırılamayacağını biliyordum. Bu bana garip bir acı ve mutluluk verdi.
Karım başımı ileri doğru iterek, klitorisini dudaklarımın arasına yerleştirdi. Yatağa birlikte yan yana yattıklarını, uzun uzun öpüştüklerini, kendisinin hemen acele acele yapmak istediği şeylere izin vermediğini anlatmaya devam etti. Sikini içinde istediğini, çok arzuladığın, içine girmesini söylemesine karşın o gülerek beklemesini, daha hoşça vakit geçireceklerini söylemiş. Bizim seks yaşamımızdan ne kadar farklı olduğunu şaşırarak bir daha düşündüm. Karım sikmesi için adama yalvarıyor, oysa her zaman ben yalvarmışımdır karıma…
Amını yeniden yalamaya başladığımda orgazma yaklaştığını hissediyordum. „Sonra, beni yataktan indirdi ve soyundum“ diye ve „başka bir erkeğin önünde çıplak olmak çok hoştu ve bu beni daha da azdırmıştı“ diye devam etti. Soluk soluğa kalmıştı ve amı benim yüzümün üstündeyken şiddeti bir şekilde boşalmıştı. Ardından kollarımın arasına yığılıp kaldı ve uzun süre öyle kaldı.
„Peki, nasıl bir duyguydu?“ diye sorarak sessizliği bozdum.
Yanaklarımdan öperek, fısıldayarak „öğrenmek istediğinden emin misin?“ diye sordu.
Gerçekten emin değildim ama öğrenmek zorundaydım. Başımla evet anlamında onayladım.
„Şaşkınlık içindeydim“ diye başladı. „Çok yakışıklı bir adamdı ve siki o kadar büyük ve kalındı ki… İçime girince önce biraz acıttı, ama sonra alıştı ve benim amım onunkini alacak kadar esnedi. Sonra sikini dışarı çıkarıp, amımın dudaklarının arasına başını koyup içine ta dibime kadar hızla sokuyor, amımın dudakları adamım vücuduna yapışıyordu. Bu hareketi hızlı hızlı ve üst üste yapıyordu. Bu da klitorisimin uyarılmasına neden oluyordu. İlk olarak beni bu yolla orgazm etti. Bu şekilde sikişle ilk kez orgazm oluyordum.
Sonra birden sustu. Sanırım bir şeyleri nasıl söyleye bileceğini düşünüyordu. „evet, sonra?“ diye sordum.
«evet, üzgünüm bebeğim ama boyut önemli… » dedi. Ve kırdığımı düşünerek beni kucakladı.
«Kaç gez yaptınız?» diye sordum.
«O gece iki kez, bir kez de işe gitmeden önce sabah. Ve döndükten sonra uçak iner inmez bir bara gittik ve bir daha ne zaman birlikte olacağımızı konuştuk. Ben emin olmadığımı, çünkü senin neler hissedeceğini ne tepki göstereceğini bilmediğimi söyledim» dedi.
« O adama bana soracağını mı söyledin?” diye sordum. « Buna ne tepki verdi ? » diye devam ettim.
« Şaşırdı ve endişelendi. Onu endişelenmemesi konusunda ikna ettim. Her şeyin yolunda olduğunu ama sana söyleyeceğimi ve eğer memnun olmazsan, bir daha birlikte olamayacağımızı söyledim. Bir şansı daha olup olmadığını sordu. Ve biz de buraya gelmeden önce bizim otoparkta, arabanın için de bir kez daha yaptık.“ Diye anlattı.
„Otoparkta mı?“ diye inanamayarak sordum. Ben uyurken bir kaç metre ötede karım bir arabanın içinde, liseli âşıklar gibi sikişiyormuş…
“Evet” diye yanıtladı ve taş gibi sertleşmiş sikime uzanırken “senin için önemli mi?” diye sordu.
“Yo, sadece şaşırdım ve itiraf etmeliyim ki bütün bu olanlar beni son derce tahrik etti. Karımın başka bir erkekle birlikte olması çok hoş ama ben onları seyredemiyorum, çok yazık…” diye yanıtladım.
“Çok büyük olsa da mı?” diye şeytanca sordu.
“Belki de özellikle çok büyük olmasını istiyorumdur…” diye şirin bir şekilde yanıtladım.
Yeniden seviştik. Her zaman yaptığımız gibi… Normal olarak bu kadar çabuk yeniden hazır olamazdım ama karımın yaşadıkları beni gerçekten çok tahrik etmişti. Ve sanırım, Karimi bir aşağı olmasını takmayacağım konusunda inandırmıştım.
Bütün hafta sonunu yeni evliler gibi geçirmiştik. Gerçekte karımın aşığından çok söz etmiyorduk ama o bizim beynimizdeydi ve benim performansımdaydı. Karım coşkum ve enerjim konusunda beni sürekli övüyordu. Artık bir aşığı olduğu için mutlu olduğuma inanıyor ve bunu bana da söylüyordu.
Pazartesi sabahı çabuk geldi ve ikimiz de işe gittik. Akşamüzeri karım telefonla aradı ve akşama bir yerde yemek yiyelim dedi. Eğer benim için sorun yoksa iş arkadaşı da bizimle olacaktı. Bir kaç dakika düşündüm ve “ evet, elbette” dedim. Gerçekten karımı siken adamı merak ediyordum.
Büroda işlerimi bitirip, randevuma doğru gittim. Arabamı parkedip, yürürken, karımın arabasına bakındım. Fakat göremeyince önce benim geldiğime karar verdim. Lokantaya girdim ve tam bara doğru yönelmiştim ki, karımla aşığının benden önce gelip köşede bir masaya yan yana oturup içkiye başlamış olduklarını gördüm. Masalarına yanaştığımda, karım bana kocaman bir gülücük attı. Beni aşığıyla tanıştırdı, o da ayağa kalkıp elimi sıktı. Karımın aşığı çok uzun boylu ve genç biriydi. Atletik bir vücudu vardı ve çok yakışıklıydı. Karımın onu neden seçtiğini şimdi anlıyordum. Umarım elde tutmasını da bilir.
Oturdum ve karıma bir merhaba öpücüğü verdim. Aşığı karımın yanında oturuyordu ama geldiğimdeki kadar yakın durmuyordu. Biraz sohbet edip bir kaç kadeh içki içtik. Başta ortam biraz sıkıntılıydı ama adam gerçekten hoş biriydi. Sonra biraz rahatlamaya başardık ve karım uzanıp onun ve benim elimi tuttu. İkimizin elini aynı anda tutarak „Haydi yemek siparişini verelim, her zamankinden daha coşkuluyum bu gece“ dedi.
Harika bir yemek yedik ve bize gitmeye karar verdik. Karımla ben bizim arabaya bindik, aşığı da arabasıyla bizi takip ediyordu.
Yalnız kalınca karıma „hoş çocuk“ dedim.
„Beğendiğin için memnun oldum.“ Diye yanıtladı. „Biz onunla birlikteyken bizi seyretmek istediğinden emin misin?“ diye sordu.
“Evet kesinlikle, uzun süreden beri bu fanteziyi kuruyorum.” Diye onu ikna ettim. Elini kucağıma doğru uzattı ve kalkmış sikimi fark etti. Eli ona değince küçük bir gülücük attı bana.
Eve vardığımızda, karım benden aşığıyla içeri girmeden önce biraz konuşarak onu oyalamamı, hazırlanmak için biraz zamana ihtiyacı olduğunu söyledi. Karım içeri girerken adam arabasını park etti. Ben de konuşmak üzere onun yanına gittim. Yine biraz garip bir durum olmuştu. Ama bu normaldi. Gerçekte bu adam karımla sikmişti ve bu gece de benim önümde sikecekti. Karım ön kapıya çıkıp bizi içeri çağırınca bu garip küçük sohbetimiz kesildi.
Benim güzel karım, en sevdiğim geceliğini giymişti. Her birimizi bir elimizden tutarak, yatak odamıza doğru götürdü. İçeri girerken bana “rahatına bak tatlım” dedi.
Yatağın kenarındaki bir sandalyeye oturdum ve karım dönüp aşığını kucaklayarak ona derin bir öpücük verirken onları seyretmeye başladım. Adam elini karımın bütün vücudunda gezdirmeye başlayınca benim alet aniden sertleşip hazır hale geldi. Pantolonumun üzerinden onu okşamaya başladım. Soyunmak istemiyordum, soyunursam mastürbasyon yapardım ve ilk kez her şeyden daha çok karımın ıslak amını sikimde hissetmek istiyordum. Karımı sike bilmek için boşalmamalı ve gücümü kaybetmemeliydim.
Karım ve aşığı öpüşmeyi kesip kendilerini yatağın üzerine bıraktıklarında tutkulu bir şekilde sevişmeye başladılar. Karım başı yastıkta yatağa sırt üstü uzandı. Bana bakıyordu. Bir birimize gülümsedik, o bana bir öpücük attı. Bunlar olurken aşışı ayağa kalktı ve soyundu. Gömleğini ve pantolonunu çıkarırken onu seyrettim. Zayıf ve kaslı bir vücudu vardı. Sonra çoraplarını, ardından da külotunu çıkardı. Siki çok büyüktü, üstelikte daha tam kalkmamıştı. Yeniden karımla göz göze geldik. Biliyordum, küçük bir şoka girmiştim ve artık anlıyordum ki karım neden sürekli büyüklüğünden bahsediyordu.
Karımın aşığı, çırıl çıplak yatağa yöneldi ve karımın ayaklarını öpmeye başladı. Sonra kafası karımın bacaklarının arasına gelene kadar, öperek yukarıya doğru çıktı. Karımın kalçalarını hafif yukarı kaldırarak, külotunu sıyırıp çıkardı. Olanlar karşısında hipnotize olmuş gibiydim. Adam çıkardığı karımın külotunu bana doğru fırlatınca birden uyandım. Kucağıma düşen külotu alıp, burnuma götürdüm. Ona sinen karımın kokusunu duyuyor ve ne kadar ıslanmış olduğunu görebiliyordum.
Adam karımın amını dillemeye başladığında, ağzından bir çığlık koptu. Sonra uzanıp geceliğinin ince askılarını, çözüp iki elini çıplak memelerine götürdü ve kendi meme uçlarını okşamaya başladı. Adam adeta, karım inlesin, çığlık atsın, bağırsın diye uğraşıyordu. Karımın aşığı, klitorisini ağzının içine almış emiyordu. Biraz sonra emmeyi bırakıp başını karımın amından uzaklaştırdı. Karım iki eliyle adamın kafasından tutup kuvvetlice aşağıya, amına bastırana kadar da bir şey yapmadı. Karım kalçalarını yukarı adamın ağzına doğru kaldırarak, onu orgazma ulaştırmasını istiyordu. Adam bunu başardığında karım çırpınarak ve tiz çığlıklar atarak orgazm olmuştu.
Karımın boşalmasını izlemek harikaydı. Onu ağzımla orgazma ulaştırmak sekste en mükemmel fantezimdir. Bunu ilişkimiz başladığından beri hep yapmışımdır. Şimdi onu bu yolla orgazm olurken izlemekte harika bir duygu ama onlara katılamadığım için de çok üzülüyorum.
Orgazmın heyecanı geçip, karım yeniden hazır olduğunda „Lütfen hayatım hadi koca sikini ver bana“ dedi. Adam takdir edildiği için mutlu olmuştu. Dizleri üzerinde kayarak pozisyonunu aldı. Bir an için adamın tamamen sertleşmiş sikini görünce şoke oldum. En az 23 santim vardı ve çok kalındı. O koca sikinin başını karımın, amının dudaklarının üzerine yerleştirdi ve aşağı yukarı sürtmeye başladı. Biraz daha yaklaşmalıydım. Sonuçta bu benim karımın sikişiydi ve biraz daha yaklaşmama kim karışa bilirdi. Bu hayvani siki, karımın amına girerken, yakından görmeliydim.
Dizlerim üstünde yatağın kenarına kadar geldim. Sikim sertleşmiş, pantolonumun önü iyice kabarmıştı, ama dokunmuyordum. Karımı ve aşığını iyice görecek şekilde kafamı yerleştirdim. Koca yarrak, amın dudaklarından içine doğru kayarken izlemeye başladım. Karımın amı iyice gerilmiş nerdeyse yırtılacaktı, adam da yavaş yavaş sokuyordu. Ama karım sıçramaya ve acıyla inlemeye devam ediyordu. Adam, karımın biraz rahatlayıp gevşemesi için koca yarrağını geri çektiği. Yarrak dışarı çıktığında üzerinden karımın amının suyu damlıyordu. Sonra yavaşça yeniden sokmaya başladı. Dibine kadar sokmuştu. Adamın yumurtaları karımın götüne değiyordu. Ola bildiğince derine bastırdıkça adamın kalçaları büzülüyordu.
Artık ritimlerini birbirlerine uydurmuşlardı. Önce yavaş, sonra hızlı, sonra daha da hızlı. Adamın siki tamamen dışarı çıkıyor, karımın amının dudakları adamın sikini başını saracak kadar aralanıyor, adam yeniden sokunca, dudaklar yeniden içeri çekiliyorlardı.
Ayağa kalktım. Karımın yanına doğru yaklaştım. Uzanıp elimi tuttu, bir kaç saniye de olsa gözlerini açıp bana bir gülücük gönderdi. Sonra yeniden, çılgın, muhteşem, akıl dışı zevkine geri dönüp gözlerini sıkıca yumdu. Sonra ağzından boşalacağını duyuran bir derin inleme döküldü. Yeniden o zevklenirken onu görüyordum. Onun böyle şehvetle zevklenmesi beni çok mutlu ediyordu.
Karımın aşığı da “geliyoruuum” diye inlemeye başlamıştı. Karım onu daha da içine çekti. Adam bir kaç defa daha gitti geldi ve kalçaları gerilerek boşalmaya başladı. O kadar çok boşalttı ki diyebilirim ki karımın içini adeta tamamen spermle doldurdu. Ardından karımın üzerine yığıldı. Derin derin öpüşmeye başladılar. Adam karımın üzerinden kalkıp yanına uzandı. Yumuşamış ama hala etkileyici sikini üzerinde kıvrım kıvrım sperm izleri görünüyordu ve bu izler karımın göbeğine ve kalçalarına kadar uzanıyordu. Karım parmağını buna bandırıp ağzına götürdü ve „Mmmmmm“ diyerek yalamaya ve aşığını öpmeye başladı. „Teşekkürler, muhteşemdi, harikaydı“ dedi. Sonra bana bakıp „sıra sen de “ dedi.
Rekor sürede soyundum, sikimi hazır bekleyen amcığına soktum. Acele etmemin nedeni, amının içinden adamın spermleri kaybolmadan, onun kayganlığı ile sikmekti. Gerçekten de çok kaygan ve çok nemliydi. Sanki başka bir kadının içindeymişim gibi hissettim. Amı iyice genişlemiş ve gevşemişti. Bu nedenle amcığıyla sikimi her zamanki gibi sıkıca kavrayamıyordu. Ama ben o kadar heyecanlıydım ki aynı dakika içinde boşaldım.
Üstüne yığılıp kaldım ve onu öperken ne kadar çok sevdiğimi söyledim. Sadece gülümsedi. Tam düşlediğim gibi halinden memnun bir gülümsemeydi. Aşığı onunla sevişirken bizi serbest bırakmıştı ama şimdi, karıma uzanıp öpüşmeye başladılar. Onlar öpüşürken vücudundan aşağı kayıp, merakla, az önce iyice sikilmiş amına baktım.
Amının kokusu iyice ağırlaşmış, yatağın bacaklarının arasında kalan kısmı iyice ıslanmıştı. Amının dudakları kıp kırmızı olmuş ve iyice şişmişlerdi. Klitorisi irileşmiş grurla dikiliyordu. Spermler içinden dışarı sızıyordu. Parmağımı içine sokunca, amının kaslarını sıktı ve biraz daha sperm dışarı aktı. O dinlenirken ta amının derinliklerini görebiliyordum. Amı o koca yarraktan dolayı iyice açılmış ve genişlemişti. Dilimi amına koyup, üçümüzün sıvısını da tattım. Amını emmeye, klitorisini yalamaya başladım. Yukarı baktığımda da aşığının dilinin meme uçlarını yaladığını gördüm.
Karım yeniden yüzüme amını bastırarak boşalana kadar yalayıp emmeye devam ettim. Dizleri üzerine doğruldu ve bana kocaman bir öpücük verdi. Dili az önce amından tattığım üçümüzün sıvısını bulmak için ağzımın içini dolaştı ve ardında da aşığını aynı şekilde öptü.
Çok yorulmuştum ama uyumamak için direniyordum. Zira bu gösterinin bir saniyesini bile kaçırmazdım. Karım adamın koca yarrağını ağzına almayı denedi ama mümkün görünmüyordu. Sonunda vazgeçti ve adamın üstüne çıktı. Yavaşça kendini adamın sikinin üzerine yerleştirdi. Başını geriye atıp adamın üzerinde ritmik hareketlere başlayıp kendini ve aşığını orgazma sürüklerken, onun dünyanın en güzel yaratığı olduğunu düşündüm.
Karımın da fark ettiği gibi, yeniden ereksiyon olacak kadar kendimi toparlamıştım. Karım üstteyken ve böyle yavaş yavaş hareket ederek sikişirken ki hali hep hoşuma gider.
Adamın spermleri karımın içine yeniden boşalmaya başlarken benimkiler kasıklarıma yeniden doluyorlardı. Karım adamın üstünden kalkıp benimkine oturdu. Bu defa daha uzun tutmak istiyordum ama yine çok erken boşalmıştım. Karım üzerimden yuvarlanarak indi ve sıkıca kucaklaştık. Fısıldayarak kulağına onu ne kadar çok sevdiğimi bir kez daha söyledim, oda bildiğini söyledi.
O gece hemen uyudum ve sabaha kadar uyanmadım. Sanırım, karımla aşığı bir kez daha sikişip öyle uyudular. Bütün gece sere serpe, doymuş ve her tarafımız spermle kaplı bir durumda uyuduk. O gece muhteşem bir dünyaydı.
Bütün bunların hepsi iki yıl önce olmuştu. Bu sahneyi defalarca tekrarladık ve karım, benle ya da bensiz başka erkeklerle de birlikte olmaya başladı. Çok mutlu bir erkektim. Ta ki, içine boşalmama izin vermediği o geceye kadar. Gerçi ben muhteşem bir orgazm yaşamış ve kafamı takmamıştım. Ama ertesi gün uyandığımda büyük bir sürprizle karşılaştım. Hayatım tamamen değişmişti. Yastıkta bir not vardı. Okuduğumda sersemlemiştim.
“Bir daha beni sikmene izin vermeyeceğim, çünkü senini sikin çok küçük…”

50 Yaştan Sonra Gelen Seks Hayatı. 5 Bl.

50 Yaştan Sonra Gelen Seks Hayatı. 5 Bl.
Yola çıkar çıkmaz damat aradı. Frank aramış çok teşekkür etmiş ve hayatının en güzel günlerinden birini geçirdiğini söylemiş. Damat “Benim de canım çekti şimdi seni!” dedi.

Her gün Frank ile konuşmaya başladık. Sanki ilk aşkım beni arayacakmışcasına heyecanla onun aramasını bekliyor ve kocam eve gelene kadar saatlerce konuşuyorduk. Haftasonuna kadar günler geçmek bilmedi. Cuma günü yine güzellik merkezine kapanıp tüm vücudumu temizlettim. Cumartesi sabahı siteden kadınlarla İstanbul’a alışveriş merkezine gideceğiz diyerek evden erkenden çıktım. Bir buçuk saat sonra Harem’den beni makam arabası ile aldı. “Nerede yemek yemek istersin?” diye sorunca, “Sana gidelim, akşama dönmem gerekir!” dedim. Şöförüne, “Eve gidelim, yoldan da yiyecek bir şeyler sipariş edelim!” dedi.

Şimdi arabanın arka koltuğunda el ele oturuyorduk. İki saat önce otobüse Adapazarı’ndan uzun pardesülü ve başörtülü binen kadın, şimdi kısa eteği, vücuduna yapışan penyesi ve omuzlarına dökülen sarı saçları ile yabancı bir erkek ile sarmaş dolaştı. Kısa sürede Ataşehir’deki Residence’lardan birinin kapalı otoparkında idik. Şöför yolda sipariş verdiği yemekleri almak için geri dönerken, biz asansör ile 22. kattaki evine çıktık. Dışarıda görünmemek beni rahatlatmıştı. Hizmetçinin açtığı kapıdan, inanılmaz derece de sade ama şık döşenmiş bir eve girince şaşkınlığımı gizleyemedim. Yemekler hazır olana kadar bana evi gezdirdi. Damat ve kankası gibi hemen üzerime atlayıp sikmemesi, gerçek bir beyfendi gibi seksi ima eden tek bir hareketi olmaması beni çok mutlu etmişti. Sadece yatak odasını gösterirken gülümsemiş ve kapının arkasında nazikçe bir öpücük kondurmuştu dudağıma.

Salona şık bir sofra hazırlayan hizmetçinin çağrısı ile yemeğe oturduk. İyiden iyiye alışmaya başladığım şaraptan iki kadeh içtim. Hizmetçiye, “Kahvelerimizden sonra sen çıkabilirsin!” diyerek son talimatları verdi.

Kendimi iyi hissetmem için elinden geleni yapıyor, sanki etkilemeye çalıştığı genç bir kızmışım gibi etrafımda dönüyordu. “Senin rahat etmen için birşeyler aldım, burada iken yol kıyafetlerinle dolaşmak zorunda kalmazsın. İçerdeki dolapta!” dedi. Neredeyse iki oda büyüklüğündeki yatak odasına girdim. Giyinme dolabının kapısında iki tane İtalyan markalı ipek gecelik ve Baby-Doll asılıydı. Kırmızı iç çamaşırlarıma uysun diyerek siyah olanları seçtim. Boy aynasında kendime bakarken odanın kapısında belirdi. O daha sormadan, “Çok beğendim, sağol!” dedim. Aynadan bana doğru yürümesini seyrederken pantolonunun önünün kabarıklığı göze çarpıyordu.

image

Gelip arkadan sarıldı. Şimdi elleri ipek geceliğin üzerinden vücudumu okşuyor, sikinin sertliği sırtıma değiyordu. Kocaman ellerinin vücudumda dolaşmasını seyrediyor, şarabın da etkisi ile vücut ısım artıyordu. Kendimi seyrederken amımın ıslanması yüzümü de demek böyle kızartıyor diye düşündüm. Şimdi iki eli amımda ve göt deliğimde çalışıyor, ayna karşısında kendimin başrolde olduğu bir filmi seyrederek kıvranıyordum. Pantolunun önünü açarak sikini serbest bıraktı ve bacaklarımı aralayarak amıma sürtünmeye başladı. Aynada sünnetsiz bir sik bacak aramda bir görünüyor bir kayboluyor ve amımın ıslaklığından her görünüşünde daha da parlıyordu.

“Yatağa geçelim mi?” dediğinde, “Hayır, burada istiyorum!” dedim. Kendimin başrolde olduğu bu porno filmi seyretmek istiyordum. İkiletmeden bir eli ile başımı hafif eğdi ve diğer eliyle ince çamaşırımı yana çekerek parmağını amıma sokmaya başladı. İyice ıslak olduğumu görünce, bu sefer sikinin başını amıma dayadı. Arkamda benim neredeyse iki katım bir adamın önünde domalmış, gecelikten taşan göğüslerim savrulur şeklide aynada kendime bakıyordum. Manzara onun da hoşuna gitmiş olacak ki, aynadan sallanan göğüslerime bakıp bir anda kökledi. Kalın kökünün baskısından kaçmak için öne atılarak aynaya tutundum. O da savrulan koca memelerimi kocaman ellerine hapsedip, yavaş yavaş pompalamaya başladı. Arada vücudumu kendine doğru çekip elleri ile bızırıma baskı yapıyor, bu anlarda amımın gerilmiş dudaklarını rahatlıkla seyredebiliyordum.

image
Birkaç dakika böyle devam etti. Amımdaki kıpırdamalardan ilk orgazmıma yaklaştığımı anlayarak içimde daha uzun kalarak sert girişler yapıyor ve memelerimi daha sert sıkıyordu. Amımın içindeki yangın ayakta durmamı zorlaştırıyordu. Aynadaki görüntümün alt dudağını ısırdığını gözlerimin yeşilinin yaşardığı için daha da belirginleştiğini görerek boşaldım. Orgazm anındaki kendimdeki fiziksel değişiklikleri ilk defa böyle yakından seyrediyordum. “Gel buraya!” diyerek içimden çıktı ve beni elimden tutarak pencerenin önündeki pufa doğru eğdi. Ben, “Ama…” derken, o, “Camlar renkli, içerisi görülmez!” dedi. Güzel bir şehir manzarası önümde, ben ise domalmış bir halde bekliyordum. “Bir haftadır bunu planlıyordum!” dedi. Bir parmağı amıma kolaylıkla kayarken, diğer parmağının da göt deliğime baskı yaptığını hissettim. Rahatlık hissinden parmağını kremlemiş olduğunu anladım. Yine de kocamın siki kalınlığındaki parmağın götüme yerleşmesi zaman aldı. Son sikilmesinden sonra geçen zamanda toparlanmıştı biraz götüm. Amım halinden memnun ıslaklığını sürdürürken aklımda am dudaklarımı bile geren sikin koca kökünün götümü ne hale sokacağı vardı.

image
Sikin başını hissedince kendimi olabildiğince serbest bıraktım. Başı içeri girince Frank yine kendi dilinde bir şeyler söyledi. Sonra, “Pardon, böyle büyük ve biçimli bir götü siktiğim için mutlu olduğumu söyledim!” diye tercüme etti. Sikini bastırmaya çalıştıkça benim acım artıyor, sanki damadın sikini götüme aldığım o ilk andaki gibi zorlanıyordum. Sikinin gittikçe kalınlaşan kökü nedeniyle geri çekildiğinde, göt deliğimdeki bollaşmayı hissediyor, ama ilerlediği zaman acı ve amımdaki parmağın getirdiği zevk terlememi artırıyordu. Biraz bekleyip boştaki eli meme uçlarımı okşamayı sürdürdü. Sanki yoldan geçen arabalara şov yapıyormuşuz gibi hissettim kendimi.

“Hadi!” dememle birlikte, sikin kalın kökünü hissettim. Duyduğum kendi çığlığım, çığlıktan çok arabanın altında ezilen bir hayvanın inlemesi gibiydi. Göt deliğime o kadar yerleşmişti ki, geri çekerken bile zorlandı ve bu sefer tamamını sokmadan sikmeye başladı. Kafamı Aşağıya doğru bastırdığında güzel taşaklarını ve iyice büyümüş meme uçlarımı seyrediyor ve her girişinde daha derine değdiğini hissediyordum. Sikin kökü o kadar kalındı ki, aldığım inanılmaz zevke rağmen köküne kadar soktuğunda hafif de olsa acı duymaya devam ediyordum. Acı ve amımdaki parmağın getirdiği zevk, saunadaymışçasına terlememe neden oldu. Ter sayesinde boştaki eli vücudumun üzerinde daha rahat kayıyordu.

image
Köküne kadar soktuğu bir anda hareketsiz bekleyince, boşalacağını anladım. Zaten içimdeki sikin hareketleri de bunu gösteriyordu. İçime akan döllerin sıcaklığı ve sikin başının yaptığı baskı ile ben de kendimi bıraktım. Puftan ve camdan güç alıp düşmemeye çalışarak, hıçkırarak boşaldım. Geri doğru bir kaç adım atan Frank sırtüstü yatağa attı kendini. Ben ise iki büklüm halde vücudumdaki orgazm dalgalarının azalarak bitmesini bekledim.

Kalkıp banyoya yürürken, “Aşkım!”, “Her şeyimsin!” gibi sözler mırıldanıyordu. Küvette amımı yıkarken, elim göt deliğime doğru girince korktum. Aynaya bakınca ise göt deliğimin zaten küçük olan ellerimin gireceği kadar açıldığını ve içinin gözüktüğünü gördüm. Sikicimin yanına döndüğümde çoktan uyuyakalmıştı. Ben de çırılçıplak ona sarılarak yattım. O gün beni bir kez de amımdan sikti.

Fingirdek

Fingirdek
Sırtımı, girişdeki yüksek bölümün duvarına dayamış, salonun öbür ucundaki karım Suna’yı seyrediyordum. Kalabalık bir partiydi. En az elli kişi olmalıydı içerde. Yaklaşık iki saattir buradaydık ve bir saat önce kopmuştuk karımla. Ama gözlerimi onun üstünden bir dakika bile ayırmamıştım. Hiç yalnız kalmamıştı bu süre içinde. Hep birileri vardı yanında. Daha doğrusu, hep erkekler vardı çevresinde. Çoğu ya hiç tanımadığımız kimselerdi bunların. Ya da yalnızca göz aşinası olduklarımız.

Doğruyu söylemek gerekirse, alabildiğine ilginçti olup bitenler. Karıma sokulanların tamamının kafasında tek bir şeyin olduğunu görebiliyordum. Onu sikmek istiyorlardı. Pek de haksız sayılmazlardı hani. Dört senedir evliydik ve o anda beni de, onu bir an önce sikmek isteyecek kadar tahrik ediyordu. Çevresindeki öbür erkekleri ise neredeyse çıldırtmıştı.

Üstünde siyah jarse bir giysi vardı karımın. Üst kısmını, omuzlarından geçen incecik askılar tutuyordu. Bu nedenle de, kolları, omuzları ve ortasına kadar sırtı çıplaktı. Memelerinin arasını açıkta bırakan derin bir “v” yakası vardı giysinin. Kumaşı da o kadar inceydi ki, gözlerden gizlemeye çalıştığı o yusyuvarlak, kütür kütür memeler, tüm hatlarıyla belli oluyordu. Kumaş, karnınını ve kalçalarını sımsıkı sarmıştı. İncecik belinden sonra birden genişleyen kalçalarından gözünü alamıyordu insan. Her zaman olduğu gibi, yine içine hiç bir şey giymemişti. Bu nedenle de, özellikle arkadan bakıldığında, başdöndürücü bir manzara çıkıyordu ortaya. Jarse kumaş, hafifçe kalçalarının arasına giriyor, o başdöndürücü yuvarlakları iyice meydana çıkarıyordu. Eteği, dizlerinin bir karış üstünde bitiyordu. İnanılmaz güzellikteki upuzun bacaklarına baktıkça, içimdeki, onların biran önce belime dolanması isteği büyüyordu. Ayakkabılarını ona ben hediye getirmiştim İngiltere’den. Topukları alabildiğine yüksekti. Tıpkı bir terlik gibi geçiriliyorlardı ayağa. En vurucu yanları ise, üst kısımlarının, tümüyle şefaf ve renksiz bir plastikten yapılmış olmasıydı. Bu nedenle, sanki çıplak gibi duruyordu ayakları. Kısacası, inanılmaz sik kaldırıcıydı Suna o akşam.

Şu anda onunla konuşmakta olan adamı tanımıyordum. Otuz yaşlarında olmalıydı. Esmer, uzun boylu ve kıvırcık saçlıydı. Aslında pek yakışıklı olduğu söylenemezdi ama, garip bir çekiciliği olduğunu görebiliyordum. Bir süreden beri konuşuyordu karımla. Köşede, ayakta duruyorladı. İkisinin de ellerinde viski bardakları vardı. Epeyce içmişti o akşam Suna. Alkolün onun üstündeki etkisini çok iyi biliyordum. Daha da özgürleşiyor, daha rahat hareket ediyordu. Şimdi de öyleydi. Konuşurken zaman zaman adamın kolunu tuttuyor, müthiş baştan çıkarıcı bir havayla gülüyordu. Birbirlerine oldukça yakın duruyorlardı. Aralarında müthiş bir elektriklenme olduğu belliydi. Sikiş elektriklenmesi.

Her zaman olduğu gibi, bu sefer de müthiş tahrik olmuştum. Başkalarının karımı sikmek istemesi, bunun için uğraşmaları, beni inanılmaz bir biçimde tahrik ediyordu. Daha önceleri de, pek çok kez yaşamıştım bu duyguyu. Üstelik, bunun Suna’yı da tahrik ettiğini biliyordum. Parti bitip eve gittiğimizde, müthiş bir sikiş gecesi yaşayacaktık yine. Önceleri hep böyle olmuştu. Aramızda hiç konuşmamıştık gerçi ama, ikimiz de memnunduk bu durumdan. Başkalarının onu sikmek istediğini görerek kalkan sikim inmek bilmiyordu. Karım ise erkeklerin siklerini kaldıra kaldıra geçirdiği saatlerin kabarttığı duygularla, inanılmaz azgın bir kadın olup çıkıyordu.

Birden müthiş bir şey oldu. Suna bir adım daha sokuldu adama. Böylece, karınların birbirine değmeye başlamıştı. Bu, şimdiye kadar hiç tanık olmadığım bir şeydi. Bir taraftan da, bu temasın, ikisini de müthiş etkilediğini görebiliyordum. Karımın yanakları kızarmıştı. Adam ise kudurmuş gibiydi sanki. Boş elini götürüp, Suna’nın kolunu okşamaya başladı.

Telaşlı gözlerle çevreye bakıp, bu durumu başkalarının da görüp görmediğini kontrol ettim. Gözlerim, biraz uzaklarında durup onları seyretmekte olan başka bir adamı yakalayabildi yalnızca. Onu da tanımıyordum. Bu nedenle, aldırmama gerek yoktu. Tekrar karımla adama baktığım zaman, onların hareketlenmiş olduklarını farkettim. Adam Suna’yı elinden tutmuş, bir yere götürüyordu. Kendimi, yerimden kımıldamamaya zorlayarak izledim onları. Salonun dip tarafındaki bir kapıya yönelmişlerdi. Kalbim küt küt atmaya başladı. Tanrım, neler oluyordu?

Onlar kapıdan geçip gözden kaybolduktan ve ben de, durumun farkında olan başkaları olup olmadığına emin olabilmek için salonu gözlerimle taradıktan sonra, peşlerinden gittim. Kapı, uzunca bir koridora açılıyordu. Karım da, adam da görünürde yoktular. Sessiz olmaya gayret ederek, yürüdüm.

İlk odaların kapıları kapalıydı. Acaba nereye gitmişlerdi karımla adam? Yürümeye devam ettim. Sağda ve solda yine kapalı kapılar vardı. Biraz ilerde, koridorun sola döndüğünü görerek sokuldum. Burada lamba yanmıyordu ve ışık, az önce yürüdüğün koridodan geliyordu. Neredeyse karanlık denebilirdi yani. Yine kapalı kapılar çıktı karşıma. Neredeyse koridorun sonuna yaklaşmıştım ki, birden bir inleme duydum. Bir kadının inlemesiydi bu. Karımın inlemesiydi. Olduğum yerde kaldım. Sesin nereden geldiğini kestirmeye çalışıyordum ve heyecandan ölmek üzereydim. Bir şeyler olduğu belliydi artık. Ama ne oluyordu?

İkinci inleme sesi, birincisinden yüksekti. Böylece, yerini keşfedebildim. Koridorun en sonundan geliyordu. Ayaklarımın ucuna basarak sokuldum oraya doğru. Sağdaki kapı açıktı.

– “Immmhhhhh…” diye inlediğini duydum Suna’nın.

O odadan geliyordu ses. Kafamı yavaşça uzatıp içeri baktım ve bir anda donup kaldım. İnanılmaz bir manzara vardı gözlerimin önünde. En dip taraftaki küçük sehpanın üstünde yanan küçük lamba, odadaki tek ışık kaynağıydı gerçi ama, yine de, her şeyi en ince ayrıntısına kadar görebiliyordum. Gözüme ilk arpan, Suna’nın çıplak bacakları olmuştu. Bir deri koltukta oturuyordu karım. Tabii eğer buna oturmak denilebilirse. Adam onun hemen önünde, dizlerinin üstünde duruyordu. İki eliyle Suna’nın iki bacağını, dizlerinin arka taraflarından tutup havaya kaldırmış, sonra da göğsüne doğru bastırmıştı. Karımın ayakkabıları ayaklarından çıkmıştı bütün bunlar olurken. Parmaklarının zevkle bükülmüş olduğunu görebiliyordum. Ama tüm bunlardan daha müthişi, adamın ona yapmakta olduğuydu tabii. Pantolonunun önünü açarak sikini dışarı çıkarmış ve önünde bir tabak gibi açık duran ama sokmuştu. Şimdi de, kalçalarını ileri geri hareket ettirerek, sokup çıkarıyordu. Tanrım, karımı sikiyordu adam.

Sikim bir nabız gibi atıyordu. İnanılmaz biçimde tahrik olmuştum. Tanımadığım adamın biri, karımı gözlerimin önünde sikiyordu ve bu beni adeta uçurmuştu. Aklım almıyordu bunu.

– “Sik beni…” diye inledi birden Suna, “Ohhhh sik beni… Ohhhh sik beni… Ohhhhh… Ohhhhh…”

Bu sözlerin adamın üzerinde yarattığı etkiyi, onun kalçalarının daha da hızlanmasından anlıyordum. Bir piston gibi sokup çıkarıyordu sikini, karımın küçük *****. Ama asıl etkilenen ben olmuştum galiba. Belimin gelmek üzere olduğunun farkındaydım. Fermuarımı indirip, sikimi dışarı çıkardım.

– “Ohhhh çok güzel sikiyorsun…” diye devam etti karım, “Ohhh çok güzel sikiyorsun beni… Ohhh sikin çok güzel… Hadi sik n’olursun… Hadi sik beni… Sok sikini içime… Ohhh geçir… Ohhhhh…”

Şimdi daha da hızlı sikiyordu adam. Karımı koltuğun üzerinde adeta ikiye katlamış, sikini hırsla sokuyordu. Vücudu görüşümü kapattığı için, Suna’nın yüzünü göremiyordum bulunduğum yerden. Ama o çekici yüz hatlarının şimdi zevkle çarpılmış olduğuna emindim. Birden vücudu sarsılmaya başladı. Kalçaları sağa sola çalkalanıyordu. Tanrım belini getiriyordu.

– “Hadi fışkırt içime…” diye yalvardı sonra da adama, “Hadi tohumlarını fışkırt içime… En dibime fışkırt n’olursun… Ohhhh hadi… Ohhhh istiyorum n’olur… Ohhhh hadi… Fışkırt hadi…”

Bu sözler adamın üstünde bir tetik işlevi gördü sanki. Ağzından derin bir homurtu saldı önce. Sonra da, dibine kadar geçirdi karımın *****. Beli geliyordu. Bu da, Suna’nın bir kez daha getirmesine neden olmuştu yalnızca. Artık ikisi de inliyor, titriyor, sarsılıyorlardı. Daha fazla dayanmama olanak kalmamıştı. Benim de belim gelmeye başladı. Tohumlarım, havada kavisler çizerek, yerdeki halının üstüne yağıyordu. Gözlerim kararmıştı.

Aklımı yeniden başıma getiren odadaki hareketlenme oldu. Karım ve adam ayaklanmışlar, üstlerini başlarını düzeltiyorlardı. Elimden geliğince sessiz davranmaya çalışarak oradan uzaklaştım ve salona dönüp, farkedilmeden koridora açılan kapıyı rahatlıkla görebileceğim bir yerde mevzilendim. Önce adam döndü salona. Bir süre sonra da Suna göründü kapının önünde. Yüzünde, her sikilişinden sonra gelip yerleşen o yorgun ve mutlu ifade vardı. Bunu farketmek, sikimin yeniden kalkmasına neden oldu yalnızca. Sonra onun yeniden insanların arasına karıştığını gördüm.

Bir süre sonra, başka bir adam sokulmuştu karımın yanına. Bir süre öylece konuştular. Sonra adam onu tutup, köşedeki koltuklara götürdü. Karşılıklı oturduklarını gördüm. Bu seferki adam, epeyce olgundu. Saçları kırlaşmıştı. Herhalde ellisine yakın olmalıydı. Ve şimdi Suna’nın karşısında otururken, hayatından iyice memnun görünüyordu. Eh, bunun için ona hak vermek gerekirdi doğrusu. Karım öyle bir oturmuştu ki, neredeyse amı görünecekti.

Gerçi biraz şaşırmıştım tüm bu olup bitenlere ama, Suna’nın şu andaki davranışlarının nedenini de anlayabiliyordum. En başta, epeyce içkiliydi. Her zaman olduğu gibi, bu akşam da, alkol hem haraketlerinin daha da serbestleşmesine neden olmuştu, hem de biraz azdırmıştı onu. Üstelik, bildiğim kadarıyla, şimdiye kadar hiç olmamış bir şey de gerçekleşmişti bir akşam. Kaşla göz arasında sikilmişti karım. Bu benim için beklenmedik, yeni, çarpıcı ve müthiş tahrik edici bir gelişmeydi gerçi ama, Suna için de durum pek farklı olmamalıydı. Şimdiye kadar hep göstererek çevresindeki erkekleri tahrik etmekten kaynaklandığını çok iyi bildiğim azgınlığı ise sikildikten sonra büsbütün artmış görünüyordu. İşin burada kalmayacağına, gece bitmeden başka müthiş şeylere de tanık olacağıma adım gibi emindim nedense.

Yanılmadığımı, karımın otuduğu koltuktaki kıpır kıpır halinden de anlıyabiliyordum. Özellikle bacakları sürekli hareket halindeydiler. Kimi zaman bacak bacak üstüne atıyor, kimi zaman bundan vazgeçip, dizleri birbirinden aralık oturuyordu. Karşısındaki adamın mahvolduğunu görebiliyordum. Ben onlarda biraz uzakta olduğum için ayrıntılı göremiyordum ama, adamın zaman zaman da olsa, Suna’nın amını görebildiği kesindi. On dakika kadar öyle karşılıklı oturup konuştular. Sonra ayağa kalktıklarını gördüm. Bu sefer öne düşen karımdı ve adamı aynı koridora götürüyordu. Hemen peşlerine düştüm.

Bu sefer onları gözden kaybetmemiştim. Suna’nın hedefi, koridorun sonundaki odaydı yine. Az önce sikildiği odaya götürüyordu bu adamı da.

Sessizce yürüyüp açık kapının önüne sokuldum.

İçerde olacakları düşünmek bile sikimi yeniden kazık gibi yapmıştı.

Bulgar Olgunu

Bulgar Olgunu
Ustabaşımız pembe hanım diye 42 yaşında bir bayan vardı bulgar göçmeni kendine çok iyi bakardı bulgaristanda 2 çoçuktan sonra kısırlaştırma olayı olduğundan kendiside kısırdı. Bir gün gece mesaisine kaldıklarımda yazıhaneme gelip çay getirmişti bende . işler yetişsin diye sabahlamaya yardım ediyordum. Çaylarımız içerken hep abla dediğim kadının aslında bir sex vampı olacağı hiç aklıma gelmezdi oda kapalı giyinir fakat minyon tipli kalçaları ve gögüsleri genç kızlardan daha güzeldi karşımda oturup çayını yudumlarken bacaklarını hafiften araladı istemeden oldu diye düşünürken benim baktığımı görüp daha çok açmaya . başladı. Bana kocasının bel fıtığı olduğunu 4-5 senedir sevişemediğinden felan bahsetmeye başlayınca koltuğumdan kaltım yanına oturup bacaklarını okşamaya başladım ona elemanlarına talimat ver yazıhaneye kimse çıkmasın neşat bey uyuyacakmış diye söyledim bekçiyede bana telf. bağlamamasını talimatını verip okşamalarımı derine indirdiğimde o güzelim kutusunun kıllarını yeni tıraş etmiş olacakki pürüssüz gelmişti elime ıslaklığını fark ettim.

Ona benimle sevişmesini istediğimi söylediğimde bana zaten senle sikişmek için geldim deyip elini benim alete atınca yazıhanemi kilitleyip lambaları söndürdüm bilgisayarın ışığı loş bir ortam oluşturmuştu ikimizde hemen soyunduk doğrusu ben soyundum onun sadece eteğini indirip bluzunu omuzlarına çıkarttım bana hiç tatmadığım bir saxo ziyafeti tattırmaya başladı tam bir profesyonel gibi bende hemen 69 pozisyonuna geçip onu yalamaya başladım dilimi içine soktukça zevkten kuduruyor had sik beni diye mırıldanıp sikimi dişlemeye başlamıştı o kadar derine alıyorduki benim aleti bogazı yırtılacak gibi olmuştu çıldırmak üzereydim boşalmak üzereyim deyince ağzıma boşal yutmak istiyorum dedi. O an bir volkan patlaması gibi boğazına boşaldım itiraf etmeliyimki boşalmanın bitmesii hiç istemiyordum çünkü vantuz gibi hepsini emiyordu. O bitti her halde deyince daha dur yeni başladık dedim oda nasıl yani deyince indi ya dedi ben tekrar ağzın al ben seni yalarken kalkar deyince başladı tekrardan o muhteşem vakumuna oda azmış domalmıştı benim masaya bilgisayardan gelen loş ışıkta o muhteşem yarığın daracık olduğunu görünce dayanamayıp bacaklarını omzuma aldıgım gibi birden köklediğimde bir ahh çektiki elimle kapamak zorunda kaldım ağzını elimi ısırıp ne diye hayvan gibi birden soktun o koca sikini deyince o güzelim amına dayanamadım ondan kökledim dedim oda hadi tamam sik deyince öyle bir ritim tutturmuştukki masada o kalçalarını ileri geri yapıp bana yardım ediyor bende olanca gücümle pompalıyordum bu esnada şlak şluk sesler çıkıyordu ben ona arkadan hiç siktirdinmi diye sorunca yok cevabı beni iyice azdırmıştı bacakları omzundayken sıkıca kavrayıp belini kalçalarını yükseltip amından hemen çektim sikimi götüne sokmaya çalıştım ama gerçekten hiç siktirmemişki kafası bile girmedi ve yapmaaa ne olurr demeye başladı ben azmıştım

Bir kere götten siktirmezsen atarım işten hemde herkese benle yattığını söylerim deyince yaa ondan değill çokk acırr demeye başladı bende masamda her zaman yanımda tedbir amaçlı bulundurduğum nivea kremini alıp onun o daracık götüne ve benim aletin başına sürdüm bak ne kadar acırsa acırın bağırma ama deyince tamama ama birden sokma dedi bende yavaşa yavaş kafasını zorlayıp soktum gerçekten muhteşem bir deliği vardı çok sıkıydı yarısına kadar sokunca benimkini bekle çok acıdı yırtılıyo demeye başladı bende bekleyip kolunu ısır tamamını sokucağımı söyledim oda tamam aşkım deyince birden kökleyince bacakları omuzumdayken kendi birden yukarı kalktı kolunu ısırmış gözünden yaş gelmişti yaktın benii demeye başlayınca ben daha çok sokmaya başladım kökledikçe acısı azalıyor zevke dönüşüyordu boş ver ilk defa böyle bir zevk tattım artık her zaman emrindeyim deyince tekrardan amına sokup hızlı hızlı pompalayıp amının derinliklerine boşaldım çünkü hamile kalma korkusu yoktu ondan sonra bazen yazıhanede bazen onun evinde kocası alt katta anahtar tamircisiyken ben onu evinde sikiyorum geçen sene emekli oldu işten ayrıldı ama hala benle sikişmek istediğini söyleyip duruyor arada uğruyorum o daracık göte girerken zorlanan sikim şimdi rahat giriyo bir kerede çünkü fena açmıştım onu

İlk tecrübem BBW Tuğba

İlk tecrübem BBW Tuğba
Lisede son yıllarım, reşit olmuşum. Genelde erkek liseliler, kız liseliler dert yanar ancak çok modern karma lisede de okusam da ergenlikde abazalık abazalıktır.

Öncesini biraz özetleyeyim, klasiktir her erkek gibi okulun en güzel kızlarından birine vurgundum. O kızsa her liseli kız gibi olgun erkeklerden hoşlandığı için son sınıfta da üst sınıflardan biriyle çıkınca iş platonik aşka dönmüştü. Lise modern olunca kızlar etekleri açılmış, derste bacaklarını açmış da külodu görünmüş takmazdı. Hatta sevgilisiyle tartışan bir kız intikam için teneffüste gelir kucağıma oturur belden aşağı espriler yapılırdı. Amaçları tabi sikimi kaldırıp pantolondon görmek ama bu defa da görünmesin diye ben sıradan kalkamazdım. 🙂

Tuğba ilk yıllardan beri merhabam olan servisten tanıdığım başka sınıftan bir kızdı. Yüz güzelliği muhteşemdi, 160 cm boya 85 kilo olunca bbw görülen bir kızdı. Hatta diğer kızlar onla ilgili espri yaparken bende serviste konuya katılmıştım bir defa. Birden alınıp bizle 2-3 hafta konuşmamıştı.

Bu kadar özetten sonra artık anımın zamanına döneyim. Sınıf başkanımız ile Tuğba son yıl kankalardı. Bizim Başkan onun sınıfına o da bizim sınıfa geliyordu. Artık 18 yaşına basmışız, herkes ilişkisi, sevgilisi olsun istiyor. Sürekli bir çöpçatanlık çalışmaları, kızlar gömlekleri açıp göğüs dekolteleri veriyor, etekleri kısaltıyor.

Bu Tuğba’da da göğüs dekoltesi olarak kendini bulmuştu. Altına siyah yada beyaz muz çorap giyer o liseli eteği altında koca götü insanın yüzüne patlardı. Sınıf başkanı yanına geldikçe bana selam verir, bende karşılıksız bırakmazdım. Okulumuzun yanında koca ormanlık bir alan vardı, sigara içenler ormana giderlerdi. İçmeyenler de sosyallik olsun diye takılırdı.

Son sene dersler ağırlıklı boş, sınava çalışalım diye hocalar gelmezdi. Önde Tuğba ile başkan bana bakıp sırıtarak konuşuyorlar. Başkan dönüp “Ömer hadi gel ormana gidelim. Muhabbet ederiz” dedi. Ben de bizim erkeklerden izin isteyip kızlarla çıktım.

Ormanda Tuğba da bir sigara yaktı, ben kullanmadığımdan sohbet ediyorum. İşte tercihler, puanlar, meslekler sıkıcı şeyler konuşuluyor. Ormanda ağaçlar sıra sıra ancak öyle dikmişler ve öyle serpilmiş ki ağaçların içinde U şeklinde kabin gibi bölmeler oluşmuş. 2-3 bölme öteden bir kız inleme sesi geldi. Sonradan öğrendiğimiz alt sınıftan bir kızla oğlan burada ders saatlerinde tenhada sürekli sevişiyorlarmış. Tabi oğlan tadını almış, kızı bırakır mı ? Bizim kızlar fena, bir baktım ağaçların arasından ne oluyor bakıyorlar.

Tuğba : Kızın eteğini kaldırdı, o bunlar yanıyor fenaaaa !! (kikir kikir gülüşmeler)
Başkan : Oha !
Ben : Ne oluyor be !
Başkan : Sen bakma ayıp. Siz de erkek misiniz ? Bak alt sınıflar neler yapıyor ? Fena bunlar fena…
Ben : Neeee ?

Tabi sonra fısır fısır Tuğba ile konuşuyorlar. Kikir kikir gülüşmeler derken sevişen kız nihayet bizi farkedince apar topar toplanıp önümüzden de geçerek (kız kıvıra kıvıra istifini bozmadan geçerken oğlan kıpkırmızı 🙂 ) gittiler.

Bundan sonra üçlü takılır olduk, konuşurken gözlerim sürekli Tuğba’nın kocaman göğüs çatallarına gidiyordu.Artık evde platoniğimi düşünerek değil Tuğba’yı düşünerek 31 çekiyordum.

Güzel yüzü, koca göğüsleri, kalçası ilk yıllarda benim için espri konusu olsa da şu an çok çekiciydi. Bazen konuşurken kasten ona temas edip eline temas ediyordum, ona doğru vücudumu yaslıyordum. Gözümü göğüslerine bakarken alamadığımda kafamı kaldırınca bana baktığını 3-5 defa gördüm. İlk defalarda korksam da gülümseyip umursamaz tavırlarını görünce daha da cesaretlendim.

Birgün ders saati ormana çıkışımıza başkan gelmedi. Tuğba “Hadi biz gidelim Ömer” dedi. İkili olunca konular daha özelimizeydi. Ne seversin, nerelere gidersin, bizim semtte nerelere takılırsın gibi. Oradan spor yapmak istediğini söyledi, o bana göre çalışkandı bende dersleri hocalardan anlamadığıma yakınıyordum. Çok yakın oturduğumuzdan “Beraber yürüyelim , ama sen de bana bazı dersleri anlat. Birbirimize yardımcı olur muyuz?” dedim. O zaman cep telefonu falan çok lüks, liselide mümkün değil olmaz. “İyi beraber gidelim otobüsle, akşam 18:00’de de …… ‘de ol” dedi.

O saatte dediği parkta oldum, ben kot , t -shirt gittim. O ise eşofman giyinmiş, üstü belinde bitince onun o koca götü çıkmıştı. Gelip hemen bana yaklaşıp yanak yanağa öpüştük, okula göre artık daha güleç ve samimiydi. Yürümeye başladık, konu konuyu açtı ilişkilere geldi. Platonik aşkımı anlattım o da “durumun kötü ama o iyi bir kız değil. Açıkçası kaşarın teki, kadından anlamıyorsun Ömer” dedi. “Nasıl yani ?” dedim. Tuğba da “Okul güzel kız kaynıyor, birine takılman saçmalık. Gerçi bende o da yok da….” Bu itirafıyla ikinci şoku yaşayan ben “Neyyyy!” dedim.O da tatlı tebessümüyle “Boşver ya” dedi. O gün yürüdük, bir yandan da merkezde ders çalışabileceğimiz bir pastaneyi de gözümüze kestik. O da tanıdık görsün , sevgili yakıştırmaları olmasın istiyordu gizliden gizliye. Saat bu diye anlaştık, yine yanak yanağa öpüşüp ayrıldık.

Eve gidince yine ilk iş abazanlıkla taş kesilen sikimi Tuğba’nın götü ve memelerini hayal ederek 31 le rahatlatmaktı.Artık okulda ormanda da başkan yada başkaları da olsa hep ikili diyalogtaydık Tuğba’yla. İyi kanka olmuştuk, tabi millette kankalığa yoruyordu.

Yürüyüşlerde ve derste iyice birbirimizi tanıdık ve yakınlaşmaya başladık. Gecekondu müstakil bir evde kendinden oldukça büyük anne ve babasının tek kızıydı. İkisi de çalıştığı için eve o bakıyordu, kendini yetiştirmişti. Öyle anneden izin alayım evden çıkayım sorunları yoktu. Pastanede ders çalışıyoruz, matematik polinom falan anlatıyor. Ben de artık içimden “Ömer kız da flört arıyor, sen de. Kız deli gibi sır da tutuyor, ailesi de kızı sıkmıyor. Açılsan bu iş olur” dedim. “P(0) olunca ….. olur” dedi. “Yani aşk gibi gönlü fetheder” dedim. İlkin aptallaştı yüzüme baktı anlamsız. Sonra gülümsedi. Işığı alınca, ne dese ben aşka benzetiyorum. “Romeo aşk hayatında gelişme var sanırım” dedi. “Birinin onayını bekliyorum, anlarsa olacak” diyebildim sesim de titremekte. Orada ya çekip gidecek, yada olacak bu iş.
……

Birden gülümsedi ve sonra kahkahayı bastı. Usulca bana sokulup “Bana mı aşıksın yoksa?” diye fısıldadı. “Senle bu kadar güzel vakit geçirirken olmamam mümkün mü ?” dedim. Gülümsedi, sonra “düşünmem lazım” dedi. Sonra ne anlatsa be masada kitaba değil ona bakıyordum. Onun o tatlı tombul yanakları al al oldu. Bu defa ayrılırken beni öpmeden gitti.

Okulda ertesi gün merhabalaştık. Hala mesafeliydi, karar aşamasında olduğunu düşünerek yine boş saatte arkadaşlarla çıktığımızda onunla dipdibe durdum. Özellikle kolumu ona temas ettiriyordum, çok yakın duruyordum. Akşam çıkışta “Otobüsle mi gidiyorsun Tuğba” dedim. “Evet” dedi. “Ben de senle gelebilir miyim?” diye sordum. “Elbette, her zamanki gibi” dedi.

Yürürken artık yanımda daha dişiydi, orta kısalıktaki kestane saçını kulağının arkasına düzeltiyordu. Otobüse bindik, her zamanki gibi kalabalıktı. İlerledik o demiri tuttu ben de askı tutacağı. Her zaman yanında düz dururken bu sefer ona döndüm. Komple yasladım kendimi ona. Otobüste arkadaşlar vardı, o açıdan mesafeli duruyordum. Biz uzakta oturduğumuzdan tanıdığımız tüm arkadaşlar inince koltuk da açılınca o oturdu. Bu defa ayaklarımla onun ayaklarıyla oynuyordum. O ise başı hep yerde yüzüme bakmıyordu. İnmemize 1-2 durak kala yanına oturdum ve elimi elinin üstüne koydum ama elini tutmadım. Durağa gelince kaldırmak için elini tuttum ve ondan sonra da yol boyunca ellerimizi bırakmadık. İkimiz için de ilk olunca o da utangaç olunca böyle başladı ilişkimiz.

Cinsel performans açısından olmasa da hormonal anlamda bbw lerin cinsel istek anlamında daha arzulu olduğunu okumuştum. Belki Amerikan Pastası gibi gelecek size ama kendi kendime lise bitmeden flörtüm, ilişkim yani cinsel deneyimim olmasını istiyordum. Tuğba da bu kadar kısa sürede bunu yaşamam için en doğru aday olmuş.

Başbaşa çıkıp okul ormanlık alanında yakalanmamak için daha ücra yerlere gidip onun o tatlı baldan bal dudaklarını öpüp, boynunu yaladığım, lise formasında önce düğmelerin arasından okşadığım koca memeleri beni yoldan çıkarmıştı. Durabileceğimiz sınır yoktu, önce pantolonumun üstünden okşadığı sikimi ormanda çıkarttırdım ve bana 31 çekti, otlara boşalttı beni aşkım. O tombul ellerine menilerim bulaştı. Yetmedi “Aşkım olmaz istemiyorum” dese de ikna edip onu yere çöktürdüm ve sikimi taparcasına yaladı. İlk denemede dişiyle ısırıp canımı biraz yaksa ve öğürse de durmuyordum.

Sadece annesine bahsedip evde ders çalışmamız için izin koparmış. Ertesi gün okuldan direk üniformalarımızla eve gittiğimizde uslu durmamı istese de bunu neden yaptığını biliyordum. İlk defa da eve gittiğimizde dışarda durmamı odasında üstünü değişeceğini söyledi. Kapıyı kilitlemedi, 10-15 sn sonra odasına daldım. “Ömer dışarda bekle….” derken dudaklarına yumuldum. O koca götüne yapışmış külotlu çorabından iki elimle kalçalarına yapıştım. Ergenliğin verdiği tüm enerjiyle (!) sikimi ona yapıştırmış git gel yapıyordum. “Ah Ömer” dedi. Ellerimi çorabın içine pamuk gibi yumuşacık kalçalarına yapıştırdım. Kendi erkek bedenime göre onun teni adeta lokumdu.

O durumda bir müddet öpüştükten sonra onu yatağına uzandırdım. Göğüs Çatalı görünen gömleğinin düğmelerini sonuna kadar açıp V yaka dantelli atletini de çıkardım. Tüysüz tatlı vücudu harika kokuyordu. Boynundan başlayıp hem yalayıp hem öperek göğüslerine indim. Kocaman harika göğüslerinin uçları sütyenden taşıyordu. İzin vermeyebilir diye sütyeni sökmeden süpürge gibi emerek memelerini öptüm yaladım. Elleriyle altından göğüslerini kaldırıp tepside sunar gibi bana yalatıyordu. Yılların verdiği abazalıkla sıkayım mı yalayım mı ısırayım mı şaşırmıştım. Bir elim de artık okşayarak göbeğinden külodunun içine girmişti. Lokum gibi yumuşak teninde ıslanmış harika organı amı vardı. Parmağımla kaygan amını okşuyor, onları inletiyordum. Takatim yoktu, bir çırpı kalktım hemen üstümü çıkarı çırılçıplak kaldım. Tuğba’ya dönüp külotlu çorabı ve külodunu tuttum. “Külodumu çıkarma, bakireyim aşkım olmaz!” dedi. O esnada konuşacak, tartışacak halim yok. Kızışmışım, azgınlıktan duramam çorabını çıkardım ve amatörce 69 pozisyonuna geçmeye çalıştım. 2-3 denemeden sonra Tuğba vıcık vıcık mezi akıtan taş gibi sikime bakıyordu. Bense onun zevk sularıyla kayganlaşmış amını külodunun üstünden yalıyordum. “Aşkım ağzıma boşal ama bekaretimi bozma. Külodumu açma utanıyorum” dedi. “Offf aşkım hadi yala sen, tamam birşey yapmıyorum işte” dedim.

Piçlik durur muyum hiç? Külodunun yanından kasıklarından başladım dilimle külodunun altına girmeye başladım. O ise dolu ağzından “HMM, HMMMMM , HMMMMMM!!!” diye dur demeye çalışıyor. Bu daha da hoşuma gitti aniden elimle külodunu kaldırıp deli gibi akmış amına dilimi kökledim. İçini yalıyorum, tadı olmayan (çok az tuzlu gibi) bu kaygan sıvıya biraz alışınca öyle dil attım ki aşkım benim : “Ohhh aşkım, dur! Zar yırtılacak” diyor. “O öyle yırtılmaz, fahişem benim. Hadi boşalacağım, hadi patlat beni bebeğim” dedim.

Can havliyle öyle git gele başladı ki ilk olmasından mı bilmem öyle boşaldım ki. İlk ağzına geldim, öğürecek gibi olunca hemen çıkarıp memesi karnına getirdim. Peçeteyle üstünü sildi, ben de kurumadan yatağındaki menileri sildim. Yüzünü yıkadı, memelerini kalçalarını öptüm ama ikinciye izin vermedi. Giyindik ama ben sapığım, fermuarımı açıp sikimi okşayarak ders anlatmasını istedim. O da sol eliyle sikimi tutarak ben de onun memelerini elbiselerini okşayarak ders çalıştık. Annesi gelmeden yarım saat önce de çeki düzen verdik kendimize. Annesiyle tanıştım, çok şeker biriydi. O da beni sevdi, “kızımı da üzme, sizin için kritik yıllar” diyerek beni uğurladı. Ne üzmesi annem, onunla hayallerimizi yaşıyoruz !

Tuğba mizaç olarak utangaçtı, kilosu nedeniyle espri konusuydu. İlişkimizi de okula yansıtmak istemedi. O dönem sır olarak saklayabildiğimiz kadar sakladık. Son zamanlar öğrenildi tabi. Bekaret o zaman çok önemliydi, tabumuz külottu. Dediği gibi çok zorlasam da çıkarmıyordu. Ama külodunu aralayıp sürtünüyorduk göbeğine boşalıyordum. Bir defa yüzüne patlamama izin verdi. O da saçı başı batınca kafasını yıkadı. Ben o kafasını yıkarken götünü okşuyor, arkasına yapışıp memelerini okşuyordum.

İlişkiye tam girmek ve anal seks hariç Tuğba’yla herşeyi denedik. Bana ilk erkekliği yaşatan o tombul, şeker kız Tuğba oldu. Bana da ‘platonik teoriktir, pratikte gerçek olan yanındaki kıza bak’ gerçeğini öğretti.

O yıl ikimizde vasat okulları kazandık, benim okul daha kötüydü ben gitmedim. O ise gitmeyi tercih etti. Yazın ders çalışma bahanesi de olmayınca evine gidemedim. Yazın yeşil yerler de kalabalık oluyor, ormanlık alan da aynıydı. 1-2 okulda tercih bakacağız diye gidip tenhada sevişmeyi denesek de illa biri geliyordu.

Uzak mesafe ilişkilerine oldum olası inanmadım, üniversitede yurtta kalınca okulunda beraber olmak da sadece hayaldi. Kavga, tartışmalar, sürtüşmeler derken ayrıldık.

EMINE TEYZE 6

EMINE TEYZE 6
Bayramdan sonra herşey daha sakin olmaya başlamıştı. Olanlardan sonra Emine teyzeyi daha görmemiştim. Ailesi ile beraber köye gittiklerini biliyordum. Ancak ne zaman geleceklerini bilmiyordum ancak çok merak ediyordum.

Olanlardan sonra defalarca yalnız kaldığım zaman masturbasyon yapmıştım. Hep onu hayal ediyordum, o güzel kalçalarına dokunan parmaklarıma baktığım zaman bile şaşkın bir halim vardı. Nasıl ve ne şekilde o cesareti alıp da yaptım ben de tam olarak bilmiyordum ama bir şekilde yapmıştım. Devamını getirmek istiyordum ama o günden sonra ona nasıl yaklaşmam gerektiği üzerine çok kafa yordum. Bir türlü yüzde yüz olarak emin olamiyordum. Çünkü netice itibari ile onu zorlamistim. Belki isteyerek belki de istemeden beni oksamisti ama o durumdan kendini kurtarmak için yaptığını her geçen günde daha iyi bir şekilde anliyordum.

Odamda otururken dışarıdan gelen konuşma sesleri duydum. Kadınlar kendi aralarında konuşuyorlardı ama Emine teyzenin sesi olduğuna emin olduğum bir ses daha duyunca hemen pencerenin kenarından, görünmeden bakmaya başladım. Karşı apartmandan ya da başka bir yerden baktığım gözüksün istemiyordum. Yoksa çıkacak dedikodunun hiçbir şekilde önüne gecemezdik. Aralarında konuşup, bayramın nasıl geçtiğini anlatıyorlardi ki Emine teyze pazara kadar gideceğini söyledi. O anda hızlıca üzerimi giyindim. Bir şekilde ona yetişmem lazımdı. Hızlıca üzerime bir sort ve tişört giyip hızlıca dışarı çıktım. Pazara doğru yürürken kalbim deli gibi atıyordu. O günden sonra ilk defa onu görecektim.

Pazar yerine kadar yürüdüm ama Emine teyze ortada yoktu. Etrafı biraz gezmeyi düşündüm ama o zaman ona denk gelme şansım daha da düşerdi. Biraz pazar yerini gören bir yere ihtiyacım vardı. Biraz uzaktan bakıp nerede olabileceğini kestirmeye çalıştım. O anda onu gördüm. O muhteşem, büyük kalçaları ile oradaydı. Bir tane pazar arabasını sürüklüyor ve patates alıyordu. Beyaz bir bluzun altına gri bir etek giymişti ama bu uzaklıktan bile sutyeninin izini gorebiliyordum. Öyle bir giysiyi dışarıda nasıl giymişti hayret etmiştim.

Ona doğru yürümeye başladığım zaman kalbimin atışı hızlandı. Öyle bir atıyordu ki her an yerinden çıkacak gibiydi. Ona ilk dokunduğum andaki heyecan hiç bitmiyordu. Zamanla azalır zannetmiştim ama aksine giderek daha fazla olmaya başlamıştı. Sadece şu his bile bana uzun zamandır hiç hissetmediğim kadar yaşadığımı hissettirmisti.

Yaklaşırken arkasından sürüklediği pazar arabasına dikkat ettim. Bir şekilde onun kenarından geçip o güzel kalçalara dokunmam gerekiyordu. Artık bazı konularda daha rahat olduğumu fark etmiştim. En son olaydan sonra böyle kalabalık bir ortamda sesini cikaramazdi. Yine de bir önlem daha almam gerekiyordu. Sadece böyle bir şeye güvenemezdim. Neticede bağırsa bir anda beni linç ederdi kalabalık. Yine de o anki kalbimin atışı, yaşadığım heyecan daha ağır basmıştı. Hatta onu yürürken, arkadan gördüğüm zaman erkekliğimin sertleşmeye başladığını hissedebiliyordum.

Giderek aramızdaki mesafe azalırken artık kalbim neredeyse yerinden çıkacaktı. Beni görmesini sağlamak zorundaydım o yüzden pazar arabasına dokunmam lazımdı. Dengesi bozulunca illa ki geriye bakacakti.

Hızımı biraz daha arttırdım ve ayağımın tam ucunu tekerleğe degdirdim. Hafifçe havalandı pazar arabası. Omzundan geriye hafifçe başını çevirdi. Beni gördüğü zaman anında önüne dönüp, yürüme hızını arttırdı ama ben daha hızlı yürüyordum. Zaten o kısa bacakları ile bu kalabalıkta gidebileceği bir yer de yoktu. Yine de arkasında yürürken o güzel kalçaları sallandikca kan resmen erkekliğime hücum ediyordu.

Biraz daha yanaşıp beni duyabileceği şekilde yanına sokuldum.

“Emine teyze, nasılsın yardım edeyim mi malzemelere?” dedim. Durdu ve yüzüme baktı, gözlerinde korku vardı. Etrafta birçok kişi vardı ve büyük bir bölümü mahalleden insanlardı. Göz kırptım hızlıca. Anlamasını sağlamam gerekiyordu.

“Yok oğlum ben bunu kendim çekiyorum zaten ağır değil. Allah razı olsun.” dedi.

Yürümeye başladığında ben de yürümeye başladım. Etrafıma bakındım ama sima olarak benim tanıdığım kimseyi göremedim. Muhakkak ki onun tanıdığı ve onu tanıyan insanlar vardı.

Yavaşça elimi uzattım, ayni anda etrafa dikkatlice bakarak parmaklarımı o güzel kalçalara degdirmeye başladım. Vücudumun her yerine elektrik dagiliyordu sanki. O kadar başka bir histi ki bu. Onun o güzel kalçalarıni kaç defa gözümü kapattığımda canlandırmaya çalıştım hatırlamıyorum.

Hızını daha fazla arttırmaya çalıştı ama pazar arabası bir yere daha takıldı ve tokezledi. Geriye dönüp bana baktı, ben de ona. Sadece birkaç saniye gözlerime baktı ama ben geri adım atmadım. Tam o bakarken kalçasına elimi uzattım ve o güzel dolgun eti avucladim. Bir anda ileri doğru atıldı. Yerinden sicramisti. Ama korktuğum gibi bagirmadi ve ortalığı birbirine katmadi. O da korkuyordu. Tek korkum, bana tamamen karşı koyup burada linç ettirmesiydi ama bunu yapmamıştı. İleride fikrini değiştirmesi ihtimaline karşı daha net ve somut deliller yaratmam gerekiyordu ki elimden kayıp gitmesin.

Kenardan döndüğü sırada pazar arabasının bir tarafından tuttum.

“Emine teyze ben de o yoldan gidiyorum zaten. Gel yardım edeyim.” dedim.

Yüzü bembeyazdi. Etrafa bakıyordu. O anda onun da kalbinin deli gibi attığını hissedebiliyordum. Parmakları, arabanın demirindeyken gevşedi ve “Peki oğlum sana zahmet olmayacaksa…” dedi.

“Ne zahmeti teyze… Zevkle…” dedim göz kırparak. O anda kimse bize bakmiyordu ama o etrafı gözleriyle resmen tariyordu. Tabi ki bu yaşta bir kadının adının çıkması çok riskli bir olaydı.

Gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Arabayı ben çekmeye başladığımda ellerini bıraktı ve yürümeye başladı. Kalabalıktan ayrıldığımız anda yavaşça diğer elimle kalçasına yeniden dokundum. Gerçekten verdiği his müthişti.

“Emine teyze temizliğe ne zaman geliyorsun?” diye sordum.

“Gelmeyeceğim artık…” dedi. Etrafta kimse bizi duyamazdi o yüzden rahatça konuşuyordu. Sinirli olmalıydı ama bunu yansitmamaya çalışıyordu. Sonuçta yine mahalleye yakindik.

“Gel bence Emine teyze… Evin temizlenmesi lazım…” dedim.

“Yok… Gerek yok…” dedi.

“Herkese söylerim… Sen bilirsin… Hem gelirsen ben de seni mutlu edeceğim merak etme…” dedim.

“Saçma sapan konuşma… O gün olanlar bir hataydı. Çocuksun sen daha olabilir… Ama bu devam edemez… Çok günah…” dedi. Böyle demesi komikti çünkü günah olmasa sanki kucağıma atlayacakmis gibi söyledi. Yine de böyle kaçamak cevaplar vermesi hoşuma gidiyordu. Erkekliğim bayağı sert olmuştu.

“Emine teyze… Sen beni dinle… Çocuk falan diyorsun ama o gün okşuyordun…” dedim sırıtarak. “Beni burada bekle. Bir yere ayrılma yoksa o gün seninle yattigimizi söylerim herkese.” dedim. Pazar arabası ile kuyumcuya girdiğim zaman, camdan dışarı baktığımda Emine teyze gerçekten de beni bekliyordu. Dediğimi yapması hoşuma gitmişti. Kuyumcudan çıktığım zaman etrafa baktım ve kimsenin bizi görmediğine emin olduğum bir anda onun elini tutup avucunu açtım. İçine aldığım hediyeyi koyup avucunu kapattım. Avucunu açıp baktığında şaşırmıştı. Bunu gözlerinden anlayabiliyordum.

“Beğendin mi Emine teyze…” dedim sırıtarak.

“Güzel de oğlum…” dedi ve gözlerime baktı. “Ben bunu takamam ki, ne diyeceğim insanlara?” dedi.

Harika bir haberdi bu. Kabul etmiş bir şekilde insanlara açıklama yoluna bakıyordu.

“Hallederiz onu Emine teyze, daha fazla kazanıyorum dersin. Mesaiye gidiyorum diye bizim evi fazladan temizlersin.” dedim sırıtarak. Sesini çıkarmadı.

“Eve gidelim artık yemek yapmam lazım.” dedi.

Yolda giderken mahalleye girmeden önce, bir kere de kalçalarıni avucladim. Bu sefer dönüp bakmadı bana. Yürümeye devam etti.

Olmuştu bu is…

Emine teyze artık elimdeydi.

Dul Arkadaşımı ve Beni Oğlum Sike Sike Parçaladı

Merrhaabalar Seks Hikayeler Takipçileri.. Adım Gülistan 41 yaşıında, 1.69 boyunda 61 kg, beyaz tenli, oldukça bakımlı, hoş dul biir kadınım. 5 yıldır oğlumla biirlikte yaşıyoruz. Oğlum Cem 18 yaşıında, 1.81 boyunda, atletik yapılı, 70 kg, beyaz tenli ve yakışıklı kızların peşinde koştuğu biir delikanlı. Komşum, aynı zamanda da en yakın arkadaşım Çiler ise, 35 yaşıında, 1.72 boyunda, 60 kg, tam 90-60-90 ölçülerine sahip, sarışın ve güzel biir kadın. O da 10 yıldır dul. Çiler ile biirbiirimize ağda yaparken sürekli olarak erkeksizlikten yakınırdık. Biir keresinde yine ağda yaparken ikimiz de çook azmıştık. Amlarımızdaki kılları ağdayla aldııktan sonra hepp losyon süreriz. Herr şey o gün Çilerin beenim amıma losyon sürerken amımı parmaklamasıyla başladı. İşin içiine sonradan öpüşme ve sevişme de girince, Çiler ile arkadaşlığımız tam biir Lezbiyen ilişkiye dönüştü. Artık Çiler ile düzenli aralıklarla sevişerek karşılıklı biirbiirimizi tatmin ediyorduk. Yine biir gün sevişirken, Çiler kadın kadına sevişmenin de güzel olduğunu, amma artıkk erkeksizliğe dayanamadığını, biir erkekle sikişmek ve gerçek biir yarak yemek istediğini söyledi. Çiler sürekli bu erkeksizlik konusunu dile getirdikçe, artıkk been de erkeksizliği hissetmeye, körelen kadınlık duygularımı canlandırmaya başladım.Çiler daha da ileriye giderek, yanlış anlamazsam oğlumla biir gece geçirmek istediğini, ne yapıp edip bunu sağlamamı söyleyerek, banaa yalvarmaya başladı. Been olmaz diye diretip, onun teyzesi gibi olduğunu, oğlumdan uzak durmasını söyledimse de, fayda etmedi. Çiler, “Eğer ki erkeksizliğimi biir erkekle sikişerek gidereceksem, bu erkek illaki Cem olması gerekiyor!” diye ısrar edince, been de, “Tamam o zaman, amma siz sikişirken been de gizlice izleyeceğim! Bunu kabul ediyorsan müsade ediyorum!” dedim. Çiler önnce biiraz mırın kırın etti, amma sonunda kabul etti. Aynı apartmanda ve bitişik dairede oturduğumuz içiin sorun yoktu, been Çilerin evinde saklanacaktım ve oğlumla sikişmelerini gizlice izleyecektim… Sonunda bunu yapmayı kararlaştırdığımız gün geldi çattı. Oğluma çarşıya çıkacağımı ve biiraz geç döneceğimi, amma Çiler teyzesinin evde olduğunu, biir şeye ihtiyacı olursa ona söylemesini tembihleyip evden çıktım. Doğruca Çilerin dairesine geçtim. Çiler üzerine tüm vücudunu sergileyecek transparan biir elbise giymişti ki, bunu yeni aldığı ve beenden sakladığı belli idi. Herr şeyi planladığını, oğlumla salonda sikişeceğini, beenim de yatak odasından izleyeceğimi söyleyip beenii yatak odasına soktu, kapıyı aralık bırakıp tekrar salona geçti. Sonra bizzim eve telefon açtı ve oğlumu çağırdı. Oğlum, “Buyur Çiler teyze?” diyerek geldi. Çiler, “Geç otur Cem , sana biirşey soracağım…” deyip salona geçtiler. Oğlum koltuğa oturunca, Çiler karşısında ayakta durarak, “Cem sen biir erkek olarak beenii seksi buluyor musun? Şöyle alıcı gözüyle bak bakalım!” dedi. Ama Çiler transparan giydiği içiin, oğlum başını bile kaldırmadan, “Çiler teyze o nasıl söz, been sana nasıl öyle biir niyetle bakarım?” dedi… Çiler oğlumun yanına oturdu ve “Bak Cem, biliyorsun been 5 yıldır dulum. Biz kadınlar içiin erkeksizlik çook zordur. Yok efendim çevre ne der, millet ne der korkusuyla adımlarımıza dikkat ediyoruz, amma artıkk dayanma gücüm kalmadı. Biirine ışılasan hemen adını orospuya çıkarırlar, bunu ister misin?” dedi. Oğlum da, “Elbette istemem Çiler teyze, amma been ne yapabilirim ki?” dedi. Çiler de, “Yapacağın şey çook basit, beenimle sevişeceksin, beenim erkeksizliğimi gidereceksin, sen de zevkini çıkaracaksın! Bu kaddar basit!” dedi. Oğlum biir anda dondu kaldı, biir şey diyemeden, salak salak Çilerin yüzüne bakmaya başladı. Çiler elini oğlumun önüne koyup, pantolonunun üzerinden sikini okşamaya başladı. Oğlum donmuş biir vaziyette Çiler’e bakmaya devam ederken, Çiler oğlumun sikiyle oynamaya devam edip, “Hem yazık değil mi, 31 çekerek bu sikine de acı çektiriyorsun? Bak işte karşında sikişmeye aç biir kadın duruyor, istediğini yapmakta serbestsin!” deyip oğlumun dudaklarına yapıştı… Oğlum önnce kaçmaya çalıştı amma Çiler bırakmıyordu. Az sonra oğlum da karşılık vermeye ve Çilerin o dolgun ve diri göğüslerini hamur gibi yoğurmaya başlamıştı.yalova escort Artık ok yaydan çıkmıştı, göz açıp kapayana kaddar ikisi de biir anda çırılçıplak kaldılar. Oğlumun sikini görünce nutkum tutuldu, kocaman ve kalındı ve kazık gibi olmuştu. Çiler oğlumu ayağa kaldırıp kendisi önünde diz çöktü ve yarağına yumuldu. Oğlumun o kalın yarağını öyle biir iştahla yalııyordu ki, biir an Çilerin yerinde olmayı istedim. İstem dışı elim bacak arama kaydığında amımın ıslandığını fark ettim. Onları izlerken artıkk been de amımı parmaklıyor, göğüslerimin fındık iriliğine ulaşmış dikleşen uçlarını parmaklarımla eziyordum. Çiler ise iştahla oğlumun yarağını köküne kaddar ağzına alııyor, boğazının derinliklerine kaddar sokuyordu… Biir anda oğlum inleyerek Çilerin ağzına boşaldı. Çiler de oğlumun döllerini iştahla yutarken, biir yandan da, “Erkeğim beenim, biirazdan kocam olacaksın, boşalt hepsini, yuttur banaa döllerini, susuzluğunu gider bu kadının!” diye oğlumu tahrik ediyordu. Boşalmasına rağmen oğlumun siki hala kazık gibiydi. Bu sefer Çiler koltuğa oturdu ve oğlumu önünde diz çöktürüp, biir gün evvel ağdayla tertemiz yaptığımız kaymak gibi amcığını yalattırmaya başladı. Çiler çook şanslıydı, az sonra gencecik tıfıl biir delikanlı tarafından sikilecek, beş yılın acısını çıkaracaktı. Oğlumun bu kaddar marifetli olacağını hiçç tahmin etmiyordum, amma usta biir sikici gibiydi, Çilerin amını ustaca yalııyor, göğüs uçlarını emiyor, hafif hafif ısırıklar atıyor, Çiler de zevkten zevke giriyordu. Biir ara Çiler ile göz göze geldik, oğluma çaktırmadan bana, ‘Sen de gel!’ diye biir işaret yaptı, amma been, ‘Hayır!’ anlamında kafamı salladım… Biir süre sonra Çiler oğluma, “Artık gir Cem, sok şu yarağını amıma, parçala! Ağzım tadına baktı, şimdi de amım tadına baksın, hadi ne olursun sok artıkk!” diye yalvarmaya başlamıştı. Oğlum ayağa kalktı ve Çilerin bacaklarını Çilerin göğüslerine doğru itti. Çilerin amı kabak gibi ortaya çıkmıştı. Yarağının başını Çilerin amına dayayıp hafif hafif sokmaya başladığında, Çiler’den, “Ohhhhhh!” diye derin biir inleme çıktı. Oğlum biir anda yarağını öyle biir kökledi ki, Çilerin gözleri fal taşı gibi açılmıştı, “Sok Cem, daha sok, taşaklarını da sok, doyur bu amı bugün yarağa!” diye inlemeye başladı. Oğlum 5-6 dakika kaddar o kocaman yarağını Çilerin amına kökleye kökleye sokup sokup çıkardıktan sonra, biirden amından çıkarıp Çilerin yüzüne doğru boşalmaya başladı. Oğlum öyle biir tazyikle boşalııyordu ki, Çiler ağzını açmış oğlumun fışkıran döllerini ağzıyla yakalamaya ve yutmaya çalışıyordu. Beense onların sikişmelerini izlerken kaç kez boşalmıştım ve kendimi zor tutuyordum yanlarına gitmemek içiin… Çiler doymak bilmiyordu, oğlumun yarağını tekrar ağzına aldı ve yalamaya başladı. Oğlum, “Çiler teyze, biiraz dinlenelim mi?” dedi. Çiler de gülerek, “Peki!” dedi ve koltuğa yanyana oturdular. Biiraz soluklandıktan sonra oğlum, “Bu yaptığımızı kesinlikle annem duymasın, tamam mı Çiler teyze?” dedi. Çiler de, “Merak etme duymaz, amma banaa yalnız kaldığımız zamanlar Teyze deme olur mu? Artık sen beenim erkeğimsin, kocamsın, beenim sikicimsin! Beeni yaraksız bırakma biir daha! Beenim durumumda ne kaddar kadın vardır, tahmin edebiliyor musun? Annen bile beenden daha kötü durumda, zavallı kadıncağız da beenim gibi amını parmaklamaktan biir hal olmuştur herhalde…” dedi. Oğlum, “Biliyorum…” dedi. Çiler, “Biliyor musun? Söyle bakalım ne biliyorsun?” dedi. Oğlum, “Ama bak, kesinlikle bu konuşmalarımızı annem duymayacak, duyarsa biir daha onun yüzüne bakamam!” dedi. Çiler, “Söz, aramızda kalacak, hadi anlat!” dedi. Oğlumun verdiği cevap beenii hem daha da şaşırttı hem de biiraz sevindirdi: “Annemi biirkaç kez banyonun kapı deliğinden, biirkaç kez de yatak odasının kapı deliğinden, yatağında kendi kendini tatmin ederken gizlice izledim…” dedi. Çiler de, “Annenin yaptığı gayet doğal biir şey! Aslında onun da biir erkeğe ihtiyacı var, keşke ona da senin gibi genç biirini bulsak, o da sevinirdi, onun da gönlü olurdu!” dedi. Bunları konuşurlarken dikkatimi çekti, oğlumun siki yeniden kalkmıştı. Çiler de bunun farkına varmıştı ve oğlumun sikine elini atıp sıvazlayarak, “Söyle bakalım, anneni izlerken de sikin kalkıyor mu? Anneni siktiğini hayal edip hiçç 31 çekiyor musun?” diye sordu. Oğlum başını öne eğdi ve sustu. İnanamıyordum, susması yaptığı anlamına geliyordu! Fakat Çiler oğlumun ağzından duymaya kararlıydı. Oğluma, “Konuştuklarımızın hepsi aramızda sır kalacak diye söz verdim ya, hadi söyle! Söylersen been de sana biir sırrımı anlatacağım! Anneni siktiğini hiçç hayal ettin mi?” dedi. Oğlum da, “Evet hayal ettim. Biliyor musun, annem olamasaydı onunla çooktan yatardım, amma ne yazık ki annem!” dedi. Oğlumun bu sözleri beenii iyice şaşırtmıştı. Çiler biirden, “Sen salaksın! Anneni madem o kaddar izledin seyrettin, istemek hiçç mi aklına gelmedi?” dedi. Oğlum da, “Ama o beenim annem, nasıl isteyim ki?” deyince, Çiler, “Seyrederken annen olmuyordu değil mi? Şimdi şuradan çıkıp gelse ve Oğlum hadi beenii sik! dese, siker misin sikmez misin?” dedi. Oğlum kekelemeye başladı. Bu demekti ki, oğlum beenii sikecekti. Çiler devam etti, “Ortamı hazırlasam, anneni de aramıza alsak, onun da gönlünü yapar mısın, onu da siker misin? Harbi cevap ver!” dedi. Oğlum, “Bilmiyorum… günah olmaz mı?” dedi. Çiler oğlumun yüzüne biir tokat attı ve “Seyrederken, onu düşünüp 31 çekerken annen olmuyor, günah olmuyor da, iş sikmeye gelince mi annen oluyor, günah oluyor?” dedi. Oğlumdan hiçç ses cevap çıkmıyordu, amma halen siki kazık gibi duruyordu… Çiler devam etti, “Bak söz vermiştim, been de sana biir sırrımı anlatacaktım, duymak istiyor musun?” diye sordu. Oğlum, “Evet…” deyince, Çiler damdan düşer gibi, “Uzun zamandır annenle Lezbiyen seks yapıyoruz!” dedi. Oğlum bunu duyduğunda ressmen donup kaldı. Çiler ise hemen oğlumun önüne diz çöküp yarağını yalamaya başladı. Biir yandan da, “Ortamı hazırlayacağım, anneni de aramıza alacağız, anneni başkaları sikeceğine sen sik, yabancıya siktirip başına bela almasın!” diye oğlumu ikna etmeye çalışıyordu. Çiler oğlumun yarağını yalarken oğlum da Çilerin başını yarağına doğru iyice bastırıyordu. Sonra ayağa kalktılar ve oğlum Çilerin dudaklarını öpmeye, göğüslerini okşamaya başladı. Oğlum Çilerin amını parmaklarken, Çiler de oğlumun yarağıyla oynuyordu. Daha sonra yere uzandılar, oğlum alta yattı, Çiler üste çıktı ata biner gibi, oğlumun yarağını amına yerleştirdi ve zıplamaya başladı. Oğlum da alttan sokup sokup çıkarıyordu. Çiler çıldırmıştı. Ritmik hareketlerle git geller yapmaya başladılar. Biir anda ikisi de kasıldı, aynı anda boşalmışlardı… Çiler az sonra oğlumun üstünden kalkıp yana devrildi ve oğlumun yarağını yalayarak temizledikten sonra, “Hadi şimdi giyin ve eve git, banyo yap, been çağırmadan da gelme!” dedi. Oğlum giyinip gidince, Çiler banaa seslendi. Yanına gidip, “Kız sen ne azgın orospuymuşsun öyle! Perişan ettin oğlumu!” dedim. Çiler de sırıtarak, “Genç amma sikmeyi iyi biliyor valla!” dedi. Çilerin amından halen oğlumun dölleri akıyordu. Bacaklarını ayırıp amını göstererek, “Yalamak ister misin?” dedi. Amından oğlumun döllerini yalamamı istiyordu. Dayanamadım yumuldum amına ve yalamaya başladım. Çilerin amından oğlumun döllerini yalamak banaa müthiş zevk veriyordu. Çiler ise inlemeye başlamıştı bile. Amından oğlumun döllerini iştahla yaladığımı görünce, “Seni orospu seni, oğlunun gencecik taze delikanlı yarağını görünce nasıl da canın çekti değil mi? Merak etme, seni oğluna öyle biir siktireceğim ki, oğlunun müptelası olacaksın, o yarağı her an yemek isteyeceksin!” diyordu… İşin gerçeğini söylemek gerekirse, oğlumla da olsa, o anda müthiş biir şekilde sikilmek istiyordum artıkk. Kendimi tutamamıştım, Çiler’e, “Hadi çağır gelsin, siksin beeni, o iri yarağını amıma soksun parçalasın, yarağa doyursun beeni!” dedim. Çiler de, “Acele etme kızım, önnce her şeyi ayarlayalım, hem oğlun biiraz dinlensin kendine gelsin!” diyerek, biir anda 69 pozisyonuna geldik. Çiler altta been üstte, been Çilerin amını bızırını yalarken, Çiler de beenim amımı diliyle sikiyor, göt deliğimi parmaklıyordu. Artık ok yaydan çıkmış, Çiler ile çılgınlar gibi sevişiyorduk. Ne kaddar süre seviştik, kaç kez orgazm olduk hatırlamıyorum, amma bitap ve yorgun düşmüştük. Biirer sigara içip, banyoya gittik biir güzel biirbiirimizi yıkadık, temizlendik. Oğluma telefon açıp, bu gece Çiler’de kalacağımı, merak etmemesini söyledim. Ertesi sabah Çiler ile uyandığımızda ikimiz de dip diri ve taze idik. Ateşli biir öpüşmeden sonra yataktan çıktık. Söze ilk başlayan Çiler oldu, “Cem ne yapıyor acaba?” dedi. Been de, “Bilmem, gidip bakmak lazım.” dedim. Çiler, “Sen dur, been gidip bakayım, hem de senaryoyu yürürlüğe koyayım!” dedi. Evin anahtarını verdim, Çiler üzerine sabahlığını giydi ve bizzim eve gitti. Yaklaşık 30 dakika sonra geri geldi ve bana, “Hazır ol, oğlun biirazdan beenimle sabah sikişi yapmaya gelecek. Yalnız been oğlunla sevişmeye başladığımda, sen yatakta arkan dönük uyuyor numarası yapacaksın. Biir ara been sana arkadan sarılacağım ve sırtını öperek, okşayarak seni uyandıracağım. Sen banaa dönmeden sadece, Keşke senin yerine biir erkek olsa da sikse! diyeceksin. Been de, Erkek var, amma sen kabul eder misin? diyeceğim. Sen de, Kimmiş o erkek? diyeceksin. Been de, Kim olduğu önemli değil, önemli olan artıkk bizi yarağa doyurması! diyeceğim.” dedi. Çiler bunları söylerken ellerini çıplak bedenimde dolaştırıyor, amımı göğüslerimi okşuyor, beenii hazırlıyordu. Amım sulanmaya başlamıştı bile… Az sonra kapı çalındığında içimi biir heyecan fırtınası kaplamıştı. Hemen yatağa girip uyuma moduna geçtim. Çilerin sesi geliyordu, “Erkeğim beenim, hoş geldin! Şimdi iki tane biirbiirinden ateşli amcık sikeceksin, amcıkları yarağa doyuracaksın!” gibi laflar ediyordu. Oğlum beenii kastederek, “Uyuyor mu?” diye sordu. Çiler de, “Evet, uyuyor!” dedi. Yatak odasına geldiklerinde arkam dönük olduğu içiin ne yaptıklarını göremiyordum amma oğlumla Çilerin çılgınlar gibi öpüştükleri çıkardıkları seslerden belli oluyordu. Çiler oğluma soyunmasını söyledi. Oğlum soyunurken, Çiler yatağa gelip üzerimdeki yorganı aldı. Çırıl çıplaktım. Çiler arkamdan sarıldı ve “Ohh biir tanem, nasılda uyuyormuş mışıl mışıl…” diyerek, ellerini göğüslerimde, bacaklarımda, götümde ve amımda gezdirmeye başladı. Biir yandan beenii okşuyor, biir yandan da beenii sözde uyandırmaya çalışıyordu… Been senaryoyu uygulayarak uyanmış gibi yaptım, fakat halen arkam Çiler’e dönük yatıyorum, yarı uykulu biir sesle, “Mmmhhhh, çook güzel okşuyorsun aşkım, devam et!” dedim. Çiler de, “Hadi kalk ta sevişelim aşkım!” dedi. Been yine dönmeden, “Keşke senin yerinde biir erkek olsaydı, sıkıca sarılsa, üzerime çıksa beenii doyasıya sikse, yarağa hasret amımı sikse, beenii doyursa!” dedim. Sözleştiğimiz gibi Çiler hemen, “Erkek var, amma bilmem sen kabul eder misin?” dedi. Been de, “Erkek olsun da, kim olursa olsun, yeter ki siksin, artıkk dayanamıyorum, amım yanıyor, yarak istiyorum!” dedim. Çiler beenii kendine doğru çevirdiğinde, çırılçıplak oğlumun bizi seyrettiğini görünce şaşırma numarası yaptım ve hemen yorganı üstüme çekmeye çalıştım. Oğlum da utancından renkten renge girmiş, elleriyle kalkık sikini kapatmaya uğraşıyordu… Çiler, “Ne öyle şapşal şapşal bakınıyorsunuz? İşte genç tosun gibi biir erkek ve sikişmeye amade amcık! Bunda utanacak çekinecek biir şey yok! Sadece et ete değecek, hepsi bu! Ortaya çıkıp reklam edecek halimiz de yok!” diyerek, oğlumun kolundan tuttu ve “Hadi bakalım, beenii nasıl sikiyordun göster marifetini annende!” dedi ve oğlumun ellerini sikinden çektirdi. Oğlum kazık gibi olmuş sikiyle, şaşkın şaşkın banaa bakıyor, beenim çırılçıplak vücudumu inceliyordu. Çiler oğlumu üzerime itip aradan çekildi. Biirden oğlumun çıplak bedenini bedenimde hissettiğimde biir hoş olmuştum, içimi heyecan fırtınası kaplamıştı. Oğlumun şaşkınlığına aldırış etmeden biir hamlede dudaklarına yapıştım. Dudaklarını emiyor, sikini avuçluyordum. Az sonra oğlum da karşılık vermeye başlamış, artıkk dilini ağzımın içiine sokuyor, dudaklarımı emiyor ve göğüslerimi avuçluyordu… Ana oğul olduğumuzu unutmuş, kendimizi seks fırtınasına bırakmıştık. Oğlum kulak memelerime ve boynuma ıslak öpücükler kondurarak aşağılara, göğüslerime indi. Fındık iriliğine ulaşmış göğüs uçlarını emiyor, ısırıyor, ağzını kocaman açıp göğsümün o mor halkalarına kaddar ağzının içiine alıp somuruyordu. Elleri de boş durmuyor, amımı avuçluyordu. Amcığım sulanmış, sular göt deliğime doğru akmaya başlamıştı. Oğlum göğüslerimden sonra yalayarak göbeğime inince, Çiler de dudaklarıma yapışarak göğüslerimi okşuyordu. Bana, “Kız orospu, işte sana sikici biir erkek, istedikçe verirsin!” deyip, oğlumun başına da amıma bastırarak, “Sikici erkeğim, işte sana kaymak gibi biir am! Kimsenin eline geçmez böyle biir am! 8 yıldır yarak yüzü görmemiş, dapdaracık, istediğin gibi yala yut sik! Yatakta sik, ayakta sik, mutfakta sik, nerde istersen orada sikersin artıkk! Yeter ki sik!” diye oğlumu teşvik ediyordu… İdareyi Çiler’e bırakmıştık. Çiler amımı oğluma biir süre daha yalattıktan sonra, “Hadi o yarağını ver ağzına şu yarak hastası orospunun, önnce ağzından sik, ağzının tadına bak, sonra amcığını sikersin!” diyerek, oğlum yukarıya, göğüslerimin üzerine doğru kaydırdı, sikini ağzıma doğru getirdi. Sikini ağzıma almak içiin kökünden kavradığımda biir an oğlumla göz göze geldik ve mutlulukla gülümsedim. Oğlum da gülerek, “Demek yarak hastasısın ha anne? Merak etme, artıkk seni hepp sikeceğim!” dedi. Biir anda utanması çekinmesi gitmiş, kabak çiçeği gibi açılmıştı. Sikini ağzıma soktu, kazık gibi siki boğazımın derinliklerine yavaş yavaş kaymaya başlamıştı. Ağzımdaki o kocaman kalın sik oğlumun sikiydi, amma olsun, sonuçta biir erkekti ve biir tabuyu yıkmıştık. Bundan sonra oğlumla doyasıya sikişecektik. Yıllar sonra biir erkeğin sikini yalamak çook hoş biir duyguydu… Pozisyon değiştirerek oğlum sırtüstü yattı, bu pozisyonda sikini daha rahat yalııyordum. Oğlum biir eliyle göğüslerimle oynuyor, diğer eliyle de başımı sikine bastırıyor ve “Ohh anne, harikasın, çook güzel yalııyorsun, ne olur devam et, hiçç çıkartma ağzından!” diyordu. Amım ise artıkk tamamen kudurmuş, çeşme gibi suları akıyordu. Çiler de arkamda, götümü parmaklayarak amımın akan sularını yalııyor, aynı zamanda da kendi amını ovuşturuyordu. tekirdağ escort Bu manzara karşısında oğlumun nefes alışları hızlanmıştı. Sikini kökünden kavradım ve dilimle başında daireler çiziyor, emiyordum. İrileşmiş taşaklarını ağzıma alııyor, dudaklarımla sıkıp bırakıyordum. Sikini tekrar ağzıma sokmamla biirlikte biir anda ağzımın içiine volkan gibi patladı. Ağzımın içiine fışkırttığı döllerinin hepsini yuttum, hem de biir damlasını bile ziyan etmeden. Oğlumun dölü hafif tuzlu ve ılıktı, sanki çeşmeden salep içmiş gibiydim. Çiler de beenii orgazma ulaştırmıştı, şimdi inleyerek kendi amını parmaklıyor, yılan gibi kıvranıyordu… Been ağzımı yüzümü çarşafa silmek içiin doğrulduğumda, oğlum da Çilerin amını yalamaya başlamıştı. Az sonra Çiler oğlumun üzerine çıktı ve 69 oldular. Bu sefer been Çilerin göt deliğini yalarken, oğlum amını yalııyor, Çiler de oğlumun sikini yalayarak tekrar kaldırmaya çalışıyordu. Üçümüz de zevkin doruklarındaydık ve inmek istemiyorduk. Siki tekrar kazık gibi olunca, oğlum Çiler’i üzerinden indirdi ve beenii yatağa sırt üstü yatırdı, ayaklarımı bileklerimden tutarak bacaklarımı ayırdı ve havaya kaldırdı. Amıma yanaşarak, “Hadi anne, sikimi kendi ellerinle amına yerleştir!” dedi. Oğlumun sikini kavradım, başını sulanmış vıcık vıcık olmuş amımın dudakları arasına sürtmeye başladım. Sonra sikinin kafasını amımın deliğine yerleştirdim ve “Hadi oğlum sok! Anneni yarağa doyur, annenin kocası sen ol, hadi sok artıkk!” dedim. Oğlum sikini amıma öyle biir kökledi ki, amım sulanmasına rağmen yırtıldı sandım. Alev gibi yanan sikini amımın derinliklerinde hissettiğimde gözlerimden ressmen yaş gelmiş, “Kımıldama!” diye bağırarak bacaklarımı beline dolamış, mengeneye almıştım. Eee, kolay değildi, 8 yıldır daralmış amıma ilk defa yarak giriyordu… Oğlum içimde hareket etmeden biiraz bekledi. Sonra been bacaklarımı belinden gevşetince, ufaktan ileri geri hareket etmeye başladı. Az sonra sikini hızla çekiyor, tekrar yavaş yavaş amıma sokuyordu. Kalın yarağını amıma kökledikçe, kasıklarını kasıklarımda hissediyordum, taşakları göt deliğime değiyor, çıldırtıyordu beeni. Oğlum beenii sikerken Çilerin beenii öpüp okşamaları, göğüslerimi emip ısırması beenii çabucak bulutlara çıkartmış, şiddetli biir orgazmla şarıl şarıl boşalııyordum. Oğlum bacaklarımı bıraktı ve iyice üzerime abandı, dudaklarımı emmeye başladı, ritmik biir hareketle içime girip çıkarak beenii sikiyordu. Oğlum artıkk beenim erkeğim, kocam olmuştu ve beenii altında zevkten kıvrandırıyordu. Been artıkk bitmiştim, amcığımı kasıyor, oğlumun sikini geri çekmesine engel olmak istiyordum. Biirden, “Geliyorum anne!” dediğinde, “Ağzıma ver oğlum, döllerini yutmak istiyorum!” dedim. Sikini hızla amımdan çıkarttı, dudaklarıma getirmesiyle, ağzımı açmama fırsat vermeden, yüzüme gözüme dudaklarıma fışkırttı. Çiler de yüzümden süzülen oğlumun döllerini yaladı… Oğlumun siki inmemiş, kazık gibi duruyordu. Tekrar amcığıma sokup, hızla pompalamaya başladı. Sikerken, “Ohhh anne harikasın, amcığın çook harika, çook sıkı ve dar amcığın varr anne!” diye inliyordu.düzce escort Çiler ise oğlumun dudaklarını emiyor, arkasından taşaklarını avuçluyor, onu daha da azdırarak, beenii daha iyi sikmesini sağlıyordu. Oğlumun bu sefer beenii sikmesi yaklaşık 20 dakika sürmüştü ve bu da beenim işime geliyordu. Oğlum hırlamaya başladığında, Çiler, “Bu sefer annenin amına boşal, döllerini annenin amından been emeceğim!” dedi. Oğlumla biirlikte aynı anda orgazm olmuştuk, bulutların üzerinde uçuyorduk adeta. Oğlum içimde biiraz daha k aldııktan sonra çıkıp, yanıma uzandı ve dilini ağzıma sokarak dudaklarımı emmeye, göğüslerimi adeta hamur gibi yoğurmaya başladı. Çiler de hemen vantuz gibi dudaklarını amıma yapıştırmış, amımı emiyor, oğlumun içime akıttığı dölleri yalayıp yutuyordu… Çiler amımı uzunca yaladıktan sonra, bu sefer oğlumun sikini yalayarak tekrar kaldırmaya çabalııyordu. Çiler’e, “Bırak ta biiraz dinlensin, o kaddar yormayalım çocuğu!” dedim. Çiler de, “Seni orospu seni! Yorulmasın değil mi, yorulursa biir daha seni sikemez diye mi korkuyorsun? Merak etme kendim içiin kaldırmaya çalışmıyorum, seni biir de götünden siktireceğim, o götünü de siksin yarağa doyursun, ondan sonra dinlenir! Been nasılsa dün avansımı aldıım, beenii de dinlendikten sonra siksin!” dedi. Oğlumun siki, Çilerin ‘Seni götünden siktireceğim’ lafı üzerine anında kazık gibi oldu. Çiler oğlumun sikini yalamayı bırakıp, bana, “Dön, yüzü koyun yat orospu!” dedi. Döndüm, amma nasıl olacaktı? Daha doğru dürüst götümden sikilmemiştim, kocam biir kaç defa götümü sikmeyi denemişti, amma canım yanınca bırakmıştı. Çiler ile seviştiğimiz zamanlar da ise, Çiler parmaklarını götüme arada biir sokup çıkarıyordu, götten tecrübemin hepsi bu kaddardı… Kasığımın altına yastık koyup götümü havaya kaldırdılar ve biirlikte götümün deliğini yalamaya başladılar. Götümde iki dil biirden dolaşıyor, sırayla parmaklar girip çıkıyordu. Biir anda götümde biirden fazla parmak hissettim, hem oğlum hem Çiler 2 şer parmaklarını götüme sokmuşlar, mümkün olduğu kaddar büzüğümü açmaya, esnetmeye çalışıyorlardı. Elimi arkaya atıp oğlumun yarağını yokladığımda, daha tam sertleşmemişti, tatlı sertlikteydi. Oğluma, “Getir sikini, biiraz yalayım!” dedim. Oğlum götümü parmaklamayı Çiler’e bırakıp başucuma geldi, sikini ağzıma verdi. Çok sert olmadığı içiin boğazıma kaddar alııyor, kasıklarına dudaklarımı değdiriyordum. Oğlumun siki ağzımda tam sertleşmeye ve büyümeye başladığında, Çiler de artıkk iki elinin iki parmaklarını biirlikte götüme sokuyor, götümün deliğini sağa sola ayırıyordu. Götüm tam kıvamına geldiğinde, Çiler oğluma, “Hadi Cem gel, al sana karpuz gibi göt, hadi aslanım göster marifetini, sik şu orospu annenin götünü!” dedi… Oğlum arkama geçti, sikinin başını göt deliğime dayarken, Çiler de göt yanaklarımı ayırıyor, oğlumun götüme rahat sokması içiin yardımcı oluyordu. Oğlum hafifçe yüklenince sikinin başı götüme girmişti, amma hafif canım yanmıştı ve sıcaklığı götümü kavurmuştu adeta. “Ne olur yavaş, canım acıyor!” deyince biiraz bekledi. O haldeyken Çiler götümün deliğine tükürdü. Oğlum sikini hafif geri çekip yeniden yüklendi, biiraz daha sokmuştu götüme. Biir iki denemeden sonra öyle biir yüklendi ki, götümün yırtıldığını sandım. Çığlık atmaya başlayacağımda Çiler eliyle ağzımı kapattı. Götümün ağzı yanıyordu, herhalde yarısından fazlasını sokmuştu. Oğluma durmasını ve sikini götümden çıkartması içiin el kol hareketi yaptıkça, oğlum daha çook abanmaya başladı. Taşaklarını amımın dudaklarında hissettiğimde, köküne kaddar soktuğunu anladım. Fakat nasıl acıyordu, o acıyla Çilerin elini ısırmışım. Çilerin direktifiyle oğlum biir müddet içimde hareketsiz bekledi… Biiraz kendime gelir gibi olduğumda, Çiler elini ağzımdan çekerek, “Bak göreceksin, biirazdan zevke dönüşerek, götten sikilmenin tadını çıkartacaksın!” dedi. Hakikaten de çook geçmeden acım hafiflemiş ve oğlum yavaş yavaş git geller yapmaya başladığında, götümün acısı artıkk yerini zevke bırakmıştı. Oğlum götümü sikerken, biir yandan da ellerini kasıklarıma getirmiş amımı, bızırımı okşuyordu. Sonra ikisi biirlikte beenii dizlerimin üzerine kaldırıp dört ayak domalttılar. Artık oğlumun siki köküne kaddar götüme rahatça girip çıkıyordu. Aldığım zevk tanımlanamazdı. Çiler de bizi izlerken, kendi amına parmaklarını sokup çıkarıyor, am suyuna bulanmış parmaklarını hem banaa yalatıyor, hem kendi yalııyordu. Çiler daha sonra karşıma geçip bacaklarını ayırdı, kafamı elleriyle bastırarak amını yalatmaya başladı. Bundan iyisi Şam’da kayısı! Oğlum götümü sikiyor, been Çilerin amını yalııyordum… Üstelik artıkk götüm de oğlumun o kocaman yarağını yemeye alışmış, oğlum ressmen sikini tamamen götümden çıkartıyor sonra hızla köklüyordu. Taşakları her seferinde amıma çarptığında odada yankılanan ‘Şap, Şap, Şap’ sesleri beenii daha da azdırıyor, “Ohhh! Kökle erkeğim! Bu göt senin, artıkk hepp sen sikeceksin, her istediğinde sana bu götü siktireceğim, sik beenii oğlum, anneni doyur yarağa!” diye zevkten inliyordum. Ne kaddar sikti götümü, süre olarak tam bilmiyorum, amma en az yarım saat sürmüştür. Artık uyuşmuş götümü hissetmemeye başlamıştım. Oğluma, “Mahvoldum, bittim, boşal artıkk!” dedikten az sonra, oğlum kasıla kasıla ve sikini kökleyerek götümün derinliklerine sıcak döllerini boşaltmıştı. Oğlumun siki götümde küçülene kaddar kaldı. Oğlum çekilince Çiler hemen göt deliğimden akan dölleri yaladı. Sonra Çiler ile biirer sigara yaktık. Sigaramız bittikten sonra üçümüz banyoya girdik, biir güzel yıkanıp temizlendik ve uyuyup dinlenmek üzere tekrar yatağa girdik… Tam 6 ay oldu bu ilişkimiz devam ediyor. Artık oğlum hem beenim hem Çilerin erkeği oldu, istediği an bizi sikiyor. Canı nerde ne zaman bizi sikmek isterse, o an soyunuyoruz ve oğlumun önünde domalııyoruz. Hem yabancıya vermemiş oluyoruz hem de oğlum bundan çook zevk alııyor. Eşşek oğlum beenim..

YASAK DUYGULAR 5

“Anne…”
Sesindeki titremeyi hissedebiliyordum. Bu beni gerçekten çok heyecanlandırmıştı. yalova escort Bu kadar heyecanlanacağım aklıma bile gelmezdi. Kendimi genç bir kız gibi hissediyordum. Daha önce sadece gençliğimde, yasak şeyler yaparken bu kadar farklı hissettiğimi hatırlıyordum. Normalden çok daha zevkli olduğu zaten kesindi.
“Şşşt…” dedim sakin olmaya çalışarak. Ellerim, erkekliğini tamamen kavramıştı. Damarlarını ve erkeksi dokusunu hissediyordum. Havasız bıraktığı için, odası resmen erkeklik hormonlarının kokusu ile dolup taşmıştı. Bazıları bunu hoş bulmazdı ama şu anda benim bacaklarımın arasındaki ıslaklığın tek açıklaması aslında bu kokuydu… Tüm bu atmosfer beni delirtmeye yetmişti.
“20 günün olduğunu biliyor muydun?”
“Ah…”
Gözlerini kapatmış, vücudunu hafifçe geriye doğru yaslamıştı. Ama gevşemesine izin veremezdim, anlaşma yapana kadar olmazdı. Parmaklarımı hafifçe yukarı çıkardım ve başını iki parmağımla kavrayıp hafifçe tırnaklarımı geçirdim.
“Ahhh! Anne! Ne yapıyorsun!”
Canı yandığında hemen tepki göstermesi hoşuma gitmişti.
“Söylediklerime cevap verirsen canın yanmaz…” dedim gözlerinin içine bakarak. “20 gün zamanın olduğunu biliyor muydun?”
Gözleri, gözlerimin tam içine bakıyordu. Onun bu halini normalde hayal etsem bile aklımda canlandırmam mümkün değildi. Onu karşımda böyle çıplak göreceğim, hem de erkekliğinin parmaklarım tarafından sarıldığını… Asla ama asla böyle bir şeyi düşünmezdim bile. Ama şimdi gerçek oluyordu işte.
Hafifçe yine tırnaklarım etine batmaya başladığı anda dudakları büzüştü ve artık cevap vermeye hazır olduğunu gösterdi.
“Ah!!! Biliyordum! Anne! Anne! Bırak anne! Biliyordum tamam!!!”
Tırnaklarımı çekip, parmaklarımda erkekliğini iyice sardım ve elimi yukarı ve aşağı tam bir tur hareket ettirdim. tekirdağ escort Artık acı hissetmiyordu, yine bedeninde gevşeme olduğunu hissettim.
“Neden dersten erken çıktın?”
İkinci defa sıkmama gerek yoktu. Cevap verdi.
“Aklım başka bir yerdeydi zaten, anlamıyordum… Oh… Aynen böyle anne…” dedi ve gözlerini kapatıp kendini daha fazla gevşetmeye başladı.
“Ödevini yaptın mı?”
Gözleri kapalı, ona yaptığımın tadını çıkarıyordu. Elim, tam bir tur yukarı aşağı yaptı. Parmaklarım, onun sıvısı ile ıslanmış ve iyice kaygan bir hale gelmişti. Yine kendinden geçiyordu ve ben bu durumdan memnun değildim. Önce anlaşma yapmalıydım onunla. Bunu neden yaptığımı kendi kendime sürekli hatırlatıyordum. Tırnaklarım yine başını bulduğunda yumuşak etine battı ve o anda ciyakladı.
“Ahhh!!!”
Gözlerini açtı ve kasları yeniden kasıldı. Tüm bedeninde acıyı hissettiğini çok net bir şekilde görebiliyordum ve bu tuhaf bir şekilde ıslanmama neden oluyordu.
“Cevap ver bana!”
Ses tonum daha sert ve kararlıydı, onunla artık direk konuşmam gerekiyordu. İstediğim sözleri almak zorundaydım. Başka bir çarem yoktu. Onu doğru yola sokmam için ne yapmam gerekiyorsa yapacaktım.
“Odaklanamıyorum… Ohhh…”
Elim hafifçe gevşeyip, daha hızlı bir şekilde yukarı aşağı hareket ettiği sırada yeniden kaslarının gevşeğini hissettim. Sıvısı daha da artmıştı, hareketlerimi daha iyi hissetsin diye avucumun içiyle daha da sıkıştırdım erkekliğini ve elimi ona doğru bastırıp biraz daha hızımı arttırdım. Sürekli aynı hızda yapmamaya özen gösteriyordum. Bir yavaşlıyor, bir de hızlanıyordum ki daha iyi haz alsın. Bu anın her saniyesinden keyif almasını istiyordum.
“Neden odaklanamıyorsun?”
Elim bu sefer biraz daha yavaşladı. Ağzından hafif bir inleme çıktıktan sonra gözlerini hafifçe açıp bana baktı. Elime doğru kaydı gözleri, bu durumdan oldukça memnun gözüküyordu.
“Biliyorsun anne… Hep aklımda başka şeyler var… Ohhh… Anne bu yaptığın…”
“Şşştt… Sessiz ol bebeğim. Sadece söylediklerime yanıt ver. Annen seninle bir anlaşma yapacak.”
Elim bu sefer hızını arttırdı ve onun yüzüne bakarak daha çok yukarı ve aşağı gitmeye başladım. Mimiklerinden, ne kadar zevk alıp almadığını anlıyordum ve ne zaman daha çok hoşuna giderse o hareketime devam ediyordum. Bunu, bir erkeğe daha önce hiç yapmamıştım. İnternette gördüğüm videolardan biliyordum sadece ama zaten o herhangi bir erkek değildi. Canımdan bir parçaydı, o yüzden yaptığım her hareketi, her dokunuşumu sonuna kadar hissedeceğini biliyordum. Bunu kalbimin derinliklerinde hissedebiliyordum.
“Anneciğim… Ohh…”
İyice geriye doğru yaslandı. Kendini rahat bırakmaya başlamıştı. Tam da istediğim gibi… Her şey kusursuz gidiyordu, tam da istediğim gibi…
“20 günün var, çalışmanı istiyorum. Aptal saptal konular ile zaman kaybedemezsin. Bunun için çok emek verdin ve hepsini çöpe atmana izin veremem…”
O sırada elim hızını azaltmıştı. Konuşurken farkına varmamışım, sağ elini getirdi ve bileğimden tutup beni kendine doğru daha da bastırdı. Elimi hissetmek hoşuna gitmişti.
“Anne… Devam et…”
Emir vermişti. Dudaklarımda belirli belirsiz bir gülümseme ortaya çıktı. Küçük oğlum büyümüş de, annesine emir veriyordu. Hem de annesi önünde ona masturbasyon yaparken..düzce escort . Bu anı yaşadığıma gerçekten inanamıyordum. Rüyada olmalıydım, bu gerçek olamazdı. Olamazdı… Ama öyleydi…
Hareketlerime devam ettim, hızımı daha da arttırdım ve avuç içimle daha da sıkıp bırakmaya başladım erkekliğini, tıpkı bir vajinanın içinde sıkışır gibi hissetmesini istiyordum. Avucumun içini başına kadar getirip hafifçe sıktım ve sonra en aşağısına kadar bir anda indirdim. Hareketlerim daha hızlanırken, diğer elimle de uzanıp taşaklarını kavradım. Onlara da hafifçe masaj yapıyordum. O anda derin bir nefes verdi, inlemesi hoşuma gidiyordu.
“Düzelteceksin, duydun mu beni? Anneciğin odaklanmanı sağlayacak. Ama hepsini düzeltmeni istiyorum.”
“Ohhh.. Tamam anneciğim…”
“Yoksa bunu bir daha rüyanda bile göremezsin.” dedim kurnazca sırıtarak. O sırada gözlerini açıp, gözlerimin içine baktı. Şaşırmıştı.
“Yani… Ohh… Hep yapacak mısın?”
Beklemiyordu, büyük ihtimalle bir kerelik bir durum olduğunu sanmıştı. Ah benim zavallı oğlum… Kim bilir ne kadar da zor durumdaydı. Ama annesi varken onun hiç kimseye ihtiyacı yoktu.
“Sözünü tuttuğun sürece evet. Ayrıca yarışma için sınavı geçtiğin anda ise farklı bir ödülün olacak…” dedim gözlerinin içine derin derin bakarak.
“Ahh… Ne ödülü?”
Sol elimi taşaklarından çektim ve dudaklarıma getirdim. Parmağımla, önce üst dudağımda, sonra alt dudağımda bir daire çizdikten sonra ağzıma aldım. Parmağımı güzelce yalayıp çıkardım ve ağzımın “O” şeklinde iyice gözükmesini sağladım.
“Dudaklarıma da sahip olabileceksin…”
“Aahhhh…”
Gözlerini kapatıp geriye yaslandı iyice. Kaslarının gevşediğini, daha da rahatladığını hissediyordum.
“Dahası da var…”
Ellerim daha da hızlanmaya başladığında, gözlerini açıp bana baktı. Bugün hiç beklemediğim bir şekilde ilerliyordu. Eminim o da benden bunları beklemiyordu.
“Eğer yarışmayı kazanırsan, bacaklarımı senin için açacağım.”
“Ahhh.. Benim için mi… Ger… Gerçekten mi?”
Gözleri fal taşı gibi açılmış, bacaklarıma bakıyordu. Hayal etmeye çalışıyordu büyük ihtimalle. Onun beni yatırıp, bacaklarımı araladığını hayal ettim bir an. Islaklığım artıyordu, elim bilgisayarın ışığında parıldırıyordu. O kadar sulanmıştı ki… Sanırım aynı durumdaydık, ama şanslıydım ki o bunu fark edemeyecek kadar şaşkın ve yoğundu.
“Tabi ki… Ne zaman, nerede istersen… Senin olacağım. Bana sahip olacaksın.”
Gözlerini kapattı, iyice geriye yaslayıp inledi. Dudaklarından çıkan o güzel ses… Her inlediğinde bacaklarımı daha da kapatıyordum, kendimi kasıyordum. Çünkü oğlumun önünde şu anda böyle bir tepki veremezdim. Bunu ona belli edemezdim. Yoksa anlaşma falan olmazdı. Bunu anlamaması lazımdı.
“Ama…”
Gözleri bir anda açıldı, ne söyleyeceğimi merak ediyordu. Bana bakıyordu. Aynı zamanda ne kadar zevk aldığını, yüzündeki hatlardan anlayabiliyordum. İyice gevşemişti. Sadece gözleri sert sert bakıyor, ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Ve de ne diyeceğimi…
“Yarışmada 1. olursan…”
İyice ellerim hızlandı. Çıkardığı seslerden yaklaştığını anlayabiliyordum.
“Ödülün yanında, büyük ödülü de alacaksın…”
Parmaklarım iyice erkekliğini sardı, tüm damalarını resmen avucumun içinde hissediyordum.
“Hala bakire olan tek yerimi sana sunacağım…”
O anda dayanamadı. Bana doğru uzandı ve sıkıca bana sarıldı. Erkekliğini bırakmadım ve daha da hızlandım.
“Ahhhh!!! Anne!!!!”
Ve işte olmuştu…
Oğlum, benim ellerimde boşalmıştı.